Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yaşlı amca ve yaşlı bisikleti

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Doğukan Aksu tarafından paylaşıldı.

  1. Doğukan Aksu

    Doğukan Aksu Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    2.127
    Beğeniler:
    4.014
    Şehir:
    Ankara / Çankaya
    Seviye:
    Herkese Selam. Şu an yaşadığım şehir itibariyle o kadar çok klasik ve antika bisikletin değeri bilinmemekcesine hiçe sayılmasına şahit olmaktayım ki, ara ara buna biraz canım sıkılmakta. Şöyle başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Geçen hafta bisikletim ile benim kadar bu alana ilgisi olan bir arkadaşımla dışarı klasik bisiklet bakınmaya çıktık. Çıktık ama hani bu bisikletçi bisikletçi dolaşmak yerine kenar köşede, vatandaşın, esnafın kapı önündeki bisikletler. İlgimi çekecek olursa genelde sahibini bulur, anlaşır anlaşır alırımda bu bisikletleri. Bir güzel elden geçirir ona hakettiği ilgi alaka ve değeri eksiksiz şekilde yerine getirir ve çürümekten kurtarırım. İşte her neyse yine böyle gezinirken bir kırathane önünde kilitli olan eski bir bisiklet dikkatimi çekti. Daha doğrusu üzerindeki Idale marka dev yaylı Brooks selelerin döneminden olan modellerden efsane "Idale" Neyse önünde bir tur attım olmadı, iki tur attım olmadı döndüm vardım yanına, inceliyorum ama uzaktan. Afedersiniz hırsız izlenimi de yaratmak istemiyorum.

    Olmadı dayanamadım en sonunda arkadasıma dedim gel girelim kırathaneye birer gazoz içer sahibini buluruz. Neyse girdik içeri, inanılmaz salaş bir yer içeride 3-5 yaşlı amca... Gazozları içiyoruz ama aklım sele ve takılı olduğu 1930'lardan kalma bisiklette... Gazoz geliyor içiyorum, canımda istemiyor ama hani kuru kuruda kırathanede oturup beklemek olmaz, zaten yaş ve tarz olarak o ortama uzağız, sırıtıyoruz resmen. En sonunda dayanamıyor kırathanedeki amcaya sahibini soruyoruz, parmağıyla en az bisiklet ve selesi kadar yaşlı amcayı gösteriyor bize. Yanına varıyorum ihtiyar amcanın. Huysuz konusulmayacak gibi de bir kişilik değilde.

    Çok şeker, güleryüzlü. Tanışıyoruz, sohbet ediyoruz, bisikletini çok beğendiğimi üzerindeki eski mi eski selesini bana satıp satamayacağını soruyorum. (Kafamda 1oo-15o lira arasında bir paraya kadar almak var.) Amca kısık ve iyimser bir şekilde gülümseyerek; evladım benim kimsem yok bu bisikletten başka, tek sahip olduğum şey bu diyor ve devam ediyor. Ben yaşlı adamım alışmışım yıllardır buna başka neyi kullanırım? Nasıl alışırım diyor. Ben biraz daha deniyorum şansımı tabi. Sana yenisini alayim, en iyisini alayim diyorum nafile. Olmadı bisikleti sat diyorum, yeni bisiklet alayim amcacım öyleyse diyorum o da olmuyor. Belli ki bir bağ oluşmuş aralarında yılların getirdiği diyerek hak veriyor ve elini öpüp, gülüşerek ayrılıyorum yaşlı amca ve yaşlı bisikletinden.


    *İmla hataları ve devrik cümle için özür dilerim, aceleye gelen ve sizlerle paylaşmam gereken bir yazı dizisiydi.
     
  2. özcan böcek

    özcan böcek Üye

    Kayıt:
    13 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    51
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    vay be süper yazmışın dostum.Düşündüm de acaba bende ileri ki yıllarda bisikletime bu kadar sadık kalıp onunla böle dost olabilecek miyim?
     
  3. olgun şenel

    olgun şenel Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    14 Eylül 2011
    Mesajlar:
    585
    Beğeniler:
    300
    Şehir:
    İzmit/Burdur/Mozambik
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Bir fotoğraf karesi olsa müthiş olurdu hikayenin üstüne :)