Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yaşama Çevrilen Pedal - Lance Armstrong

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında pala tarafından paylaşıldı.

  1. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bisiklet dünyasının en tanınmış ve başarılı isimlerinden Lance Armstrong'un Yaşama Çevrilen Pedal isimli kitapından akılda kalan bazı paragrafları fırsat buldukça yazıyorum. Genç sporculara ve yarışmacı arkadaşlara örnek alınması gereken dersler niteliginde kaynak bilgi olarak görebilirsiniz.

    -----------------------------------------
    Sene 1995, Fransa Turu son etap:

    " Ertesi gün etabın ortalarına doğru kendimi önümdeki 25 kişilik grupla beraber buldum. Sarı liderlik mayosu Indurain'deydi. O an bana en doğal gelen şeyi yaparak ataga geçtim.

    Problem her zamanki gibi gereğinden önce atağa geçmemdi. Önümde hala gitmem gereken 40-45 kilometrelik bir yol vardı ve yokuş aşağı ilerliyorduk. Bisiklet yarışında yapılmaması gereken iki şey varsa, bunlardan biri erken atak yapmak, digeride iniş sırasında atak yapmaktır. Diger yarışmacılar epey arkada kalmışlardı. Onlar "Bu adam ne planlıyor acaba?" dediklerini hissedebiliyordum.

    Eger arkanızda 15 farklı takımdan 15 farklı adam varsa hiçbir zaman takım halinde hareket edemezler. Birbirlerine bakar ve "Haydi sen çek. Hayır, sen çek" derler.

    En yakın rakibime 55 saniye fark atmıştım. Takım destek arabası yanıma gelip rapor vermeye devam ediyordu. Takım yöneticimiz Henny Kuiper gelip "30 saniye fark var" demişti. Sonra yine gelmiş ve "45 saniye fark var" demişti. Üçünçü ve dördüncü gelişinde "Henny, artık yanıma gelme, yakalanmıyacağım" dedim.

    "Tamam, tamam" diyerek yanımdan uzaklaştı, ve ben yakalanmadım.
    "Lance Armstrong"
    -----------------------------------------

    Bu tarz anılardan oluşan bilgiler istiyorsanız, devamı gelecek...
     
  2. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bölüm 1 - Başlanğıç Çizgisi:

    Apartmanımızın bulundugu sokakda, sıralı dükkanların sonunda Richardson Bike Mart diye bir magaza vardı. Sahibi Jim Hoyt adında kısa boylu, yapılı, gözleri parlayan biriydi. Jim bisikletçilere destek olmayı severdi. Her zaman çocukların bu spora başlamasını isterdi.

    Bir sabah annemin beni taze, sıcak şekerli çörek yemeye götürüyordu. Yolumuz Jim'in dükkanının önünden geçiyordu. Jim bize ilgi göstererek anneme hayatımdaki ilk bisikletimi aldırttı.

    Yedi yaşındaydım ve bisikletim Schminn Mag Scrambler markaydı. Sarı tekerlekli, çirkin kahverengi renginde bir şeydi, ama onu sevmiştim.

    Bir çocuk neden bisiklet sever ?

    Lance Armstrong
     
    ozqun_lp, Raven_35, irfancan ve 12 kişi daha bunu beğendi.
  3. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bölüm 2 - Devam :

    Girdigim ilk profesyonel triatlon yarışların birinde (Yaş: 15), yarışdan önce çok yemek gibi bir hataya düştüm. Ayrıca birkaç tarçınlı çörek ve iki tane kola içmiştim. Bunun da bedelini tamamen çarpılarak yani enerjimi bütünüyle tüketerek ödedim.

    Tüm güçüm boşalmıştı. Yüzmede ve bisiklette birinci durumdaydım. Ama koşunun ortasında neredeyse yere yığılacaktım. Beni önde bitirenler arasında görmeye alışkın olan annem varış çizgisinde beni bekliyordu ve bu kadar geride kalışımın sebebini anlayamamıştı. En sonunda yarış parkuruna girdi ve beni çırpınırken gördü:

    "Hadi oğlum, başarabilirsin"
    "Anne tamamen bittim, çarpıldım"
    "Tamam, ama yine de yarışı terk edemezsin. Yürüyerek de olsa yarışı bitirmelisin"

    Bitiş çizgisine kadar yürüdüm.

