En güzel bisikletli anılar

serkan salman

Aktif Üye
Kayıt
16 Ekim 2009
Mesaj
133
Tepki
22
Şehir
Gaziantep
Selamlar eminim hepiniz benim gibi günlük hayatımızın stresi ve sorunlarıyla baş etmeye çalışırken, karşılaştığımız çözülmesi çok güç problemlerle boğuşurken ufacıkta olsa mutlu ve huzurlu olabilmek için çabalıyorsunuzdur. Bir gün yine böyle bir zamanda şöyle bir geriye döndümde hayatımın en güzel en huzur dolu ve en mutlu anlarında hep bisiklet yanımda olmuş yada bisikletimle yaşamışım desem daha doğru olur. Katıldığım uzun - kısa, yalnız - kalabalık birçok tur içinde yaşadığım anılar, bir arabanın camının arkasından bakarak turlamak değil bu yaşayarak koklayarak ve güzellikleri hissederek pedallamak; hayatımda verdiğim en güzel mola belki akdeniz sahilinde kimsenin olmadığı ufacık bir koyda kayalıklardan ayaklarımı sallayarak verdiğimdi veya en güzel kovalamacam beni egzosundan kirli kara duman çıkararak ilerleyen bir araç sanan ufak bir yavru köpeğin kavalamacası yada en güzel keşfim bir kaplumbanın yoldan karşıya geçerken hayranlıkla izlememdi veya beni keşfetmeye çalışan bir koyun sürüsü içerisindeki meraklı gözler : ) evet belki en huzurlu anımın zirveyi tırmanıp geride bıraktığım manzaraya dalıp gitmek ve en güzel atıştırmam yol kenarındaki yeşillikler içinde olmuştur. Herneyse sizi daha fazla sıkmadan hayatımın en huzur dolu anlarını paylaşmak istedim sadece belki sizde böyle unutulmaz anlarınızı paylaşırsınız ….
https://i.hizliresim.com/4LDykp.jpg
https://i.hizliresim.com/P5pZP8.jpg
https://i.hizliresim.com/ZLWP0o.jpg
https://i.hizliresim.com/oA2MjX.jpg
https://i.hizliresim.com/pRjOqn.jpg
https://i.hizliresim.com/RJXj36.jpg
https://i.hizliresim.com/P5pjz6.jpg
https://i.hizliresim.com/1Y4XN1.jpg
https://i.hizliresim.com/8lkA5Q.jpg
https://i.hizliresim.com/P5pmX6.jpg
https://i.hizliresim.com/mGdYM4.jpg
https://i.hizliresim.com/1Y4zPN.jpg
https://i.hizliresim.com/4LD600.jpg
https://i.hizliresim.com/22yDvq.jpg
 
Scudo

YüzSürKoş

Forum Bağımlısı
Kayıt
24 Mayıs 2014
Mesaj
1.846
Tepki
1.538
Harıka . :) Musaadenızle 2,3,4.fotografları kaydetmek ısterım. :harika: 3.Fotografta Yurtdısnda , adalarda cekılmıs guzellıkte :hrkbuya:
 
  • Beğen
Tepkiler: serkan salman

Timutttr

Üye
Kayıt
9 Ocak 2015
Mesaj
26
Tepki
15
Şehir
Kuşadası
İsim
Timur Turan
Bisiklet
Salcano
Oppss yanlış foto:) Turgutreis olacaktı.
 

serkan salman

Aktif Üye
Kayıt
16 Ekim 2009
Mesaj
133
Tepki
22
Şehir
Gaziantep
Fotolar sırasıyla Kaş , Patara plajı, Fethiye, Kabak Koyu, Kalkan yolu üzeri, Demre Kamp alanı çıkışı, Kaş yolunda bir yokuş, Demre sahil yolu üzeri bir koy, Harran OvasıGaziantep Ravanda Kalesi, olympos yolu son üç foto 3. şehitlere saygı turu Çanakkale ….En güzelleri geçen sene yalnız yaptığım Antalya-Fethiye Turu idi . Bu senede Ordu-Batum düşünüyorum ilgilenen arkadaşlara duyrulur : ))
 

can akıncılar

Forum Bağımlısı
Kayıt
29 Aralık 2010
Mesaj
1.562
Tepki
903
Şehir
Fatsa
Bisiklet
Salcano
@serkan salman
Bende Düşünüyorum Hangi Ay Müsaitsiniz?
 

serkan salman

Aktif Üye
Kayıt
16 Ekim 2009
Mesaj
133
Tepki
22
Şehir
Gaziantep
Müsatlikten öte Antalya için mayıs ayı çok uygundu ama karadeniz için bence Temmuz sonu Agustos başı en müsait zaman gibi değil mi ?
 

can akıncılar

Forum Bağımlısı
Kayıt
29 Aralık 2010
Mesaj
1.562
Tepki
903
Şehir
Fatsa
Bisiklet
Salcano
@serkan salman
Öyle Yağmurluk unutmayın :D özelden konuşuruz.
 

