Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Vatandas Osman Bey

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında deutz tarafından paylaşıldı.

  1. deutz

    deutz Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    495
    Beğeniler:
    310
    Seviye:
    Arkadaslar benzeri yazilar cok var ama nekadar okursak o kadar iyi diyerek yayinliyorum,umarim sıkıcı gelmez:eek:


    Vatandas "Türk Osman" Osman Bey, sabah saat 7.00'de Casio
    masa saatinin alarmiyla gözlerini açti.
    Puffy yorganini kaldirdi. Hugo Boss pijamalarini çikarip Adidas
    terliklerini giydi. WC'ye ugradiktan sonra banyoya geçti.
    Clear sampuan ve Protex sabunuyla dusunu aldi. Colgate ile
    dislerini firçaladi.
    Rowenta ile saçlarini kuruttu. Bill's gömlegini ve Pierre Cardin
    takimini giydi.
    Lipton çayini içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve
    flashhaberleri izledi.
    Citizen kol saatine bakti. Aile fertlerine 'çav' deyip
    Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müzigi
    buldu.
    Agzina bir Polo seker atti . Sehrin
    göbegindeki Mega Center'daki ofisine
    varinca, Casper bilgisayarini çalistirdi. Microsoft Excel'e girdi.
    Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi.
    Saat 10.00'a dogru açligini yatistirmak için Grissini
    yedi. Öglen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayaküstü, Coca
    Cola ve hamburgeri mideye indirdi.
    Camel sigarasini yakip Star gazetesini karistirdi.
    Aksam-üzeri is çikisi Image Bar'a ugrayip JB'sini
    yudumladi, sonra kösedeki Shopping Center'a ugradi .
    Esininn siparis ettigi Persil Supra deterjan, Ace çamasir suyu,
    Palmolive sampuan, Gala tuvalet kagidi , Sprite gazoz ve Johnson
    kolonyayi alarak kasaya yanasti.
    Bonus kartiyla faturayi ödedi. Hafta sonu esi Münevver'le
    Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'lar dolasip Kinetix ayakkabi,
    Lee Cooper blue jean
    satin aldi. Aksam evde bir gazetenin verdigi TV Guide'a göz
    atan Osman Bey,kanallar arasinda zapping yaparak, First Class, Top
    Secret, Paparazzi gibi programlar izledi. Ayni anda Outdoor dergisini
    karistirdi. Saat 22.00'ye dogru Show'da Türk dili üzerine panel basladi.
    Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatip yatak
    odasina geçerken, kendini mutlu hissetti.
    "Ne mutlu Türk'üm diyene!" diye gerindi ve uyudu.
    Hala da uyuyor.

    ANLAYANA....
     
    sare bunu beğendi.
  2. bedo

    bedo Bisikletkolik

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    1.248
    Beğeniler:
    368
    Şehir:
    istanbul-yeşilköy alan: trial ve street
    Seviye:
    bence burada türkçemizin kötü yönde etkilenmesi ingilizce sözcükler yüzünden ben bunu anladım
     
    sare bunu beğendi.
  3. Hakan Yazman

    Hakan Yazman Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Ekim 2004
    Mesajlar:
    4.039
    Beğeniler:
    5.678
    Şehir:
    Alanya/İstanbul
    Seviye:
    Sadece Türkçe'nin kötü etkilenmesi değil, herşeyimiz yabancı %100 Türk malı ne kullanıyoruz? Belki diyeceksiniz masam sandalyedem değil, onlarda yine yabancı malı matkaplarla, yabancı mal testerelerle , makinalarla yapılmış, her şeye sirayet etmiş yabancı malzemeler (ve kelimeler). Bence bunlara takılmayalım düzgün, iyi insanlar olmaya çalışalım mükemmel olmaya değil çünkü ben mükemmel bir kişi veya birşey bilmiyorum...
     
