Eskiden beri brevet sürüş etkinliklerini görüp çok özenirdim... Kat edilen mesafe ve irtifaları görünce bu işin ciddi emek, deneyim, odaklanma gerektiğini düşünüp uzak kalmıştım. Sadece katılanların strava da sürüş etkinlikleri görüp bol kudos, bol taktir mesajları yazmakla yetiniyordum. Ama her sene katılanların sayısının arttığını görünce, içimdeki o heves artmıştı.
Kendi kendime dedim ki; 13 Mart 2021 Cumartesi yapılacak 300k 4.500 irtifalı rotalı bu sürüşün bir parçası olmak için hazırlanmalısın, acıya ortak ol. İşte her şey buna karar vermekle başlamıştı.
2021'in ilk uzak sürüşünün rotası. Diğer sürüşlerde kademe, kademe mesafe ve irtifa artmaktadır.

Öncelikle bu sürüşler hakkında Türkçe yazılı kaynak neredeyse yok o sebeple kısa bilgilendirme eklemek istiyorum.
Uzun mesafe sürüşüne verilen ad "brevet" aynı zamanda sürüşü bitirenlerin aldığı sertifika anlamına da geliyor.
Doğru rotanın izlenip kestirme yoldan gidilmediğinden emin olmak için, sürücüler "kontrol" adı verilen noktalardan geçmek zorunda. Her birinde sürücülerin "brevet" kartlarına bilgiler damgalanıyor.
Biraz daha farklı olan "audax" ise uzunca (yüzlerce, bazen binlerce km) bir parkuru belirtilen sürede tamamlamanın esas olduğu bisiklet etkinliği. Rekabetçi bir ortamdan çok hedefe ulaşmak öneme haizdir.
Sürüşler yaygın olarak 200, 300, 400, 600 ve 1200 km yapılıyor.
* Konunun devamında organizatörlerin podcast yayınlarının bağlantılarını veriyorum olacağım. Sürüşler hakkında ön bilgi ve daha fazlasına sahip olabilirsiniz.
Sürüş Sabahı Toplanma ve Hareket
Üsküdar Harem de bulunan Yasin Cihat Bingöl'ün Soulrider Frameworks atölyesinde 13 Mart Cumartesi sabah 05:30 da bisikletçiler toplanmaya başlamıştı. Evet sabahın o saatinde o noktaya gelmek için bazı fedakarlıklar yapmak lazımdı. Benim evim hareket noktasına uzak olduğu için taksi kullanarak Harem'e ulaştım. Bazı arkadaşlar da Avrupa yakasından geldiler. Her geçen dakika uzağa doğru sürmek isteyen bisikletçilerin sayısı artıyor, Soulrider atölyesinin içi ve etrafı aydınlanıyordu.

Etrafı analiz ettiğimde sabah mahmurluğu ile birlikte katılımcıların yüzlerinden heyecanları okunuyordu. Her ne kadar bu sürüşlere birden çok katılmış kişiler olsa da benim gibi ilk defa katılacak olan kişilerin sayısı da az değildi.

Sürüşe katılacak her kişi brevet kartlarını dolduruyordu. Start noktasına geldiğini resmiyete dönüştürecek şekilde damga vuruluyordu.

Etraf da hemen tanıdık yüzler görebiliyordum... Bunlar dan bazıları @Özcan güler , Berk Okyay. Böyle uzak sürüşlerin piri güzel insanlarla sürmek kendi adıma çok keyifli olacağını hissediyordum. Ayrıca aramızda 3 cesaretli kadın sporcu da start noktasında yerini almıştı. Forumdan @srdrmrs ve @Kerim A. katıldığını bildirmeliyim.

30 kişilik grup sabahın karanlığından akşamın karanlığına kadar devam edecek sürüş için pedalları döndürmeye başlamıştık.

Doğa uyanırken biz İstanbul'un sınır kapılarından Tuzla'ya doğru giriş yapmaya başlamıştık.

