Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yol Bisikletinin Ağırlığı vs. Kendi ağırlığımız.

Konu, 'Yol Bisikleti / Road Bike' kısmında ThePoorWanderer tarafından paylaşıldı.

  1. ThePoorWanderer

    ThePoorWanderer Aktif Üye

    Kayıt:
    4 Haziran 2006
    Mesajlar:
    167
    Beğeniler:
    96
    Şehir:
    Kayseri
    Seviye:
    Şimdi herkes yol bisikletinin ağırlığını düşürmeye çalışıyor ya, acaba merak ediyorum, vücut kilosunu da düşürmeye çalışanlar var mı? :)
    Yani hep kilo bisikletten mi gidecek? :)

    Bisikleti 10 kilodan 9 kiloya düşürmek; kendi ağırlığını 80'den 75'e düşürmek ile aynı verime tekabül eder mi sizce? Sizce bu oran nasıl olurdu? Biliyorum, bilimsel olmayabilir ama herkesin bir kanaati vardır herhalde.

    Saygılar, sevgiler.
     
  2. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Kendi ağırlığını azaltmanın yaratacağı etki ile,bisikletinin ağırlığını azaltmanın yaratacağı etki,elbette farklıdır.Bisikletçide olması istenmeyen tek şey yağlanmadır.70 kiloluk bir bisikletçideki yağlanma oranı,aynı kilodaki standart bir insanın çok ama çok altındadır.(Normal insanlarda % 8-10 ise bisikletçide 1-2 aralığında,şeklinde hatırlamaktayım)
    80 kiloluk bir amatör bici her pedalda 80 kg yük taşırken,altındaki bisikletin ağırlığını azaltmanın etkisi onun için psikolojik olmaktan öteye geçemez.Yani bana göre en az 7-8 kilo yağ ve 2-3 kilo kas kütlesi azaltması gerekirken 1-2 kilo hafif bisiklet için binlerce lira harcamak akıllıca değildir.Ancak "fit" olduktan sonra,donanımı ve bisikleti hafiflettiğinizde,gerçek performanstan söz edilebilir.

    Sonuç olarak,öncelikle hafiflemeli,hafiflerken yağ ve kas kütlesi oranlarını dikkatle takip etmeli,sağlıklı insanlar için önerilen boy-kilo oranları ile,bisikletçiler için uygun olan boy-kilo oranının daha farklı olduğunu unutmamalıyız.Örneğin Andy schleck 1.86 ve 68 kilo.Yağ oranı % 1 ler cıvarında olmalı.

    Amatör bir binici olarak 1.84 boy ve 78 kilo benim en fit halim.Bu halimi korur ve bisikletimi hafifletirsem faydasını görürüm.90 kiloya çıkıp 6.5 kiloluk karbon bir bisiklete binsem bile,burada bir faydadan söz edilebileceğini sanmam.
     
  3. rıfat özkara

    rıfat özkara Üye

    Kayıt:
    10 Aralık 2011
    Mesajlar:
    55
    Beğeniler:
    9
    Şehir:
    alanya
    Seviye:
    Ben şu an 85 kiloyum ve 1 haftadır sabahları pedal çeviriyorum!gerçektende kilo çok önemli.bisiklet nekadar iyi olursa olsun önce zayıflamak gerekiyor.10 kiloluk bir bisiklet benimde ağırlığımla ızdıraba dönüşüyor.zayıfladıkça daha iyi olucak!
     
  4. emir yakup bulut

    emir yakup bulut Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    10 Ekim 2011
    Mesajlar:
    423
    Beğeniler:
    393
    Şehir:
    samsun
    Bisiklet:
    Ghost
    Seviye:
    ben bugün sabaha aç karnına tartıkdığımda 83.3 kg idim ve tam olarak 100 km pedal basıp eve döndükten sonra tekrar tartıldım ve hala 83.3 kg olduğumu görünce bu kez 15.00 sularında yediğim o birkaç dilim baklavayı suçlamaktan başka yapacak birşey bulamıyorum.
     
    Bülent ÖZER bunu beğendi.
  5. ThePoorWanderer

    ThePoorWanderer Aktif Üye

    Kayıt:
    4 Haziran 2006
    Mesajlar:
    167
    Beğeniler:
    96
    Şehir:
    Kayseri
    Seviye:
    içtiğin sulardandır yol boyunca. :p bence bu sabah bir daha tartıl. daha az çıkacaktır.
     
