Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yıldırımevci Yaylası ve Göleti (Çubuk)

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Merhaba Bisiklet Severler,

    Pazar'a iki kala acaba nereye gitsek diye düşünürken internette yaptığım uzun araştırmalar sonucunda "orada bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür. Gitmek gerek, görmek gerek!" diyerek sıvadık paçaları ve de kolları.

    Sabah uykusu tatlı gelip de kalkamayanlar ve son anda tura gelmekten vazgeçenlere vah vah deyip acımaktan başka elimizden bir şey gelmiyor. Az sonra sizlerin de şahit olacağı gibi sanki zamanda yolculuk yaptık. Çubuk'a değil de Karadeniz'in yaylarından birine ışınlandık.

    Sağanak olduğunu bile bile yağmur berekettir ne yapalım! Islanırız yeter ki etraf yeşillensin, bolluk bereket olsun. Doğaya boyun eğerek ve "inşallah yağmaz" deyip her fırsatta duayı eksik etmeyerek önlemlerimizi de alıp çıktık sabahın karanlığında pedal basmaya!

    Gece 11'de yatıp uyumam lazım Gordion'dakine dönmesin diye zorla uyumaya çalıştım. Neyse ki başarılı olmuş. Ha tamam yine sabah kalktığımda kendimi aynada göremiyordum ama mahmurluğum fazla sürmedi. O yüzden ekip bugün ya çok şanslı ya da çok bahtsız olacak. Çünkü ben bomba gibiyim! .heh

    Sabah Ulus'a gittiğimde 4 kişi hazır bekliyordu. İşte bu dedim. Bravo herkes erken gitmemizin bilincinde. Peki ya Funda ile Derviş? Telefona bakıyorum hemen mesaj gelmiş. Derviş Funda'yı satmış. O da koşa koşa ilk metroya yetişip bize yetişmeye çalışacak. Sabah 6.30 otobüsü ile anlaştığımız için "inşallah yetişir" diye ikide bir saatlere bakıyoruz. İyi ki buluşma saatini erkene vermişim diyorum.

    6.25'de yetişiyor. Bu sefer de otobüsü beklemeye başlıyoruz. Emrecan bir koşu poaça almaya gidiyor. "Haydi bakalım çıksın kancalı lastikler" diyorum otobüs gelmeye yakın. Neyse ki 3 kişiden çıkıyor. Funda, Emre ve Eldar'ın dışındakilere (-) veriyorum.

    Bisikletleri yerleştirdikten sonra kancalı lastiklerin önemi anlaşılıyor. "Yaa gördünüz mü?" diye de getirmeyenlere sataşmadan edemiyorum.
    [​IMG]

    Levent Abi henüz açılamadı. Sanırım beyin hala uyuyor.
    [​IMG]

    Saat 7.30'da çıkmaya hazırız.
    [​IMG]

    Taylan durun şunu biraz şişireyim derken sabah enerjiyi fazla almış olacak ki ince sibopun ucu kopuyor. Fıs değil fosss diye giden havanın ardından hemen hallederim diyor. Hakikaten de çok hızlı. Aferin Taylan! Seni "vahşi doğunun en hızlı lastik değiştireni!" ilan ediyorum. Ama bu yine de (-)'yi bana unutturmaz. .heh
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bazı ihtiyaçları giderdikten sonra 8:00'da pedalar dönmeye başlıyor. Hava inanılmaz serin. "Spora üşüyerek başlamalıyız" diye arada bir "hoyyy şeytan geçti, amanın dondum" desem de yeleğimi giymiyorum. Soğuk iliklerime başlayınca "üşüyerek dedim donarak değil" diye 200 metre sonra ben de pes ediyorum ve yeleğimi giyiyorum. .hah
    [​IMG]

    Bir deli oğlan bizim bu Levo! Yine basmış gitmiş önden. Biz avans verdik. Abi sen yaşlısın önden git biz nasıl ols ayetişiriz diye puhahahahah. Yoksa yokuşlarda falan büyük aynakolda çıktığından ya da yetişemediğimizden değil canııım... .heh
    [​IMG]

    Hava açar diye umut ettikçe sanki üstümüze üstümüze basıyor kara bulutlar.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Arada bir güneş o güzel yüzünü gösterdikçe hemen durup fotoğraf çekiyorum.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yukarıdan Çubuk manzarası,
    [​IMG]

    [​IMG]

