hörmetlerimi sunarım sayın aypg li abilerim ablalarım, beğeneceğinizi düşündüğüm bir yaz okudum, paylaşıyorum. en kısa zamanda aranıza katılmak dileğiyle...
"İstanbul'un bisikleti var, yolu yok!
İstanbul'daki eğitim merkezim olan Okull İstanbul'u ziyaret edenler, ofisin içinde yüzlerce bisiklet biblosu ve aksesuarı görürler.
"Neden bu kadar çok bisiklet?" diye de sorarlar. Neden mi? Çünkü bisiklet, kişisel gelişimin bir numaralı sembolüdür. Her yere kendi enerjinizle gidersiniz. Grup olarak sürdüğünüzde bile tek başınasınızdır. "Bir yere vardım." dediğinizde kendi gücünüzle başarmışsınızdır. Bisiklet çevrenizi fark edeceğiniz kadar yavaş, sizi bir yere ulaştıracak kadar da hızlıdır. Hava şartları sertleştiğinde, ters bir rüzgâr estiğinde ya da sağanak yağmur başladığında bu dünyada ne kadar küçük ve aciz olduğunuzu anlarsınız. Bisiklet sürmek hayat gibidir. Bir yokuşla karşılaştığınızda "Hayat amma da zormuş." dersiniz. Yokuşun tepesinden aşağıya jet hızıyla inmeye başladığınızda "Aslında o kadar da zor değilmiş." dersiniz. Hayat gerçekten bisiklet gibidir. Durursanız düşersiniz. Hayat da bisiklet de geriye gitmez, sadece ileriye doğru ilerler."
melih arat' ın 5 mayıs ta zaman gazetesindeki köşe yazısından. yazının tamamı için:
(link)