Fikret Öztürk
Daimi Üye
- Kayıt
- 8 Mart 2010
- Mesaj
- 344
- Tepki
- 539
- Yaş
- 58
- Şehir
- BİLECİK
- İsim
- Fikret
- Başlangıç
- 2009—10
- Bisiklet
- Trek
- Bisiklet türü
- Şehir - Tur
Ankara-Çubuk Karagöl bisiklet turunu 27-28 Mayıs 2012 tarihlerinde gerçekleştirmiş bulunmaktayım. 2 gün 1 gece süren turda tahminen 176 km. yol kat ettim. Bunu 9 km.si dağ yolu. Bu turda yükseklik olarak da 1800 mt.ye yakın rakıma ulaşıldı. Kısa bir tur olmasına rağmen özellikle yağan yağmur nedeniyle ikinci günü oldukça zahmetli geçti. Çubuk Karagöl'e normal kısa yoldan yani Çubuk yolundan değilde İstanbul yolundan Kazan üzeri gidiyorum.Çünkü bu güzergah özellikle Otacı köyünden sonra başlayan orman içi yollarla çok daha keyifli olacağını düşünüyorum. Şimdi turla ilgili resimlere geçerek makalemize başlayalım.Önce Rota:
(link)
Ankara-Pazar : 65km
Pazar-İğmir : 4 km.
İğmir-Otacı : 3 km
Otacı-Karagöl : 9 km
Toplam :81 km (1.gün)
Karagöl-Çubuk : 27 km.
Çubuk-Ankara : 68 km.
Toplam : 95 km. (2.gün)
GENEL TOPLAM: 176 km.
Kazan ilçesinden görüntüler.Ankara'ya yaklaşık 40 km.
(link)
(link)
(link)
(link)
Kazan'dan çıkıp 5 km kadar rampa çıktıktan sonra Kurtboğazı barajına ulaşıyorum. Kurtboğazını geçince bir kaç kilometre sonra sağa Pazar' a dönüyorum. Pazar buradaki köprüden sonra 5 km ileride.
(link)
Pazar yolundan bir görüntü. Yol asfalt ama biraz bozuk bir asfalt. Köprüyü geçince Otacıya kadar çok güzel piknik alanları var.
(link)
Pazar'a ulaşıyorum. "Pazar" ismi, eskiden kurulan bölge pazarının bu köyde olması sebebiyle bu adı almış. Beldenin tarihi Kızılcahamam tarihinden de eskidir. Belde içerisinde bulunan terkedilmiş harabeye dönmüş evler ilk dikkatimi çekenler arasında. Ankara'ya 65 km uzaklıkta olan Pazar Karagöl’e ise 18 km. uzaklıkta. Ama sanki bana biraz daha uzun gibi geldi. Otacı’ dan sonraki 9-10 km lik kısım dağ yolu. Sadece arazi araçlarına uygun. Birde bisiklete tabii ki
(link)
(link)
(link)
Burada tanıştığım Mehmet bey beni kendi bahçesinde çay içmeğe davet edince geri çeviremiyorum. Mehmet bey Ankara'da güvenlik görevlisi hafta sonları buradaki bahçesine gelip sitres atıyormuş. Bahçeye de bayağı emek harcamış. Direkler üstünde bir kulübe,biri tandır fırını olmak üzere iki fırın, küçük bir havuz ceviz ağaçları vs.
(link)
(link)
Sağolsun çayımızı içirdi yemeğimizi yedirdi ama bir hayli de zaman kaybettim.
Pazar'dan 4 km sonra İğmir köyüne geliyorum.
(link)
"İğmir" adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında pek bilgi bulamadım. Yerleşimi Ankara Savaşından sonra gerçekleşmiş. Rumeli'den getirilen ve savaşçı özelliği ön planda olan Türk aşiretlerine mensup askerlerin bir kısmı geri çekilme sırasında iğmir ve civar köyleri oluşturmuşlar veya varolan kimi köylere yerleşmişler. Bu aşiretlerin en ünlü ve büyük olanı Çıtak aşireti olduğu için bölge halkı hala çıtak diye tabir edilmektedir. Ankara iline 68 km, Kızılcahamam ilçesine 25 km uzaklıktadır. Köyün etrafında oldukça geniş çok güzel mesire ve piknik alanları mevcut.
(link)
İğmir'den devam edip 3-4 km sonra "Otacı" köyüne ulaşıyorum.
