Scudo Sports

Çok üzücü bir haber.... Geçmiş olsun İstanbul....

@hammurabi

Kesinlikle; Bu yüzden İstanbul'da 2 milyon araç var ve hergün buna 100'lercesi ekleniyor...
Marmaray Projesi zaten aktif, yeni ve AKILCI önerileriniz varmı?
İstanbul'a plaka sınırlaması getirmek veya tek-çift plaka uygulaması, hariç..
 
Scudo
-Öncelikle İstanbul’un vizelendirilmesi. Göç alımının durdurulması.
-Varoşların iyi bir planlamayla belirli bir süreye yayılarak yıkılıp, yerlerine iş-konut-kültür-eğitim (residental, commercial, government) şeklinde kısmen kapalı mahalleler yapılarak şehrin ana hatlarında sirküle olan insan sayısını azaltılması.
-Özel araçlara daha çok park ücreti, yeni yapılan binalara koşulan otopark zorunluluğunun denetlenmesi ve doğru dürüst uygulanması.
-Süper marketlerin, eğlence merkezlerinin ve stadyumların şehir dışında ve raylı sisteme bağlı bir şekilde yapılanması.
-Şehrin iş bölgelerine raylı sistem ve E-otobüs gibi uygulamalarla kısmen pahalı ve daha rahat ulaşım sunan toplu taşıma sistemleri yapılarak insanların otomobilden uzaklaşması.
-Şehrin belirli merkezlerinin araç trafiğinden arındırılması (Üsküdar ve Taksim’e yapılması düşünülen ve toplu taşımaya teşvik edici bir uygulama)
-Deniz yollarını daha efektif kullanılması. Sefer sayısının arttırılması. Özellikle boğazda kuzey-güney hattında çalışan vapurların çoğaltılması.
-Avrupa’da bir benzerleri de bulunan ve yine merkezlerde trafiği azaltmaya yönelik; araçların belirli saatlerde ücretle girebileceği bölgeler yapılması.
-Kavşaklar, batçık dönemeçler ve araç tünelleriyle daha fazla otomobil kullanımının özendirilmemesi. En azından bu gibi sistemlerin reklamının yapılmaması.
-Ve tabii ki geliştirilmiş raylı sistem. (toprak altından gitmesi önemli)

İçlerinden birkaçı akılcı olmuştur umarım :)
 
Kimse unutmasın, ne kadar çok karayolu, kavşak v.s. = o kadar çok lastik tekerlekli, fosil yakıtla çalışan araç demek. İlerleyen yıllarda petrol azalacağı için çok pahalı hale gelince birileri servetlerine servet katacağı için karayolu yatırımlarına şimdiden önem veriliyor.

Yani ben yolların genişletilmesi, yeni yollar açılması değil, aksine mevcut yolların daraltılması ve bazı yolların trafiğe kapatılması taraftarıyım.

Bisiklet ve motorsiklet harici özel araç kullanımını kısıtlayıcı uygulamalar yapılmalı.
 
  • Beğen
Tepkiler: basar
@yukcell

Doğru gibi. Fakat:
3. köprü söylendiği gibi Rumeli Kavağı - Beykoz arasında yapılırsa şehir trafiğinde nasıl bir rahatlama sağlayacak? En yoğun kullanılan Mecidiyeköy, Beşiktaş gibi semtlere Rumeli Kavağı üzerinden mi gideceğiz? Tabii ki hayır, bu köprü de TIR ların transit geçiş yapması amacıyla yapılacak. Mantıklı.
Fakat 2. köprü de bu amaçla yapılmışt şu anda kamyonlara sınırlı saatlerde geçiş izni veriliyor, yine de trafik... Çevre yollarının etrafında hiç bir yapılaşma yoktu. Ormandı. Maslak şehrin dışı sayılırdı.

Sonra bu yılların kenarlarında abuk subuk mahalleler, plazalar, "bilmemnecity", "hödöhödö rezidans" lar yapıldı. Buralarda, dağ başında otoban kenarında otomobilsiz bir yere gitmek mümkün değildir. Günlük alışverişinize kadar her şeyde otomobile bağlısınızdır...

Şehir kuzeye kaydı ve ormanlarının ve su havzalarının önemli bir kısmını kaybetti. Otomobilsiz yaşanamayan bir düzen oluşturuldu.