64. km de ilk kontrol noktasına gelindi. Bu noktaya 30 kişilik grubun çoğunluğu hemen hemen aynı anda gelmişti... Kısa bir besin, su molası esnasında yokuşlarda geri de kalanların yetişmesi içinde imkan doğmuştu. Fazla bekleme yapmadan artık yolumuza trafiksiz ortam da doğanın tertemiz kalbine doğru hareket etmeye koyulmuştuk.

Gebze'nin köy yollarından geçerken güneşin doğuşunu karşılamak insana mutluluk verirken içimizi de ısıtmaya başlamıştı.


Doğanın yeşiline doğru sürerken gördüğümüz manzaralar güzelleşiyor, aldığımız oksijen kalitesi git gide artıyordu.

Kalabalık grup halinde 80 km leri geçiyorduk. Artık yokuşlar kendini göstermeye başlamıştı. Gruplarda bölünmeler oluyordu. Ufak ufak ana grup sayısı düşüyordu.

Artık 200 ve 300 km süreceklerin yol ayrımı noktasına gelmiştik. Bisikletçiler burada kendi iç seslerini dinleyerek karar verdiler... Daha çok acı mı? Yoksa kestirme mi ? Bir çoğumuz grup enerjisine inanıp 300 km ye doğru döndüler.

Artık kat edilen her km sonrası manzaralar daha bir güzelleşiyor. İstanbul'un sınır kıyalarında harika rotalar olduğunu çoğumuz yeni yeni keşfediyorduk.



Dostlarımız bizi güzergah boyunca yalnız bırakmıyordu.

Köy yollarında klasik bisikletiyle yokuşu çıkan amcamızı gördük. Güzel bir enstantane yakaladık.

Doğa ile bütünleştiğimiz sürüşte artık 2. kontrol noktası 160. km Ağva'ya erişmiştik. Burası ilk orta ölçekli yemek molası için durduğumuz yer oldu. Herkes marketten sandviç vs. yemek ihtiyaçlarını karşılayıp harcadığı kaloriyi yerine koymanın telaşı içindeydi. Sürüşün yarısından çoğu artık bitmişti bunun bir rahatlaması vardı.
Fakat gözden kaçan bir durum vardı... Asıl şimdi her şey yeni başlıyordu.
Farklı parkura dönüşler (200k) ve gruplarda bölünmeler sonrasında yaklaşık 10 kişilik ana grupla birlikte sürüşün 2. kısmına başlıyorduk.

Artık Ağva'dan Şile doğru dönüşte ki yokuşlar biraz daha insafsız hale gelmeye başlamıştı. Bu saat den sonra kat edilen mesafeler çoğumuz için çift yazıyordu.

10 kişilik ana grup full konsantre ilerliyorduk. İlk uzun yokuşta 10 kişilik ana grupta bölünmeler yaşanmaya başlamıştı. O ana kadar bende belirli periyotlarda besin gönderiyordum mideme onun etkisini çok net hissediyordum. Burada 10 kişilik grubun yarısı yokuşta geri de kaldı. Artık yolumuza 5 kişi ile devam ediyorduk.

5 kişilik sağlam adamların olduğu grup da Özcan Güler de vardı. Berk Okyay, Yasin Bingöl, Alper Kerpiçci ve Umur Kara hep uzunların tecrübeli ve güçlü adamları. Ben sürüşe mental olarak iyi hazırlanmıştım ama haddimi bilerek çeviriyordum bu adamlarla birlikte sürmek hoşuma da gidiyordu çünkü kendimi o sıralar aşıyordum ama nereye kadar? 307 km lik etap da tek zafiyet gösterdiğim anlar Şile de yer alan kontrol noktasına yaklaştığımız sıralarda meydana geldi. O ana kadar enerjim yüksekti kendimden beklenmedik performans sergiliyordum.