  6. Özhan Akgöğ

    Özhan Akgöğ Kıdemli Üye

    Kayıt:
    22 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    386
    Beğeniler:
    546
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Bu arada haklısınız sadece hafifletmek için verilen paralar biraz fuzuli olabilir. Ama şunu da unutmamalı parça kalitesi ve akıcılığı da önemli bu konunda. 100 tl ye alcağınız bi jant setini ve 400-500 tlye alcağınız bi jant setini aynı kuvvette döndürünce farkı görceksinizdir zaten.
     
    Bülent ÖZER bunu beğendi.
  7. serkan hilal

    serkan hilal Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    17 Haziran 2010
    Mesajlar:
    912
    Beğeniler:
    675
    Şehir:
    İZMİR/Bornova
    Seviye:
    Bisikletim 6,8Kg. , Ben 120kg. Kendimden örnek vererek deneyimleri paylaşacam;
    Daha önceki bisikletim dediğim gibi 6,8Kg. SCOTT addict R1 DA7900 yokuşlarda gerçektende çok fark eden bir avantaj sağlıyorken, dün yolda bu avantajın dejavantaj olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim.
    Şu anki bisikletim 7,5Kg. LOOK 555 Campi. SR11 Yokuşlarda SCOTT kadar ani tepki vermese bile aralarında çok büyük aman aman bir fark yok, Attack çektiğimde daha çabuk hızlanmamı ve daha çabuk sonuca gitmemi sağlayabiliyor.

    Şimdi gelelim konumuzun özüne; Bisikletin hafif olması veya kendimizin hafif olması tamamiyle farklı konular. Bu iki konuyu kesinlikle VS. yapamazsınız. Bisiklette yanlış hatırlamıyorsam, Sürücünün 100Kg. iken sürdüğü 10km yolu, Aynı sürücü 98Kg. iken sürdüğünde 30Sn. (saniye) fark ediyor.
    Sürücünün hafif olması direk performansınıza etki, Bisikletin hafif olması tamamiyle sizinle birleşecek gücün eseri, tabiki bisikletin 6Kg. olması bence mükemmel... Ama ben hala 120Kg. iken 6Kg. lık bir bisikletin benim gerçek gücümü emerek sadece kendi direncinin yeteceği gücü ortaya koyacağından adam gibide eminim. Yani ben pedala ne kadar sert basarsam basıyım, kadronun maximal bir kuvvet direnci vardır. Onu geçtiğim vakit geri kalan güç tamamiyle boşa giden güçtür. Bu yüzdende LASTİK TOP GİBİ ESNEYEN KADROLARI üreten firmaları, ALLAH bildiği gibi yapsın...

    TAVSİYE: EL yapımı karbon bisiklet ve verebildiğiniz kadar kilo verin, sonra antremana çıkıp gerçek gücünüzü görün!!!
     
  8. ToffieBoi

    ToffieBoi Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    4.484
    Beğeniler:
    7.054
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Gökhan
    Bisiklet:
    Orbea
    Seviye:
    Buna çok güldüm :D :D
     
  9. Aytaç Biber

    Aytaç Biber Onursal Üye

    Kayıt:
    4 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    2.164
    Beğeniler:
    2.262
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Benzer şeyleri bin kez anlatmışımdır forumda. Bisikletlerinizin ağırlığına takılıp kalmayın. İyi bir kadro olmadan hafif bir bisiklet hiçbirşeydir. İsterse 5 kilo bisiklet toplayın, o kadro gerekli yerde gerekli tepkiyi vermiyorsa 8 kiloluk bisikletin yerini tutmaz. Daha önce defalarca kez arkadaş sohbetlerinde veya forumda tekrarladım. İki bisikletim var, biri çelik diğeri karbon. Karbon olan tabi daha hafif ama çelik olanla daha hızlıyım ve daha rahatım. Neden insanlar inanmıyor ya da inanmak istemiyor anlayamıyorum gerçekten. :)

    Olayın sürücü ağırlığına girmeyeceğim, o konuda bir sıkıntım hiç olmadığı için kötü tecrübelerimde olmadı, zira tüm yetişkinlik hayatım boyunca kilom 60-65 arası gidip geldiği için (boyum 175) işin o kısmı ile hiç problemim olmadı. :)

    Konu ile ilgili verebileceğim öğüt ise, vücudunuzun dinçliği ve fitliği, bisikletinizin 300-500gr larından çok daha önemlidir. Hem de çok çok daha önemli.
     