    Lance Armstrong
     
  4. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bölüm 3 - Antreman :

    Bir gün ögleden sonra, kamyonun biri beni yoldan çıkardı. O zaman orta parmagımı keşfettim ve sürücüye gösterdim. Adama aracını kenara çekti, benzin bidonunu kaptığı gibi bana fırlatarak kovalamaya başladı.

    Güzelim Mercier marka bisikleti yol kenarında bırakarak kaçmaya başladım. Adam benim bisikleti alarak üstünde tepinip ezdi.

    Adam uzaklaşırken bende araçın plakasını aldım. Annem adama dava açtı ve kazandı. Sigorta parasıyla bana yarış direksiyonlu yepyeni bir Raleigh marka bisiklet aldı.

    * * * * *

    Yeni Raleigh'ım son teknoloji ürünü ve güzel bir bisikletti ama onu paramparça edip kendimi de neredeyse ölümden döndürmeden önce ancak çok kısa bir süre kullanabildim.

    Bir ögleden sonra yine trafik lambalarıyla yarışıyordum. Teker teker hepsini yeşil sönmeden geçmeye çalışıyordum. Böyle tam beş adet yeşil ışıkda geçtim. Sonra gidiş geliş altışar şeritli yolların kesiştiği büyük bir kavşağa geldim ve ışık sarıya döndü !

    Her zamanki gibi yine durmadım. Hala da durmam. :)

    Trafik ışığı kırmızı olmadan önce ancak üç şerit geçebildim. Dördüncü şeridi geçerken yan gözle Ford Bronco kullanan bir bayan gördüm. O ise beni farketmedi. Hızlandı ve küt diye bana çarptı.

    Uçtum ve tepe taklak yere çakıldım. Kasksız. Başımın üstüne düştüm ve kaldırım beni durdurana kadar top gibi yuvarlandım.

    Yalnızdım, üzerimde kimlik bile yoktu. Kalkmaya çalıştım ama olmadı. Etrafımda kalabalık oluşmaya başladı. Bazıları "Dur, sakın kımıldama" dedi. Bana çarpan bayan sinir krizleri geçiriyordu.

    Ambulansla hastaneye giderken telefon numaramızı söyleyecek kadar şuurum yerindeydi...

    Lance Armstrong (Yaşama Çevrilen Pedal)
     
  5. felis911

    felis911 Bisikletkolik

    Kayıt:
    17 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.368
    Beğeniler:
    918
    Şehir:
    ce
    Seviye:
    elinize sağlık güzel yazı
     
    pala bunu beğendi.
  6. d.berkay

    d.berkay Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Ekim 2006
    Mesajlar:
    3.886
    Beğeniler:
    3.203
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Demir Berkay
    Bisiklet:
    Marin
    Seviye:
    Elinize sağlık..
     
    pala bunu beğendi.
  7. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Lance Armstrong'un kitabından ilginç bölümleri kısa şekilde özetliyerek yazmaya çalışıyorum.

    Önce sadece en güzel anılarını ufak pasajlar halinde yazmayı düşündüm ama daha sonra tarihi sıralama (çoçukluk, gençlik ve efsane yılları) şeklinde yazarsam hem bilgimiz tazelenir, hemde bu spora gönül vermiş genç arkadaşlara biraz bilgi aktarmış oluruz.

    Tabi benim begendiğim bölümleri herkes sevecek diye bir şey yok. Fırsat buldukça kişisel bir yorum katmadan, ilginç bölümleri ufak özetler halinde aktarıyorum.
     
  8. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bölüm 4 - Azim :

    Lise sondayken sonbahada New Mexico eyaletinnin Moriarty şehrinde zamana karşı çok önemli bir yarış vardı. Genç yarışcılar için büyük bir yarıştı ve bu parkurda hızlı gitmek kolaydı. Otabanda, az rüzgarlı, yaklaşık 19 kilometre düz bir yoldu. Genç bisikletçiler rekor kırmak ve fark edilmek için oraya giderlerdi.

    Aylardan eylüldü, biz Teksas dan ayrıldığımızda hava hala çok sıcaktı. Bu nedenle yanımıza hafif giysiler aldım. Yarışın olduğu gün saat 6 da kalktım. Tek giysim şort ve kısa kollu yarış mayosuydu.

    Yoldan aşağıya indim. Fakat 5 dakika sonra başaramıyacağım diye düşündüm. Hava buz gibiydi.

