mehmetsunu
Kaldato ile sohbeti kestim.
- Kayıt
- 28 Eylül 2011
- Mesaj
- 5.685
- Tepki
- 13.225
- Şehir
- kayseri
- Başlangıç
- 2010—11
- Bisiklet
- Cube
- Bisiklet türü
- Yol bisikleti
Tıpkı norveçliler gibi, tıpkı londra eks belediye başkanı boris gibi bizde kendi çapımızda bisikletin şehir içi kullanımına yönelik olarak saksıyı çalıştırıyoruz. Şehiriçi bisiklet kullanımı getireceği artıları ve eksileri ile kafamı kurcalıyor. Bu noktada en önemli kısıt topoğrafik etmenler yani bir konyada bisiklet kullanmak ile bir yedi tepeli şehristanbulda bisiklet kullanmanın aynı şeyler olmayacağının farkındayım. Bir diğer değişken şehir trafiğinin bisiklete uyumlu hale getirilmesi. Ama bu tür değişkenleri gözardı edersek iki faktör ön plana çıkıyor. zaman kullanımı ve fosil yakıtların kullanımı. Şöyle örneklendirelim. Yılda aktif olarak 6000 km bisiklet süren birinin ortalama 21 km ile hareket ettiğini kabul edersek 285 saatini bisiklet üzerinde trafikte geçirir. Aynı süre büyükşehir trafiğindeki bir araç için 25 km hız vede 240 saat olacaktır. Yani 6000 km sonunda ortalama bir araç sürücüsü ortalama bir bisiklet sürücüsünden 45 saat kadar daha avantajlı durumda olacaktır. Tabi bu görece bir avantaj. Bu araç sürücüsünün akaryakıt istasyonunda, serviste, park yeri ararken vb geçirdiği vaktide hesaba katarsak bu süre dahada daralabilir. Olayın birde fosil yakıtlar yüzü var. Şehir trafiği koşullarında benzinli bir araç tasarruflu bir şekilde 100 km ye 6.5-7 litre benzin harcaması yapacaktır. 6000 km ye vurduğumuzda bu rakam 400-450 litre benzin eder. Emisyon olarak bunun karşılığı nedir bilen arkadaşlar yorum yapabilirler. Yani atmosfere ne kadar bir salınım yapıldığı ve çevreye vereceği tahribat. Bir an için toplam trafiğin yüzde onunu bisikletlerin devraldığını (danimarkada bu rakam % 17 olarak veriliyor) düşünürsek rakamların ne derece büyük olduğuda ortaya çıkar.