Peş peşe Şile yokuşları bacaklarımdaki gücü azaltmıştı. İlk defa gruba tutunmak da zorluk çekiyordum. Oysaki 300-350w yokuşlarda rahat çevirirken 250W lar da zorlanmaya başladım. Furkan dedim dayan kontrol noktasına geliyorsun son bir gayretle gruptan kopmadan Şile mola noktasına eriştim.
Burada beslenmeye azami özen gösterdim. Yediklerimden sonra toparlandığımı hissettim bacaklarım sürüşün ilk başlarındaki gibi olmasa da zafiyet yaşadığım andan kat ve kat daha iyiydi. Artık kalan son 90 km için hazırdım.
5 kişilik ekip ile birlikte Şile'den Harem'e uzanan etabı da birlikte geçerek 307 km yi akşam saat 19:30 da tamamlamış oldum. 1.30 saat sonrası da sürüşü tamamlayan arkadaşlar oldu. Önemli olan bu turu bitirmekti. Oldukça keyif aldığım bir sürüş oldu.
İnsanın kendini aşması büyük haz veriyor.
Büyük emek vererek organizasyonu yapan Yasin Cihat Bingöl'e teşekkürler.
Strava sürüş kaydım : (link)
Söz uçar, yazı kalır mantığıyla bir şeyler karalamak ve hatıra bırakmak istedim. Umarım keyifler okursunuz.
Sürüşün Özeti
Fotoğraflarla anlatmaya çalıştım birde sürüşün özeti şeklinde videoyu bırakıyorum.
Not: Foruma yüklenebilmesi için kaliteden ödün vererek sıkıştırılmıştır. Uzakrideseries instagram hesabından yüksek çözünürlüklü izlenebilir.
Tavsiye bağlantılar;
Uzak Ride özelinde geçen bu bölümde sürüşler nasıl geçiyor?
(Alper Kerpiçci ve Yasin Cihat Bingöl)
(link)
Strava Sürüş Etkinlik Sayfası
(link)
Uzak Ride Series İnstagram dan takip et.
(link)
Uzun Sürüşler Hakkında Bilgileri Özcan Güler'in kanalından da takip edebilirsiniz.
(link)
Kendi kendime dedim ki; 13 Mart 2021 Cumartesi yapılacak 300k 4.500 irtifalı rotalı bu sürüşün bir parçası olmak için hazırlanmalısın, acıya ortak ol. İşte her şey buna karar vermekle başlamıştı.
2021'in ilk uzak sürüşünün rotası. Diğer sürüşlerde kademe, kademe mesafe ve irtifa artmaktadır.

Öncelikle bu sürüşler hakkında Türkçe yazılı kaynak neredeyse yok o sebeple kısa bilgilendirme eklemek istiyorum.
Uzun mesafe sürüşüne verilen ad "brevet" aynı zamanda sürüşü bitirenlerin aldığı sertifika anlamına da geliyor.
Doğru rotanın izlenip kestirme yoldan gidilmediğinden emin olmak için, sürücüler "kontrol" adı verilen noktalardan geçmek zorunda. Her birinde sürücülerin "brevet" kartlarına bilgiler damgalanıyor.
Biraz daha farklı olan "audax" ise uzunca (yüzlerce, bazen binlerce km) bir parkuru belirtilen sürede tamamlamanın esas olduğu bisiklet etkinliği. Rekabetçi bir ortamdan çok hedefe ulaşmak öneme haizdir.
Sürüşler yaygın olarak 200, 300, 400, 600 ve 1200 km yapılıyor.
* Konunun devamında organizatörlerin podcast yayınlarının bağlantılarını veriyorum olacağım. Sürüşler hakkında ön bilgi ve daha fazlasına sahip olabilirsiniz.
Sürüş Sabahı Toplanma ve Hareket
Üsküdar Harem de bulunan Yasin Cihat Bingöl'ün Soulrider Frameworks atölyesinde 13 Mart Cumartesi sabah 05:30 da bisikletçiler toplanmaya başlamıştı. Evet sabahın o saatinde o noktaya gelmek için bazı fedakarlıklar yapmak lazımdı. Benim evim hareket noktasına uzak olduğu için taksi kullanarak Harem'e ulaştım. Bazı arkadaşlar da Avrupa yakasından geldiler. Her geçen dakika uzağa doğru sürmek isteyen bisikletçilerin sayısı artıyor, Soulrider atölyesinin içi ve etrafı aydınlanıyordu.