  10. Mehmet_Gürsoylu

    Mehmet_Gürsoylu Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    17 Eylül 2010
    Mesajlar:
    705
    Beğeniler:
    388
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    Derya abi bir düzeltme yapayım insanlarda maximum en düşük yağ seviyesi %4 olabilir bunun altına inen insanlar ya hastalıklıdır yada ölüme kafa tutuyordur :) Sanırım Bruce Lee de yağ seviyesini azaltmaya çalışırken ölmüştü.Sporcularda yağ seviyesi 4-7 arasındadır.

    Konuya gelecek olursak bence 6 kg bisiklete sahib bir insan eğer aşırı ağırsa o bisikletin hakkını veremez.Zaten orantı kuracak olursak da eğer 6 kg bisiklete sahip insan adam gibi antremanını yapıyorsa 100 kg olmasıda pek mümkün değil :)
     
    serkan hilal bunu beğendi.
  11. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Mehmet haklısın her yerde yazan bu ve ben de elbette bu oranları görüyorum ancak kesinlikle o yüzdelerin doğruluğuna inanmıyorum.Tıp dünyasıyla cebelleş olmamak için verdikleri rakamlar onlar.Zaman zaman yabancı kaynaklarda da rastlıyorum bu tartışmalara.Gerçekten de kitap senin dediğini diyor (-+%5) ancak bu adamlardaki yağ rezervleri 4-7 aralığında değil.Şöyle ki;

    Yakacak enerjin kalmadığında rezerv yakıta yöneliyor vücut.Bu aşamaya dikkat,zira bu aşamaya geçmek için,beynimizin tehlike zilini çalması gerekiyor.Bu zil "Laktik asit" oluşumu.
    Aktif bir sporcunun kaslarında laktik asit birikmeye başladı mı işi bitmiştir.Bu süreç aynı zamanda rezerv yakıtların devreye girdiği süreçtir.Vücutta yağ var ve enerjin bitmek üzereyse,yedek yakıt tanklarını devreye sokacak sistem ancak laktik asit yayılmaya başladığında devreye giriyor.Beynin,vücutta yedek yakıt tankı olmadığını bilmesi gerekiyor-ki yarışçılar da hesaplarını buna göre yapıyorlar-yağlanma arttıkça yorgunluğun başlama sürecinin periyodik olarak kısalması boşuna değil.İşte bu sebeple özellikle pro bisikletçilerde yağ oranları çok ama çok düşük...Öte yandan,pek çok bisikletçi,sağlıklı boy kilo endeksi oranlarına da sahip değil ve büyük çoğunluğu olması gereken kilodan 10 kg civarı eksik....İşte mesele bu....diye düşünüyorum.
     
  12. Ferhat Köse

    Ferhat Köse Onursal Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    6.461
    Beğeniler:
    9.086
    Şehir:
    Eskişehir'de yaşıyor
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Derya abi bir ekleme yapayım pro takım sporcularının bir kaç tanesi facebook hesabımda ekli.dönem dönem fotoğraflarını koyuyorlar ve bunların arasında da üst tarafı soyunuk olan fotoğraflar var. az çok bu vucut yağ endeksinden anlarım bel çevresi ile hesaplanır benim soyunuk gördüğüm hiçbir pro bisikletçi yüzde 8-9 dan daha az yağ oranına sahip değil örnek olarak Vinokourovu veriyorum altta :)

    konu başlığına da bir iki cümle yazayım,bisikletteki hafiflik bir yere kadardır esneme payı ,kadro açıları,jant seti ,lastikler ve daha pek çok etken birleştiği zaman en doğru oluşur .Amatör bir kullanım için hele hele tur bisikletçiliği için çok da elzem değildir fazla kafayı takmamak gerekir diye düşünüyorum.


    [​IMG]
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  13. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.074
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Şu siteden verileri girip hız-güç hesaplamaları yapabilirsiniz. Gayet tutarlı ve güvenlidir bana göre.
    http://www.2peak.com/tools/powercalculator.php

    Düz yolda hava direnci en önemli etken, ağırlığın etkisi komik düzeyde. Örneğin 50 km/s hızla giden bir bisikletçi 2 kg daha ağır bisikletle aynı hızı yapmak için atıyorum 490 yerine 493 watt vermek zorunda.
    Yokuşta iş değişiyor tabii.
     
  14. Şerif Şentürk

    Şerif Şentürk Bisikletkolik

    Kayıt:
    26 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.144
    Beğeniler:
    784
    Şehir:
    izmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
  15. Şerif Şentürk

    Şerif Şentürk Bisikletkolik

    Kayıt:
    26 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.144
    Beğeniler:
    784
    Şehir:
    izmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    O zaman Karbon kadrolu bisiklet için sadece konfor amaçlı diyebilirmiyiz.
     
