Selam arkadaşlar ben de kendi makinemden çektiğim resimlerin bazılarını yayınlıyorum. Okul işlerimden dolayı vakit bulamadığım için biraz geç kaldım, kusura bakmayın. İşte resimler :
Nihat grubun önünden giderken görülüyor. Önünde dikilen adamın bu karede ne aradığını ise ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
http://img213.imageshack.us/img213/8721/pcdv0003sn9.jpg
Erçin'in patlayan lastiğini tamir ettikten sonra pompalar yetersiz kalınca ben, Mustafa ve Erçin, lastiğe sağlam hava basmaya gittiğimiz Petrol Ofisi'nden Laodikya'da bizi bekleyen diğer arkadaşlarımızın yanına dönerken görülüyoruz.
http://img213.imageshack.us/img213/293/pcdv0004zy9.jpg
Zorlu bir tırmanışın ardından vardığımız Hierapolis girişi'nin önünde bu köpecikle karşılaştık. Açlık, susuzluk ve sıcağın da etkisiyle telef olmak üzere garip. Burası iklim olarak, geldiğimiz yerden çok keskin bir şekilde ayrılıyor. Çok daha sıcak, çok daha kuru bir yerdeyiz artık.
http://img213.imageshack.us/img213/5767/pcdv0012to8.jpg
Ben de çok üzüldüm onu görünce ve hemen Gül'le beraber bulduğumuz bir plastik şişenin dibini kesip, içine mataralarımızdaki sudan koyup elimle içirdim. Tam 4 şişe dibi suyu içerek mataramı kurutsa da, buna değdi açıkçası. Suyu içtikten sonra gözle görülür biçimde kendine geldi. Sonra Erçin de elindeki kalan ekmeği verdi ve onu da kaşla göz arasında mideye yuvarlamakta gecikmedi tabii.
http://img213.imageshack.us/img213/6060/pcdv0017pm1.jpg
Sonra tekrar Karahayıt'a doğru yola koyulduk. Ama o da ne, az önce su verdiğim arkadaş peşime takılmış, sonunda bana yetişti ve uzun bir süre yanımdan gelerek bana eşlik etti. Çok hoşuma gitmişti gerçekten. Bu arada Konya Ironman ekibinden Mesut Girgiç'e selamlarımızı sunarız.

http://img213.imageshack.us/img213/8670/pcdv0019dr2.jpg
En sonunda havuza gireceğimiz otele varıyoruz. Önce kapıdaki güvenlik görevlileri ile bisiklet park yeri hakkında saçma sapan diyaloglara girmek zorunda kalsak da sonunda anlaşmaya varıp bisikletleri otelin arka bahçesine getiriyoruz. Bunları kilitlememiz lazım, ama az kilit çok bisiklet olunca hepsini yanyana koyup üçer üçer birbirine bağladık. Yani aslında birisi çıkıp en baştaki kilidi kesse 8-9 bisikleti birden götürmesi işten bile degildi. :rolleyes:
http://img213.imageshack.us/img213/6528/pcdv0025xo2.jpg
İşte enteresan bir kare. Otelde açık büfe öğlen yemeğimizi yiyoruz. Bu esnada Nihat Mustafa'nın yemeğini kesiyor olmasın? Mustafa da Nihat'ın düşüncesini okumuş olacak, savunma planları yapıyor sanki? :rolleyes: Arkada Ezgi ve Antalya'dan gelip bu hafta aramıza katılan Denizli'li arkadaşımız Erkin yemek yiyorlar. Onların arkasında da İsmail abi...
http://img213.imageshack.us/img213/3851/pcdv0029rq3.jpg
İşte öğlen yemeğinde salon görevlilerinden gizli saklı Gül'le benim yemeğimizi paylaştığımız minik dostumuz
http://img213.imageshack.us/img213/5557/pcdv0030wv0.jpg
Bu resimde, otele kaçak sokulan suyu bardağa doldurulurken görülüyorsunuz.

Otelde olduğumuz sürece bu numarayı çok uyguladık. Bunun başlıca üç sebebi vardı :
1-Havanın çok sıcak ve su kaybının had safhada olması
2-Otelde basit bir suyun bile 3 YTL olması(kınıyorum bu olayı, bu sıcakta da yapılmaz ki bu!)
3-Hiçbirimizin Sabancı'nın torunu olmaması
http://img295.imageshack.us/img295/2193/pcdv0033qw2.jpg
Nihayet akşam saatler 17:00'ı gösterirken bakkaldan son bir sıvı takviyesi yapıldı ve yola çıkmadan hemen önce topluca bir fotoğraf çekildi. Toplu fotoğraf yoktu forumda, ben de bunu koyayım dedim. Buyurun :
http://img295.imageshack.us/img295/1232/pcdv0035px6.jpg
Dönüşte sıcak su, sauna, soğuk duş, jakuzi ve güneşin de etkisiyle dağılma noktasına gelen grup bu son fotoğrafta gördüğünüz bakkal sayesinde kendine gelebildi diyebiliriz.
Bu arada öğlen bakkaldan bir ara içecek almaya gitmiştik Gül'le beraber. Dolaba bakıyoruz Schweppes var ama elmalı, bize limonlu lazım. Bakkal dolabın yanına oturmuş ve biz de limonluyu ona soracağız. Aynen şöyle bir diyalog geçti :
Biz : İyi günler, bu Schweppes'lerin limonlusu yok mu?
Bakkal : Yog! (Bizi iplemez bile).
(Biz de dolabı karıştırıyoruz ve dipte limonlular varmış, arayan bulur hesabı).
Biz : Yok dediniz ama limonlu varmış işte.
Bakkal : Olabülür. ("Ya bi git kardeşim" der gibi bakar)
Biz : Siz bize satış yapmak istemiyorsunuz galiba?!
Bakkal : ... (Fenalık geçirecek adam sıcaktan

)