  4. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    %100 Türk malı ne üretildide veya siz ürettinizde bizler kullanmadık arkadaşlar birz objektif olun Adamlar üretmiş bizde kullanıyoruz.Bizlerde üretelim onlar kullansın bu işler yakarma ile olmaz.
     
    sare bunu beğendi.
  5. murattaner

    murattaner Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    128
    Beğeniler:
    86
    Şehir:
    İçerenköy/Ataşehir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Almak daha kolay niçin üretelimki?adamlar enayi.Oturup kafa patlatıyorlar,birşey üretmek,belki icat etmek için gecelerini gündüzlerine devşiriyorlar.Ne gerek var bastırıp parayı alıyoruz işte.Biz işi biliyoruz,işe gitmiyoruzu övünç sayan bir kültürün evlatlarıyız.Oysaki işide bilmiyoruz,işede gitmiyoruz.Yerli malı yurdun malı,herkes onu kullanmalı derdik ilkokula giderken.Yerli malı haftasında okula götürebileceğimiz %100 yerli ürünler vardı o zamanlar.Şimdi gözlerim dolarak hatırlıyorum o güzel günleri bardağımdaki Coca-cola'yı yudumlarken.
    NOT:Aslında kola içmiyorum.Konunun vehametini vurgulamak için yazılmıştır.Bilginize sunarım.
     
    sare bunu beğendi.
  6. nebileyimulan

    nebileyimulan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2006
    Mesajlar:
    216
    Beğeniler:
    64
    Seviye:
    Portakal var meyve var sebze var bizim anca yerli ürünlerimiz bu! yerli malı haftasındada zaten meyve sebze pasta çörek getirip yerdik bizim yerli malından anlayacağımız buydu. o yıllarda yerli mallar kötülenirdi ithal mallar öve öve bitirilmezdi. kardeşim sebze ile meyve ile ülkemi kalkaındırılır şu an milyarlarca dolar borcumuz var hiç birşey ihracat edemiyoruzki ne avrupaya ne amerikaya sebze meyve uyuşturucu! başka hiçbirşey yok kendimizi geliştirmemiz lazım. yani hepimiz kron sedona alalım yerlimalı kullanalım!
     
    sare bunu beğendi.
  7. deutz

    deutz Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    495
    Beğeniler:
    310
    Seviye:

    Burada sadece ve sadece yabanci mallari kullanmayin,yerli mali yurdun mali diye bir yakinma,kendini paralama da yok aslinda ama...Sonucta bircogumuz yabanci marka bisiklet kullanirken zaten komik olur.En azindan bilincli tuketim cagrisi,sinyali,hatirlatmasi olsun istedim.

    Giyim sektorunde olsun,gida da olsun diger ulkelerden hic geri kalmayan markalarimiz varken bunlara nekadar,ne derece dikkat ediyoruz?En azindan hikayeyi bu sekilde yorumlayip,kendimize ufakta olsa birseyler cikarirsak,dogruluk payi olan bu yaziyida degerlendirmis oluruz kanaatindeyim.

    Aksi halde ha Fransiz ha Ingiliz diyip boykottanda vazgecebiliriz...
     
