Bir Tur Bisikletçisinin Tehlike Durumundaki Düşünce Sistemi

The Ertuğrul

Forum Bağımlısı
Kayıt
20 Temmuz 2008
Mesaj
748
Tepki
325
Şehir
-
Merhaba saygıdeğer bisikletforum üyeleri, Yakın zamanlarda okuduğum konulara baktığımda tek başına kamp yapmak, tehlikeli kişilerle ve hayvanlarla karşılaşmak konusunda tartışmalar, soru işaretleri olduğunu gördüm. Böyle bir durum başınıza geldiğinde düşünce sisteminizin nasıl olması gerektiğini ve nasıl davranmanız gerektiğini sizlere açıklamak için bir hikaye kurdum. Soğukanlılığı korumak, korkmamak ve mantıklı davranmak en önemli üç şeydir. Sizlere bunu örnek hikayemizle izah edeyim:

Issız sayılabilecek bir yerde kamp yaptınız, en yakın köy 3 km uzakta ve 150 mt sağınızda ağaçlık alan başlıyor. Yakınlarda da bir gölet var. Akşam üzeri. Yanınızda klasik kamp eşyaları (çadır, çadır kurmak için gerekli eşyalar, çakmak, çakı, yedek lastikler, bolca matara, harita vs.) var. Tura çıkmadan önce bir arkadaşınızla konuştunuz ve size biber gazının faydalı olabileceğini anlattı. Ama siz arkadaşınızı dinlemediniz "Ben varya ben, 3 kişi ellerinde sopalarla gelsin aletsiz edevatsız alırım!" diyerek havalara girdiniz. Neyse hava yavaştan kararmaya başladı ve sizde göletten pratik oltanızla tuttuğunuz balıkları pişmesi için hazırlamaya koyuldunuz. Balıkları ayıklarken 250 mt civarı ötede bir şahin araba farkettiniz, muhtemelen içmek için gelmişlerdi ve bi olay çıkarmazlar inşallah diye düşündünüz. Sonra balıklarınızı kamp ateşinize pişmesi için bıraktınız ve ve şahin arabanın yakınlarınıza geldiğini farkettiniz, etrafınıza kendinizi koruyabileceğiniz şeylere baktınız ama muhtemelen sizden daha fazla olacaklardı, (Arkadaşınızla yaptığınız konuşma aklınıza geldi) o yüzden arena tarzı karşılaşma çok tehlikeliydi, ne de olsa aksiyon filminde değildiniz. Sağa sola bakmaya başladınız ve kafanızda bir plan şekillendirdiniz:

"Eğer onların 4 kişi olduğunu varsayarsak karşılarına ne ile çıkarsam çıkayım beni yenmeleri kaçınılmaz olacaktır, ayrıca onlar da boş olmayacaklardır, ormana gideceğim, ipimle 5 metrelik ağaçlar arasına (bir ağacı merkeze alarak) yere yakın ve görülmeyecek şekilde takılıp düşmeleri için ip gereceğim ve boylarını 1.80 kabul edersek o ipin 2 metre ilerisine kadar sivri taşlar koyup üzerini yapraklarla kamufle edeceğim ve düştüklerinde sağlam kalmayacaklar. Bu taktikle en az 1 kişiyi halledebilirim, kalanı 3 kişi olarak alırsak bende merkeze aldığım ağaca tırmanmış olacağım için elime aşağı atabileceğim taşlar ve matarama doldurduğum kaynar suyu yanıma alacağım ve orada olduğumu taş vazifesiyle belli edeceğim, sonra onları taşlarla ağaca tırmanmaya ittikten sonra ağaca tırmanmaya çalıştıklarında kaynar suyu üzerilerine boşaltıp yanıma aldığım çadır kazıklarından biriyle kalanların işini bitireceğim ve onları ağaca bağlayıp köye yardım almak için gideceğim."

