ODTÜ de sene 1997 falan kaldırımda durmuş, Sargun Tont ile sohbet ediyoruz. google dan araştırın; çok tatlı bir hocamızdı. ben bisikletim bacaklarımın arasında yoldayım; hocam kaldırımda. kaldırıma paralelim. birden Sargun Hoca zıpkın gibi fırladı bir arabanın arkasından. 60lı yaşlarına yakındı sanırım o yıllar. arkasından zor yetiştim. ne olduğunu anlamadım. meğerse acemi bir kızmız, benim yanımdan o kadar yakın geçmiş ki, benim arkam aracın geliş yönünde olduğundan görmemişim. Sargut hocanın aklı gitmiş. ben yetiştiğimde hoca kavşak olduğu için durmak zorunda kalan kızımıza "o direksiyonu alır, ...üne sokarım" diyordu. ben öyle bir insandan böyle bir kelimeyi ilk ve son kez duydum.
izmirde alsancak garının ordayım. ter bedenimde ufak şelaleler halinde yere düşemeden bir zaman sonra buhar oluyor. ortam izmirin sarı sıcağı. ben de kırmız işikta bisikletle beklerken yanıma bir taksi yanaştı ve soför bana konak a kadar yarışalım mı dedi. o sıcakta o trafikte kesinlikle geçerim çünkü yaza dair minik bir istanbullu ankaralı trafiği var ama tamam dedim ve başka bir yönden (trafiğin kapalı olduğu bir yerden) gideceğim yere gittim. biliyorum ki bir zaman sonra yetiştiğinde hırs ve gurur yapacak ve üzerime kıracak.
ODTÜde bir gece saat 9 gibi yurttan bisiklet fırladım yokuştan hızla indim kızıalaya doğru gidiyorum. bir dolmuş yolcu alıyor yolun sağından, sollayarak geçtim. arkamdan moturunun homurtusu ile yanıma kadar geldi ve kaldırımın soluna sıkıştırdı ve ben kaldırıma çıkmak zorunda kaldım.
canınıza gelmemiş çok şükür. işte bunlar gibi bir anı olmuş oldu. geçmiş olsun.