Merhaba arkadaşlar,
Bugüne dek birçok bisiklet turu yaptım. Çoğunu hem bu siteden hem de facebook ve bisikletforum gibi siteler üzerinden paylaştım. Bu turlarda görselliğe önem vermeye çalıştım. Bunu çoğu zaman fotoğraflar üzerinde, bazen de videolar yoluyla sizlere aktardım.
http://2.bp.blogspot.com/-vNQ8FbU3NTY/U-ifOhpoUyI/AAAAAAAAAbY/XdGI3_iYd10/s1600/%C3%B6n.JPG
Bildiğiniz gibi, yollardaki Türk turcuların sayısı gün geçtikçe artıyor. Serkan Taşdelen'den sonra iyice ivme kazanan bu artış, Gürkan Genç gibi öncülerle altın günlerini yaşıyor. Bisikletçileri takip eden insanların sayısı artıyor, bunun sonucunda daha çok insan bisikletine atlayıp yollara düşüyor, tur için malzeme araştırıyor, inceleme yazıları yazıyor, rotaları tanıtıyor, sponsor bulup turlar yapıyor.
Yollardaki turcuların sayısındaki artış, İnternet aleminde blog yazan, facebook sayfası açan, forumlarda tur yazısı paylaşan bisikletçi sayısına da yansıyor. Artık yollarda karşılaşan turcular, birbirlerine telefon numarasından önce "Blogun var mı?" diye soruyor.
Bütün bu boşluklar zamanla dolarken bir taraf her zaman ihmal ediliyor: Videolar!
Bildiğiniz gibi, Türk insanında okuma alışkanlığı olması gerekenden oldukça az. Gazete okumaktan ziyade akşamı bekleyip haberleri izlemek daha çok işimize geliyor. Köşe yazılarını takip etmektense twitter'da yapılan birkaç kelimelik yorumlarla dünya görüşümüzü oluşturuyor, facebook'ta gördüğümüz görseller üzerinden siyasi tartışmalar yapıyoruz.
Kolay olan izlemek. Vakit alan ise, izlenecek videoyu hazırlama aşaması. Bu konuda, tursuz geçen hafta sonlarını bir şekilde değerlendirmem gerektiğini düşünüyordum. Kendime yeni bir eğlence bulmak çok vaktimi almadı. Ne zamandır merak ettiğim bir konu olan video düzenleme işine el atacaktım.
Sonuç olarak Ağustos 2014'te yaptığım 2500 kilometrelik turumda, yol arkadaşlarım olan Ali Gökhan Alptekin ve Uğur Başdağ'ın fikirlerini kameraya kaydederek işe başladım. Ancak bu videoların hem ses, hem de görüntü açısından tatmin edici kalitede olması gerekiyordu.
Doğru Videolar, Kaliteli Ses
Önümdeki ilk engel, kameranın mikrofonunun, belli mesafeden çekimlerde yetersiz kalması ve rüzgar sesini almaya çok yatkın olmasıydı. Bunun da hem ekonomik, hem kullanışlı olan çözümü, yaka mikrofonu ve ses kayıt cihazı kullanmaktı.
http://3.bp.blogspot.com/-7_coLBtNYXI/VB677JkI_nI/AAAAAAAAAcw/oB2N6CuYXZQ/s1600/IMG_3320.JPG
Ses kayıt cihazını açıkçası çok araştırmadım. Zaten yaka mikrofonu kullanacağım için ortalama bir ses kayıt cihazı yeterli olacaktı. Burada biraz da Sony kalitesine sırtımı dayayarak Sony ICD-PX 333 modelini tercih ettim.
Uzun pil süresi, kaliteli kayıt, gürültü kesme özelliği, bu cihazı seçmemde ayrıca etkili olan etmenler.
Sıra yaka mikrofonuna gelmişti. İşte bütün mesele bu! Nereden bulacağız lan yaka mikrofonunu? Hem pahalı da olur bu meretler. Acaba sadece ses kayıt cihazı yetmez mi? Bütün bu sorular kafamı kurcalarken Gold Bilgisayar'ın İnternet sitesinde bulduğum Snopy marka yaka mikrofonu imdadıma koştu. Üstelik 5 lira gibi bir fiyatla! Mikrofon ve kayıt cihazı elime geçtiğinde yaptığım ilk deneme, tamamdır bu iş de, dedirtecek kadar güzeldi.
Uygun Yazılımı Bulmak
İkinci iş olarak, kullanımı kolay, bilgisayarımın kaldırabileceği bir video düzenleme yazılımı bulmam gerekiyordu. Bu noktada önümde az sayıda seçenek vardı. Bunlardan ilki Corel Videostudio X6, diğeri ise AVS Video Editor idi.
İlk olarak Corel Videostudio X6'yı denedim. Bu yazılımda karşıma çıkan ilk sorun, fotoğraf makinemin videoları kaydettiği formatı desteklememesiydi. Corel ile videolar üzerinde oynama yapabilmem için evvela video formatını değiştirmem gerekiyordu. Ayrıca arayüzü de benim gibi teknoloji düşmanları için oldukça karmaşıktı. Corel'i listeden bu yüzden çıkarmıştım.