  8. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    Arkadaşlar %100 Türk Malı birşey kullanmıyoruz haklısınız. Ancak olaya şöyle bakın. Bu dünyada bizden başka yüzlerce devlet var ve cep telefonumuz Finlandiya malıysa, içeceğimiz ABD malı, otomobilimiz Alman malıysa, ayakkabımız İtalyan malı...
    Bu toplumların tümü, zamanında sanayileşmiş ve şimdi de bilgi toplumu olma yolunda ilerleyen (hatta bazısı bunu bile tamamlamış) toplumlar. Biz ise sanayileşemeden bilgi çağına ayak uydurmaya çalışıyoruz. Bu nedenle bizim bu üretimi kendimiz yapalım çabamız bir dünya markası haline gelemediğimiz sürece sadece zarar doğurur.
    Üstelik ölçek ekonomisi denen bir kavram var. Bir Adidas modeli (atıyorum) dünya çapında 100.000.000 adet üretiliyor ve bunun sonucunda aracılara ve satıcılara kar sağlayabilecek bir fiyatla raflardaki yerini alıyor. Siz aynı Ar-Ge alt yapısına sahip, aynı kalite ve teknolojide bir Türk malı ayakkabı üretin bakalım Adidas'ın 5 katı fiyatına çıkmıyor mu? E bu sefer ne anladım ben satın alamadığım ayakkabının kendi malım, Türk malı olmasından?
    Unutmayın, artık firmaların menşeileri belli ancak bir çoğu dünyaya mal olmuş firmalar. Çünkü onlar da farkettiler ki uluslararası olmak yetmiyor. Tek bir merkezden tüm dünyaya yayılmak, o merkez sallandığında tehlikeli oluyor. Bu nedenle çok uluslu, hatta uluslarüstü firmalar artık günümüzde ekonomideki yerini almış bulunuyor.
    Bir başka örnek veriyim; CocaCola'nın 2006'daki beklenen marka değeri 110 milyar dolar. Yani sadece CocaCola'nın adını satın alıyım dediğiniz de ödemeniz gereken rakam 110milyar dolar. Bu rakamın içerisine bir adet bile CocaCola dahil değil. E hadi şimdi siz gelin de CocaCola ile rekabet edecek bir marka kurun. CocaCola şu an itibariyle dağıtım kanalları o kadar gelişmiş ki, istediği an sadece dağıtım kanalı gücü ile pazarda tekel olabilir. Ancak bu sefer başı bir sürü dava ile derde gireceği için kontrolü de elden bırakmadan diğer markaların ortalıkta takılmasına izin veriyor.
    İşin kültürel kısmı bir yana, ekonomik kısmı yukarıda yazdıklarım ve bunlar gibi milyonlarca örnek içeriyor. (Excel'e alternatif bir Türk yapımı bilgisayar programı kullansanız, bakın bakalım işleriniz bir anda alt üst olmuyor mu? gibi...)
    O nedenle, dilimizi tabi ki korumalıyız, kültürümüzü tabi ki korumalıyız, benliğimizi tabi ki korumalıyız. Ancak artık %100 Türk malı diye bir kavram kalmadı. En nihayetinde bazı şeyler farklı uluslara ait firmaların (ya da uluslarüstü firmaların) patenti altında olduğu için siz üretim dahi yapsanız bu adamlara bir takım patent hakkı ücretleri ödemek durumundasınız.
    Eğer ki bu yüksek teknolojiden, bu düşük fiyatlardan (şu anda size yüksek gelse de aslında inanın düşük) memnunsanız, bazı şeylerin hiç bir zaman %100 Türk üretimi olamayacağına kendinizi alıştırsanız iyi olur.
     
    sare ve Hakan Yazman bunu beğendi.
  9. Hakan Yazman

    Hakan Yazman Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Ekim 2004
    Mesajlar:
    4.039
    Beğeniler:
    5.678
    Şehir:
    Alanya/İstanbul
    Seviye:
    Bu arada aynı şeyler diğer ülkeler içinde geçerli, bir İngiliz, Amerikalı, Alman da büyük oranda çin malı, uzakdoğu yapımı mallar kullanıyor, Made in England yazan bir elektronik aletin dahi içini açtığınızda yüzünüzü bir gülümseme kaplıyor, zira kontrol çipi japonyada yapılmış, mekaniği tayvan da, plastik aksamı çinde, yazılım cmos u Almanyada halbuki kutunun üstünde ne yazıyordu? ;)
    Türkiyede rahatça fındık ve çay rahatça üretiliyorsa bunu üretemeyen bir ülke aman biz başka malı kullanmayalım diye bunu üretmeye çalışması mantıksız ve ekonomik bir yöntem değil bizimde ülkemizde üretilmesi çok zor olan bir şeyi üretmeye enerji harcamak yerine kolayca ve bolca üretebileceğimiz malları üretmemiz ve satmamız daha akıllıca geliyor bana...
    Kullandığımız mallardan dilden geçtim de genlerimiz bile karışık, kimimiz sarı saçlıi kimimiz uzun burunlu, kimimiz japona benziyor, kimimiz almana, kimimiz rusa, kimbilir genlerimizde kaç ırkın karışımı var.
    Demek istediğim bir evreni paylaşıyorsak farklı toplumların eninde sonunda birbirinden etkilenmesi kaçınılmaz, tabii gidip başka ülkelerin adetlerini uygulayalım demiyorum, ama aşırı kafaya takmaya da gerek yok kanımca, başka bir konuda da yazdığı gibi değişmeyen tekşey değişimin kendisidir ;)
     
  10. deutz

    deutz Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    495
    Beğeniler:
    310
    Seviye:
    Ar ge olarak dusundugumuzde tabiki yuksek standartlarin yakalanmasi cok guctur ve yuksek maliyetler dogurur.Bir adimda birkac basamak atlamak gerekir ki bu ulkemizin ustesinden gelebilecegi bir durum degildir.

