Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yeni Bisikletim ve İki Günde Mudanya-Ankara Turum

Konu, 'Şehir - Tur Bisikleti' kısmında Ahmetgitar tarafından paylaşıldı.

  1. Ahmetgitar

    Ahmetgitar Bisikletkolik

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    13 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    1.054
    Beğeniler:
    4.721
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Ahmet
    Seviye:
    Merhaba arkadaşlar. Bir süredir tur bisikletçiliğiyle ilgileniyor, turlar hakkında yazılar okuyor bisikletlere bakıyordum. Bu süreçte elbette forumumuzdan da çok fazla bilgi aldım, sizlerin tecrübelerinden yararlandım. Derken birkaç hafta önce kararımı KTM Life Lontano XT yönünde verdim. Ancak dediğim gibi sadece bisiklet bakmıyor birçok tur üzerine okuma araştırma da yapıyordum. Bu da bisikleti alır almaz o bisikletle bir uzun tur yapma kararını da beraberinde getirdi.

    Ankara'da yaşayan birisi olarak bu bisikleti Ankara dışında bir yerden alıp Ankara'ya kadar gelmeliydim. Birçok arkadaşım alışmadığım bir bisikletin uzun turda beni sıkıntıya sokma olasılığının yüksek olmasına karşı uyardı ama ben şansımı denemek istiyordum. Sonuçta sıkıntıya düşersem turu bırakır evime otobüsle dönerdim. Telefon aracılığıyla İstanbul'daki mağaza ile görüştüm, bilgi aldım ve 29 Nisan günü işten öğlene doğru izin alıp İstanbul'a yola çıktım. 11'de bindiğim otobüs ve ardından servis beni akşama doğru 17 civarında Bostancı Bisiklet Evim mağazasına ulaştırdı. KTM'yi ilk orada yakından görüyordum. Ama baya büyük, 180cm boyundaki ben yanında minik kalıyorum. Ama güzel görünüyor. İçime hemen sindi (onunla ilgili bir inceleme yazısını da yakında yazarım). Ayarlar, pedal ve ayakkabı seçimi, çay kahve ikramı derken 18:30 gibi bisikletimi alıp mağazadan ayrıldım.
    IMG-20160429-WA0013.jpg

    Güzergahı İstanbul Ankara arası belirlemek bilmediğim eski yolu gitmek olacaktı ki bu beni sıkıntıya sokabilirdi. Onun yerine İstanbul'da bir gece geçirip ardından feribotla Mudanya (Bursa) 'ya geçip oradan bildiğim bir yolu gidecek olmak bana daha mantıklı geldi.
    Bisikleti aldıktan sonra eski bir arkadaşımla minik bir kutlama yapıp hasret de giderdikten sonra deniz otobüsü ile Bakırköy'e geçtim. Bu arada bisiklet için herhangi bir ücret alınmaması bir yana İDO çalışanlarının nazik ve yardımsever davranışları mutlu etti, zaten olması gereken bu ama bisikletli olarak genelde dışlanmış hor görülmüşüz ya, mutlu oldum :)

    Neyse fazla uzattım. Geceyi halamlarda geçirdim. Yol bisikleti kullanıcısı olarak bu bisiklet bana inanılmaz ağır gelmişti ve ne yazık ki test sürüşü yapmamıştım. Halamların da iskeleye yürüme mesafesi bir yerde oturuyor olmaları bisikleti tura kadar test edemeyeceğim anlamına geliyordu. Neyse ki turum bir sonraki sabah başlıyordu!