    Odamıza döndüm. "Anne, dışarısı o kadar soğuk ki bisiklete binemiyorum, ceket veya benzeri bir şey gerekli" Bavullara baktık bir tek kışlık giysi bulamadık. Annem "benim ince bir rüzgarlığım var" dedi, ince pembe bir çeket çıkardı. :) O kadar soğuktu ki "Tamam alıyorum" dedim.

    Tekrar dışarı çıktım. Rüzgarlık çok dardı ve kolları ancak dirseklerime kadardı, ama 45 dakika ısınmam sırasında giydim. Yarışın başlıyacağı alana gittiğimde sırtımda hala pembe rüzgarlık vardı.

    Zaman karşı yarışlarda ısınmış olmak çok önemlidir. "Başla" dendiğinde ok gibi başlayıp 19 kilometreyi aynı hızla kat etmeye tamamıyla hazırlıklı olmalısınız. Oysa ben hala üşüyordum.

    Umutsuzça "Anne arabaya bin ve klimayı sonunaa kadar aç" dedim. Arabanın içine girdim ve klimanın tam önüne oturdum. "Gitme vakti geldiğinde haber ver" dedim. Ben işte böyle ısınmıştım.

    Nihayet sıram gelmişti. Arabadan indim ve bisikletime bindim. Başlangıç çizgisine gittim ve başladım.

    Parkur rekorunu 45 saniye farkla kırdım.

    Lance Armstrong (Yaşama Çevrilen Pedal)
     
  9. Necroshine

    Necroshine Üye

    Kayıt:
    15 Mart 2008
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    40
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Güzel bir paylaşım. Teşekkürler..
     
  10. Berke ÖZTÜRKMEN

    Berke ÖZTÜRKMEN Onursal Üye

    Kayıt:
    23 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.899
    Beğeniler:
    314
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Ben çok zevkle okuyorum. Paylaşımınız için teşekkürler. Lütfen devam edin :in:
     
    pala bunu beğendi.
  11. Mert Bağcılar

    Mert Bağcılar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.826
    Beğeniler:
    1.331
    Şehir:
    Eyüp, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Size minnettarım,lütfen zamanınız oldukça yazıları paylaşın.

    Çoook teşekkürler.
     
    pala bunu beğendi.
  12. Serdar TEBER

    Serdar TEBER Bisikletkolik

    Kayıt:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.215
    Beğeniler:
    1.366
    Şehir:
    Ankara, Antalya
    Seviye:
    Çok keyifli yazılar, teşekkürler.
     
    pala bunu beğendi.
  13. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bölüm 5 - Hayal kırıklığı :

    Barcelona (Pala: galiba sene 1992) Olimpiyatları'ndaki performansım tam bir hayal kırıklığıydı. Yol yarışlarında 14. oldum. Fakat nasıl olduysa Amerika bisiklet dünyasının etkili isimlerinden Jim Ochowicz'i etkilemeyi başardım. O bisiklet dünyasının etkili isimlerinden biridiydi. Ochowicz bana ne istediğimi sordu:

    "Avrupya'ya gitmek ve profesyonel olmak istiyorum. Sadace iyi degil, en iyi olmak istiyorum" dedim. Bu Och için yeterliydi, benimle bir kontrat yaptı ve Avrupa'ya yolladı.

    Avrupa'da ilk yarışım, Clasica San Sebastian'dı. Bu yarış klasik bir yarış olarak kabul ediliyordu. Yarışcıların kemik takırdatan bir arazide ve elverişsiz hava koşullarında günlük ortalama 150 kilometreden oluşan son derece yoruşu bir yarıştı.

    San Sebastion, Bask bölgesinde harika bir sahil kentiydi. Fakat yarış günü yağmurlu ve çok soğuk bir hava vardı. Yagmurda bisiklete binmek kadar rahatsızlık veren bir şey yoktur. Çünkü asla ve asla ısınamazsınız. Kaslarınız işlemez hale gelir.

    Yarışı başladığımız gün yağmur o kadar şiddetliydi ki acı veriyordu. Sert ve dondurucu havada başladığımız yarışta gün ilerledikçe gerilere düştüm. Hem üşüyor hem de gayretle pedal çevirmeye çabalıyordum. Ama kısa süre sonra sonuncuydum. Yarışmaya katılanlar, yarışı terk etmeye başladılar, ikide birde birisi bisikletini kenara çekerek yarışı terk ediyordu. Aynını yapma isteği bende de uyandı. Frene basmayı, bisikletten inerek yolun kenarına çekmeyi hep istedim.