Sıra AVS Video Editor'e gelmişti. Onu da bilgisayarıma kurduğumda, kameramın kayıt formatını desteklediğini gördüğümde "Tamam!" dedim. İşte video düzenleme serüvenim böyle başladı.
http://1.bp.blogspot.com/-G31exLZf31U/VB6-co9yAFI/AAAAAAAAAc8/XnfU7PpFaWE/s1600/tan%C4%B1t%C4%B1m5.png
Gökhan abinin tanıtım videosunun düzenlenmesi
http://1.bp.blogspot.com/-WSgsJnM4ABk/VB6-cgyfVLI/AAAAAAAAAdA/8xxX8Es3OtU/s1600/tan%C4%B1t%C4%B1m.png
Uğur'un tanıtım videosunun düzenlenmesi
Tanıtım Videoları
Elimde, işin bir ucundan başlayıp, olmazsa yolun başında vazgeçip dönmemi sağlayacak miktarda video vardı. Doğrudan belgeseli düzenlemeye başlamaktansa, kısa tanıtım videolarıyla kendimi sınamak en doğrusu olacaktı. Bu hem bana yeterli tecrübeyi sağlayacak, hem de başarısız olursam daha fazla vakit harcamamı engellemiş olacaktı.
Sonuç olarak iki adet tanıtım videosunu, video başına ortalama bir buçuk saat harcayarak tamamladım. Sonuç benim için tatmin ediciydi. Şimdi ilk videoları sizlerle paylaşayım.
Birinci tanıtım videosu
Anlatan: Ali Gökhan Alptekin
İkinci tanıtım videosu
Anlatan: Uğur Başdağ
Daha yolun başındayım. Ama umduğumdan daha zevkli ve sonucunda oturup izlenebilecek bir meşgale bulduğum için mutluyum.
Not: Bu yazıyı şimdi paldır küldür yazdım. Yeri geldiğinde güncelleyeceğim.
***
Yazının kaynağı:
***
Aslında Türkçe tur kitabı sayısında da -Serkan Taşdelen'in "Pedalla Türkiye", Sargun Tont'un "Nereden Geliyorsun? Kuzeyden", İbnükcemal Ahmet Tevfik'in "Velosipet ile Bir Cevelan" kitaplarını saymazsak- herhangi bir artış yok.
***
Pedalımda 5 Ülke'yi unuttuk ya la!
Bugüne dek birçok bisiklet turu yaptım. Çoğunu hem bu siteden hem de facebook ve bisikletforum gibi siteler üzerinden paylaştım. Bu turlarda görselliğe önem vermeye çalıştım. Bunu çoğu zaman fotoğraflar üzerinde, bazen de videolar yoluyla sizlere aktardım.
http://2.bp.blogspot.com/-vNQ8FbU3NTY/U-ifOhpoUyI/AAAAAAAAAbY/XdGI3_iYd10/s1600/%C3%B6n.JPG
Bildiğiniz gibi, yollardaki Türk turcuların sayısı gün geçtikçe artıyor. Serkan Taşdelen'den sonra iyice ivme kazanan bu artış, Gürkan Genç gibi öncülerle altın günlerini yaşıyor. Bisikletçileri takip eden insanların sayısı artıyor, bunun sonucunda daha çok insan bisikletine atlayıp yollara düşüyor, tur için malzeme araştırıyor, inceleme yazıları yazıyor, rotaları tanıtıyor, sponsor bulup turlar yapıyor.
Yollardaki turcuların sayısındaki artış, İnternet aleminde blog yazan, facebook sayfası açan, forumlarda tur yazısı paylaşan bisikletçi sayısına da yansıyor. Artık yollarda karşılaşan turcular, birbirlerine telefon numarasından önce "Blogun var mı?" diye soruyor.
Bütün bu boşluklar zamanla dolarken bir taraf her zaman ihmal ediliyor: Videolar!
Bildiğiniz gibi, Türk insanında okuma alışkanlığı olması gerekenden oldukça az. Gazete okumaktan ziyade akşamı bekleyip haberleri izlemek daha çok işimize geliyor. Köşe yazılarını takip etmektense twitter'da yapılan birkaç kelimelik yorumlarla dünya görüşümüzü oluşturuyor, facebook'ta gördüğümüz görseller üzerinden siyasi tartışmalar yapıyoruz.
Kolay olan izlemek. Vakit alan ise, izlenecek videoyu hazırlama aşaması. Bu konuda, tursuz geçen hafta sonlarını bir şekilde değerlendirmem gerektiğini düşünüyordum. Kendime yeni bir eğlence bulmak çok vaktimi almadı. Ne zamandır merak ettiğim bir konu olan video düzenleme işine el atacaktım.
Sonuç olarak Ağustos 2014'te yaptığım 2500 kilometrelik turumda, yol arkadaşlarım olan Ali Gökhan Alptekin ve Uğur Başdağ'ın fikirlerini kameraya kaydederek işe başladım. Ancak bu videoların hem ses, hem de görüntü açısından tatmin edici kalitede olması gerekiyordu.