Planınız için hazırlıklara başladınız, ipleri omzunuza dolayıp mataranızı ateşte kaynamakta olan suyla doldurdunuz, çadır kazığını elinize aldınız derken bir baktınız ki adamlar dibinizde bitmiş! 5 mt ötenizdeler, 3 kişiler ve size hiçte hoş bir şekilde yaklaşmıyorlar, arkalarında saklamaya çalıştıkları sopaları gördünüz. Anlık bir paniğe kapıldınız ama sonra sakinleşme tekniklerinizle soğukanlılığınızı korudunuz ve bisikletinize bir bakış attınız; tam istediğim yerde diye düşündünüz. Sonra adamlar gelip direk "Ya neyin var neyin yok verirsin, bizde senin bağlar, gideriz; yada zor yolu denersin senin ......... bırakır gideriz dediler. Siz buna hiç hevesli değildiniz, çünkü burada bağlanmak demek ölmek demekle aynı şeydi. Adamlarla aranızda ateş vardı ve kendi yaptığınız düzenekle asılı duran metal kapta su kaynıyordu, kapağını kapatmayı unuttuğunuzu gördünüz içinizden iyiki diye geçirdiniz ve metal kaba bir tekme attınız! Adamlar çığlıklar attılar ve onlar kendilerine gelene kadar siz bisikletinize atlayıp ormanın yolunu tutmuştunuz.

Ormana girdiğinizde onlardan 5 dakika civarı ilerideydiniz, hızla planınızı uygulamaya koydunuz, ipleri bağlamayı bitirip ağaca çıktınız ve kucağınızda taşlar, taşların üzerinde kaynar matara, dalın kenarında çadır kazığınız ve omzunuzda biraz iple sessizce bekliyorsunuz. Derken biraz çıtırtılar duydunuz ve adamlardan birisi (muhtemelen en atik olanı) yüzüstü kapaklandı ve bayıldı, öteki adam hemen arkasından geliyordu ve onun düştüğünü gördü, diğer adama dikkatli olması için bağırdı ve koşmaktan vazgeçip dikkatlice yürümeye başladılar, adam yere düşmüş olanı kontrol etti ve "ölmüş" dedi. Vicdan azabı duydunuz ama bunu kendisinin hak ettiğini biliyordunuz. Küfür edip yavaşça ilerlemeye devam ettiler ve öteki adam belinden bir tabanca çıkardı. İçinizden s*çtım diye geçirdiniz, kalbiniz güp güp atmaya başladı ama yine sakinliğinizi olabildiğince korumaya çalıştınız. Taşlardan en iri olanını seçtiniz ve adamın biraz daha yaklaşmasını beklediniz. Adam yaklaştığında taşı iki elinizle olabildiğine hızla adama attınız, taş adamın koluna çarptı, elinden silahı düşürüp yerde kıvranmaya başladı.

Muhtemelen kolu kırılmıştı. Diğer adam sizi farketti ve direk silaha koştu, ama siz almasına fırsat vermeden kaynar su dolu mataranızın kapağını gevşetip adamın kafasına attınız. Matara adamın kafasında patladı ve adam acı çığlıklar attı. Sizde kendine gelmesine fırsat vermeden elinize çadır kazığınızı alıp ağaçtan atladınız ve adamın boynuna bayıltıcı bir darbe indirdiniz. Sonra ölü olanı olduğu gibi bırakıp diğer ikisini ağaca bağlamaya koyuldunuz fakat elinizdeki ip yetmedi ve kurduğunuz tuzaklardaki iplerden birini söküp, adamları bağlama işini tamamladınız. Sonra ileriye gizlemiş olduğunuz bisikletinizi çıkardınız ve yakınlardaki köye yardım istemeye gittiniz. Köye girdiğinizde karşılaştığınız ilk köylüye "Bu köyün muhtarı kimdir? Nerede bulabilirim?" Diye sordunuz. Köylü size "Muhtar benim" dedi,kafanız bir milyon olduğu için adamın hiçte muhtar gibi giyinmediği fark edemeyip adama kandınız ve tam heyecanla başınıza gelenleri anlatmaya başlayacakken; köylü gevrek gevrek gülmeye başladı.

Kafanızda jeton yeni düşmüştü ve (bunca yaşadıklarınızdan sonra dalga geçilmek ağır geldi) kendinizi adama dalmamak için zor tuttunuz ve adam o esnada (sırıtarak) muhtarın köy kahvesinde olduğunu söyledi. Sizde oranın nerede olduğunu öğrenip oraya pedallamaya başladınız. Muhtarı bulup, başınızdan geçenleri size sunulan kahve eşliğinde muhtara ve etrafınızda çember oluşturmuş olan ahaliye anlatmaya başladınız. Köylü size destek verip taktir etti ve muhtar jandarmaya haber verdi. Sizde gelen jandarmayı olay yerine götürdünüz ve jandarmaya da ifadenizi verdiniz. Jandarma hayretle dinledi ve şikayetçi olup olmadığınızı sordu, sizde "bunu düşünmem gerek" diye cevapladınız. Ahalinin ve muhtarın ısrarlarına rağmen kampınızda kalmaya karar verdiniz ve kamp alanınıza vardığınızda tuttuğunuz balıkların ateşte kömür olduğunu gördükten sonra bir küfür savurdunuz, yere çöküp oturdunuz ve biraz durduktan sonra balıklara tekrar bakıp gülmeye başladınız...