Burada kazananlar:
- Petrol üreticileri ve petrol şirketleri (Amerika)
- Araziden ve inşaattan rant kazananlar (Her kim ise)
- Otomobil üreticileri

Kaybedenler:
- Ormanlar ve bundan faydalanan hayvanlar, insanlar
- Trafik sıkışıklığı ve kirli hava ile yaşamak zorunda kalan halk. Hafta sonu
gidecek bir yeşil alan, soluyacak hava bulamayan insanlar.

Yani trafik problemi, doğal olarak ortaya çıkmadı, yaratıldı. Bugün yine sorunu ortaya çıkan politikalar çözüm diye sunuluyor.





@muratevgin



Yukarıda da açıkladığım gibi, 3. köprü bugün açılsa, yine de saatlerce köprü trafiği olacak. Üşenmeyip rumeli kavağı - beykoz üzerindenn karşı yakaya geçseniz de ondan sonra gideceğiniz yerde yine trafik sıkışıklığı olacak. Sıkışıklık köprünün yeterince geniş olmamasından kaynaklanmıyor. Şehir merkezinin dışındaki bir köprü şehir trafiğini nasıl rahatlatacak? Zamanla oralar da şehir olacak tabii. Ve de Tem yolu etrafı şehirleşmesi gibi son derece çirkin bir şehir olacak.

Kamyonların transit geçiçi için alternatif önerim demiryoludur. Konteynerler trenlere yüklenir ve ülkenin batısından doğusuna çok daha ucuz, çok daha hızlı ve çevreci bir şekilde taşınır. Aradaki maliyet farkının bir kısmı da kar olarak alınır.
Fakat bu durumda tren yolu etrafında şehirleşme, rantlaşma olmayacağı için bazılarının kişisel çıkarları açısından çok da verimli değildir.

İstanbul 'un son kalan ormanlarının ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlamalıyız. Malaesef bunlara da herşeye olduğu gibi "nasıl paraya dönüştürürüm" diye bakıldığını düşünüyorum.

Karşı olduğum köprü değil, ranta daya kentleşme. İnsanların da doğup büyüdükleri yeri bırakıp, otoban kenarında, yüksek gerilim direkleri gölgesinde mutlu olduğuna inanmıyorum. İnsanları buna mecbur eden sistemi bir hizmet veya gelişme gibi görmüyorum.

Öyle olsaydı bir tane plaza, alışveriş merkezi bulmakta zorlanacağınız Finlandiya çok geri kalmış, Arabistan ise çok ileri olurdu. Veya haritaya baktığınızda tek bir şehir gibi görünecek kadar yakın Augburg-Münih arasındaki otoban kenarı binalarla dolardı. (Yemyeşildir, bir tane bina yoktur)
 
önceki mesajımda kesinlikle yapılmasına karşı oldumu belirttim,ama taktılarsa iice yapmaya bari kuzeye yapmasınlar,mahvolucak el kadar orman..iki köprünün arasına yapsınlar çok şartsa..
bi de o diğer ikisini de tek katlı yaptılar,hiç olmazsa bunu çift katlı yapsınlar..
ama tabi köprü asla kalıcı çözüm değil..
insanların planlı bi şekilde toplu taşımaya sevk edilmeleri şart..
 
@nyx



Yada bisiklet ve motor'a teşvik lazım... Buna göre uygun yollar , Trafik kuralları vs...
 
@nyx

Evet Sare yapacaklarsa iki katlı yapsınlar. Alt katında demiryolu hattı olsun. Üstünde karayolu. Bir asma köprü için demiryolu uygun değildir. Bunun yerine Danimarka-İsveç geçişinde olduğu gibi çelik halatlı gerdirme tipi bir köprü yapıp demiryoluna uygun yapsınlar. Dediğim köprü türü asma köprü ayakları gibi çok yükseklere uzanır. Asma köprülere benzer ama sallantısı daha azdır. Ayakların her bir kaç metresinden bir çelik kablo çıkar ve aşağısındaki köprü parçasını tutar. Her ayak, çelik halatlarla birlikte üçgen şekilde görünür.

Şimdi düşünün.. Temiz bir havalı bir gece köprüden bir tren geçiyor. Trenin ışıkları harika bir görüntü oluşturuyor.

Keşki böyle yapsalar ama karayolu politikasından bir türlü vazgeçilemiyor. Tabi petrolden kazanacak olanlar varya..
 