(link)
"Otacı" Ankara iline 73 km. Kızılcahamam ilçesine 23 km.uzaklıkta.Eski İstanbul Yolundan Kurtboğazı barajının bitimindeki köprüden sağa dönünce 10 km içeride. Pazar ve İğmir köylerini geçtikten sonraki gelen 3. köy olup Kızılcahamam İlçesinin en büyük köylerinden. İlgimi çeken noktalardan biri de Şıhlar, İnni, Duraklar ve Ürküt olmak üzere dört mahalleden oluşmaktadır bu dört mahallenin hepsinde birer tane cami bulunması.Yaylaları Çubuk Karagöl’le sınırdır. Otacı'yı önemli kılan bir başka özelliğide Şıhlar mahallesinde Şeyh Abdurrahman efendi türbesinin bulunmasıdır.
(link)
(link)
Şeyh Abdurrahman Hz. 1210 – 1270 yılları arasında yaşadığı sanılan, dini konularda yol gösterici olmuş mübarek bir zat. Türbenin içinde kimlere ait oldukları bilinmeyen üç mezar daha bulunmakta. Şeyh Abdurrahman Hz. Otlardan hazırladığı ilaçlarla şifa dağıtmış olmasından dolayı, bulunduğu bölgeye otlarla şifalı ilaçlar yarpan kişi için söylenen Otacı adı verilmiş.
(link)
Türbe içine yerleştirilmiş bir ranza dikkatimi çekiyor. Köylülerden birine bunun nedenini soruyorum. Türbe içerisinde zamanında Şeyh Abdurrahman efendiden kalma antika özel bir de ayna varmış. Gelen felçli hastalar bu aynaya bakıp bir-iki gece yi bu türbede geçirir ve iyileşirlermiş. 4-5 sene kadar önce bu ayna yok olmuş. O günden sonra da pek gelen olmamış. Türbeye fizyolojik felçlilerden ziyade halk arasında çarpılma diye tabir edilen hastalar geliyormuş.
Otacıdan bir görüntü
(link)
Saat 19.00 gibi Otacıdan ayrılıp ormanlara giden bozuk toprak yoldan devam ediyorum. Aşağıda Otacı bir başka açıdan resmi.
(link)
Otacı’dan Karagöl’e giden yol oldukça bozuk. Arazi araçları için uygun. Rakım 1800 lere ulaşıp sonra 1500 lerde bulunan Karagöl’e ulaşıyor. Otacı’ya kadar araçla gelip buradan Karagöl’e kadar doğa yürüyüşleri yapılabilir. Özellikle Otacı yaylasından sonra Karagöl’e kadar uzanan kısım çok keyif verici.
(link)
Otacı - Karagöl yolundan iki kare;
(link)
(link)
hava dahada kararmaya başladı ve ben orman içine doğru devam ediyorum. Daha bayağı yolum var.
(link)
Hava iyice karardı ve ben Karagöl'e varamadan orman içinde kalakaldım. Yolun kıyısından akan küçük dere kıyısında düzlük bir alana hemen çadırımı kurdum. Çünkü gök gürlemeye başlamıştı. Şiddetli bir yağmur yağmak üzereydi. Tam çadırı kurup içine kendimi attım ki bardaktan boşalırcasına bir yağış. Ama yağmur değil önce dolu yağdı sonra yağmura döndü. Sabah kalktığımda manzara buydu.
(link)
(link)
Ormandan manzaralar
(link)
(link)
İçinde göleti bulunan güzel bir yayladan geçiyorum.Yayla etrafında terkedilmiş bakımsız taş yapılar mevcut.Yaylayı video kameraya kaydediyorum. Özellikle kuş seslerine dikkat edin.
(link)
(link)
Otacı’dan Karagöl’e giden yol oldukça bozuk. Arazi araçları için uygun. Rakım 1800 lere ulaşıp sonra 1500 lerde bulunan Karagöl’e ulaşıyor. Otacı’ya kadar araçla gelip buradan Karagöl’e kadar doğa yürüyüşleri yapılabilir. Özellikle Otacı yaylasından sonra Karagöl’e kadar uzanan kısım çok keyif verici. Ancak bu güzergah benim için çok çileli geçti. Çünkü gece yağan yağmurdan dolayı yol kısım kısım çamur deryasına dönmüştü. Bisikletin tekerleği ile çamurluk arasında biriken çamur tekerleği kitliyor ve çalışmaz duruma getiriyordu. İkide bir durup bu çamuru bıçakla kazıyıp yola devam ediyordum. Bu çok zaman alıyordu. Resimler sanırım herşeyi anlatıyor.
(link)
(link)
Yol manzaralarına devam...
(link)
(link)
(link)
Sonunda Çubuk-Karagöl yoluna çıktım burada gördüğüm çeşmede bisikleti çamurlardan temizleyebildim.