    Beni de çek ama "anaaaym düşmeyim" pozu!
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Taş ocağı,
    [​IMG]

    Her zamanki gibi enerjisi fazla gelen Levent Abi koşuyor. Ama ne için! Bir civciv yakalayıp da sevebilmek için. Levent Abiiii "büyük bulursna kap gel de Karagöl'de pişirir yeriz!" diyoruz.
    [​IMG]

    Genç delikanlı bir sağa bir sola savruluyor ama bir türlü yakalayamıyor.
    [​IMG]

    Sonunda ev sahibi "dur ben sana yakalayım da sev" diyor. Ciyık ciyık ses çıkartan civcilere şöyle bir ben de dokunuyorum.
    [​IMG]

    Etrafta dikkat dağıtan başka şeyler var çünkü. Şu muhteşem turuncu gelincikler gibi...
    [​IMG]

    O kadar güzel ki bakmaya doyamıyorum. Yanıma alamayacağım için ben de fotoğrafla ölümsüzleştiriyorum.
    [​IMG]

    Funda da kokusunu içine hapsediyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Geçen seneki pozu yakalamak için o tarlayı bulmaya çalışıyorum. Solda küçük kaya sağda çeşme olacak. Sanırım daha yolumuz var diyorum. "Ne çeşmenin bir özelliği var ne de tarlanın!" Ancak kısa mola için ben orayı düşünüyorum ayrıca geçen seneki pozu da yakalamak istiyorum.

    Geçen seneki tarlayı kazmışlar. Hımm madem öyle biz de karşısındaki çayıra geçeriz diyorum. Ancak güneş olmadığı için fotoğrafımız pek canlı çıkmıyor. .agla
    [​IMG]

    İlk atıştırma molasını da burada veriyoruz. Levent Abi yazdıklarımı iyice oku dememe rağmen siteye bakamamış. Yanında hiç bir şey yok. Ona bir (-) daha veriyorum. Amma ve lakin çok şanslı. Bugün yaklaşık olarak yanımda 5 kilo kadar yiyecek içecek taşıyorum. İnanın yiyeceğimden değil bu seferki amme hizmeti... Herkes cebinden çantasındna bir şeyler çıkarıp paylaşıyor.

    Karagöl'e kadar çok az bir düzlük var. Çoğunluk rampa. Çık çık bitmiyor. Dizi kitlenen Funda mantıklı olanı yapıyor ve yürümeyi tercih ediyor.
    [​IMG]

    Şimdi de dünyada gübreden daha kıymetl taşınacak şeyler olduğunu düşünüyor olsa gerek. Kendisi gibi! .heh
    [​IMG]

    "Asiyim, bu dünyada ben de varım, sizden ne kadar farklı olsam da başım dik ayakta duruyorum" der gibi gurula dikilen çiçeğe bakar mısınız?!!
    [​IMG]

    Funda kendine gelmiş gibi. Bas kızım baaaas...
    [​IMG]

    Ben de Levent Abi'ye eşlik ediyorum. o kadar beğendi ki buraları "burada satılık arsa var mıdır?" diye etrafına bakınıyor.
    [​IMG]

    Karagöl'deki işletme kapatılmış ama teyzeler sağ olsun gözleme yapmaya gelmişler. En çok yemeği olmayanlar seviniyor. Biz de "aman canım gözleme varken ton balığı mı yicez?" diyerek gruba uyuyoruz.
    [​IMG]

    En çok sevindiren ise demlikle çay içmek oluyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Eldar Bayraktarov! O bir Rus. Neresinden diyoruz? Sen Petersburg diyor. Valla sen Petersburg ben Ankara hiç fark etmez yeter ki gönüller bir olsun diyoruz. Kendisi çok efendi ama biraz çekingen. Bizim yanımızda kalıp da açılmayan olur mu hiç elbette onu da açıyoruz yavaş yavaş. Ay yazık nasıl da bakakalmış ocağa. Görünce buz gibi memleket hasreti çöktü galiba. Kim bilir neler düşünüyordur şimdi! (Lafa aramızda biz inanmadık Rus olduğuna. 3 senedir buradaymış, okuyormuş. Ama bildiğiniz Türk yani. Aynı bizim gibi olmuş hahahaha...)
    [​IMG]

    Piknikçi bir aile ile muahbbet ediyoruz. Teyzem bizi çok sevdi. İki kızıyla beraber muhabbetimize eşlik ediyorlar. Tabi ki ben yine sataşmadan duramıyorum.
    [​IMG]