Demiryolu geçişi zaten Marmaray'dan sağlanmayacak mı? Madem yapılması gereken köprü mevcut köprülerin kuzeyinden geçecek, oraya nasıl demiryolu götürülecek? İsveç-Danimarka demişsiniz, sallantısı daha az köprü tipi, İstanbul boğazındaki rüzgarı ve depremi hesaba kattınız mı? Sallanan ve esnek yapılar (dolayısıyla her 2 asma köprümüz gibi) rüzgara ve yer sarsıntılarına daha iyi cevap verecektir.

Kısaca ne demiryolu ne de otoyol içeren köprü projelerinin İstanbul'a uzun vadede bir katkısı olmayacaktır. Kuzey'deki ormanların küçülmesi, şehrin iklimini olumsuz yönde etkileyecektir.
 
Marmaray' dan TCDD araçlarının istediği gibi geçirileceğini mi sanıyorsunuz???

Lütfen aşağıdaki sunumu izleyin bakalım TCDD araçları boğazın altını istediği gibi kullanabilecek mi?

(link)

Boğaz İçi Köprüsünün kuzeyine istenirse demiryolu çok rahat götürülür. Yeterki istensin. Ülkemde yeterince demiryolu hattı yok.. Bir kaç kilometre yeni hat inşa edilsin ne zararı var??? Danimarka-İsveç arasındaki boğazda da mutlaka çok şiddetli fırtınalar esiyordur ama mühendisler köprüyü ona göre inşa etmişler.

Bencede yeni karayolu köprüsü inşa edilmesin. İlla edeceklerse sadece demiryolu ulaşımına açık olsun.

Mevcut banliyö hattını üç hatta çıkartacaklar ve TCDD trenlerini (bölgesel, uluslararası, şehirlerarası yolcu trenleri ile yük trenleri, hızlı trenleri saymıyorum bile) tek hatta mahkum edecekler. Zaten mevcut banliyö hattı kurpları fazla, rampaları çok dik olan kesimleri içeriyor. Burada ne yaparlarsa yapsınlar banliyö geçişlerini hızlı trene göre ayarlayamazlar. Çok yüksek kamulaştırma maliyetleri gerekiyor. Banliyö kesimi en az 4 hatta çıkartılmalı ki bu bazı kesimlerde çok zor. Bir sürü tarihi demiryolu binasının yıkılması yada yerlerinin değiştirilmesi, demiryolu boyunda yaşayan pek çok konutun yıkılması, cadde ve sokakların kapatılması, alt ve üst geçitlerin tekrar yapılması gerekecek. Hızlandırılmış tren bile çalıştırıldığı dönemde Haydarpaşa-Gebze arasını 40 küsür dakikada alıyormuş. Yani işte sağlıklı bir ana hat demiryolu işletimi için E5 (D-100) karayolunun kuzeyine yeni demiryolu hattı inşa edilmesi gerekiyor. Eğer bir köprü illede yapılacaksa köprüde demiryolu hattı bulunup Ankara' dan gelen hızlı tren, Marmaray' daki metro trafiğine taktırılmadan yolcularını Avrupa yönüne doğru taşımalıdır.

Günümüz mühendislik teknolojisi İstanbul Boğazı' na demiryolu hattı bulunan bir köprü yapılmasını sağlayacak derecededir. Köprünün kuleleri belki biraz daha yüksek tutulur ama boğazdan tren geçer.

Böyle bir köprü mutlaka depreme olabilecek en yüksek dayanıklılıkta inşa edilir. Olası bir depremde mevcut boğaz köprülerinin sallantısı sırasında bazı araçlar köprüden düşebilir. Tabi geçen bir tren rüzgarsız bir havada dediğim tipte bir köprüde bile salınım yaratacaktır ama alınacak önlemlerle depremde köprüden düşmeyecektir. Zaten (Galata Köprüsü sanırım) Kabataş-Zeytinburnu tramvayı köprüden çok yavaş geçiyor ki salınım yapıp tehlike oluşmasın. Boğaza yapılabilecek olası bir demiryollu köprüden trenler livre hızında geçirilmeyeceklerdir. 10-20 km gibi bir hızla geçirilip, ağır yük trenleri köprüye asla sokulmayacaktır.
 
  • Beğen
Tepkiler: gunay.
Yapılan yorumlarda marmaray ile 3. köprünün karşılaştırıldığını görüyorum. Aslında alakasız konular. Bir önceki mesajımda ayrıntılı bir şekilde belirtmeye çalıştım:
taşımacılık için 3. köprü gereklidir. Transit geçiş yapan kamyonlar şehir içinden çıkarılmalıdır. Şehir içi taşımacılığı ile yük taşımacılığı ayrılmalıdır.