    İlk tur bisikleti ve ilk tur heyecanı o geceyi uykusuz geçirmeme sebep oldu. Bir de Mudanya feribotu sabah 7:30'daydı ve benim Yenikapıya gidecek 8km kadar yolum vardı. Sabaha kadar yatakta sağa sola döndüm ve en son uyumaktan vazgeçtim. Tur bisikleti için haftalar önce Vaude Karakorum çanta almıştım ama ne saçmalık ki bu çanta ağırlık yapar diye yanımda getirmemiştim! Sırt çantasını bisiklete yerleştirmek biraz zor oldu. Ama oldu. Minik birkaç lokma kahvaltılık atıştırdım ve sabah 6:30 gibi evden ayrıldım.
    Bisikleti ilk kez sürüyordum ama öyle bir ağırlık hissettirmiyordu. Hızı fena değildi. 29er lastik, XT donanım ya da kilitli pedal buna etken olabilirdi, bir de sahil yolu düz bir yoldu. Bakalım yokuşlarda nasıl olacaktı bu bisiklet ama düz yolda doğrusu fena gitmiyordu. Herneyse :)

    7 gibi Yenikapı iskelesine giriş yaptım.

    DSC_1349.JPG

    Çanta iyiydi de, kilitli ayakkabı alınca eski ayakkabılarımı halam BİM torbasına koymuş, o alakasız durdu biraz. Neyse, bir buçuk saatten biraz fazla süren feribot yolculuğunun ardından Mudanya'ya indim. Artık yolculuk başlıyordu. Heyecanım iyice arttı o sırada. Kız arkadaşımı aradım, yer bildirimlerimi yaptım, strava'yı başlattım falan :) DSC_1351.JPG

    Ama suluklara su koymayı unutmuşum!
    İskelede bir görevliye Bursa istikametini sordum, şaşırmış bir halde, "Nasıl bisikletle Bursa'ya kadar mı gideceksiniz???" dedi. "Ankara'ya kadar gideceğim" diyemedim ya la :)))

    Mudanya'dan sonra bilenler vardı Bursa için hemen başlar yokuşlar. O yokuşa girdiğim sırada keyiflendim. Çünkü bisiklet yokuşta da gidiyordu! Ama kısa sürede üzerimdeki polar beni sıkmaya terletmeye başladı, zaten suyumun olmadığı da o anda aklıma geldi. Ama maalesef yolda herhangi bir su bulacak yer yoktu. Ama çok da panik yapmadım. Hem Bursa çok uzakta değildi hem de en kötü uzak olsa ne olur ki mataranın birini kaldırırsın havaya, illa ki biri gelir yardımcı olur. Bisikletle uzun tırmanışı yaptıktan sonra tepe noktasına vardım, sonra harika bir iniş beni bekliyordu. Bisiklet müthiş bir sürate çıktı ama çantadan da yere bir şeyler düşmeye başladı. Arkamdan takır tukur ne geliyor derken bir de baktım ki deodorantım yokuş aşağı beni kovalıyor...

    Arada da tekerden sesler. Kahretsin kötü bir bisiklet almışım derken tekeri bir kontrol ediyorum ki çantanın ipliği, askısı tekere sürtüyor falan! Bisiklette sorun yok, yeniden güven geliyor bana ve Bursa!
    DSC_1354.JPG

    İlk benzinliğe giriyorum. Sabaha doğru düzgün kahvaltı yapmamışım ama bu kadar kısa sürede durmak da içimden gelmiyor, bisiklet sürmeye daha doyamadım, yorulmadım bile. Bolca su içip, mataralarımı dolduruyorum. Bir de Halley yiyorum. Nasıl olsa yanımda cevizli sucuk falan da var. O çanta boşuna durmuyor bagajda.

    Son hız ilerliyorum, km saatinde düz yolda 35-40'ları görüyorum ama tempo yakalamak önemli, o sebeple çok da asılmıyorum pedallara ama gerçekten mutluyum. Zaten son haftalar iyi de kondisyon yapmıştım formdayım, bir de güzel tempo yakalarsam bu işi kurtarırım diyorum. Kafamda deli düşünceler ve bir de bakıyorum ki Bursa geride kalmış...