    Özenle yıkanıp hazırlanmış, eşşek gibi taşınmış meyveleri nihayet çantamdan çıkarıyorum. Ohhh tam keyif.
    [​IMG]

    Dibimize kadar yanaşan arabaya yuh diye kızarken bir de motorcunun biri ağzımın içine kadar giriyor. Tam kızmaya hazır yüzüne bakarken "amanın sen de nerden çıktın!" diyorum. Levent Abi nereye gideceğimizi siteden görmüş ve motoruna atlayıp yanımıza gelmiş... .heh Çok da iyi yapmış...

    Önce motoru Funda deniyor.
    [​IMG]

    Sonra da ben. Yakıştı mı bakın bir diyorum! Oh be yumuşak yere oturmak ne güzelmiş.
    [​IMG]

    Levent Abiiii yetiş. Kafam sıkıştı çıkaramıyorum. Ayhhh daraldım. Sesim de yankı yapıyor. Kulaklarım da duymuyor. Ne rahatsız bi şeymiş bu kask. Şimdi niye milletin takmadığını anlıyorum diyorum. Bizimki havadar ne güzel... İşte kiminin selesi kimin kaskı rahat hahahaha...
    [​IMG]

    Eldar'ın kaslarında çekme oluşmuş. "Uzat bakalım. Şimdi de parmak uçlaırnı kendine doğru çek."
    [​IMG]

    Şimdi hareket zamanı. Yol uzun. Ama Karagöl'de de foto çekmeden gidilmez ki!
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    dbr, cedrick41, Asmirk ve 7 kişi daha bunu beğendi.
  2. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Sadece parmak uçlarım betonda. Biri höh yapsa düşücem. O derece boştayım. E kolay değil düğmeye basıp da fotoya yetişmek.
    [​IMG]

    Suyun dinginliğini ve sudaki bulut yansımasını görünce harika hayatta burayı çekmeden gitmem diyorum.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve işte Karagöl'den ayrılıp kendimizi Yıldırımevci rampalarına vuruyoruz.
    [​IMG]

    Levent Abi için hava hoş. Motorla gidip gidip geliyor. "Maşallah iyi çıktınız!" diye de eklemeden edemiyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    "Hadi hadi" diyenlere "siz çıkın, hayatta şurada foto çekmeden gelmem" diyerek rampanın ortasında zınk diye duruyorum.

    Bu çiçekler beni benden aldı. Yaşama sevncimi kat be kat artırdı.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ah Taylan vah Taylan yine koşturup yakalayıp bir traktöre tutunuyor. Mesafe az da olsa güneşin altında yüzümüz kızarıp terlerken kıskancımızdan çatlıyoruz.

    Ve işte nihayet yayla yoluna sapıyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Karadeniz'dekinden bile doğal yayla evleri,
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yıldırımevci Göleti'ne varınca yeni bir sofra kuruyoruz. Herkes yanında ne kaldıysa çıkarıyor.
    [​IMG]

    Turun başındna beri ben fasulye getirdim deyip durdu Taylan. Karagöl'de bile ama ben fasulye getirmiştim, gözleme mi yiyeceğiz dedi. Ben de diyorum ki aman ne yapacaksın fasulyeyi. Konserve mi yenir gözleme varken. Ama bizim esas oğlan yine yapmış yapacağını. Barbunya konserve diye düşünürken baya bildiğimiz taze yeşil fasulye getirmiş bu sefer yanında. Pembe çiçekli kabı olmasa da bu sefer de dilimize dolanıyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Şimdi huzura erme çabaları.
    [​IMG]

    Ben de esnedim sonunda rahattan.
    [​IMG]

    Tam huzura erecektim ki gerilen kasları rahatlatmak geliyor aklıma. Funda'ya da hatırlatınca pek bir rahatı kaldığı söylenemez hahaha...
    [​IMG]

    [​IMG]

    Karagöl'den beri belki 5-6 kez Eldar iyi bari burada sinek yokmuş dedi. Yazık çocuk çok sevindi demek sürekli söylüyor hahahaha... Haa bir de Levent Abi var. O da ne zaman gideceğiz. Son otobüs kaçta. Erken gitmem lazım. Ben de her zamanki gibi hööööy erken gitmek yok. Susun tadını çıkartın. Akşamı düşünerek şu manzarayı zehretmeyin. Öyle yada böyle gideriz diyorum. Ayrıca ne mi diyorum " ben burayı çok sevdim, ne olur gitmeyelim yo yo yo".