    Coca cola firmasinin,kola bakimindan tekel olmasi hem cok kolay hemde cok zordur ancak kaldi ki Coca cola,su cenneti ulkemizde bize su satabilecek konuma gelmistir.Marketlere kendi sularimizdan yok mu dedigimizde,coca cola izin vermiyor cevabini aliyoruz.Cola servisi kesilirmis! Rayina oturttugu cola satislarinda akilli politikasini yuruten ve tekel olma cabasina girmeyen coca cola,su satislarinda her turlu arsizligi yapmaktan cekinmiyor.Belki elindeki kozu kullaniyor ama bundan yakinmak veya yakinmamak bizlerin elinde.

    Bircok seyde sanayimiz iyi olmadigindan girisim yapamiyorsak,sularimiz,Mavi jeans giyim urunlerimiz,fast food olmayan yiyeceklerimiz bu arsizlik savasinda yok olup gitmemeli.
    Bizimkilerde yapsin alalim derken bunlari gozardi etmemeliyiz,birseyler yapamiyorsak en basitinden elimizdekileri korumaliyiz.Aldigimiz urunun icindeki bir civata olsun eger ki Turk maliysa mutlu olmaliyiz.

    Galiba hepimiz ayni seylerden bahsediyoruz ama bunlar yakinmak degil,olsa olsa hazmedememek cunku elimizdekileride teslim ediyoruz.Hakan abi senin soyledigin findik,cay falanda icme sularimiz gibi elimizde olan seyler,yarin ne olur bilinmez,bizim fistigimizi soslayip,boyayip yutturabilirler.Yanlis mi dusunuyorum bilmiyorum.

    Insallah yaniliyorumdur.
     
  11. Hakan Yazman

    Hakan Yazman Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Ekim 2004
    Mesajlar:
    4.039
    Beğeniler:
    5.678
    Şehir:
    Alanya/İstanbul
    Seviye:
    Coca cola suyu Turkuaz konusunda dediklerine tamamen katılıyorum Scorpion99 kardeş, ben de bu suyu almamak için onlarca market dolaştığımı hatırlıyorum, ama bu hareketim coca cola suyu olduğundan değil sağlıksal nedenlerdendi, yani coca cola iyi ve sağlıklı bir su yapmış olsaydı tabii Erikli suyunu tercih edecektim ama 10 market de dolaşmazdım.

    Olaya iyi yandan bakarsak bir çok yabancı tekstil ürünü burada üretiliyor ama yurtdışına geri gönderilip tekrar buraya ithal ediliyordu yani aslında olan şeyler büyük oranda piyasa dengesi, kar zarar hesapları sonucunda ortaya çıkıyor, mesela o markalar yabancı ama burada ürettirdikleri için burda istihdam sağlanıyor, yine bir çok endüstiriyel üretimlerde araba olsun makine olsun Türkiye çok tercih edilen bir yer yatırımcılar açısından...
     
  12. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Halil kardeşiminde dediği gibi benim ülkeme yabancı malı girmesin diye bir mantık olmaz olamaz
     
  13. murattaner

    murattaner Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    128
    Beğeniler:
    86
    Şehir:
    İçerenköy/Ataşehir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Ya arkadaşlar zaten ülkeye yabancı mal girmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz.Böyle birşeyi kim düşünebilirki.Konuları hep uç noktalara çekiyoruz.Ya siyah,ya beyaz.Soruyorum Size ülkemizde yaşanan yabancı mal hayranlığı çokmu normal?Bizim dışımızdaki ülkelerdede durum böylemi?Bence ülkemize yabancı mal girmemesi ne kadar yanlışsa,kapıların ardına kadar açılmasıda o kadar yanlış.Senin çiftçine ektirmiyorlar kardeşim,dışardan buğday,mısır ithal ediyorsun.Durum bu kadar vahim.Bu işin şakası yok.Bir avuç çiftçimiz var onlarıda küstürürsek sonumuz ne olur bilmiyorum.Hadi teknoloji üretemiyoruz ithal ediyoruz amenna,hiç olmazsa ekmeğimizi,yemeğimizi ithal etmeyelim.
     