Gördüğünüz gibi, başınıza gelecek şeyler çok çeşitlidir, ama bir çok durumdan bu düşünce sistemiyle kurtulabilirsiniz.
 
Scudo

Sadettin Z.

Forum Bağımlısı
Kayıt
5 Haziran 2014
Mesaj
2.105
Tepki
11.490
Şehir
İstanbul
Başlangıç
2010—11
Bisiklet
Bisan
Bisiklet türü
Cyclocross
Benim de ilk arabam Şahin'di. Keşke bu kadar vurmasaydınız. Bir de fazla aksiyon filmi izliyormuşsunuz gibi geldi. Keşke bir biskrem verip gönderseydiniz elemanları.
 

The Ertuğrul

Forum Bağımlısı
Kayıt
20 Temmuz 2008
Mesaj
748
Tepki
325
Şehir
-
@Sadettin Z.

Hayır filmlerle aram uzun süredir yok, tamamen kendi kafamdan ve bildiklerimle gerçeklerin çerçevesinde kurduğum bir hikaye oldu. Şahin arabalar magandaların vazgeçilmez arabası olarak ünlendiği için onu kullandım. Normal kişiler de kullanmıyor değil tabi ki...
 

suat akman

Forum Bağımlısı
Kayıt
30 Mayıs 2013
Mesaj
2.383
Tepki
4.822
Yaş
48
Şehir
Muğla - Bodrum
Başlangıç
1985—86
Bisiklet
Mosso
Bisiklet türü
Dağ bisikleti
Iyi guzelde @Ertuğrul neden suyu kaynatana kadar degerli esyalarinizi hizla alip, bisiklete atlayip koye gitmediniz :)
Arada aracin plakasini da alabilseniz super olurdu :harika:
Sonra jandarmayla gelir hasar - hirsizlik varsa islemi tamamlardiniz ;)
Hem risk almamis, tasi adamin koluna tutturamadiginiz olasilik icin olum riskinden kurtulmus olurdunuz :islik:
 
  • Beğen
Tepkiler: sametutuncu

can onur

Forum Bağımlısı
Kayıt
2 Haziran 2012
Mesaj
931
Tepki
2.918
Yaş
47
Şehir
Ankara
İsim
Can Onur
Başlangıç
1982—83
Bisiklet
Cannondale
Bisiklet türü
Yol bisikleti
@Ertuğrul

Hayatında hiç köye gittin mi Ertuğrul?
 

gokaykr

Aktif Üye
Kayıt
19 Haziran 2014
Mesaj
148
Tepki
121
Şehir
aydin
Bisiklet
Merida
Bisikletle tur yapmadim henüz ama doga yuruyusleri ve kamp aktivite lerine uzun zamandir katilan biri olarak issiz alanlarda cok insanla karşılaştım ama hic birinden zarar gormedim bu da benim sansim heralde.
 

BF Okuru

Üye
Kayıt
2 Şubat 2005
Mesaj
8
Tepki
3
"Bu topikte anlatılan kişiler ve bilumum alet edevat tamamen hayal ürünüdür." Sloganını ben yazmak istedim. Tanrı, sana yazdığın için, bana da okuduğum için sabır vermiş bunu anladım. İyiniyetinizden hiç şüphe yok ancak gereksiz ve aşırı hayal ürünü olduğunu düşünüyorum.
 

geloturikidakka

Daimi Üye
Kayıt
1 Kasım 2014
Mesaj
207
Tepki
182
Şehir
Fethiye
İsim
Olgun Z.
Bisiklet
Diğer
Şahin deyince niye hep kötü insanlar akla geliyor ki :) ben çektiğim otostopların yuzde 90inda şahin doğan murat vs araçlar duruyor bence diger araba sahiplerine göre gayet insancıllar :) . Karalamayak adamları her ne kadar hayal ürünü de olsa :)
 

BF Okuru

Üye
Kayıt
2 Şubat 2005
Mesaj
8
Tepki
3
Apokalipto filmini severim gerçekten ama hep kaçış ve kovalama bölümlerini izlerim; başlangıç ve kurban sahnelerine asla dayanamam.