    DSC_1355.JPG

    İlerlemeye devam, çok güzel gidiyorum, çok mutluyum! İlk tur heyecanı, ilk tur bisikleti heyecanı, Bursa'yı baharda görme heyecanı, o gün işe gitmiyor olma heyecanı, yolda olma heyecanı, sakin ve dingin olma heyecanı, havanın 20 derecelerde tam da bisiklet havasında olması heyecanı, toprak kokusunun heyecanı, toprağı, kuşu, ağacı yakından izleme heyecanı, yollarda insanlardan selam alma ve onlara selam verme heyecanı, bir dolu heyecan, keyif, neşe... İki gündür doğru düzgün uyumamışım ama içimde müthiş enerji var, değil Ankara, Adana'ya kadar giderim bu hızla!

    Ama gidemiyorum tabi, Bursa'nın dışında yokuşlar var, öyle böyle değil ama; yazın kız arkadaşımla Bursa'ya gelirken arabayla 30-35km'dir gaza basmadan yokuş iniyoruz benzin harcamıyoruz dediğim yokuşlar bu sefer çıkış olarak karşımda. Bursa çıkışında iki büyük tırmanış var. İlki Kestel'e gelmeden. Oldukça uzun. 1 saat kadar sürüyor. Ondan sonra pilim bitiyor tabi. Doğru düzgün yemek yememişim zaten, cevizli sucuk da sürekli yenmez. Bari bir şeyler yiyeyim diyorum ve ayakkabılarımı da çıkarıp bahçedeki çimenlere basarak güzel bir yemek yiyorum. Sonra garson sağolsun çay da ikram ediyor, bir de fotoğrafımı çekiyor sağ olsun.
    IMG_20160430_223103.JPG

    İyi ki yemek yemişim çünkü asıl tırmanış Kestel-İnegöl arasındaymış! Strava kayıtlarında gördüğüme göre 2 saat 18 dakika sürmüş 28 km tırmanış. Hayır hiç durmadan tırmandım ama sıkıldım yani. Her virajda bir umut, acaba biter mi diye ama bitmiyor, yeniden yokuşu görüyorsun. Ama yokuşun bittiği yerde müthiş bir şey! Manav! Zaten suyum da azalmış, önce kafaya suyu dikiyor sonra meyve yiyor sonra da teyzelerle laflıyorum. Güzergahın Ankara olduğunu öğrenenler manyakmışım gibi bana bakıyorlar falan. Biliyorum, hissediyorum düşüncelerini ama sorun yok. Çünkü evet zaten bu günümüz dünyasında biraz manyakça! Ama çok güzel bir şey.

    DSC_1357.JPG

    Taza meyvelerden sonra yokuş aşağı upuzun bir yol var, çok hızlı gidiyorum ama manzara da muhteşem, insan bırakamıyor öyle bir seyir zevkini! Asılıyorsun frenlere ve biraz doğanın tadını çıkarıyorsun! Bisiklet turları böyle manzaraları daha dikkatle izlemeye de namzet. Uzun uzun izliyorum...

    IMG_20160430_144135.JPG

    Yolun devamı da güzel, ağaçlar, tepeler, çiçekler, hafif rampa ve hafif inişler, her şey yolunda sürücüler de iyi selam verenler var fazlaca. Taciz eden yok, camdan böğüren yok. Sadece bir sitem; yol kenarında çok fazla şişe kırığı var. Ben ağırlık olmasına rağmen yediğim yiyeceğin paketini çantamda taşıyorum çöp bulana kadar ama arabadaki insanlar nasıl hiç utanmadan cam şişeyi yola atabiliyor hayret ediyorum. Yol uzun; bunları uzun uzun düşünebilirim! Nasıl bir eğitimsizliktir yola şişe atmak, çöp atmak vb???

    Neyse, bir ara Bilecik sınırları içerisine giriliyor, Bursa geçilmiş; farkında oluyorum ki ilk kez bir şehirden başkasına geçmişim bile. Gurur duyuyorum kendimle. Hani Bilecik il sınırları içerisinde ölsem gam yemeyeceğim neredeyse!

    DSC_1369.JPG
    Sonra Eskişehir yaklaşıyor, hava da kararmış. Şehirlerin girişinde polisler, arabalar tek tek aranıyor, bisikletli VİP olarak geçiyor tabi.

