Scudo Sports

13. gün... Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz turu...

@Ender Alıcıoğlu
Ender Bey, gece karanlığında o payandaları görmedik. Ama merdivenlerden üst kata çıktıktan sonra o balkon gibi yerden yürürken, binalara kurulan inşaat iskelelerinde yürüyor gibiydik... Artık o saatte buradan ayrılarak zifiri karanlıkta, çadır kurmak çok zordu... Ayrıca, eğlence sırasında sürekli silahlar patlıyordu... O anda belki de en emniyetli yer bizim kaldığımız odaydı...
 
  • Beğen
Tepkiler: Ender Alıcıoğlu
Scudo
@KevSerSeri
Gerçekten yüksek irtifalarda bisiklet sürdükten sonra, dönüşte kendimi kuş gibi hafiflemiş hissettim... Merdivenleri bile koşarak çıkıyordum... Çok teşekkürler...
 
@hdeveci haruncuğum aklımda fakat zamanı ayarlamak benim için biraz sorun yaza doğru bir değişiklikler olursa niye olmasın
 
  • Beğen
Tepkiler: hdeveci
süleymancığım ne o resimler ya bize oraları canlı yaşatıyorsunuz ben önceki mesajımda on gün sonra insan sıkılır demiştim fakat bu resimleri görünce günleri uzatabilirim göğe varmışınız o bulutları dağı yarması ve o kır çiçekleri müthiş allah sana ve ekipteki arkadaşların rahman ve cahit kardeşime sağlık versinki bu gezileri yapın bizleride heyacanlandırın tabiki bizlerede sağlık ki gezelim canlı görelim
 
Çağrankaya - Güzeysu - Rize

Evet hala onüçüncü gündeyiz... Daha önce, burasının bambaşka bir dünya olduğunu yazmıştım... Gördüklerimiz inanılır gibi değildi... Bu arada yükseklikten mi, yoksa havanın çok sıcak olmasından mı nedendir bilmiyorum, ama hala çok yorgunuz. Belki de harcadığımız bu efora karşın, yeterli gıda alamadığımızdan olabilir diye düşünüyorum... Yapmak istediğimiz bir gece daha burada kalıp, ertesi gün Hemşin'e doğru devam etmek... Oradan da Çamlıhemşin, Ayder...

Handa akşamları yapılan eğlence de bizi düşündürüyor. Dün gece bizi doğru dürüst uyutmamışlar, eğlence sırasında havaya ateş ederek bizi oldukça ürkütmüşlerdi... Bu arada, birden İstanbul'a dönmenin dayanılmaz cazibesine kapılıyoruz... Onüç gündür dağlarda dolaşıyoruz. Eve dönme fikri birden bire çok parlak bir fikir gibi geliyor... Evet, evet artık İstanbul'a dönmeliyiz... Çoluk, çocuğu çok özledik... Yaylalarda telefonlar da çekmiyor... Ancak Rahman, geziye devam etmek istiyor... Rize'den Hopa'ya, oradan da Sarp'a kadar gitmeyi düşünüyor...

Hep birlikte hana dönüyoruz. Yol güzergahımız; bize tarif edilen toprak yoldan Güneysu üzerinden Rize... Biz buraya İkizdere'den geldiğimiz için, o yolu kullanmayacağız... Rize'ye giden 45 km'lik yolun bir bölümü stabilize, bir bölümü beton, Güneysu'dan sonrası da asfalt, devlet karayolu... Hep iniş yapacağız... Hancı Ertürk, her birimize ayrı ayrı yolu tarif ediyor. Saat 18:00'de Rize'de olmamız gerekiyor. Çünkü İstanbul'a giden bütün şirketlerin otobüsleri Rize'den 18:00'de kalkıyormuş...

Saat 15:00 gibi, hancı Ertürk'le vedalaşırken, 'bu akşam yine eğlence var mı?' diye soruyorum. 'Yok bu akşam olmaz, Cuma akşamları eğlence olmuyor' demez mi... Hay Allah!.. Biz dönüş kararını biraz da akşamki eğlenceyi düşünerek almıştık... Ama artık dönme fikri çok cazip geliyor...

Ve yola çıkıyoruz. Bulutlara doğru ilerliyoruz. Ama bulutlara girince, sanki başka bir şey olacakmış gibi, hayal kırıklığı yaşıyorum. Bildiğimiz sisin içinde ilerliyoruz... Görüş mesafesi zaman zaman çok düşüyor... Yolun eğimi oldukça fazla, yerler ıslak ve bazı yerler oldukça çamur... Zemin çok bozuk.