Ertuğrul aferim, üşenmemiş yazmışsın, emek vermişsin, sağol.
Lakin hayatımız herşeyden değerlidir, cüzdanından, bisikletinden özellikle. Çözüm, ki zaten çoğu turcu öyle yapıyor, yanında fazla değerli eşya, para, kaliteli telefon ve fotoğraf makineleri taşımamak. Hele üç-dört kişiyse ve silahlılarsa, aman diyim. Jet Li bile bir filminde veriyordu cüzdanı, üç tane serseri, değmez demişti. Ama Steven Segal olsa vermez tahmin ediyorum, adamların kolunu bacağını kırar.
 

The Ertuğrul

Forum Bağımlısı
Kayıt
20 Temmuz 2008
Mesaj
748
Tepki
325
Şehir
-
Genel olarak beklediğim nitelikte cevaplar gelmiş. Kimleri hikayeyi dikkatli okumamış, hikayenin esas amacı anlaşılmamış, filmlerden esinlenip yazdığımı sananlar olmuş..
Böyle bir şeyin kimsenin başına gelmeyeceğini iddia edenler de olmuş, şuan mobildeyim, bilgisayara geçtiğimde esinlendiğim olayı atacağım.


@suat akman
Hikayeyeyi dikkatli okumamışsınız, arabayla peşinizden geldiklerinde ne yapacaktınız? :) Bunu düşünün..
@can onur
Şaka mı yapıyorsunuz?
@Onur YCL
Hayır, ben gerekli açıklamayı yaptım ve asla gereksiz değil, bu tarz aşağılayıcı eleştirileri kendimize saklayalım.
 
  • Beğen
Tepkiler: suat akman

suat akman

Forum Bağımlısı
Kayıt
30 Mayıs 2013
Mesaj
2.383
Tepki
4.822
Yaş
48
Şehir
Muğla - Bodrum
Başlangıç
1985—86
Bisiklet
Mosso
Bisiklet türü
Dağ bisikleti
@Ertuğrul

Ben soyledim bunu :)
Guzel bir hikaye. Klise bir aksiyon esinlenmesi... Vesaire vesaire...
Esinlenmenizi saglayan olayi merakla bekleyecegim. Gelelim koye surmenizeeee!
Birilerinin ozellikle size husumeti yoksa spontane olarak kamp kurdugunuz yerde size saldirmaya karar verirlerse, issiz bir kamp yeri idealdir. Ama yola ciktiginizda issiz bir yol olsa da size carptiklarinda yoldan kaldirmaya ve saklamaya calistiklarinda gorulme, yerde kan izi birakma riski vardir. Ayrica oldurme riskleri daha yuksektir bu da cesediniz bulununca kapsamli sorusturma baslatilacagi icin yakalanmalari ihtimalini arttirir.
Terkedilmis bir kamp talan edilmeyi beklerken neden sizin pesinize dussunler ki?
Kacmasanizda buyuk ihtimal tartaklanir, dayak yer, soyulur, azicik sapiklarsa tecavuze ugrarsiniz. Bu arada yine oldurulebilirsiniz ama yol uzerinde oyalanmadiklari icin cesedinizi saklamalari daha kolay ve risksiz olur.

Ben kurgu bir hikayede mantik aramama bozulmaniza niye hala mantikli cevap vermeye calisiyorum bu da ayri bir psikolojik inceleme konusu :p

Umarim yakinda daha basarili ve daha surukleyici hikayelerle yine goruruz sizi :harika: Adi ustunde hikaye kimi begenir kimi begenmez ama dusundurur veya hos vakit gecirtir size ;)
 
  • Beğen
Tepkiler: Yowamushi

The Ertuğrul

Forum Bağımlısı
Kayıt
20 Temmuz 2008
Mesaj
748
Tepki
325
Şehir
-
@suat akman

Hikayemi mantık ve gerçek temellerinde, her ayrıntıyı düşünerek yazdım.
Bahsettiğiniz riskleri her suçlu düşünmüş ve göze almamış olsaydı bugün hapishanelerin boş olması gerekirdi.
Orayı muhtemelen içmek için mesken tutmuş adamların ileride bir köy olduğunu ve sizin oraya gittiğinizi tahmin edebilirlerdi. Eğer en başta (kamp alanını bırakıp) köye gitmesi gerektiğini söylüyorsanız; kim böyle bir şey yapar ki? Adamlar belki ateşi görüp selam vermeye geliyorlardı, ama boş kamp alanını görünce şeytana uydular ve eşyaları çalıp gittiler? Daha senaryolar var da bu yeterli olmuştur.
Bu arada bozulmadım, bazı mesajları sevdim bile ama "gereksiz, zaman kaybı" yada kendi başına eklenen, benim belirtmediğin açıklamalar yapılması asla hoşuma gitmez. Kimin hoşuna gider ki?
 