    Ve orta yolu buluyoruz. Ekip başka zaman kamplı gelmek üzere anlaşıp yola koyuluyor. Bu yüzden Yıldırımevci köyü'ne de uğrayamıyoruz ancak bir daha gelmek için nedenimiz olsun diyerek basıyoruz pedallara.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Çıktığımız rampaları inmesi o kadar keyif verici ki. Mıcırlara dikkat ederek salıyorum kendimi.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Dönüşte en büyük problem indiğimiz 5 kilometrelik yokuş. Anam vay diyerek tırmanıyoruz. Android adam Levent Abi'yi yürürken yakaladım ya daha ölsem de gam yemem. İşte yolun en kadar zorlu olduğunu ispatlayan en güzle kanıt budur.
    [​IMG]

    Ha ben mi nasıl çıktım. Taylan sağ olsun. Taylan 3te ise ben vitesi 2'ye taktım.
    Attım elimin birini omzuna ahtapot gibi yakaldım. Haydi bakem bas bas bas. Güneş ve rampa yüzünden yüzümden gözümden terler akıyor ama bu yol bitmek zorunda. Bakıyorum ki Levent Abi'ler yetişiyor. İyi olan kazansın. Başarabilirsin Taylan haydi haydi bas bas... Erkekleri yarıştırınca karlı çıkan kzılar oluyor tabi ki hahahahah... .hah Bu arada Taylan'ın (-)'sini siliyorum. Levent Abi De Funda'yı çekti azıcık da olsa. Onun da bir (-)'sini siliyorum. Bir dahaki tura tek eksi ile başlıcak kendisi. Hadi bakalım hayırlısı hahahaha...
    [​IMG]

    Sonra Taylan Bey yine tutunacak bir kamyon buluyor. "Sakın! Yapma hızlı geliyoré diye endişeleniyorum ancak öyle bir pedal basıyor ki yine yakalıyor kerata. "Dikkatli ol!" diye bağırmaktan başka bir şey gelmiyor elimden. Yokuşun başına kadar çıkıyor. Haydi bakalım Kevser Hanım şimdi sıra sende. Baaas bas bas... Tepede bekleyen Taylan "ne çabuk geldiniz!" diye şaşırınca " ha ha ne sandın bzi çakma bisikletçi miyiz?" diyorum.
    [​IMG]

    Ve işte son manzaralar,
    [​IMG]

    [​IMG]

    Meşhur Çubuk turşusunu almadan olmaz. Giriyoruz dükkana ve acılı acısız toplayıp çıkıyoruz.
    [​IMG]

    Daha sonra eti güzeldir deyip arkadaşları kasaba götürüyorum arkadaşları.

    Dönüşte üçer üçer minibüslere yüklüyoruz bisikletleri. "Benim acelem yok evim yakın en son da giderim," diyorum. Evi uzak olan ve acelesi olanları ilk minibüsle yolluyoruz.

    Bu da otobüs camından çekilen son foto...
    [​IMG]

    15 derece ile başlayıp 30 derece ile sonlanan tek bir damla yağmura maruz kalmadan başarıyla kazasız belasız tamamladığımız bir tur oldu. Gerçekten de çok zorlu ama bir o kadar da eğlenceli idi. Turu tamamlayan, bilmediğimiz bir yer için çıkardığım haritalara baka baka gitmeyi kabul eden eden tüm arkadaşları performansları ve cesaretleri için tebrik ediyorum. Muhteşem bir geziydi bence. Darısı bir sonrakine...

    Tur Bilgileri:

    Çubuk- Karagöl - Yıldırımevci Yaylası -Çubuk

    Toplam Mesafe: 71km
    Toplam Tırmanış: 1500m
    Toplam zaman: 5:37
    Avr Hız: 14
    Maksimum Hız: 63.45
     
