Dayanıklılığı belirleyen genler ve sedanter birisinin kısa sürede maratoncuya dönüşmesi

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında Bahadır Gürel tarafından paylaşıldı.

Etiketler:
  1. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    2.088
    Beğeniler:
    8.206
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Spor dediğimizde aklımıza, o spora yatkın kasları olan atletler geliyor. Örneğin, maraton veya yol bisikleti yarışından bahsediyorsak, hem kardiyovasküler sistemin hem de ilgili kasların adaptasyonuyla oluşan aerobik dayanıklılık önem kazanıyor.

    Yıllardır bisiklet sporuyla uğraşıyorum. Uğraşmaktan öte, gençlerin bisiklette gelişmesi için spor bilimindeki tüm çalışma prensiplerini kullanıyorum. Sedanter birisi bana gelip, "iki ay sonra maraton koşup, yarışı iyi bir sürede tamamlamak istiyorum. Nasıl çalışmalıyım?" dese, ona, bir-iki yıl sonrası için hedef koymasını önerirdim (ki genetik yatkınlığı yoksa bu bile yeterli değildir).

    Ancak aşağıdaki çalışma tüm bildiklerimi ters yüz edecek cinsten.

    Farelerde yapılan bu deneyde, araştırmacılar, uzun koşu dayanıklılığı sağlayan genleri tespit ederek, bu genleri değiştiren ilaç geliştiriyorlar. Sedanter farelere bir kaç hafta boyunca bu ilacı verdikten sonra uzun mesafe koşturuyorlar. Kontrol grubundaki sedanterlerin 160 dk koşabildiği şartlarda, genetiğine müdahale edilmiş fareler 270 dk koşabiliyor (%70 daha uzun).

    Beni şaşırtan kısım bu değil. Çünkü doping on yıllardır bilinen bir konu. Bunu da bir nevi doping gibi değerlendirebiliriz (ancak bunun dopingten önemli farkı şu: doping zaten o sporu yapan birisinin daha iyi sonuç almasını sağlarken, bu yöntem sedanteri birden iyi bir sporcu yapıyor).

    PPARD (PPAR delta) genine müdahale edilen fare kilo almaya karşı dirençli hale gelirken, insüline karşı duyarlılığı artıyor. İlginç olan şu: ilaç verilen farenin yağ yakım hızı artarken, aynı zamanda karbonhidratı da enerji olarak kullanmayı azaltıyor. Bu özellikler ancak uzun sürelerde submaksimal (laktat eşiği altı) antrenmanlarla sağlanabilirken, farede bir ilaç yoluyla elde edilebiliyor. Beyin, yüksek ve kesintisiz enerji ihtiyacı gereği daima glükoza ihtiyaç duyar (bilgisayar mantığında işletim sisteminin sabit disk yerine daima RAM kullanmaya ihtiyacı olduğu gibi). Bunun aksine, diğer kaslarımız laktat altı sporda yağdan faydalanabiliyor. Sedanteri elit atletten ayıran şey, uzun koşularda sedanterin, aynı şiddete koşarken elit atlete göre daha fazla glükoz yakması ve beynin ihtiyaç duyduğu kaynağın giderek azalması (her ne kadar laktat altı koşuyor olsa da aerobik eşik üzerinde kalıyor).

    Bu kadar şeyi niye anlattım? Tüm bu süreçler enerji yakımıyla ilgili. Yani, müdahale edilen genler sadece enerji metabolizmasını etkiliyor. Ancak hepimizin bildiği şeyler ise dayanıklılık sporu açısından önemsiz hale geliyor (ki bunlar uzun yılların çalışmasıyla kazanılır): kas fiber türü, mitokondri sayısı, enzimlerin oksijen yakım hızı vb.

    Demek ki birisi bana gelip de "2 ay sonra maratonda iyi derece yapmak istiyorum" derse, "olmaz" yerine "bir yolunu buluruz" diyebilirim :)

    https://www.sciencedaily.com/releases/2017/05/170502142024.htm


    upload_2017-5-4_14-38-12.png
     
  2. ÇaNakkaLeRuHu

    ÇaNakkaLeRuHu Oluklar çift ; birinden nur akar ; birinden kir.

    Kayıt:
    11 Eylül 2015
    Mesajlar:
    1.516
    Beğeniler:
    3.255
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    MuHammeT
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  3. hypocrisy

    hypocrisy Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Mart 2017
    Mesajlar:
    35
    Beğeniler:
    16
    Şehir:
    konya
    Bisiklet:
    Ümit
    Seviye:
    Bı bahsettiğiniz konuya patalel olan gen terapisi artık tıp dünyasında insanlar üzerinde uygulanmaya başlandı. Fakat konu modifiye edilmek olunca etik değerler işin içine giriyor. Tabi ki zamanla etik değerlerde evrime uğrayacaktır ve o zaman olimpiyat gibi bi organizasyon bile nasıl bi çerçeveye sahip olacaktır yada olacakmıdır kestirebilmek gerçekten zor. Durum benim iç dünyamda böyle haritalanırken tabi ki bende asla asla deme mantığıyla düşünmeye devam edeceğim.
     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  4. Aloha

    Aloha Only steel is real

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    12 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    338
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    Almanya
    Adı:
    Ergün
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    teoride kulaga hos geliyor, fakat yan etkileri nedir, insani cabuk kocatip erken mezara götürürse pek iyi bir bulus sayilmaz.
     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  5. MehmetAliB.