BF Okuru

Üye
Kayıt
2 Şubat 2005
Mesaj
8
Tepki
3
@Ertuğrul madem ortaya bir "eser" çıkardınız. O zaman sizi takdir edenlere olduğu gibi, olumsuz yönde eleştirenlere de saygı duymalısınız. Her halde bu yazıyı, tüm okuyanların sizi pohpohlayacağını düşünerek yazmadınız. Yaptığınız kurgulama, şahsi kanaatime göre hâlen gereksiz. Ben beğenmeme hakkımı kullanıyorum. Yazdıklarımı aşağılayıcı bulduğunuz için de üzüldüğümü belirteyim.
 

The Ertuğrul

Forum Bağımlısı
Kayıt
20 Temmuz 2008
Mesaj
748
Tepki
325
Şehir
-
Motosikletle Güneydoğu turuna giden iki arkadaş önce kurşunlanmış ve sonra tanınmamaları için başları taşla ezilmiş halde metruk bir binada bulunmuştur, olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra turculardan birine ait saatin, olası şüphelilerden birinde takılı olduğu anlaşılınca adam gözaltına alındı ve sorgu sonunda suçunu itiraf etti. Ve "Para için yaptım"demiştir. Güneydoğu turunda dehşet - Türkiye Haberleri - Radikal Haberde bulunmayan detayları yazdım.

@Onur YCL

Saygı duymadığımı mı söylüyorsunuz? Bu iddianız için sadece 3 gerçek kanıt istiyorum. Alıntıyla olursa daha iyi olur, eğer yoksa lütfen daha fazla tartışmaya devam etmeyelim. Bu arada sizin konuyu beğenmeme hakkınız varsa, benimde yapılan yorumu beğenmeme hakkım var, bunu unutmayın.
 

-Paşa-

askssy
Kayıt
11 Aralık 2009
Mesaj
960
Tepki
582
Şehir
Malatya
Bisiklet
Specialized
Bir hikaye kurgularken işin içinde mantık önemli bir yerde olmalı diyorum. Aksi halde yukarıda yorum yapan çoğu arkadaşım gibi kimse bundan tatmin olmaz. Ben de sizin yazınızda birden fazla mantık hatası olduğunu düşünüyorum. Ancak yine de düz yazı için iyi bir çalışma olmuş tebrik ederim. Yazmak güzeldir.
Kendimce bulduğum mantık hataları:
1. Ağaca bir kucak dolusu taşlarla çıktınız ve taşlar içerisinden en büyüğünü seçip adamlara iki elinizle attınız. 5 dk'dan kısa bir sürede bu kadar taşla ağaca tek başınıza nasıl çıkabildiniz? Taşlardan en azından birisi iki elle atacak kadar büyükse bu mümkün görünmüyor.
2. Matarayı gevşetip adamın kafasında patlatmak çok inandırıcı değil. Onun yerine kaynar suyu aktarsaydınız daha inandırıcı olurdu.
3. Başından o kadar olay geçen adam yerleşim yerine gidip muhtarı ne yapacak? Herhangi birinden yardım istemeliydi.
4. Muhtar gibi giyinmek diye bir şey yoktur. Yöresel kıyafetler de olabilir. Eski kıyafetler de. Muhtarlığın üniforması yoktur.
5. Şikayetçi olup olmadığını sorusuna düşünmem gerek diye bir şey söylenemez. Ayrıca 2 kişi öldürdüğünüz için bir yandan da suç işlemiş oluyorsunuz. Ya olayı yanlış anlattınız ki eninde sonunda ortaya çıkacaktır. Ya da jandarmalar da gerçek jandarma değillerdi. 2 kişi öldürüp diğer 2 kişiyi de etkisiz hale getiren birisi olayı jandarmaya anlattığı halde tekrar kamp alanına gidip konaklayamaz. Mümkün değil yani.


Başarılar dilerim.
 
Yukarı Alt