    Efrahim ÖZCAN, dbr, pnar ve 10 kişi daha bunu beğendi.
  3. serself

    serself Yeni Üye

    Kayıt:
    5 Şubat 2007
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    ah enişte vah enişte ,yaktın beni yedin bu turu.Bu gün esir alınır mı bi insan.Hele bir de bisikletçiyse.
    Amma bir dahaki sefere kaçar mı?Kaçırırsam bisikletçiliği bırakırım zaten:)
    Hem kamplı olacakmış,ateş başında sucuk ekmek olacakmış.Oy oyo oy daha neler neler olacakmış.
    Eh en kısa zamanda olur inşallah.
    Ayaklarınıza sağlık sevgili dostlar,Ankara'da böyle bir yerin varlığını bize kanıtladığınız için.
    Ve sanada ayrıca teşekkürler Kevsercan,böyle bir rota çıkardığın için.
    Haydi kalın sağlıcakla
     
    Elçin Yıldız ve KevSerSeri bunu beğendi.
  4. Ramazan Okyay

    Ramazan Okyay Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    17 Ocak 2008
    Mesajlar:
    848
    Beğeniler:
    653
    Şehir:
    Istanbul/Zeytinburnu
    Seviye:
    doğayla içiçe güzel bir gezi olmuş:)
    ayaklarınıza saglık.
    fotoğraflarda harika:)
     
    Elçin Yıldız ve KevSerSeri bunu beğendi.
  5. serdar gültekin

    serdar gültekin Bisikletkolik

    Kayıt:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.108
    Beğeniler:
    1.264
    Şehir:
    ankara / söğütözü
    Seviye:
    Çok güzel bir tur olmuş ayaklarınıza sağlık. Yalnız otobüs şoförünü bisikletleri almaya nasıl ikna ettiniz hayret ettim.
     
    Elçin Yıldız ve KevSerSeri bunu beğendi.
  6. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Sorma Serkanım yaw. Biz de seni çokca andık. Ah Serkan vah Serkan enişetesine söz verdiği için yanmış Serkan diye... Neyse üzme tatlı canını. Keşfettik, beğendik. Nasip olursa kamplı tura gideriz artıkın...

    Normalde bir tane bile bisiklete izin verilmiyor. Amma ve lakin bize çok yardımcı oldular sağ olsun. Buradan Ego'ye ve görüştüğümüz müdüre çok teşekkür ediyoruz. ;)
     
    serdar gültekin ve Elçin Yıldız bunu beğendi.
  7. Hacı Murat ŞAHİN

    Hacı Murat ŞAHİN Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    639
    Beğeniler:
    799
    Şehir:
    Ankara/Keçiören
    Seviye:
    Gezi ve anlatım için teşekkürler. Ayaklarınıza sağlık.
     
    KevSerSeri ve Elçin Yıldız bunu beğendi.
  8. Serkan Çoban

    Serkan Çoban Forum Bağımlısı

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    7 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    731
    Beğeniler:
    1.097
    Şehir:
    Çanakkale/Yenice
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Yine çok güzel bir gezi olmuş; fotoğraflar ve o içten anlatımınız sayesinde ben de katılmış gibi oldum ;)
    Emek verip bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.

    Konuyu açar açmaz gözlerim Serkan'ı aradı ama anladım ki katılamamış..

    Bir dahaki turunuzda görüşmek üzere, kalın sağlıcakla
     
    KevSerSeri ve Elçin Yıldız bunu beğendi.
  9. Yunus Emre POLAT

    Yunus Emre POLAT Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    19 Nisan 2009
    Mesajlar:
    696
    Beğeniler:
    1.304
    Şehir:
    Aydın
    Seviye:
    Çok güzel manzaralar gördüm sayenizde. Ayağınıza sağlık. Azminize hayranım. :)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  10. OrionForEver

    OrionForEver Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    17 Haziran 2007
    Mesajlar:
    651
    Beğeniler:
    1.257
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Paylaşım için çok teşekkürler. Fotograflar ve anlatım harika olmus...
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  11. Sencer Kan

    Sencer Kan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Mart 2009
    Mesajlar:
    511
    Beğeniler:
    615
    Şehir:
    Karşıyaka, İzmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    renkli.. bol renkli anlatımınız ve bir o kadar renkli görselleriniz harika..
    en az turunuz kadar.... ;)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  12. Asmirk

    Asmirk Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    499
    Beğeniler:
    1.233
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Renk cümbüşüne bürünmüş bir sunum harika baktıkça insanın ruhu dinleniyor adeta harika bir gezi olmuş. Karadeniz hep tur hedeflerim arasında dır.

    Ayaklarınıza pedallarınıza sağlık.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  13. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Ama burası Ankara - Çubuk :D

    Karadeniz'e ışınlandık derken mecazi anlamda söylemiştim... ;)