The Ertuğrul

Forum Bağımlısı
Kayıt
20 Temmuz 2008
Mesaj
748
Tepki
325
Şehir
-
2014 Ağustos ayının ortaları...
Hayatımda hatırladığım en güzel sayılı günlerimden iki günümü o gün yaşadım. Yozgat ilinde ilk defa bir dağ bisikleti yarışı yapılacak, teknik toplantı için kültür merkezine gittim, teknik toplantıda bazı atışmalar ve bazı açıklamalar sonrası numara dağıtımına geçtik. Ben 009 numarayı aldım. Neyse kayımı yaptırdım, eve gidiyorum derken parkur tanıma yapmamış bir grubun konuşmasına kulak misafiri oldum. ODTÜ'lü iki bayan hoca ve bir bayan öğrenciydiler. Kendilerine onları parkura götürebileceğimi söyledim. O sırada sivil giyimliydim, bisikletim de yanımda değildi ve ev uzaktaydı, o yüzden ayrılmak zorunda kaldım. Onlara da parkura gidecekleri yolu tarif ettiğimi hatırlıyorum. Sonra bisikletimle parkura gittim ve onlarla karşılaştım. Parkur tanımayı yapmışlardı, ufak bir sohbet yaptıktan sonra mataralarımızı doldurmak için çeşmelerden birinin başına vardık ve orada ailesiyle gezmek için bulunduğu beli olan bir bayan bize deki ki: "Suyu içmeyin, (yanlış hatırlamıyorsam) su da disteri var, hastalanırsınız, belli ki yarın yarışınız var, ben size su veririm." dedi ve bize bir bidon su verdi, kendisine buradan da teşekkürlerimi iletiyorum. Sonra grup kalacakları yurdun yerini bilmediklerini söylediler ve bende onlara kendilerini benim götürebileceğimi söyledim. Kabul ettiler ve uzun bir yol boyu çok güzel bir sohbetle yurda vardık. Sonra oranın yemekhanesinde beni çay içmeye davet ettiler, bende kabul ettim ve uzunca çok güzel bir sohbete daldık, öyle ki saatin çok geçmiş olduğunu evden aradıklarında fark etmiştim. Saat çok geçti, bende orada kalmaya karar verdim, bir grup bisikletçi bir odaya toplandık ve orada parkurun videosunu izleyip güzel bir sohbet ettikten sonra küçük bir çabalamadan sonra kalacağım odayı buldum. Sonra odaya geçtim yattım ama uyku tutmadı, gece boyu yatakta heyecandan saatlerce uyuyamadım. Ne zaman daldım hatırlamıyorum ama bir şekilde uyumuşum ve sabah 7 gibi uyandım. Kahvaltıya oturduk ve gelen peynirler bozuk çıktığı için ve gelen yumurta da midemi bulandırdığı için ufak tefek şeylerle kahvaltımı yapabildim. Sonra bizi başlangıç noktasına götürecek otobüse bisikletlerimizi ve kendimizi attık ve başlangıç noktasına vardık, bütün ekipmanım evde kaldığı için ailem kaskımı falan getirmişti. Breathe Right da getirtmiştim ama az da olsa terlediğim için onu yapıştıramadım. Sonra Başlangıç yerimizi aldık, önden elitler, sonra U23 derken sıra gençlere geldi, öyle bir başlangıç yaptım ki yarışın geri kalanını o başlangıcın bacaklarımda verdiği acıyla devam ettim, yarış yokuşta başlamıştı, hava da aşırı sıcaktı. Bisikletim 15 kg civarı 29" bir bisikletti ve SPD pedalım yoktu. Yarışın devam ettiği esnalarda teknik sayılacak bölgeye gelmiştim, yol incecikti ve ileride virajdan sonra yol genişliyordu. İşte o yolda arkamda (tahmin ediyorum yarıştan hiç anlamayan birisi) benden yol istedi, veremeyeceğim aşikardı sonra "devireceğim senii, yıkıp geçtirme kendii" gibi boş sözler sarfetmeye başladı, ben bir şey söyleyip onu motive etmek istemedim o yüzden sustum, sonra ileride yol genişleyince beni geçti ve "Yol ver yoll, yavaşlatmaa" gibi şeyler söyledi, neyse ben yarışıma çok iyi odaklanmıştım ve istifimi hiç bozmadım. Yarışın ilerleyen zamanlarında bir düzlük ve sonrasında (hemen her gün çıktığım) sağlam bir yokuş vardı, o düzlükte onu yakaladım ve bisikletinin üstünlüğünden dolayı beni 3 saniyeliğine geçti. Yokuşun başında kolayca yakaladım ve onu geçtim, sonra yenilgisini, kibirini ve benim yokuşta gerçekten ondan çok iyi olduğumu söyleyen kelimeleri sarfetti:"Bir daha yol vermezsen seni ezer geçerim." Onu bir daha arkamda bile görmedim. Yokuşu ikinci turda tırmanırken suyum bitmiş ve maşam kötü olduğu için ve teknik toplantıda yeni aldığım eldivenleri unuttuğum için ellerim mahvolmuştu. Anlayışlı bisikletçilerden birisi bunu farketmiş olmalı ki "ne oldu" diye sordu, bende ellerimin mahvolduğunu söyledim, o da "Getir biraz su dökelim" dedi ve bana bisikletçi dayanışmasında bir ders verdi, kendisine buradan teşekkür ediyorum ve örnek bisikletçilerden birisi olduğunu söylemek istiyorum. Yarış ilerlerken gücüm iyice tükenmişti ve bisikletçilerden birisinin bana hediye ettiği enerji jellerinden birisini şükrederek tükettim ve çok iyi geldi. Yarışın son turunda çok yorulmuştum ama kendimi Nino Schurter gibi hissediyordum. Yarış bitti ve bisikletçilerle sağa sola yayıldık, muhabbetler ettik ve bize belediyenin orada Yozgat Desti kebabı yemeğinin muhabbetini ettik. Belediye, lokantalar arası "Yozgat Desti Kebabı" yarışması düzenlemişti, o kebapları da biz yiyecektik, belediye bir taşla 2 kuş vurmuştu. Sonra kürsü kuruldu ve kategorilerin ilk üçleri açıklanmıştı, ve sadece de ilk üçler açıklandı, açıklandı derken sadece o kadarı hesaplandı. Kaçıncı olduğumu ancak tahmin edebildim ve tam da bugün de tahminimi kanıtlayıcı bir unsur buldum. %75 ihtimalle 7. oldum. Yemekten önce ayranlar ve ekmekler gelmişti, aşırı aç olduğumuz için ekmeklere ve ayranlara saldırdık, sonra bulgur pilavı pişti ve ve bulgur pilavını da yedik.
Yozgat Desti kebabının kendine özgü bir açılış tarzı vardır: Testi kırılır. Pişen testi kebapları kategorilerin birincilerine kırdırıldı. Gerçekten iyi bir fikirdi, yemek masalarına oturduk ama bulgur pilavından başka bir şey yiyemedik, en son biraz uğraş gösterdikten sonra az da olsa desti kebabından alabilmiştik, ailem ve arkadaşlarımla paylaştık ve o, hayatımda yediğim en güzel desti kebabıydı.
Sonra veda vakti geldi ve yeni tanıştığım dostlarımla vedalaştım ve bende bisikletimle eve döndüm. Hayatımın en güzel günü böyle sonlanmıştı.
 

