Kapitalizmin iç yüzünü anlatan ufak bir fıkra...
Bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi 10$ 'dan maymun alacağını söylemiş. Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlamışlar. Adam, binlerce maymunu 10$ dan satın alınca ortalıkta maymunlar azalmış, yakalaması zorlaşmış. köylüler tam maymun yakalamaktan vazgeçecekken adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş. Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlamışlar. Bir süre sonra da fiyatı 25$ a çıkarmış. ancak bırak yakalamayı, maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış. bunun üzerine adam fiyatı 50$ a çıkardığını, ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini, yardımcısının onun yerine alım yapacağını söylemiş. O yokken yardımcısı köylülere demiş ki; şu büyük kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35$ dan satayım, siz de adam gelince ona 50$ dan satarsınız. Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın almışlar. Sonra ne adamı nede yardımcısını bir daha gören olmamış.
1 milyar insanın susuz
2 milyar insanın elektriksiz
3 milyar insanın aç yaşadığı kapitalist bir dünyada
bu hastalığa konulmuş basit bir teşhis, basit bir fıkradır. hoşuma giden bir fıkra şehirde yaşarsınız çok para alırsınız. ama aldığınız parayı geri verirsiniz farkında olmadan. suyu bile parayla alıyorsak

çok komik bir durum ya gülmekten başka bir şey gelmiyor içimden. hayvanları örnek almamız gerekiyor bu noktada bu sorun sadece sende değil bir kitap okumuştum.
john steinbeck den gazap üzümleri diye
kısaca özetlersem
bir aile var. ve ellerinde ekip dikecek tarlaları ve kendi ihtiyaçlarını karşılayacak her şeyleri var, bir gün daha çok kazanmak için bankayla iş yaparlar. sonraki senelerde tarlalarında bir iki yıl verim olmaz, banka tarlaları ellerinden alır, tüm köylüler kendi topraklarından kovulurlar. daha sonra başka bir şehirden ilanlar gelmeye başlar iş ilanları şu kadar para bu kadar iş diye herkes akın akın o yere giderler. ilk zamanlarda iyidirler, az çalışıp çok para kazanırlar ama işçi çoğaldıkça daha az paraya çalışmak isteyenler diğerlerinin yerine geçerler. bir gün o kadar çoğalır ki işçiler. karın tokluğuna çalışmaya başlarlar. dönmek isterler dönemezler. ve normal ekmek fiyatı şehirde 1 TL ise 1.50 TL ye satarlar kendi bakkallarında şehir uzaktadır git gel yapsa daha çok masraf eder. ve aldığı parayı geri işverene verir. fazla uzatmıyım. güzel bir kitaptır.
sadece özgür olmamız gerekiyor. eğer içinizde bir huzursuzluk sıkıntı varsa bu sizin özgür olmadığınızın göstergesidir. bu sorunu kitap okuyarak çözebiliriz. batılılar şöyle kötü böyle kötü diyoruz ama bizden rahat ve kaliteli yaşıyorlar. çünkü özgürler bir şeylerin baskısı altında değiller. yerinde ve zamanında birlik olmayı biliyorlar. bir kişi yılda 11-15 arası kitap okuyor. biz 6 kişi yılda bir kitap okuyoruz. söylenecek bir şey yok aslında özgür olmadığımız ve okumadığımız için bu gibi durumlar gayet doğaldır.