    Fakat bu çok kolay olurdu, bunu yapamazdım hem de ilk profesyonel yarışımda. Bu çok küçük düşürücü olurdu. Sonra takım arkadaşlarım ne derdi?

    Evlat, yarışı asla bırakma !

    Elli yarışçı yarışı bıraktı, ama ben devam ettim ve 111 kişi arasında sonuncu geldim. Bitiş çizgisini birincinin yaklaşık yarım saat ardından geçtim.

    Yarışta son tepeyi çıkarken Ispanyol seyirciler gülmeye, beni ıslıklamaya başlamışlardı. Bazıları "Şu sonuncu olan acınacak herife bakın" diyerek alay ediyorlardı.

    Bir kaç saat sonra Madrid hava alanında kendimi bir sandalyeye bırakmış, bisiklet sporunu tamamen bırakmayı düşünüyordum...

    Lance Armstrong

    ***
    Kişisel yorum: Sonra ne mi oldu? bu tarihden itibaren bir efsane oluştu.
     
  14. Güney Tuncer

    Güney Tuncer Onursal Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.674
    Beğeniler:
    2.804
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Çok güzel bir kitap gerçekten. İki sefer okumuştum. Fakat devam kitabı nedense Türkiye'de yayınlanmadı veya ben görmedim :(
     
    pala bunu beğendi.
  15. Volkan Bilirli

    Volkan Bilirli Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.106
    Beğeniler:
    742
    Şehir:
    İSTANBUL
    Seviye:
    Lance Armstrong aslında 50 kişiyi geçmiş dilmi :)

    Sonuncu değil



     
    pala bunu beğendi.
  16. pedaltutkunu

    pedaltutkunu Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2007
    Mesajlar:
    87
    Beğeniler:
    338
    Şehir:
    İSTANBUL ( Avrupa )
    Seviye:
    Kesinlikle çok güzel bir kitap bende 3 defa okudum... Devamı niteliğinde başka bir kitabı olduğunu bilmiyordum. O kadar gerçek hayattan alıntılı başarı öyküleri anlatan filimler üretilirken bu derece azimin ve iradenin mücizeye dönüştüğü bir durumun filminin yapılmaması çok sinir bozucu....
     
    Mert Bağcılar ve pala bunu beğendi.
  17. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bölüm 6 - Peloton :

    Hiç kimseye saygı duymadan yarıştım. Gösteriş yaptım, iddialı konuştum ve yumruğumu havada salladım ve iddialı olmaktan hiç vazgeçmedim. Gazeteciler beni sevdi. Farklıydım ve haber olmaya değerdim. Renkli kişiliğim vardı. Aynı zamanda düşmanlarımda olmaya başlamıştı.

    ***

    Yarıştığımız yol oldukça geniştir. Yarışçılar sürekli yer değiştirir, en iyi pozisyonu elde etmek için savaşır. Uzun bir etap yarışında arkadaş kazanmak için biraz yol verirsiniz, çünkü sonra size gerekli olabilir. Bir kaç santim ver ve arkadaş kazan.

    Ama ben bunu yapamıyordum. Ben hala öfkesi burnunun ucunda olan, paldır küldür bisiklet süren ve pedallara kızgınlıkla asılan Plano'lu çocuktum. Gün gelir başkasına bir santim bile yer vereceğim aklımın ucundan bile geçirmezdim.

    Bazen peloton'daki insanlara sinirlenerek "ya hızlan, yada çekil önümden" diye bağırıyordum.

    ***

    Trophee Laigueglia (Italya) adında tek günlük klasik bir yarışa katıldım. Bu yarışda favori ünlü italyan Argentin 'di. Italya'da yapılan herhangi bir yarışda favoriler geneldi italyan olurdu.

    Tecrübeli bir bisiklet yarışcısına yapılmaması gereken bir şey de ona kendi ülkesinde taraftarları ve sponsorları önünde saygısızlık etmektir. Ama yarışda ben yine onun peşine takıldım. Ona kimsenin yapmadığı bir şeyi yaparak, meydan okudum...