KuzuBoyz

Daimi Üye
Kayıt
4 Ocak 2015
Mesaj
297
Tepki
400
Şehir
İstanbul
İsim
Bülent Kuzu
Bisiklet
Trek
1988 yılında ortaokulu bitirme hediyesi olarak Puch Maxi almışlardı bana. Oysa ki ben bisiklet istiyordum. O koca mopedi hep pedal ile kullandım. Sonra Almanya'dan dönüş yapan birine satıp; adamdaki, Casati'nin Monza frame bisikleti aldık. Bisikletin turuncu bir radyosu vardı. İlk yolculuğum Keşan - Erikli (35km.) arasında olmuştu.

Screen Shot 2015-02-09 at 15.19.41.png

$_57.JPG

Screen Shot 2015-02-09 at 15.47.22.png
 

Şevket Akça

Daimi Üye
Kayıt
4 Temmuz 2014
Mesaj
379
Tepki
213
Şehir
İstanbul ve Çanakkale
Bisiklet
Kron
6-7 yaşlarında salcanom vardı. ufacık bir şey dört teker bisikletlerin bir üst, büyük modeli hani. istanbulda kar yağmıştı ve yine bisiklet sürmeye çıktım. nedense karda sürmek hoşuma gidiyor. neyse bir kaldırımdan ineyim dedim. ön teker inmeden zemine takla attım. kar yaklaşık 45-50 cm olmuş ve derin çukura düştüm.