(link)
(link)
Temizlik işi bitince Karagöl'e ulaşıyorum
(link)
Çubuk ilçesinin doğal güzelliklerinden biri olan Karagöl; İlçenin Kuzeybatısında Kızılcahamam ile Çubuk ilçeleri arasında, Kavak dağı ile Yıldırım dağı eteğinde bulunan küçük fakat oldukça derin krater bir göldür. Çubuk ‘a 27 km Ankara’ya 68 km. Çubuk ilçesine ise 28 km uzaklıktadır. 1402 yılında yapılan Ankara savaşında Yıldırım Beyazıt’ın ordusu burada konaklamıştır. Karagöl den çıkan suların bir kısmı Mürtet ovasını sulayan ova çayı na karışmaktadır. Oksijeni bol güzel bir mesire yeri olan Karagöl görülmeye değer yerlerden biridir.
Karagöl resmlerini yarın ekleyeceğim.Şimdilik bu kadar.(DEVAM EDECEK...)
(link)
Ankara-Pazar : 65km
Pazar-İğmir : 4 km.
İğmir-Otacı : 3 km
Otacı-Karagöl : 9 km
Toplam :81 km (1.gün)
Karagöl-Çubuk : 27 km.
Çubuk-Ankara : 68 km.
Toplam : 95 km. (2.gün)
GENEL TOPLAM: 176 km.
Kazan ilçesinden görüntüler.Ankara'ya yaklaşık 40 km.
(link)
(link)
(link)
(link)
Kazan'dan çıkıp 5 km kadar rampa çıktıktan sonra Kurtboğazı barajına ulaşıyorum. Kurtboğazını geçince bir kaç kilometre sonra sağa Pazar' a dönüyorum. Pazar buradaki köprüden sonra 5 km ileride.
(link)
Pazar yolundan bir görüntü. Yol asfalt ama biraz bozuk bir asfalt. Köprüyü geçince Otacıya kadar çok güzel piknik alanları var.
(link)
Pazar'a ulaşıyorum. "Pazar" ismi, eskiden kurulan bölge pazarının bu köyde olması sebebiyle bu adı almış. Beldenin tarihi Kızılcahamam tarihinden de eskidir. Belde içerisinde bulunan terkedilmiş harabeye dönmüş evler ilk dikkatimi çekenler arasında. Ankara'ya 65 km uzaklıkta olan Pazar Karagöl’e ise 18 km. uzaklıkta. Ama sanki bana biraz daha uzun gibi geldi. Otacı’ dan sonraki 9-10 km lik kısım dağ yolu. Sadece arazi araçlarına uygun. Birde bisiklete tabii ki
(link)
(link)
(link)
Burada tanıştığım Mehmet bey beni kendi bahçesinde çay içmeğe davet edince geri çeviremiyorum. Mehmet bey Ankara'da güvenlik görevlisi hafta sonları buradaki bahçesine gelip sitres atıyormuş. Bahçeye de bayağı emek harcamış. Direkler üstünde bir kulübe,biri tandır fırını olmak üzere iki fırın, küçük bir havuz ceviz ağaçları vs.
(link)
(link)
Sağolsun çayımızı içirdi yemeğimizi yedirdi ama bir hayli de zaman kaybettim.
Pazar'dan 4 km sonra İğmir köyüne geliyorum.
(link)
"İğmir" adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında pek bilgi bulamadım. Yerleşimi Ankara Savaşından sonra gerçekleşmiş. Rumeli'den getirilen ve savaşçı özelliği ön planda olan Türk aşiretlerine mensup askerlerin bir kısmı geri çekilme sırasında iğmir ve civar köyleri oluşturmuşlar veya varolan kimi köylere yerleşmişler. Bu aşiretlerin en ünlü ve büyük olanı Çıtak aşireti olduğu için bölge halkı hala çıtak diye tabir edilmektedir. Ankara iline 68 km, Kızılcahamam ilçesine 25 km uzaklıktadır. Köyün etrafında oldukça geniş çok güzel mesire ve piknik alanları mevcut.
(link)
İğmir'den devam edip 3-4 km sonra "Otacı" köyüne ulaşıyorum.
(link)
"Otacı" Ankara iline 73 km. Kızılcahamam ilçesine 23 km.uzaklıkta.Eski İstanbul Yolundan Kurtboğazı barajının bitimindeki köprüden sağa dönünce 10 km içeride. Pazar ve İğmir köylerini geçtikten sonraki gelen 3. köy olup Kızılcahamam İlçesinin en büyük köylerinden. İlgimi çeken noktalardan biri de Şıhlar, İnni, Duraklar ve Ürküt olmak üzere dört mahalleden oluşmaktadır bu dört mahallenin hepsinde birer tane cami bulunması.Yaylaları Çubuk Karagöl’le sınırdır. Otacı'yı önemli kılan bir başka özelliğide Şıhlar mahallesinde Şeyh Abdurrahman efendi türbesinin bulunmasıdır.