En çok yanlış yollarda ilerleyip, sonra tekrar tırmanarak geri dönmekten tedirgin oluyoruz... Sürekli iniyoruz ama, hızımız 10 km civarında... Frenleri sıkmaktan ellerim acıyor... Ayaklarım da hep aynı konumda durmaktan ağrımaya başladı. Artık yolun düz seyretmesini ve beton yol mu, asfalt yol mu artık ne ise, bir an önce ulaşabilmemizi istiyorum...

Yükseltiler

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/60.jpg

Çağrankaya Yaylası - Güneysu - Rize...
 
http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/61.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/62.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/63.jpg
Bulutlara doğru...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/64.jpg
Ve bulutların içindeyiz...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/65.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/66.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/67.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/68.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/69.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/70.jpg
 
http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/71.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/72.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/73.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/74.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/75.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/76.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/77.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/78.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/79.jpg

Devam edecek...
 
Sonunda çamurlu, toprak yolda 16 km zorlu bir yolculuk yaptıktan sonra, beton yola ulaşıyoruz. Ama hala bir yerleşim yerine ulaşmış değiliz. 2350 metreden 1350 metreye indik. Görüş mesafesi de arttı. Şimdi daha hızlı iniş yapıyoruz. Zaten Rahman her zaman ki gibi uçtu gitti bile. Bir süre Cahit'le beraber gittik, sonunda o da dayanamadı ve o da gözden kayboldu...

Beton yol da, sarsılmadan hızla ilerliyorum... Eğim çok fazla ve yükümüz çok ağır olduğundan bisiklet anında hızlanıveriyor. Bir virajı döndükten sonra Rahman'la, Cahit'in beni beklediklerini ve bana uzaktan yavaşlamamı işaret ettiklerini görüyorum... Beni uyarmak için durmuşlar. Çünkü beton yolu inşa ederken, yolu enlemesine geçen derin bir su yolu bırakmışlar. İstanbul'da arabaların yavaş gitmesi için sokaklara yapılan rampaların tersini düşünün...

Sürekli fren yaptığımızdan jantlar çok ısınıyor... Zaman zaman durup lastiği patlatmaması için jantların biraz soğumasını bekliyoruz. Çünkü tuttuğumuzda elimizi yakıyor. Zaman zaman da su dökerek soğutuyoruz...

Neyse bir süre sonra evler görünmeye başladı. Sürekli iniş yaparak, 18:00'de Güneysu'ya geliyoruz... 30. km'deyiz... Artık medeniyete geldik. Çay içmek için bir yere giriyoruz... Otobüsü kaçırdık diye düşündüğümüz için acele etmiyoruz... Nasıl olsa bir gece daha Rize'deyiz diye düşünüyoruz... Sohbet ettiğimiz kişiler, bize çay parası ödetmiyorlar... 15-20 dakika oyalandıktan sonra tekrar Rize'ye doğru yola çıkıyoruz...

Artık son etaptayız... Asfalt yolda 30'lu km'lerde pedal basıyoruz... Ve çok geçmeden Karadeniz'i görüyoruz... Rize yönüne dönüyor 2-2,5 km sonra da şehir merkezine ulaşıyoruz. Doğru Otogar'a gidiyoruz. Otogar'da kalkmak üzere bir otobüs var... Bizi görünce, İstanbul, İstanbul diye bağırıyorlar... Saate bakıyorum 19:05... Rize ses Turizm'in 19:00 arabası da varmış...

Geçen yıl Karadeniz turunu tamamladığım Samsun'da 45 numarada seyahat etmiş, çok rahatsız bir yolculuk yapmıştım... Arka sıralarda oturmam diyorum... Muavin arabanın içinde bir ayarlama yaparak 29-30 numarayı bize veriyor... 5 dakika içinde bisikletleri ağzına kadar dolu bagajda yer açarak, yerleştiriyorlar... 19:15'de kendimizi İstanbul'a giden otobüsün içinde buluyoruz... Rahman'la aceleden vedalaşamıyoruz bile...

Evet böylece, 13 gündür devam eden ve ilk beş gününde Özcan'ın da bizimle beraber olduğu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Turu'nu bu yıl için bitirmiş oluyoruz... Rahman ise, ertesi gün Rize'den Sarp'a doğru pedal basacak...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/80.jpg
Güneysu'ya kadar uzayıp giden 15 km'lik beton yol...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/81.jpg
Rahman...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/83.jpg
Rahman, jantlara su dökerek soğutmaya çalışıyor...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/84.jpg
Yolun eğimi fazla ve çok tehlikeli...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/86.jpg
Çay bahçeleri...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/87.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/88.jpg
Bu resimde elimde bir çay yaprağı tutuyorum...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/89.jpg
Güneysu'ya doğru, bir köyden geçerken...
 