  16. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.074
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    diyemeyiz, her malzemenin ve her ürünün bir kullanım alanı var. Bunun dışına çıkmak boşa zaman ve para harcamak demektir diyebiliriz.
    Ev ile iş arasında 43 km gideceksem kullandığım bisikletin markasına bakmaya bile tenezzül etmezdim, çamurlukları ve ışıkları olsun yeter derdim. Ürünleri amaçları dışında şartlarda test edip garip sonuçlara ulaşmayı anlamıyorum, üretici öyle gazlıyor olabilir ama karbon kadro düz yolda kuğu gibi süzülmek için yapılmamış.
    Ciddi bir tırmanışta fark büyük olur (ingilterede toprak yığınlarını dağ zannediyor olabilirler, alpdehuez falan demek istiyorum), peşpeşe ciddi iki tırmanışta daha da büyük olur ki karbon kadrolu bisikletin en doğru kullanım amacı da budur. O farkı isteyen hafifini alır.
    Şahsen özellikle karbon bir bisiklet almayı hiç düşünmedim, uygun bir fırsatsa malzemeyi önemsemez ne denk gelirse alırım. O dönem alüminyum denk geldi onu aldım, dağılana kadar da kullanırım :)

    Gözden kaçırılan önemli bir faktörde alışveriş zevki. Pahalı ve özel bir bisiklet almış olmak insanlara keyif veriyor. O parayı zaten harcayacak biri için farkeden birşey yok üstelik bisiklet gibi dayanıklı bir ürüne harcamak iyi bir seçenek. Aradaki 1000 Euro fark ortalama gelirli bir yetişkin için ciddi bir tutar değil.
     
    Ahmet Miura ve Barış Kılınç bunu beğendi.
  17. Ahmet Miura

    Ahmet Miura Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    5 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    408
    Beğeniler:
    855
    Şehir:
    Winter Park, Florida
    Adı:
    Ahmet Cemiloglu
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Tamamen katılıyorum. Bunu test etmek için Bicycle Quarterly dergisi ciddi bir test yaptı.

    Birbiriyle tamamen aynı 3 bisiklet yaptırdılar. Hepsi çelik ve tüm komponentleri, fren kablolarının kesildiği yer bile aynı olacak sekilde toplandı. Bisikletlerden yalnızca biri 7-4-7 kalinligindaki tüplerden yapılmıştı, diğer ikisi ise 9-6-9 tüplerden... Hafif borulardan yapılan bisikletin aynakol göbeğine ağırlık gizlenerek hepsi eşit ağırlığa getirilmiş.

    Organizasyonu yapan kisi bisikletlerin her test turu sonunda farklı renklerdeki gidon boğazı vidalarını gizlice değişerek kayit tutuyor, her seferinde tüm bisikletlerin fren ayarlarını bozarak da binicilerin kafasını karıştırıyordu.

    Sonuçta 3 kisi de haberleri olmadan aynı bisikleti "daha hızlı" sectiler. Ağırlıkları aynı olmasına rağmen biri pedala daha iyi cevap veriyor, daha az vites küçültme ihtiyacı hissettiriyor ve daha rahat tırmanıyordu. Bu bisiklete daha da fazla ağırlık koysanız bile hafif ama ölü kadrolardan hızlı gidecektir.

    Eğer İngilizce biliyorsanız bu dergiyi şiddetle tavsiye ediyorum, yılda 4 defa yayımlanıyor. Ben gecmis 8 yılın tüm sayılarını aldım, bisiklet konusunda bu kadar iyi bir kaynak daha görmedim. Tabi güncel bisikletlerin de 60 yıl öncekilerden daha yavaş olabildiklerini öğrenince ilgim daha da arttı :eek:

    Yazımda garip kelimeler varsa kusura bakmayın, iPad kafasına göre duzeltiyor, kontrol ederken gözümden kaçanlar olabilir. Ornek: Bidon Boğazı!
     