(link)
(link)
Şeyh Abdurrahman Hz. 1210 – 1270 yılları arasında yaşadığı sanılan, dini konularda yol gösterici olmuş mübarek bir zat. Türbenin içinde kimlere ait oldukları bilinmeyen üç mezar daha bulunmakta. Şeyh Abdurrahman Hz. Otlardan hazırladığı ilaçlarla şifa dağıtmış olmasından dolayı, bulunduğu bölgeye otlarla şifalı ilaçlar yarpan kişi için söylenen Otacı adı verilmiş.
(link)
Türbe içine yerleştirilmiş bir ranza dikkatimi çekiyor. Köylülerden birine bunun nedenini soruyorum. Türbe içerisinde zamanında Şeyh Abdurrahman efendiden kalma antika özel bir de ayna varmış. Gelen felçli hastalar bu aynaya bakıp bir-iki gece yi bu türbede geçirir ve iyileşirlermiş. 4-5 sene kadar önce bu ayna yok olmuş. O günden sonra da pek gelen olmamış. Türbeye fizyolojik felçlilerden ziyade halk arasında çarpılma diye tabir edilen hastalar geliyormuş.
Otacıdan bir görüntü
(link)
Saat 19.00 gibi Otacıdan ayrılıp ormanlara giden bozuk toprak yoldan devam ediyorum. Aşağıda Otacı bir başka açıdan resmi.
(link)
Otacı’dan Karagöl’e giden yol oldukça bozuk. Arazi araçları için uygun. Rakım 1800 lere ulaşıp sonra 1500 lerde bulunan Karagöl’e ulaşıyor. Otacı’ya kadar araçla gelip buradan Karagöl’e kadar doğa yürüyüşleri yapılabilir. Özellikle Otacı yaylasından sonra Karagöl’e kadar uzanan kısım çok keyif verici.
(link)
Otacı - Karagöl yolundan iki kare;
(link)
(link)
hava dahada kararmaya başladı ve ben orman içine doğru devam ediyorum. Daha bayağı yolum var.
(link)
Hava iyice karardı ve ben Karagöl'e varamadan orman içinde kalakaldım. Yolun kıyısından akan küçük dere kıyısında düzlük bir alana hemen çadırımı kurdum. Çünkü gök gürlemeye başlamıştı. Şiddetli bir yağmur yağmak üzereydi. Tam çadırı kurup içine kendimi attım ki bardaktan boşalırcasına bir yağış. Ama yağmur değil önce dolu yağdı sonra yağmura döndü. Sabah kalktığımda manzara buydu.
(link)
(link)
Ormandan manzaralar
(link)
(link)
İçinde göleti bulunan güzel bir yayladan geçiyorum.Yayla etrafında terkedilmiş bakımsız taş yapılar mevcut.Yaylayı video kameraya kaydediyorum. Özellikle kuş seslerine dikkat edin.
(link)
(link)
Otacı’dan Karagöl’e giden yol oldukça bozuk. Arazi araçları için uygun. Rakım 1800 lere ulaşıp sonra 1500 lerde bulunan Karagöl’e ulaşıyor. Otacı’ya kadar araçla gelip buradan Karagöl’e kadar doğa yürüyüşleri yapılabilir. Özellikle Otacı yaylasından sonra Karagöl’e kadar uzanan kısım çok keyif verici. Ancak bu güzergah benim için çok çileli geçti. Çünkü gece yağan yağmurdan dolayı yol kısım kısım çamur deryasına dönmüştü. Bisikletin tekerleği ile çamurluk arasında biriken çamur tekerleği kitliyor ve çalışmaz duruma getiriyordu. İkide bir durup bu çamuru bıçakla kazıyıp yola devam ediyordum. Bu çok zaman alıyordu. Resimler sanırım herşeyi anlatıyor.
(link)
(link)
Yol manzaralarına devam...
(link)
(link)
(link)
Sonunda Çubuk-Karagöl yoluna çıktım burada gördüğüm çeşmede bisikleti çamurlardan temizleyebildim.
(link)
(link)
Temizlik işi bitince Karagöl'e ulaşıyorum
(link)
Çubuk ilçesinin doğal güzelliklerinden biri olan Karagöl; İlçenin Kuzeybatısında Kızılcahamam ile Çubuk ilçeleri arasında, Kavak dağı ile Yıldırım dağı eteğinde bulunan küçük fakat oldukça derin krater bir göldür. Çubuk ‘a 27 km Ankara’ya 68 km. Çubuk ilçesine ise 28 km uzaklıktadır. 1402 yılında yapılan Ankara savaşında Yıldırım Beyazıt’ın ordusu burada konaklamıştır. Karagöl den çıkan suların bir kısmı Mürtet ovasını sulayan ova çayı na karışmaktadır. Oksijeni bol güzel bir mesire yeri olan Karagöl görülmeye değer yerlerden biridir.
Karagöl resmlerini yarın ekleyeceğim.Şimdilik bu kadar.(DEVAM EDECEK...)