http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/90.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/91.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/92.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/93.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/94.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/95.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/96.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/97.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/98.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/99.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/100.jpg
 
http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/101.jpg
Rahman, Çağrankaya'dan ayrılırken 'han duvarına' adını kazıyarak bir hatıra bırakmış oldu...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/102.jpg
Rahman, zeminin ne kadar kötü olduğunu çok iyi tespit etmiş...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/103.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/104.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/105.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/106.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/107.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/108.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/109.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/110.jpg
 
http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/111.jpg
5 dakika içinde bisikletleri ağzına kadar dolu bagajda yer açarak, yerleştiriyorlar...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/112.jpg
İstanbul'a yolculuk başlıyor...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/113.jpg
Rahman, ertesi gün Rize'den Sarp'a kadar gitti, döndü ve bir günde 240 km yapmış oldu...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/114.jpg

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/115.jpg
Hopa'da Kazım Koyuncu'nun mezarını da ziyaret etmiş...

http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/bisiklet/cagrankaya/116.jpg
 
13 gün süren, hatta otobüs yolculuğuyla 14 gün süren Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Turu'muzla ilgili yazı ve resimler için, sizlerden çok güzel mesajlar geldi... Tüm arkadaşlarıma bu mesajlar için bir kez daha teşekkür ederim...

Ayrıca kısa da olsa birlikte pedal bastığımız Erzincan'dan Serkan Taşdelen'e, tur arkadaşlarım Özcan Aksu'ya, Rahman Karataş'a, Lüleburgaz Meslek Yüksek Okulu'nda Öğretim Üyesi olan gezinin mimarı Cahit Turhan'a (Cahit Hoca) çok teşekkür ederim... İnşallah gelecek yıl aynı ekiple kaldığımız yerden devam ederiz...
 
@Süleyman Şatır
abicigim eminimki gelecek yıl cok cok daha farklı tadlara sayenızde ulasacagız,ve ınsallah bızlerde sizlerden aldıgımız şevkle benzer turlar duzenlerız.tekrar tekrar cıktıgınız o daglar kadar tesekkurler edıyorum tum turda emegı gecen herkese,
sagolun saglıklı mutlu huzurlu nıce turlar dılıyorum sizlere.
 
@Süleyman Şatır

Sevgili Süleyman Abicim. Gerçekten gezinizin bütün bölümlerini merak ve sabırsızlıkla bekledim. Ve beklememede değdi. O kadar güzel yazı, o kadar güzel fotoğraflar vardı ki, gözümüz fotoğraflara doydu.

Paylaşılan tüm fotoğraf ve yazı için, buralara kadar gelip bir günde olsa yanınızda bisiklet sürmeyi bana yaşattığınız için, sizin gibi değerli insanlarla tanışma fırsatı verdiğiniz için, sizlere sonsuz TEŞEKKÜRLER'imi sunarım..

Erzincan'da olduğum sürece herkese kapım açıktır.

Sevgiler...
 
Gezimize ilgi gösteren, mesajları ile bizleri onurlandıran tüm arkadaşlara teşekkürler. Cennet ülkemizin belki de bisiklet açısından en zor parkurlarını barındıran cennet bölgemiz Karadeniz Yalaları'nı kapsayan bu gezi; bisiklet sporunun her bölgede yapılabiceğini ve yeterli bisiklet aşkı+kararlılık ile (iyi bir ekip 1.koşul) zor ya da olanaksızın aşılabileceğini öncelikle kendimize kanıtladı. Gezinin önceden belirlenen programının çok daha uzun km ler kapsadığını belirtmeliyim. Planladığımız parkurun belki de ancak % 30 luk bir kısmını tamamlayabildik. Bunun en önemli nedeni, masa başında böyle bir geziyi planlamanın Türkiye koşullarındaki güçlüğü. Bisiklet olgusunun geliştiği ülkelerde; yol yükseltileri, parkurlar, konaklama alanlarını belirten birçok yayın bulmak olası. Herşeye rağmen gezi bisiklet dostluğu, ülkemizi ve insanını tanıma anlamında bana çok şeyler kattı, yaşamımda asla unutamayacağım günler yaşattı. Öncelikle tüm Yazı ve fotoğrafları üşenmeden yayınlayan güzel insan Süleyman ŞATIR 'a, sonrasında; teknik ve insani desteği, bitip tükenmez enerjisi ve bisiklet aşkı ile Rahman KARATAŞ 'a, espirileri ve gezinin harcamalarında gösterdiği başarı ve titizlik nedeni ile Özcan AKSU 'ya içten davranışları ve yardım severliği ile Serkan TAŞDELEN 'e canı gönülden teşekkür ederim.

Sağlık, mutluluk ve bisiklet yaşamınızdan eksik olmasın
 
@Necati Bilgen

teşekkür ederim necati amca ama ne yazıkki bu bakkal sadece yazın calışıyor
bulutlara bırakma konosunda haklısın kendimi zor duttum bir ara bırakıyordum süleyman abi mütahala etti
 
Geri