  18. serkan hilal

    serkan hilal Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    17 Haziran 2010
    Mesajlar:
    912
    Beğeniler:
    675
    Şehir:
    İZMİR/Bornova
    Seviye:
    6,8kg. lık bisikletim varkende 120kg. dum ve hakkını veriyordum. 7,5kg. lık bisikletim varkende 120kg. ve hakkını veriyorum.Sadece 6,8kg. lık esneyen bir kadroda daha çabuk yoruluyordum. Haftanın 6 günü antreman yapıyorum düzenli ve periyodik olarak ama hala 120kg. yum :) pro. basket oynarkende 120kg.dım. Antremanın kilo ile alakası yok,kilo vermeyi kendine hedef koyduysa verebilir.
     
  19. Şerif Şentürk

    Şerif Şentürk Bisikletkolik

    Kayıt:
    26 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.144
    Beğeniler:
    784
    Şehir:
    izmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    O zaman bisiklet üreticilerinin yaptığı ağırlığı azaltma yada sürtünmeyi azaltıcı etkenler boşunamı oluyor. Seramik göbekler aerodinamik kadrolar v.s
     
  20. Ahmet Miura

    Ahmet Miura Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    5 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    408
    Beğeniler:
    855
    Şehir:
    Winter Park, Florida
    Adı:
    Ahmet Cemiloglu
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Malesef evet.

    Seramik gobekler ile ortalamanin uzerindeki gobekler arasinda pek bir fark yok. Kaldi ki hala Maxi-Car gobeklerden daha iyisi yapilmadi. 1950'lerden 1990'lara kadar uretilen bu gobekler bakim yapilmadan 100.000 !!! Km yol yapabiliyordu. Uretimi pahaliydi ve seramik gobeklere gore daha agirlardi. Seramik hem hafif hem de uzun omurlu, ama iyi kalite bir gobekle arasindaki farki odeyince daha hizli gitmiyorsunuz.

    Kadroda yapilan aerodinamik duzenlemeler genel olarak pazarlama safsatasi. Gidonu 1cm asagi aldiginizda kazanilan aerodinamik avantajin yanindan bile gecmiyorlar. Bir tek yuksek profilli jantlarin yan ruzgarlarda basa bela olabildigini soyleyebilirim. Surus pozisyonu ve kisinin kapladigi alanin yaninda sele borusunun seklinin salise kazandiracak bir avantaji bile yok.

    Press fit gobekleri Rene Herse 1939 yilindan beri tum ust seviye bisikletlerinde kullaniyordu. Endustri, bu tip gobekleri yeni bir teknolojiymis gibi piyasaya cikardi. Tipki 1930'larda Nicola Barra'nin tum uretimini aluminyum kadrolarla yapmasina ragmen aluminyum egzotik yeni bir kadro malzemesi olarak piyasaya suruldu. 50 yil sonra!

    Agirlik azaltmak manasiz degil. Bunun faydalarini Fransizlar 1930'lu yillardan itibaren aluminyum kullanarak bisikletleri 20-25 kg agirliktan 8-12 kg arasina indirdiler. Hatta hafif bisikletlerle savasta bombalanmis yollarda 400 km'lik dayaniklilik yarislari yaptilar.

    1947 yilinda celik kadrolu, canta tasiyicili, dinamo ve fari olan, camurluklu, 500 gr agirligindaki sele ve kadro pompasiyla birlikte 7.9 kg bisiklet yapmayi basardilar. Kirici bir parkurda 400km yarisi saglam bitirdi.

    1948 yapimi bir tandem 2003 yilinda 1200 km'lik Paris-Brest-Paris yarisinda tandemler dahil tum yarisin birincisi oldu. Arkada 4'lu rublesi vardi.

    1952 yapimi bir hizli tur bisikleti (Rene Herse), Seattle'da 400 km'lik bir yarista tum karbon, titanyum ve aluminyum bisikletleri gecti. Tabi celikleri de!

    Bu demek oluyor ki, yol bisikleti teknolojisi olarak gelisen tek sey, daha sorunsuz calisan vites aktaricilari. Daha guvenli surus saglayan STI tipi sistemleri de unutmamak lazim. Tur bisikletcileri bozulup yari yolda biraktigi icin hala eski tip fren kollari kullaniyorlar ama kisa mesafede gayet kullanislilar.

    Daha az maliyet, daha hizli ve ucuz uretim teknikleri, daha buyuk logo yazabilecek daha genis ve kaba parcalar. Gidisat bu yonde. Celik kadrolarin tedahulden kalkma sebebi agir veya kotu olmalari degil, isciliginin pahali ve uretiminin yavas olmasi, seklinin standartligi nedeniyle yeni moda cikarip yeni bisiklet satmaya imkan vermemesi. Tabi iyi bakildiginda insan omrunden uzun omurlu olmalari da var...