elric1982
Daimi Üye
- Kayıt
- 24 Ağustos 2015
- Mesaj
- 342
- Tepki
- 641
- Yaş
- 43
- Şehir
- Aydın/Söke
- İsim
- Murat
- Başlangıç
- 2012—13
- Bisiklet
- KTM
- Bisiklet türü
- Şehir - Tur

İlk uzun turum olacaktı. Bol bol rota planı falan yaptık öncesinde ama yolda gördüm ki o kadar da sadık kalınamıyormuş plana. Neyse çıktık efendim yola. Önce araçla İzmir/Torbalı'ya gittik. Ordan metroya biniyoruz ve Aliağa'ya doğru devam ediyoruz. Ordan pedala basacağız.

Ve Dikili görünüyor. İlk gecemizi burada geçireceğiz ama ne gece! Rakılar, mezeler... Daha tura başlamadan kaydı şaftımız. Yok arkadaş bir daha böyle akrabanın evinde falan kalmam. İmkanlar sınırsız olunca reddedemiyor insan.

Sabah ayıldıktan sonra yola çıktık. Böyle tarla arasından, site aralarından, denizden fazla uzaklaşmadan Ayvalık'a doğru devam ediyoruz. Dediler ki Şeytan Sofrası'nı görün. Hayhay dedik

Tırmandık, tırmadık sonunda ulaştık tepeye. Ama öyle pek de tatmin etmedi doğrusu. Biraz ticarethaneye çevirmişler oraları. Sürüyle turist, birkaç tane uçuk fiyatlı manzara satan kafe falan var. Bir kerelik görülebilir

Neyse efendim ordan aşağı doğru sallandık kalacak yer bakıyoruz. Ben dedim orman içinde kalalım, @09eroksuz19 dedi ki olmaz. Yaa dedim mis gibi çam havası alalım, yok, hoşuna gitmedi.
Pedallarken itfaiye müdürlüğünün önünden geçtik. Olur mu olmaz mı falan diye muhabbet ederken bi şansımızı deneyelim dedik. İbrahim abi beni saldı önden. Sen halledersin dedi. Ordan girdim burdan çıktım, muhabbet sohbet derken çalışan elemanın birisiyle nerdeyse akraba çıkacaktık. Zararsız olduğumuza kanaat getirdiler heralde ki kabul ettiler bizi. İtfaiyenin arka bahçesine attık çadırı. Manzaramız da güzeldi hani

Teşekkürlerimizi sunup vedalaştıktan sonra kahvaltı mekanı aramaya koyulduk. Foursquare uygulaması sağolsun Çamlı Kahve diye bi kahvehane bulduk. Yanında da fırın. Ama ne fırın! Küçücük bi yer ama hayatımda yediğim en lezzetli acıbadem kurabiyesini yapıyorlar. Ve kahvede de karadut suyu. Mutlaka uğrayın buraya.


Acıbadem ve karadut suyunu gömdükten sonra o enerjiyle durmadan pedalladık desem de inanmayın yoldaki bu güzel çay evinde küçük bi mola verdik Akçay'a varmadan.
Burdan sonra da küçük bi akraba ziyareti yaptık (bu sefer kalmadık ama). Ve saçma sapan bi kampingde konakladık. Fotoğraf koymaya gerek bile duymuyorum.

Ve Akçay-Assos arasından bahsedeyim biraz. Hatta Assos'tan da sonrası, Gülpınar Köyü. Bazı yerler toprak yol, bazı yerler kaldırım taşı, çoğu yer ise soğuk asfalt. Yolun asıl güzel manzaralı ve rampalı kısmı buralar. Genelde battı çıktı şeklinde ve ara ara çeşme var.

Eeee rampalar zorlayınca abim yoruldu. Ben de hemen belgeleyip yengeye mesaj attım seninki süremiyor artık diye

Biz Babakale diye yola çıkmıştık ancak baktık orası biraz aşağıda kalıyor düşündük taşındık ve Akliman diye bi yer bulduk. Liman ya adı, mutlaka ulaşım vardır dedik feribotla falan. Nerdeeeee ufacık bi koy çıktı karşımıza. Tesis sahibi çocuk siz nerden buldunuz abi burayı diye sordu

Sabah uyanınca güzel bi yere geldiğimizi anladık ama. Kahvaltı için pedala basıp tekrar yukarı Gülpınar Köyü'ne tırmandık. Tabi aç karnına tırmanırken ne halt ettik de buraya geldik diye içimden söylendim durdum. Köyde kahvaltı yaptıktan sonra hedef Geyikli. E buraya kadar gelmişken Bozcaada ve Gökçeada'yı gezmesek olmazdı. Yol güzel, nerdeyse dümdüz.

Geyikli'ye varıyoruz ve biraz bekledikten sonra vapura biniyoruz. Burdan sonrasını (adalar ve turun devamını) 2. bölümde paylaşacağım
Son düzenleme:


