@Kudret Kurtcebe
Kudret abim çok güzel ve yerinde söyledin,
ben daha 21 yaşındayım azıcık ucundan da olsa eski topraktan sayılırım ki benim doğduğumda cep telefonu nedir bilinmezdi.. büyüdüğüm çevrem genellikle çayır çimen dağ köy ve ufak kasabalar oldu o zamanlardan aklımda toprak kokusu, taze çimen kokusu, orman çiçeklerinin o büyüleyici kokusu kısacası saf doğa kalmıştır ki şuan ki neslin mahrum kaldığı kör noktadır. Evet biraz büyüdüğümde ise köyüme sık sık gidip toprakla oynamayı, fındık ağacından ok kızılcık dalından yay yapmayı aksatmadım ve en önemlisi köyümdeki arkadaşlarımın dostluğunu araya yabancı maddelerin girmediği haliyle en saf haliyle .. biraz daha büyüdükten sonra ise hafta sonları köyüme gidip sadece 2 günlüğüne de olsa eski günlerime dönüp dilediğince yaşar oldum dombiliç, çelik çomak, patates tarlasında futbol ve akşamları kuzine etrafında sıcak sohbet ve demli çay...Artık büyüdük Biraz olgunlaştık ve o günleri anar oldum ama sadece anmak.. vakit bulamaz hale geldim bulduğum zamanlarda ise zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım çünkü olması gerekenler yoktu atalarımız bizi bağlayan ve bir araya getiren.. değirmenimiz artık çalışmıyor, ellerimizle açtığımız kuyular kurumuş, en samimi dostlarım şehirde iş bulmuş ve en kötüsüde patates tarlamızın yerinde artık bir villa var... Burda görünmeyen bir bağ var kudret abi bu bağı her ne olursa olsun koparamaz çünkü bu bağ koskoca bir mazi ile harmanlanmış kopamaz... Bisiklet sevdamın temelinde bu yatar işte çünkü o zaman sürdüğüm bisikletim beni hala aynı yerde aynı şekilde taşıyor benim bu bağım bisiklettir beni maziye bağlayan, o zamandan bu zamana Benimle değişmeden kalan TEK parçam...
Bisiklet bir kültürdür, çocukluk hayalimize sahip çıkalım..