Etrafı analiz ettiğimde sabah mahmurluğu ile birlikte katılımcıların yüzlerinden heyecanları okunuyordu. Her ne kadar bu sürüşlere birden çok katılmış kişiler olsa da benim gibi ilk defa katılacak olan kişilerin sayısı da az değildi.

Sürüşe katılacak her kişi brevet kartlarını dolduruyordu. Start noktasına geldiğini resmiyete dönüştürecek şekilde damga vuruluyordu.

Etraf da hemen tanıdık yüzler görebiliyordum... Bunlar dan bazıları @Özcan güler , Berk Okyay. Böyle uzak sürüşlerin piri güzel insanlarla sürmek kendi adıma çok keyifli olacağını hissediyordum. Ayrıca aramızda 3 cesaretli kadın sporcu da start noktasında yerini almıştı. Forumdan @srdrmrs ve @Kerim A. katıldığını bildirmeliyim.

30 kişilik grup sabahın karanlığından akşamın karanlığına kadar devam edecek sürüş için pedalları döndürmeye başlamıştık.

Doğa uyanırken biz İstanbul'un sınır kapılarından Tuzla'ya doğru giriş yapmaya başlamıştık.

64. km de ilk kontrol noktasına gelindi. Bu noktaya 30 kişilik grubun çoğunluğu hemen hemen aynı anda gelmişti... Kısa bir besin, su molası esnasında yokuşlarda geri de kalanların yetişmesi içinde imkan doğmuştu. Fazla bekleme yapmadan artık yolumuza trafiksiz ortam da doğanın tertemiz kalbine doğru hareket etmeye koyulmuştuk.

Gebze'nin köy yollarından geçerken güneşin doğuşunu karşılamak insana mutluluk verirken içimizi de ısıtmaya başlamıştı.


Doğanın yeşiline doğru sürerken gördüğümüz manzaralar güzelleşiyor, aldığımız oksijen kalitesi git gide artıyordu.

Kalabalık grup halinde 80 km leri geçiyorduk. Artık yokuşlar kendini göstermeye başlamıştı. Gruplarda bölünmeler oluyordu. Ufak ufak ana grup sayısı düşüyordu.

Artık 200 ve 300 km süreceklerin yol ayrımı noktasına gelmiştik. Bisikletçiler burada kendi iç seslerini dinleyerek karar verdiler... Daha çok acı mı? Yoksa kestirme mi ? Bir çoğumuz grup enerjisine inanıp 300 km ye doğru döndüler.

Artık kat edilen her km sonrası manzaralar daha bir güzelleşiyor. İstanbul'un sınır kıyalarında harika rotalar olduğunu çoğumuz yeni yeni keşfediyorduk.



Dostlarımız bizi güzergah boyunca yalnız bırakmıyordu.

Köy yollarında klasik bisikletiyle yokuşu çıkan amcamızı gördük. Güzel bir enstantane yakaladık.

Doğa ile bütünleştiğimiz sürüşte artık 2. kontrol noktası 160. km Ağva'ya erişmiştik. Burası ilk orta ölçekli yemek molası için durduğumuz yer oldu. Herkes marketten sandviç vs. yemek ihtiyaçlarını karşılayıp harcadığı kaloriyi yerine koymanın telaşı içindeydi. Sürüşün yarısından çoğu artık bitmişti bunun bir rahatlaması vardı.
Fakat gözden kaçan bir durum vardı... Asıl şimdi her şey yeni başlıyordu.
Farklı parkura dönüşler (200k) ve gruplarda bölünmeler sonrasında yaklaşık 10 kişilik ana grupla birlikte sürüşün 2. kısmına başlıyorduk.