Doğru Videolar, Kaliteli Ses
Önümdeki ilk engel, kameranın mikrofonunun, belli mesafeden çekimlerde yetersiz kalması ve rüzgar sesini almaya çok yatkın olmasıydı. Bunun da hem ekonomik, hem kullanışlı olan çözümü, yaka mikrofonu ve ses kayıt cihazı kullanmaktı.
http://3.bp.blogspot.com/-7_coLBtNYXI/VB677JkI_nI/AAAAAAAAAcw/oB2N6CuYXZQ/s1600/IMG_3320.JPG
Ses kayıt cihazını açıkçası çok araştırmadım. Zaten yaka mikrofonu kullanacağım için ortalama bir ses kayıt cihazı yeterli olacaktı. Burada biraz da Sony kalitesine sırtımı dayayarak Sony ICD-PX 333 modelini tercih ettim.
Uzun pil süresi, kaliteli kayıt, gürültü kesme özelliği, bu cihazı seçmemde ayrıca etkili olan etmenler.
Sıra yaka mikrofonuna gelmişti. İşte bütün mesele bu! Nereden bulacağız lan yaka mikrofonunu? Hem pahalı da olur bu meretler. Acaba sadece ses kayıt cihazı yetmez mi? Bütün bu sorular kafamı kurcalarken Gold Bilgisayar'ın İnternet sitesinde bulduğum Snopy marka yaka mikrofonu imdadıma koştu. Üstelik 5 lira gibi bir fiyatla! Mikrofon ve kayıt cihazı elime geçtiğinde yaptığım ilk deneme, tamamdır bu iş de, dedirtecek kadar güzeldi.
Uygun Yazılımı Bulmak
İkinci iş olarak, kullanımı kolay, bilgisayarımın kaldırabileceği bir video düzenleme yazılımı bulmam gerekiyordu. Bu noktada önümde az sayıda seçenek vardı. Bunlardan ilki Corel Videostudio X6, diğeri ise AVS Video Editor idi.
İlk olarak Corel Videostudio X6'yı denedim. Bu yazılımda karşıma çıkan ilk sorun, fotoğraf makinemin videoları kaydettiği formatı desteklememesiydi. Corel ile videolar üzerinde oynama yapabilmem için evvela video formatını değiştirmem gerekiyordu. Ayrıca arayüzü de benim gibi teknoloji düşmanları için oldukça karmaşıktı. Corel'i listeden bu yüzden çıkarmıştım.
Sıra AVS Video Editor'e gelmişti. Onu da bilgisayarıma kurduğumda, kameramın kayıt formatını desteklediğini gördüğümde "Tamam!" dedim. İşte video düzenleme serüvenim böyle başladı.
http://1.bp.blogspot.com/-G31exLZf31U/VB6-co9yAFI/AAAAAAAAAc8/XnfU7PpFaWE/s1600/tan%C4%B1t%C4%B1m5.png
Gökhan abinin tanıtım videosunun düzenlenmesi
http://1.bp.blogspot.com/-WSgsJnM4ABk/VB6-cgyfVLI/AAAAAAAAAdA/8xxX8Es3OtU/s1600/tan%C4%B1t%C4%B1m.png
Uğur'un tanıtım videosunun düzenlenmesi
Tanıtım Videoları
Elimde, işin bir ucundan başlayıp, olmazsa yolun başında vazgeçip dönmemi sağlayacak miktarda video vardı. Doğrudan belgeseli düzenlemeye başlamaktansa, kısa tanıtım videolarıyla kendimi sınamak en doğrusu olacaktı. Bu hem bana yeterli tecrübeyi sağlayacak, hem de başarısız olursam daha fazla vakit harcamamı engellemiş olacaktı.
Sonuç olarak iki adet tanıtım videosunu, video başına ortalama bir buçuk saat harcayarak tamamladım. Sonuç benim için tatmin ediciydi. Şimdi ilk videoları sizlerle paylaşayım.
Birinci tanıtım videosu
Anlatan: Ali Gökhan Alptekin
İkinci tanıtım videosu
Anlatan: Uğur Başdağ
Daha yolun başındayım. Ama umduğumdan daha zevkli ve sonucunda oturup izlenebilecek bir meşgale bulduğum için mutluyum.
Not: Bu yazıyı şimdi paldır küldür yazdım. Yeri geldiğinde güncelleyeceğim.
***
Yazının kaynağı:
Kod:
http://www.turcubaba.com/2014/09/amator-belgesel-denemesi-1-hazrlk-asamas.html
***
Aslında Türkçe tur kitabı sayısında da -Serkan Taşdelen'in "Pedalla Türkiye", Sargun Tont'un "Nereden Geliyorsun? Kuzeyden", İbnükcemal Ahmet Tevfik'in "Velosipet ile Bir Cevelan" kitaplarını saymazsak- herhangi bir artış yok.
***
Pedalımda 5 Ülke'yi unuttuk ya la!