eczanede çalışırken doktorlara reçete imzalatmaya falan giderdim bisikletle. bir nevi kuryelik yapardım. dönüşte epey iyi hız tutturmuştum. yoldan gidiyordum sağdan sağdan. otoparktan önüme birden araç çıktı. sol tarafa kaçamazdım yoldu ve arabalar vardı. ben de sağa kırdım ve önüme çıkan aracın arkasından teğet geçtim. bir teyzeye çarpmamak için 1 metre bile olmayan kaldırımda ani hareketle ondan da kurtuldum (buraya kadar güzeldi) sonra bir doğalgaz kutusu mu nesiyse artık ona sağ freni çarptım. bisikletim cembio idi. onun da frenleri tersti. ön fren aniden sıkılınca ben taklayı koydum. nasıl sürüklendiğimi hatırlamıyorum ancak bir ara bisiklet üstümden geçti, duran bir araca çarptı. kolumda çatlak, göbek deliğimin 4 parmak altında gidonun elcikten sıyrılan yerinin girdiği nokta vardı. kolum alçıya alındı 4 gün sonra dayanamadım çıkarttım. gidon yarası daha fazla durdu.
 
  • Beğen
Tepkiler: serkan salman

Osman Uygun

Daimi Üye
Kayıt
9 Haziran 2014
Mesaj
239
Tepki
132
Şehir
Samsun
Bisiklet
Sedona
Forumda okuyanlar bilir,

Taa samsundan trabzona yaylaya çıkardım bisikleti, Ramazan'dan dolayı çok süremedim orda üstelik taşırken ön tekerleğin milini kaybetmiştim. Velhasıl kelam bayram geldi inme vakti. Ben dedim ki bizimkilere Köye bisikletle ineceğim.

Yayla 2300 metre, köy 1000'de. Bayram günü yollar kalabalık hava iyi çıktım yola. Ilk önce 3000 metreye kadar yükseğe çıkıyor yol, tırmandık. Sonra sıra geldi inişe, buraya kadar tamamen bulutların üstündeyim. Iniş başladı yavaştan bulutlara da girmeye başladım. Bisiklet salcano ng650 27.5 V fren, kaldı iki saatlik yol derken bir yağmur başladı. Çekildim mescide, öyle şiddetlendi ki bi an bizimkilerin yola çıkmasını bekleyecektim ama dedim ki sonra zaten benim amacım tamamını bisikletle gitmek, yağmur hafifleyince çıktım yola.

İşaret miydi bilmiyorum, ordan çıkar çıkmaz yağmur şiddetlendi, telefonun şarjı bitik, şarj ünitesi çalışmıyor. Battı balık yan gider. Kalan yol tamamen iniş. Yol asfalta döndü, bisiklet kaymak gibi akıyor tamamen fren sıkıyorum, yağmur zaten bardaktan boşalırcasına, asfalt akarsu gibi ..

Böyle çok dayanmadı tabi Yanık kokusu sardı ortalığı, zaten 20-30 km hızla gidiyorum ama hala koku var neyse frenler de tutmuyor ben çektim kenara bi baktım fren balataları dibine kadar erimiş, asfalta düşmüş dondurma gibi oldu pabuçlar. Yedek pabuç yok mecbur gevşettim vidayı çektim frenin kablosunu, pabuçları janta tamamen yapıştırdım. Az da olsa işe yaradı ama ellerim bitmişti artık, o halde zorla Köydeki eve ulaştım, kuzenler teyzemler vs şaşkın. Tabi ben afedersiniz iç çamaşırıma kadar su oldum.

Hatıra olarak 50 km'lik yol, 5 saatlik tur ve eriyip bitmiş iki çift fren pabucu kaldı. Tecrübeler de cabası :)

Yani, bisiklet özgürlüktür, pedallayın gidin hacılar
 

serkan salman

Aktif Üye
Kayıt
16 Ekim 2009
Mesaj
133
Tepki
22
Şehir
Gaziantep
Yağmur dedinde aklıma geldi ilk sağlam bisikletimi almışım filan aksesuarlara dadandım tabi baya masraf yaptık ondan sonra yağmurluk alim dedim hadi en son ama bakıorum hiçbiryerde 100 tl altı yağmurluk yok hele hele nike gibi markalar çok pahalı filan sonra dolaşırken mavide bir yağmurluk gördüm modelde güzel fiyatta 40 tl filan görevliye sordum yağmurluk mu die evet dedi hemen aldım oooh ucuza aldık die sevindim tabi ilk yağmur yağma olasılıklı günde hemen aldım yanıma yağmur hafif başladı çıkardım giydim tabi rahatım nası olsa ıslanmıcam ve keyifle sürücem bisikleti yağmurda birden yağmur bastırdı ve benim yağmurluk die aldığım şey havlu gibi nası su tutup geçirioo sırılsıklam oldum : D tabii buda bi tecrübe ondan sonra su geçirmeyen pantalon bile aldım ama bir bardak su ile denemeden asla : )))
 
Yukarı Alt