eeee bi hafta daha bitti ve cuma geldi hatta bitiyo... isteksizce geldikti hani hatırladınız mı pazartesi işe... bilgisayar başına gecinceye kadar dı sanırım... haftasonunu hatırlatan o heycanı tekrar yaşamımızı sağlayan fotograf ve yorumları okuyunca etrafımızdakilerin anlam veremediği bilgisayar ekranına bakıp gülümseyen bi hal alırız çoğu kez... bu hal çarşambaya kadar tekrar tekrar devam ediyo sanırım...
çarşamba dedimde hafta sonu heycanı bastı birden... akşam olsada toplansak telaşı belirir bu seferde yerinde sabırızlanan tüm işlerini bitirip te işten erken kaçma çabası olur ve yine etrafımızdakiler anlam veremez...

pedalın istikameti çamlıktır çarşamba akşamları...
ve ilk gittiğini düşünürsün yolda ama girişte hemen sağdaki bankta sana el sallayan bi gülen bi yüz karşılar... hemen oturuverirsin banka ama 5 dak geçmeden toprak kımıldamaya başlar ve sulama fıskiyeleri yüzeye çıkmaya başlar... anlarsınız 30 saniyeniz var ıslanmadan çam ağaçların altındaki yere sabitlenmiş ahşap masalara bisikletin ile gitmek için... eğer 30 sn de toparlanamamışsanız yandınız demicem ıslandınız demektir. fıskiyeler her yerde geçiş yok

taaaa 100 m ilerden geleceksiniz hemen karşınızda arkadaşlarınızın oturduğu muhabbeti koyulaştırdıkları gülme seslerin çamlıkta yayılmaya başladığı o noktaya... eee herkesler gelmeye başladı...
hava sıcak serinlemek lazım değilmi.. kısa çöp çekip büfeden su kola dondurma alınır sanmayın... herkez gönüllü gitmek ister ama en hızlı davranan 2 kişi çoktann büfenin yolunu tutmuştur bile... büfeci amca ve teyze kesin yemek yapıyolardır ve yemeğe davet ederler... ve haftasonu için ne gibi bi plan yaptığımızı onlar merak etmiştir bile hemen sorarlar... sırdır söylenmez..(yaklaşık rota sölenir ) eee nede olsa çamlıktan başlayan ve çamlıkta biten rotalar onun yararınadır.. potansiyel bi müşteri ekibi vardır çünki... pazar akşamına stoklar gözden geçirmeye hemen başlar
kolalar bardaklar bisküvitler dondurmalar.. toplanan kişi sayısına bakılmaksızın avuç avuç alınır nasıl olsa yiyecek birileri muhakkak vardır dimi... yeme içme başlar herkez sabırsızlıkla pazara odaklanmıştır... nereye nasıl gidilir 1/1000 paftalar üzerinde renkli kalemler üzerinde işaretlenir çeşme ve mola yerleri belirlenir.. (yok bu kısım filmler de oluyordu ben karıştırdım galiba ) pazar için alternatifler çoğalır bi tanesi en güzelidir hiç kimse itiraz etmez... hemen o yeri bilenler o yeri diğerlerine ballandıra ballandıra anlatır … bi yanımızda serin sular bi yanımız ağaç gölgesi diye bi efsane oluşur ... gözler dalmış sanki otuurdukları yerde pedalla gitmektedirler... cennetten bi parça güzel o yere..



dağılalım arkadaşlar saat geç oldu daha eve gitcez evde çocuk coluk bizi bekler sesleri çıksa da kimsede ses yok (kimsenin çocuğu olmadığından olabilir sanırsam) karar arkadaş pazar sabahı kim nerde bekliyecek grubu... tamam anlaşıldı...
ya üçgendir yada kınıklı yada ulus yada çamlık ... pedala kuvvet gidiyoruzz eve hazırlıklar başlasın değil mi haftasonu için poçalar.. sandeviçler... saklama kaplarında domates peynir salatalık (ben böle yapıyorum da)
eee şimdi işin zor kısmı evdekilere pazar evde olamayacağını anlatma kısmına geldik... bu kısmı kısa geçiyorum baya bi zor..
yuppi pazar sabahı.... gerisini zaten forumdan okuyorsunuz arkadaşlar...


