coşkun ayaz
Daimi Üye
- Kayıt
- 27 Nisan 2007
- Mesaj
- 252
- Tepki
- 644
- Şehir
- kocaeli
Selamlar,
İzmit'ten Taksim'e güzel bir günde çok güzel bir etkinlik için geldik.
Çok güzel insanlarla tanıştım. Sanki çoğu benim dostum arkadaşımmış gibi bir hisse kapıldım.
Turumuz başladı. Ben bisiklet sürerken fotograf çekmenin zorluklarını yaşadım.
Azkaldı bir duran moto-polisi deviriyordum. Bir arkadaşa çarptım özür diledim.
Harem'e geldiğimizde çocuklar gibi şendim.
Bu etkinliği düzenleyenlere teşekkürler...
Gelelim bundan sonrasına eğer sıkılmazsanız yaşananlar;
İzmit'li genç arkadaşım Baki Berk Kayalar teklifini yineledi ve kanıma girdi:
-Abi İzmit'e bisikletle dönelim.
-Ama bak Berk ben senin kadar tecrübeli ve kondüsyonlu değilimdir. 20 km/saat anca giderim.
-No problem abi.
Harem-kadıköy(burada yakıt takviyesi)-sahil yolu gidiyoruz. Tabi Berk aldı başını gidiyor sonra beni bekliyor.
Sahil yolunda bisikletçi arkadaşlarla karşılaşıyor ve selamlaşıyoruz sanki aramızda güçlü bir birlik var.
Pendik'ten E-5 e çıkıyoruz. Ben bu yolu İzmit'e kadar dümdüz ve genellikle iniş
sanıyordum yanılmışım.
Bir petrol istasyonunda duruyoruz. Büfedeki genç bizim yaptığımız etkinliği ve İzmit'e bisikletle gidiyor olmamızı birtürlü algılayamıyor.
Gebze civarlarında yağmur başlıyor. Dilovası inişinde benim fren papuçları dümdüz oluyor. Bizimde suratlar çamurdan az görünüyor.
İne çıka ve genellikle ben arkada berk önde Kirazlıyalı düzlüğüne iniyoruz.
Fakat rüzgarda baştan güzel esiyor. Yağmur kesiliyor fakat bende kesiliyorum.
Kaba etlerimi seleye koymakta zorlanıyorum.
Bize acır gibi bakan arabadan havlayan 2 ayaklı köpeklerlede karşılaşıyoruz.
Eve vardığımda saat:2100 gösteriyor. Km.saatinin günlük bilancosuda= 153 km.
Hanımın tepkisini anlatmayayım.
Ama ben bu kadar yorgunluğa, sıyrıklara, but ağrılarına, yollardaki ayılara ve yaptığımız turun risklerine rağmen ertesi gün yine bisikletimin yanına gidip onu temizliyor ve yeni gezilere hazırlıyorum...
Yolunuz açık olsun...
İzmit'ten Taksim'e güzel bir günde çok güzel bir etkinlik için geldik.
Çok güzel insanlarla tanıştım. Sanki çoğu benim dostum arkadaşımmış gibi bir hisse kapıldım.
Turumuz başladı. Ben bisiklet sürerken fotograf çekmenin zorluklarını yaşadım.
Azkaldı bir duran moto-polisi deviriyordum. Bir arkadaşa çarptım özür diledim.
Harem'e geldiğimizde çocuklar gibi şendim.
Bu etkinliği düzenleyenlere teşekkürler...
Gelelim bundan sonrasına eğer sıkılmazsanız yaşananlar;
İzmit'li genç arkadaşım Baki Berk Kayalar teklifini yineledi ve kanıma girdi:
-Abi İzmit'e bisikletle dönelim.
-Ama bak Berk ben senin kadar tecrübeli ve kondüsyonlu değilimdir. 20 km/saat anca giderim.
-No problem abi.
Harem-kadıköy(burada yakıt takviyesi)-sahil yolu gidiyoruz. Tabi Berk aldı başını gidiyor sonra beni bekliyor.
Sahil yolunda bisikletçi arkadaşlarla karşılaşıyor ve selamlaşıyoruz sanki aramızda güçlü bir birlik var.
Pendik'ten E-5 e çıkıyoruz. Ben bu yolu İzmit'e kadar dümdüz ve genellikle iniş
sanıyordum yanılmışım.
Bir petrol istasyonunda duruyoruz. Büfedeki genç bizim yaptığımız etkinliği ve İzmit'e bisikletle gidiyor olmamızı birtürlü algılayamıyor.
Gebze civarlarında yağmur başlıyor. Dilovası inişinde benim fren papuçları dümdüz oluyor. Bizimde suratlar çamurdan az görünüyor.
İne çıka ve genellikle ben arkada berk önde Kirazlıyalı düzlüğüne iniyoruz.
Fakat rüzgarda baştan güzel esiyor. Yağmur kesiliyor fakat bende kesiliyorum.
Kaba etlerimi seleye koymakta zorlanıyorum.
Bize acır gibi bakan arabadan havlayan 2 ayaklı köpeklerlede karşılaşıyoruz.
Eve vardığımda saat:2100 gösteriyor. Km.saatinin günlük bilancosuda= 153 km.
Hanımın tepkisini anlatmayayım.
Ama ben bu kadar yorgunluğa, sıyrıklara, but ağrılarına, yollardaki ayılara ve yaptığımız turun risklerine rağmen ertesi gün yine bisikletimin yanına gidip onu temizliyor ve yeni gezilere hazırlıyorum...
Yolunuz açık olsun...