Fakat malesef ülkemizde her konuda olduğu gibi bu konuda da bir belirsizlik, bir kavramsızlık var. Otoban veya şehirlerarası ulaşım amaçlı yapılan yolda minibüsler işler, insanlar korkuluklardan atlayarak karşıdan karşıya geçer (geçmek zorunda kalır), kamyonların arasından evinize gider, pencereden kamyonları seyredersiniz... Otoyola üstgeçit yapılır, normal bir cadde gibi kullnaılır bir taraftan... E5 gibi garip, tanımsız bir hal alır. (var mıdır böyle bir şey dünyanın başka bir yerinde, bilmiyorum)

Bana göre olması gereken (önceki mesajımda yazdığım gibi): kamyonların şehir içine hiç sokulmaması, taşımacılığın demiryolu ağırlıklı yapılması.
Demiryolu ormana çok daha az zarar verir ve çevreyi kareayolu taşımacılığına göre karşılaştırılmayacak kadar az kirletir.
 
  • Beğen
Tepkiler: yukcell
Demiryolunu şehrin kuzeyinden geçirip hızlandırsak da bir şekilde Haydarpaşa’ya ya da Söğütlüçeşme’ye (Avrupa yakasında ise Sirkeci’ye) ulaşmalıdır. Çünkü tren yolları (hızlı ya da yavaş) şehrin merkezine ulaştıkları için önemlidirler. Örneğin Lyon’da hem hava alanına bağlı bir TGV ağı, hem de şehrin merkezine inen bir TGV ağı mevcuttur. Şehrin kuzey sınırından geçecek hızlı trenin ve onun istasyonlarının, ulaşımda demiryolu kullanan insanlara bir yararı olmayacaktır. Çünkü İstanbul’u transit geçip Edirne’ye hızlı bir şekilde gitmek isteyen bir güruh yoktur. Bu tip bir köprü sadece ve sadece yük taşımacılığına hizmet eder ve olağanüstü bir getirisi olmaz. Öte yandan hızlı trenler doğaları itibariyle yüksek hızlara ulaşmak için önce şehrin dışına çıkarlar ve hızlanmaları belirli bir zaman alır. Bilindiği gibi trenler ani ivmelenme yapmazlar. Şehrin kuzey hattına (nereden geçeceği geçeceği hala merak konusu) yapılabilecek bir demiryolu ancak Gebze’ye kadar 200’lü hızlara ulaşılmasını sağlar. Yani mevcut hatta devam bile etsek elde edeceğimiz kazanç 15 dakikayı geçmeyecektir. İnsan taşıyan hızlı trenin şehrin kuzeyinden geçmesinin kimseye faydası olmaz, ama kuzeye yapılacak bir yük treni hattı, şehir içindeki ray trafiğini bir nebze olsun azaltacaktır.
 
Aslında demiryolcuların pek çoğu Marmaray' ın daha kuzeyde hayata geçirilmesi görüşünde. Çünkü inşaası süren Marmaray şu anki banliyö yolcusuna hitap edecek. Fakat E5' in kuzeyine inşa edilebilecek bir Marmaray hattı İstanbul' un sahil kesimine uzak yerlerde ikamet eden yolculara hizmet vereceği için köprülerdeki toplu taşıma araçlarının büyük çoğunluğunu ve özel otomobil kullanıcılarının bir kısmını kendisine çekecektir ve yerel yöneticilerin özel araç kullanımını kısıtlayıcı uygulamalar yapmasıyla birlikte 3. bir köprüye gerek duyulmaksızın mevcut köprüleri rahatlatacaktır.

Marmaray ile 3. köprü alakasız değil çok bağlantılı konular aslında. İkiside boğazın iki yakasını bağlamaya yönelik uygulamalar değil mi? ;) Haliyle ikiside İstanbul trafiğiyle alakalı.

Evet Hammurabi hızlı tren hattının Arifiye-İstanbul arasında nereden geçeceği konusunda halen kesin bilgiler yok. Bunun cevabını konuyla en yakından ilgilenen demiryolcu dostlarım bile bilmiyor. Şimdi mesela hızlı hattın İzmit' in kuzeyine inşa edilmesi gerekiyor. Hızlı trenleri Tüpraş' ın içinden geçireceklerini hiç sanmam. Tüpraş' tan uzaklaşılsın diye Körfez ve Derince ilçelerinin göbeğinden E5' e paralel geçireceklerini de hiç sanmam. İşte şimdi konu dışına çıktım. Bunun için kusura bakmayın.
 
Geri