Artık Ağva'dan Şile doğru dönüşte ki yokuşlar biraz daha insafsız hale gelmeye başlamıştı. Bu saat den sonra kat edilen mesafeler çoğumuz için çift yazıyordu.

10 kişilik ana grup full konsantre ilerliyorduk. İlk uzun yokuşta 10 kişilik ana grupta bölünmeler yaşanmaya başlamıştı. O ana kadar bende belirli periyotlarda besin gönderiyordum mideme onun etkisini çok net hissediyordum. Burada 10 kişilik grubun yarısı yokuşta geri de kaldı. Artık yolumuza 5 kişi ile devam ediyorduk.

5 kişilik sağlam adamların olduğu grup da Özcan Güler de vardı. Berk Okyay, Yasin Bingöl, Alper Kerpiçci ve Umur Kara hep uzunların tecrübeli ve güçlü adamları. Ben sürüşe mental olarak iyi hazırlanmıştım ama haddimi bilerek çeviriyordum bu adamlarla birlikte sürmek hoşuma da gidiyordu çünkü kendimi o sıralar aşıyordum ama nereye kadar? 307 km lik etap da tek zafiyet gösterdiğim anlar Şile de yer alan kontrol noktasına yaklaştığımız sıralarda meydana geldi. O ana kadar enerjim yüksekti kendimden beklenmedik performans sergiliyordum.

Peş peşe Şile yokuşları bacaklarımdaki gücü azaltmıştı. İlk defa gruba tutunmak da zorluk çekiyordum. Oysaki 300-350w yokuşlarda rahat çevirirken 250W lar da zorlanmaya başladım. Furkan dedim dayan kontrol noktasına geliyorsun son bir gayretle gruptan kopmadan Şile mola noktasına eriştim.
Burada beslenmeye azami özen gösterdim. Yediklerimden sonra toparlandığımı hissettim bacaklarım sürüşün ilk başlarındaki gibi olmasa da zafiyet yaşadığım andan kat ve kat daha iyiydi. Artık kalan son 90 km için hazırdım.
5 kişilik ekip ile birlikte Şile'den Harem'e uzanan etabı da birlikte geçerek 307 km yi akşam saat 19:30 da tamamlamış oldum. 1.30 saat sonrası da sürüşü tamamlayan arkadaşlar oldu. Önemli olan bu turu bitirmekti. Oldukça keyif aldığım bir sürüş oldu.
İnsanın kendini aşması büyük haz veriyor.
Büyük emek vererek organizasyonu yapan Yasin Cihat Bingöl'e teşekkürler.
Strava sürüş kaydım : (link)
Söz uçar, yazı kalır mantığıyla bir şeyler karalamak ve hatıra bırakmak istedim. Umarım keyifler okursunuz.
Sürüşün Özeti
Fotoğraflarla anlatmaya çalıştım birde sürüşün özeti şeklinde videoyu bırakıyorum.
Not: Foruma yüklenebilmesi için kaliteden ödün vererek sıkıştırılmıştır. Uzakrideseries instagram hesabından yüksek çözünürlüklü izlenebilir.
Tavsiye bağlantılar;
Uzak Ride özelinde geçen bu bölümde sürüşler nasıl geçiyor?
(Alper Kerpiçci ve Yasin Cihat Bingöl)
(link)
Strava Sürüş Etkinlik Sayfası
(link)
Uzak Ride Series İnstagram dan takip et.
(link)
Uzun Sürüşler Hakkında Bilgileri Özcan Güler'in kanalından da takip edebilirsiniz.
(link)