    Yarışın sonlarında en önde dört yarışçı kopmuştuk. En önde benimle birlikte Argentin, Chiapucci ve Sierra isimli Venezüella yarışçı vardı. Son atakta hızla ileri fırlayarak liderliği ele geçirdim. Argentin, şu boşbogaz Amerikalıya yarışı kaybetmek üzere olduğuna inanamadı. Sonra sürekli benimle başbaşa gitmek için elinden geleni yaptı. Fakat kazanamıyacağı anladığında; finişe 5 metre kala frene bastı. Tekerleklerini kilitledi bilerek. Madalya dışı kalmak için 4.lügü aldı. Yarışı ben kazandım.

    Kürsüde 3 yer vardır. Argenten benim yanımda durmak istemedi. Bu, azarlama, yumruk yumruğa kavgadan daha fazla etki bıraktı üzerimde. Bana saygı duymadığını gösteriyordu.

    Bu hakaretin daha zarif ve etkili bir biçimiydi.

    Lance Armstrong
     
  18. pala

    pala Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Istanbul - Ankara
    Seviye:
    Bölüm 7 - L.A. Başlıyor :

    Amerikalı Thrift Drugs isimli yarış sponsoru; ABD içindeki üç prestijli yarışını kapsayan, Üçlü Bisiklet Zirvesi yarışını kazanan kişiye 1 Milyon $ ödül verileceğini açıkladı.

    Ödülü almak için önce Pittsburg'da bir gün süren zorlu yarışı, ikinci olarak Batı Virginia'da altı günlük bir etap yarışını ve son olarakda Philadelphia'da yaklaşık 250 kilometrelik bir yol yarışının (USA Pro Bike) hepsini kazanmak gerekiyordu.

    Yarışı düzenliyen organizatörlerinde bildiği gibi bu yarışı kazanma ihtimalı çok düşük, neredeyse sıfıra yakındı. Bu yarışı sadece komple bir sporcu kazanabilirdi. Süratçi, iyi bir tırmanıcı ve çok iyi bir etap yarışçısı olmak, en önemliside tamamen istikrarlı olmak şarttı.

    Bütün yarışçılar ödülün büyüklügünden ve kazanmanın imkansız olduğundan bahsediyorlardı. Annemle telefonla konuştuk, "Bu yarışı kazanma ihtimalin nedir?" diye sordu :rolleyes:

    Haziran ayında yapılan yarışın ilk iki bölümlü ayağını ben kazandım. Basın bu duruma çıldırmış gibiydi. Organizatörler ise sersemlemişti. Geriye kalan tek yarışı kazanmama engel olmak isteyen 119 bisikletçi beni bekliyordu. Yaklakşık yarım milyon insan yol kenarında yarışı izleyecekti.

    Akıllıca bir yarış çıkarmaya kararlıydım. Gereksiz çıkışlar yapmıyacaktım. Kendi kendime "Sadece yarışı düşün" dedim.

    Yarış bitimine 30-35 km kala fırladım. Manyunk denen parkurun en dik yerinde ataga geçtim. Baştan ayağa hırs kesilmiştim. Ne oldu bilmiyorum, tek bildiğim uzun bir çığlıkla seleden kalkarak pedallara yüklendim.

    Sondan ikinci turda, o kadar arayı açmıştım ki, durup annemi öpebilirdim. Bitiş çizgisini yarış tarihinin en büyük farkını atarak geçtim. Kalabalık bir gazeteci ordusu etrafımızı sarmıştı, ama hepsini aşarak annemin yanına gittim ve birbirimize sarılarak ağladık.

    Lance Armstrong
     
    ozqun_lp, Raven_35, felis911 ve 4 kişi daha bunu beğendi.
  19. Alper Temircan

    Alper Temircan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    868
    Beğeniler:
    622
    Şehir:
    İstanbul-Aksaray
    Seviye:
    Bu kitabı alıp okumam lazım. Sağolsun PALA arkadaşımız zamanı oldukça ekliyor ama bekle bekle nereye kadar.:D
    Bu kitabı alabileceğim İstanbul içi bir kitapçı var mıdır acaba?:bilmiom:
     
  20. Bedreddin Vardar

    Bedreddin Vardar Kıdemli Üye

    Kayıt:
    23 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    213
    Beğeniler:
    131
    Şehir:
    sakarya
    Seviye:
    harika bir paylaşım teşekkürler