    DSC_1371.JPG

    Yorulmadığımı biliyorum Ankara'ya kadar sürebilirim, olmadı bir yerde kalırım, otel bulamam çünkü o güzergahta pek öyle turizm ya da büyük bir yerleşim yok. Mantıklı da olmalı, adrenalin var içimde, heyecan, o sebeple kendimi canlı hissediyorum. Oysa ki yorgun olmalıyım, sakatlanırım yoksa Eskişehir'de kalmalıyım. Bu düşünceler zihnimde yer edince yorgunluğu da hissetmeye başlıyorum. Bir otel bulup kalayım. Çünkü 185km bisiklet sürdüm, İstanbul'da feribota gidişi de sayarsam 195 ama asıl ertesi gün uzun yolculuk... 250km civarı yolu sonraki gün yapacağım ve erteleme şansı yok, çünkü pazartesi yine iş başlıyor. En güzeli otelde yatıp uyumak.

    Şehir merkezi cumartesi gününün akşamında capcanlı, cıvıl cıvıl. Ama otel bulmak zor, nereye sorsam olumsuz yanıt alıyorum, en son Zeki Demirkubuz filmlerinden fırlamışçasına bir otel buluyorum. Ortak tuvalet banyo, kahvaltı yok. Ama çok ucuz ve müthiş bir görevliye sahip bir otel. Şehrin de tam göbeğinde... Orada kalıyorum. Eşyalarımı alıyorum bisikleti de aşağıda resepsiyonun yanına koyuyorum.
    Çok aç değilim ama protein ağırlıklı bir şeyler yemem gerekir ve biraz da yürüyüş iyi olur diye merkezde biraz dolaşıyorum. Sonra odaya dönüyorum, saat baya geç olmuş. 12 gibi gözlerim kapanıyor, deliksiz uyuyorum.

    Sabah uyanıyorum, sıcacık bir duş, sonra hazırlanıyorum. Her Eskişehir'den geçerken adet ettim, Odunpazarı'nda İnci Börek'e gidip börek yemek, çayı da muhteşem. Oraya gidip börek artı kahvaltı tabağı istiyorum. Yanıbaşımızda 1 Mayıs tören hazırlığı var, bir emekçi olarak çalan müzikler ve o günün bayram olması beni keyiflendiriyor, yola çıkmam gerekirken bir çay daha içiyorum.

    DSC_1384.JPG

    Ve yola çıkış...

    Bu sağlam kahvaltı beni uzun süre tutar, bacaklarımda hafif ağrı var, o sebeple ısınmak için çok hafif tempo sürüyorum, hem de karbonhidrat yavaş yavaş enerjiye dönüşüyor. Bir süre sonra gücüm yerine geliyor. Dün çok durmuştum bugün daha uzun süreli sürüşler yapmalıyım. Fotoğraf çekmek için bile olsa durmuyorum fazla. Birkaç kez telefon çalıyor, bakmıyorum, güzel tempo yakalamışım; ısrarla arayan olursa açarım, belli ki acil bir şey vardır.

    İki saati aşkın bir süre bisiklet sürüyorum, o arada suyum bitiyor. Biraz elektrolit takviyesi almam lazım. Maden suyu iyi gider diye bir benziliğin marketine uğruyorum, biraz dinlenme biraz sohbet...

    Sonra devam ediyorum, bisiklet sürme rekorum 2 buçuk saatten fazla bisiklet sürüyorum mola vermeden, sadece bir kez telefon kontrolü ve mataradaki suyu içmek için. Ama o da ne, bacaklarımdaki güç tükeniyor, daha da kötüsü suyum bitmiş. Olsun bir benzincide dururum. Ama duramıyorum çünkü benzinlik falan yok. Ama nasıl olsa gelir değil mi? Evet geliyor ama satılık bir benzinlik dükkanı! Kimsecikler yok. Ne bir çeşme ne bir yerleşim... İki buçuk saatin üzerine bir saat daha gidiyorum. Ve Sivrihisar'a varıyorum!
    DSC_1387.JPG