    MehmetAliB. VivaVelo

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1.951
    Beğeniler:
    4.372
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    @Bahadır Gürel. sİnsanlar için maalesef mümkün değil. World tour'da etap kazanmış, kazanabilmiş sporcuların en az spora başlama yılına bakalım. Bisiklet sporuna başlama yılından bahsediyorum. Doğanın şanslı davrandığı kişileri de bunun içine katıyorum...
    Örneği ben vereyim. Sporcunun biri TDF'de (şu anda tam hatırlayamadım yanılmıyorsam 2014) etap kazanmıştı. İlginç olan şey profesyonel kariyerine 2 yıl önce başlamasıydı!.. Takımı ve takıma aldıran sporcu arkadaşı çok yardım etti. İyi sarılıp ağlamışlardı hatta. Bu yardımı da bir kenara bırakalım. Gerçekten antrenman yapan, yegane işi sporculuk yapan kişilerde en verimli dönem ilk iki yıl, onu da bir kenara bırakalım. Büyük soru "2 yıllık kariyerle etap kazanmak mümkün mü?" ye dönelim.

    Sonuçta bu kişinin bisiklet kariyerine başlamadan önce işe bisikletle gidip geldiği ve yerel yarışlarda başarılı olduğu ortaya çıktı. Yani aslında amatörce de olsa antrenman yapıyormuş.

    Fareler için bir şey diyemeyeceğim:)
     
    şamilkafkas ve Bahadır Gürel bunu beğendi.
  6. ÇaNakkaLeRuHu

    ÇaNakkaLeRuHu Oluklar çift ; birinden nur akar ; birinden kir.

    Kayıt:
    11 Eylül 2015
    Mesajlar:
    1.516
    Beğeniler:
    3.255
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    MuHammeT
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Sanırım tüm ilaçlarda olduğu gibi belli bir piyasa süresi olacaktır.
     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  7. #7
    Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    2.088
    Beğeniler:
    8.206
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Gen müdahalesi gerçekten ilginç bir uzmanlık alanı. İki gün önce Evrim Ağacı ekibinin New York State Üniversitesi'nde doktora yapan Cihan Taştan'la yaptığı görüntülü sohbeti canlı izlemiştim.



    Süre uzun ama sıkılmadan izleniyor. Cihan Taştan, CRISPR denilen, kromozomda istenilen bölgeyi kesme-çıkarma ve ekleme tekniklerini anlatıyor. Bilgisayar geçmişim olduğundan yöntemin kod yazmaya benzerliği beni çok şaşırttı. Mevcut bir uygulamanın sorunlu çalışan kısmını düzeltmeniz gerekiyorsa önce ilgili kod kısmını bulup, kendi geliştirdiğiniz kodları eklerseniz. Tabii bu değişikliğin uygulamayı olumsuz şekilde etkileme olasılığını da hesaplamanız gerekir, ki bu da testlerle olur. Benzer süreç gen müdahalesinde aynı bu şekilde oluyor. Cihan Bey uygulamalı anlattı. Yapılması da bir o kadar basit. Özetle; bir gen parçasına ek kodlar eklemek veya hatalı kodları silmek için elde etmek istediğiniz ilacı 4-5 günde hazır hale getirebiliyorsunuz. Çünkü tedarik sistemi inanılmaz şekilde gelişmiş. Hatta insanda veya diğer canlılarda hangi genetik müdahaleyi yapacağınızı da internetteki ücretsiz gen veritabanını inceleyerek çalışabiliyorsunuz. İlginiz varsa mutlaka izleyin.

    Bu akşam 20:00'de CERN'de çalışan Dr. Kerem Cankoçak'la atom altı fiziğiyle ilgili çalışmalar görüşülecek, aşağıdaki bağlantıdan canlı izlenebilir.



    @MehmetAliB. her ne kadar bu çalışma fareler için olsa da ilaç firmalarının insanlarda denemek için balıklama atlaması arkasının boş olmadığını gösteriyor.

    Bugüne kadar geliştirilen ilaçların çoğunun fare deneyleri sonrasında insanlarda kullanılması, farelerin fizyolojik yapısının bizimle benzerliğinden kaynaklanıyor sanırım. Farelerin bir diğer faydası nesil verme süresi. Her ne kadar meyve sinekleri nesil verme kısalığından dolayı tıp dünyasının en sevilen deney canlısı olsa da yeterince kompleks organizma olmadığından uygun değil. Primat deneyleri de bu açıdan olumsuz çünkü nesil verme süreleri uzun (şempanzelerle yapılanlar). Tıp çalışanları ve evrim biyologları nesilleri izlemek istiyor, çünkü uyguladığınız tedavinin döllere olan etkilerinin (epigenetik) ve sonraki kuşaklara etkileri de sağlık açısından önemli.


    upload_2017-5-4_16-39-30.png
     
    Okan Örs bunu beğendi.

İlginizi Çekebilir

lance-armstrong-jan-ullrich.jpg
1988 İtalya turunda Andy Hampsten’in Passo di Gavia tırmanışı efsanedir. Hampsten, o tırmanışta pembe mayoyu ele geçirmişti, ancak, turun bitmesine hala 8 gün vardı ve Gavia etabını kazanan Erik...
increase-average-cycling-speed-3.jpg
Sürüşlerimizdeki ortalama hız, ne durumda olduğumuzun iyi göstergelerinden biridir. Yol bisikletine ilk geçtiğimdeki ortalama hız hedefim 25 km/h olurdu hatırlıyorum :) Zamanla daha da yükseldi....
PicsArt_09-19-07.54.51.jpg
[ATTACH] [ATTACH] [ATTACH] [ATTACH] [ATTACH] [ATTACH] Merhabalar herkeze Bu gün size bu işlerde acemi olan birisi olarak kendi kafama göre yapmış oldugum tarifi anlatmaya çalışıcam ilk defa...