2. gün Amasya-Kavak 90 km....Asıl plan direk Samsuna gitmekti ama Kavakta yemek yeyip yola koyulunca ilk rampada çiselemeye başladı..Gecenin bir yarısı öylrsine bir yerde kalma endişesi çıktığımı geri indirdi bana..😁..Öğretmen evi iyiydi, bisikletide kahvaltı salonuna koyduk, akşam yağan yağmurdan koruduk..
Küçük beldelerde insanlarda masle vs hak getire, çaresiz sizde adapte oluyor ve artık maske konusunu sormuyorsunuz..

3.gün Kavak-Samsun-Bafra 47+48..95 km...
Kavak sonrası zorlu yokuşlar var, Toptepe ve Çakallı..Allahtan hava kapalıydı (çisenti ) çıktık birşekilde..Samsuna doğru Çakallıdan sonra hep iniş..Cennet gibiydi..15-20 km çok az pedalla indim..Samsunda Atakum kıyısı bisiklet yolu ve orada yemek molası...Yemeği fazla kaçırdım ve nakavt..Bile bile lades oldu..Sürekli pedal yapamadım, kesildim tabiri caizse..Adaptasyonum 1 saati bulmuştur..Bafra bildiğiniz gibi kızılırmak deltası, bunu yolda nereye baksanız hissediyorsunuz..Bafra aslında çok özel biryer ama insanı hakkında çok olumlu konuşmazlar 🙂..Aman alınan olmasın nolur..Bafrada öğretmenevi yine dolu, zaten sadece adı öğretmen, düğün salonu yapmışlar...Orda tavsiye aldım Sevgi otel diye, gittim, yok, bir daha 130 vernem..Derken unlumamül satan bir dükkandan başka otel adı aldık, Şan otel..Otel ucuz paspal ama temiz..70 e bedava...Tv salonuna koyduk aletide..Alet deyişim artan sevgimden..😍





4.gün Bafra-Sinop 110 km..
Bu etap en baştan beri çekindiğim, rüyalarıma giren bölümdü..Hem tüneller hem de çocukluğumdan beri bildiğim yokuşlar..Çok gerginiz, üstelik en uzun yolu bugün alacağız..
Kahvaltı çok mütevazi ve çay çok kötüydü..Gece elektrik gitmiş, hala gelmemiş, görevli arkadaş elinden geldiğince çayı ordan burdan suyla yapmış..
Yardım etti ve bisikleti 2 kattan indirdik..Helalleştik, iyi, mahçup bir arkadaştı..Yolda aklıma ladtik havalarını kontrol etmek geldi, sanki arkası biraz az gibi...(Maşallah lastiklerden de (maraton) çok memnunum, kıyıdaki ufak kum-toprak üzerindende hiç sapmadan gidiyor)..Hava içime sinmeyince bisikletçi arar oldum ve buldumda...Adama selam edip "ayaklı pompan varmı" diye sordum...Almak için sorduğumu sandı model göstermeye başladı..Yahu yok, şimdi şişireceğim..Adam bir anda gülüp "hay ağzına yüzüne" (kötü anlamda değil, öylesine dil alışkanlığı) deyiverdi .Ulan dedim biz nereye kime denk geldik..S.çtık şimdi.."E desene hemşerim yaa" .Kasktan anlarsın diye düşündüm, "amaan, kafamı kaldı bende"..😁...Baktım adamla 1 dk içinde samimiyiz artıkın..Yaa dedim " sorma"...Gel dedi bana, dışarı çıktık bir yandanda süzüyor bisikleti,ekipmanı..Beğendi neyse, alman değil mi diyerek tutturamadı ama olsun.."amerikan"..Adam kompresörle şişirecek ama presta olayı yok..Oysa Kron bayii, anlamadım gitti..Araya kendi yaptığı aparatı koyup deniyor ama vurmuyorki..Banada sürekli oldu mu, tamam mı diye soruyor.."olmadı, basmıyorki senin alet".."Şimdi?" diyor ama değişen birşey yok, basmıyor kompresörü..3-4 derken dedim olmayacak, "tamam usta" dedim, fazlada basmayalım. Oda doğru bu kadar yeyer dedi..Gidemedikki öylece, adam baya ifademide aldı..Yedek lastik bulundurmalıymışım, şunu şöyle bunu böyle yapmalıymışım..En çokta niye yalnız gidiyosun, "olmaz böyle" ..Başka bunu yapacak tanıdığım yok diyorum , yok olmaz. Neyse sinoptan buluruz artık birini dedim, güldük ayrıldık...Muğlada bisikletçiye hava vur desrn "kaç basıyosun" der, 90 dersin "fazla" der açıklar..Anadolu havayı "ben bilirim" şeklinde basıyor..
Yakakent te bir dondurma molası, Gerzede yemek..Gerzeye girişte ilk tünel tecrübemizi yaşamış olduk...Amasya sonrası Havza Tüneli ne girmeme şansımız vardı ve güzergah uzatıp teğet geçmiştik çeltekten ama burada böyle bir imkan yok...Allahtan tünelde yaya için yürünebilecek, altından kablo ve boruların geçtiği, üstü beton parkelerle kapalı bir hat var..Ama gelin görünki bu parkelerşn %30 u ya yok ya da kırık-çatlak ve her defasında üstünden atlamak, bisikletide atlatmak zorunda kalıyorsunuz.25 kg bisikletle kolay değil..Üstelik her araba tır geçişinde inanılmaz bir uğultuyla, korku tüneli gibi...Gerzedeki neysede (1 km gibi sanırım) Sinopa yaklaşınca ardarda 2 tünel, toplam 3 km filandı sanırım, beni mahvetti..90 km yoldan sonra hiç çekilmiyor..








Toplamda 4 km tünellerde seke zıplaya ittim aleti, bu arada sağ taraf çanta tünelin yanına sürekli sürttü..Arka lastik yarıklara girip çıktıkça içim cız etti, serde titizlik var..
Tünellerden önce ve sonra şu ana kadar çıktığım en dik yokuşları çıktım diyebilirim, çokta uzunlar..Suda yok yine bu arada...Sonunda bir petrole (son rampadan önceki inişte) denk geldim su olayını hallettim..36 dişte aheste aheste son rampayıda çıktık şükür, Sinop etabına kadar 32 ve 34 tü rapma dişlim, burada tükendik artık..Ve buradayız..🙂..Yarına dönüş planlıyorum..270 km..
@Cemal Ç. Su başka birşey..1.3 lt sürekli taşıyorum ama bir rampada bakmışsın bitiveriyor..Alnımdan çeşme gibi su aktığını bilmem hayatımda..

Bu arada 5000 metreden fazla tırmanmışım..Kalpte sorun yok diyebiliriz artık sanki..😁..Molalar dahil 13-14 km, hariç 17 km gibi bir hız ortalaması...