    TŞOF tesislerine giriyorum. Susuzluktan eklemlerim ağrımış, yorgunluktan pedal dönmez olmuş. Bir litre suyu içip yemek söylüyorum. Bol kalorili bir yemek yiyorum, yanımda da tesisin marketinden aldığım çikolata. Ama öyle böyle bir yeme değil, yarınlar yokmuşçasına yiyorum! Hiç utanmadan yiyorum! Garson hizmet etmekten sıkılıyor ben yemekten sıkılmıyorum adeta! Evet biliyorum nasıl yenmesi gerektiğini ama umurumda değil, Bilecikte ölmekten gam yemezsem yemekten ölünce neden gam yiyeyim ki! O esnada telefon kontrolü de yapıyorum. Hem velim hem de Ankyra bisiklet takımından dostum Umut bir saat içerisinde güzergahımdan geçeceklerini haber veriyor. Kendileri ailecek Antalya'ya triatlon bisikleti almaya gitmişler ve geri dönüyorlarmış! Mutlu oluyorum. Yola daha çabuk çıkıyorum beni yolda bulurlar düşüncesiyle. Buluyorlar da! Umut, öğrencim olan kızı ve öğretmen arakdaşım olan eşi... Ellerinde iki şişe powerade. Müthiş bir sürpriz. Ayaküstü laflıyoruz, müthiş moral oluyor bana. IMG-20160501-WA0025.jpg

    Yavaş yavaş hava kararmaya yüz tutuyor, güneş arkamda ama belli, batıyor. Artık uzun süreli durmamam lazım. Yol harika! Düz ve benim hız ortalamam 22-23 civarı. Gerçekten formdayım. Tur bisikletleriyle ilgili tüm olumsuz düşünceler kırılmış.

    O neşeyle Polatlı'ya varıyorum.
    DSC_1388#1.JPG

    Bir tur daha ne kadar güzel olabilir derken sıkıntılar başlıyor. Önce bir su molası için Temelli'ye yakın bir benzinlikte benim molam boyunca çekirdek çitleyen bir genç canımı sıkıyor. Nereden geldiğimi soruyor Eskişehir diyorum ama çok yavaşsın diyor, ne zaman çıktığımı biliyor musun ki diyorum ama öyle gibi diyor Eskişehir şuradan şura diyor. Buraya 165km diyorum, e ne var ki yapılır diyor. Ben de zaten yapıyorum sorun yok ki diyorum. Kamyoncular sıkıntı verdi mi diyor, hayır selam falan verdiler diyorum, ama dikkat et ezmeye çalışırlar seni falan diyor. Geriliyorum bir anda. Dostum ya benim canımı sıktın diyorum. Olsun abi ezerler seni dikkat et diyor. Cevap vermeden kalkıp biniyorum bisikletime. Üç dakika sonra bir otomobilden bana değil ama benim 20 metre kadar önüme şişe fırlatılıyor. Paramparça oluyor şişe ve ben cam kırıklarının üzerinden geçiyorum. Lastil Marathon Mondial, patlamaz büyük ihtimalle ama ya patlarsa derken ve şişe atanın ahalaksızlığı üzerine kafa yorarken birden köpek havlamaları, karanlıktan dolayı anlamıyorum zincirli olup olmadıklarını ama sesten anlıyorum ki köpekler peşime düşmüş bir evin bahçesinden çıkıp. Gündüz olsa köpekleri göreceğim anlayacağım ama gece bilmiyorum köpek doberman mı, Kurt mu yoksa zarar vermeyecek boyutta mı... Tüm gücümü kullanıyorum bir anda hızlanıyorum arkama bakıyorum iki karartı bana yaklaşıyor, durmaya niyetim yok. Ama onlar da durmuyor. Düz yoldayım, 40-45 yaparım, 10 saniye hızımı korursam onlar vazgeçer, ama gücüm bitiyor, onlar vazgeçmiyor. Son bir hamle dişlerimi sıkarak asılıyorum pedallara ve sesler uzaklaşıyor. Kurtuluyorum. Ama tedirginliğim artıyor ve enerjimin bittiği de belli oluyor. Bir anda sağ ayak bileğimde korkunç bir ağrı başlıyor, diğer yandan ilk kullanımda sertliğiyle ün yapmış Brooks sele kalçamı resmen kırmış; turun acısı ortaya çıkıyor adeta. Sanki biri şalteri kapatmış, pedal dönmüyor resmen, bisiklet gitmiyor. Lastik mi patladı diye kontrol ediyorum, öyle bir ağırlaşmışım ki. Hayır patlak yok, cidden gücüm tükenmiş.

    Sonra başlıyor tırmanış. Kilometrelerce tırmanış ama ben artık eski ben değilim. Tedirginim, güçsüzüm, saat gece 11'e geliyor... Börekçi TAYMEK'e gelmek demek devamında yokuşu inerek Ankara'ya girmek demek. Gelmiyor ama bir türlü. 5-6km hızlarda sürüyorum bisikleti, bazen bir atak yapar gibi oluyorum ama en fazla 10-11km hıza ulaşıyorum, sonra geri yavaşlıyorum. Derken ileride TAYMEK görünüyor. Sonrasında rampa bitiyor, yokuş aşağı çok hızlanıyorum. 78km azami hıza o esnada ulaşıyorum, ama yavaşlamalı hatta durmalıyım, çünkü Ankara yazıyor tabelada!

    DSC_1391.JPG

    Duygulanıyorum, birkaç saniye gözlerim doluyor. Şehre bakıyor, araçları izliyorum. Gururluyum. Bu güne kadar bir günde en fazla 103km yol yapmış birisi olarak iki günde 445 km yolu yüklü bir tur bisikletiyle yaptığım için mutluyum.
    Son sıkıntılı sürece rağmen yine olsa yine yaparım diyorum.
    Ve yola devam ediyorum, daha eve varmama 30-35 km var. Dahası sabaha iş var...

    Buraya kadar sabredip okuduysanız, hepinize teşekkürler, ilk kez bir tur yapıp yazısını yazıyorum, eksiğim ve hatam olduysa affola.

    Saygılar ve sevgiler...

    Bike Ride Profile | Tur bisikletimle Mudanya-Eskişehir! near | Times and Records | Strava
    Bike Ride Profile | 40km'yi yedin Strava... near | Times and Records | Strava
    Not: Strava ikinci gün kaydında bir sorun yaşattı, TŞOF mola yerine geldiğimde 99.4km geride kalmıştı. Ardından bir buçuk saat gittim ve Umut ile karşılaşmam sonrası kontrol ettim, süre başlamış ama 99.4km'de durmuştu mesafe. Dolayısıyla hız ortalamam şimdi 22.1'den 14'e düşmüştü. Kapattım açtım, stop start falan yaptım, bu sefer rotayı gördü ama 99.4'de kaldı. Devamını düşmüş ortalama ve 99.4km mesafeden başladı. Oradan TŞOF'ü ölçtüğümde 40km kaybım olduğunu fark ettim. Yani İkinci gün için hız ortalaması neden bu kadar düşük ve 205 yazarken nasıl 245 ile gün tamamlanmış oluyor diye düşünmeyin. Sağolsun strava bunu hep yapıyor :)
     
    Son düzenleme: 4 Mayıs 2016
  2. Osman Tuğrul

    Osman Tuğrul Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    25 Eylül 2013
    Mesajlar:
    985
    Beğeniler:
    1.072
    Şehir:
    Denizli
    Seviye:
    @Ahmetgitar Nice sağlıklı sıhhatli, kazasız belasız turlar yapmanız dileğiyle. Baştan söyleyeyim hepsini okumadım kaydettim en kısa sürede severek okuyacağım ;)
     
    Mhmtshntrk4345, muhyt ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  3. skywagon

    skywagon Biniyorum, öyleyse varım !!!

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    21 Nisan 2015
    Mesajlar:
    315
    Beğeniler:
    601
    Şehir:
    Karşıyaka / İzmir
    Adı:
    Cem Kürkcü
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    Harika bir tur olmuş, paylaştığınız için teşekkürler. Bizlere ilham veren sizin gibi pedal dostlarına sonsuz teşekkürler.
     
    nonsteril, hogutmen ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  4. KırmızıBereli

    KırmızıBereli Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Nisan 2016
    Mesajlar:
    125
    Beğeniler:
    110
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Semih E.
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Azminiz için tebrik ederim. Yeni yol arkadaşınızla nice kilometrelere :)
     
    nonsteril, hogutmen ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  5. Hamit.Ç

    Hamit.Ç Onursal Üye

    Kayıt:
    18 Eylül 2015
    Mesajlar:
    1.502
    Beğeniler:
    1.805
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    :)
    Seviye:
    Çok keyif alarak okudum, cidden tebrikler. O itlerin sesini ben gündüz bile sevemezken sizin azminize hayran oldum. Hayallerinize pedallamanız dileklerimle.
     
    berkayyy, geziniyo, nonsteril ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  6. girmasek

    girmasek Yeni Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    145
    Şehir:
    adana
    Seviye:
    Soluksuz okudum. Bir an hiç yorulmayacağınızı düşünmüştüm. Çok içten ve eğitici bir gezi yazısı olmuş. Tebrikler üstad...
     
    berkayyy, Cen, nonsteril ve 3 kişi daha bunu beğendi.
  7. ilker

    ilker Forum Bağımlısı

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    3 Haziran 2011
    Mesajlar:
    603
    Beğeniler:
    987
    Şehir:
    Zonguldak
    Adı:
    İlker
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Helal olsun hocam, hem iyi ki de yazdınız, heveslendirdiniz. Güzel günlerde kullanın.
     
    Yasin Ç, SerkanH, nonsteril ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  8. Hastateker

    Hastateker Forum Bağımlısı

    Yaş:
    18
    Kayıt:
    22 Ocak 2016
    Mesajlar:
    617
    Beğeniler:
    499
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Osman Özgün Yıldız
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Her kelimede her cümlede zevk aldım yazınızdan. Tebrik ederim sizi. Hayallerimi gerçekleştirdiğiniz için de kınıyorum sizi :)
    Bisikletiniz hayırlı olsun güzel bir karar :)
    2 günde 445 kilometre ile Ankara-Antalya turumun imkansız olmayacağını gördüm.
    Turlarınızın yazılarınız devamını diliyorum :)
     
    Cemil Dada, Cen, nonsteril ve 3 kişi daha bunu beğendi.
  9. Emre Yönlüer

    Emre Yönlüer Onursal Üye

    Kayıt:
    4 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.655
    Beğeniler:
    943
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
  10. Ahmetgitar

    Ahmetgitar Bisikletkolik

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    13 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    1.054
    Beğeniler:
    4.721
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Ahmet
    Seviye:
    @Emre Yönlüer Ben de haftasonu tatilinde yaptım :)
    @Hastateker kesinlikle imkansız değil, hele ki deniz seviyesine iniyor olacaksınız! Şimdiden keyifli yolculuklar diliyorum...
    @ilker birilerini heveslendirdiysem ne mutlu bana, çünkü ben de başklarından iham almıştım.
    @skywagon teşekkürler, ne mutlu bana...
     
    Hastateker ve nonsteril bunu beğendi.
  11. sfyksl

    sfyksl Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Mart 2016
    Mesajlar:
    9
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    İSTANBUL
    Adı:
    Sefa Y.
    Bisiklet:
    Specialized
    Hocam yazınızı ilgiyle okudum. Benim gibi şehirlerarası turları tek başına yapamayacakları heveslendirdiniz. Umarım nice turlarınızı paylaşırsınız. Bisikletiniz hayırlı olsun bu arada.
     
    Cen ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  12. mariokaldato

    mariokaldato Özlem, Yün don ve epılpay

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    1 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    3.738
    Beğeniler:
    8.280
    Şehir:
    Bursa
    Adı:
    Raşit Cumhur Çakın
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Anlatiminiz harika Ahmet kardesm. Gorunumunde hafif bir Ahmet Davudoglu tadi olsada kaleminde hamingway gucu var hehe :) takiliyorum degil mi biliyosun. Basardin sen bunu artik Allahin izniyle gerisi gelir. Herkese hayirli kandiller
     
    Alizee, girmasek, o.kucuk ve 5 kişi daha bunu beğendi.
  13. Sebahattin Gerceker

    Sebahattin Gerceker Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Ekim 2012
    Mesajlar:
    308
    Beğeniler:
    946
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Harika tek kelime ile....
    Sanki ben almış da o güzel bisikleti, ben o heyecanı yaşamış gibi hissettim okurken.. :)
    Huzuru de tedirginliği de o kadar ustaca aktarmışsın ki, keyifle takip ettim turu seninle beraber..
    Ve artık, bundan sonra senden güzel turlar ve renkli yazılar bekleyenler olduğunu unutma.. ;)
    Pedalına ve yüreğine sağlık...
     
    Cen, mariokaldato ve Ahmetgitar bunu beğendi.
    Son düzenleme: 4 Mayıs 2016
  14. Altın Sikke

    Altın Sikke Programmer

    Kayıt:
    8 Şubat 2016
    Mesajlar:
    267
    Beğeniler:
    431
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Doğukan S.
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Çılgın seni
     
  15. cagdascaneroglu

    cagdascaneroglu Kıdemli Üye

    Yaş:
    25
    Kayıt:
    6 Mayıs 2015
    Mesajlar:
    224
    Beğeniler:
    903
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Çağdaş Can
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Bu yazı gecenin bu saatinde içimde nasıl duygular oluşturdu anlatamam. Yarın iş var ve çıkıp bi Antalya-Mersin turu yapabilirim Tebrik ederim, aklımda bir bisiklet alma planı var ve bunu Ankara'dan yapıp, Antalya'ya doğru gelme planları kafamda oluştu. Keyifli pedallamalar. Daha çok yazı isteriz artık. Gerçekten kaleminiz çok içten ve keyifli...
     
  16. nonsteril

    nonsteril Kıdemli Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    355
    Beğeniler:
    539
    Şehir:
    izmir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    @Ahmetgitar Hepsini noktasina virgulune kadar okudum. Ankaraya girisinizde ayaga kalktim saygiyla. Tebrik ediyorum ilk turunuz boyleyse kim bilir bundan sonraki turlariniz nasil olacak. Ayaginiza saglik meslektasim.
     
  17. selmantuncer

    selmantuncer HOONİGAN

    Kayıt:
    13 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    201
    Şehir:
    alanya
    Adı:
    selman
    Seviye:
    cidden çok güzel yazmışsınız okumaya doyamadım ve yeni bisikletinizde hayırlı olsun ayrıca turların rehavetine kapılıp yol bisikletinide unutmayın.;):harika:
     
    mariokaldato ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  18. hidromek

    hidromek Kıdemli Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    10 Mayıs 2015
    Mesajlar:
    350
    Beğeniler:
    450
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    Vedat S
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Öncelikle bisikletiniz hayırlı olsun anlatım diliniz çok güzel turu ben yapmış kadar oldum nice turlara
     
    selmantuncer ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  19. nilcafe66

    nilcafe66 Yeni Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    20 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    yozgat
    Adı:
    Hasan ÇELİK
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Çok keyifli bir yazi olmuş. Hiç sıkılmadan okudum. Pedalına sağlık.
     
    mariokaldato ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  20. domino.tr

    domino.tr Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    11 Nisan 2016
    Mesajlar:
    66
    Beğeniler:
    97
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    Orhan T
    Bisiklet:
    Ghost
    Seviye:
    Bisikletinizle ilk denemeyi böyle bir turda yapmanız büyük cesaret, tebrikler bol ve sorunsuz pedallamalar