  14. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:

    Tamam işte sen üret yemin ederim ben senden alıcam.(Benim ailem hala çiftçilik yapıyor)
     
  15. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    Yabancı mal hayranlığı mı adı bu durumun bilmiyorum ancak şöyle bir gerçek var ki, evet diğer ülkelerde ki durum da aynan böyle. Almanya'nın gençliği, İngiliz gençliği, (durumu müsait olan) Arap gençliği, Japon gençliği... Hepsi aynı markaları beğeniyorlar. He belki Alman gençleri Audi S serisini seviyordur da Japon'lar EVO'larla geziyorlardır. Bu kendi markam olayı değil, o toplumun tüketim alışkanlıkları ve beklentilerine yönelik üretim yapılıyor olmasından kaynaklanıyor.
    Çiftçi konusunda, bizim çiftçimizin ne yazık ki büyük bölümü eğitimsiz. Tarımsal ilaçların kullanımı, gübreleme vs bir çok konuda da kiminin hiç bilgisi yok, kiminin de yanlış bildikleri var. Kimi zaman da fazla verim için aşırı ilaçlama gibi hatalar yapıyorlar ne yazık ki... Tabi ki hepsi böyle değil ancak çoğunluk bu yönde. E hal böyle olunca zaten ben mümkünse daha sağlıklı olan ürünleri tercih ediyim. Türkiye'de üretim yapan yabancı menşeili gıda firmaları kimi ham maddelerini bu nedenle dışarıdan getiriyorlar. Öte yandan kimi vekillerimizin yeğenlerine kıyak yapmak uğruna çevirdiği dalavereler var ancak bu konuya burada değinmeyelim ;). Özellikle çiftçilik konusunda umarım ki yeni nesil daha bilinçli, daha duyarlı ve daha dikkatli yetişir...
     
  16. murattaner

    murattaner Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    128
    Beğeniler:
    86
    Şehir:
    İçerenköy/Ataşehir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Çiftçimizin bilinçsiz olduğuna Bende katılıyorum,doğrudur.Burada sanıyorum devlete görevler düşüyor.Çok devletimiz hangi görevini layıkı ile yerine getiriyor tartışılır.Neredeyse köstek olmada desteğini istemiyoruza geldik.
     
  17. Lay Lay Lom

    Lay Lay Lom Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Ekim 2004
    Mesajlar:
    122
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Konuyla alakalı mı bilmiyorum, sadece kulağımı tırmaladığı için paylaşmak istedim.

    Bu aralar ciddi anlamda yaygınlaşan "yapıyor olacağız" "kodluyor olacağız" "brakıyor olacak" gibi gelecek zamanıdaki bir süreçte yapılacak eylemi anlatmak için kullnılan bu kalıbı hiç sevmediğimi belirtmek istedim.

    Ben dil bilimci değilim, türkçe açısndan böyle bir kullanım doğru mudur değil midir bilmiyorum.

    Ama kodlayacağız demek yerine kodluyor olacağız neden kullanılır bilmiyorum ?

    Herkese sevgiler...
     
    sare bunu beğendi.
  18. deutz

    deutz Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    495
    Beğeniler:
    310
    Seviye:

    Eski yazilanlara kaba taslak baktim ama bulamadim benzer birsey...Ingilizceden turkceye ceviri gibi geldiginden mi boyle soylediniz tam emin degilim ama ''kodluyor olacagiz'' biraz daha nazik bir yazim gibi geldi bana.Yada istemedigimiz birseyin(istemdisi) olacagini soylerkende(uyari tarzi da olabilir) kullanilabilir gibi.

    Bende dilbilimci degilim ancak ornek vermek gerekirse;

    Sokakta yasayacagiz ile sokakta yasiyor olacagiz farklilasabilir,eger ki zorunluluk varsa.Sokakta yasiyor olacagiz disardan bir baskiyi,zorunlulugu gosteriyor,sokakta yasayacagiz ise soyleyenin verdigi bir karar gibi geldi bana yada en azindan onayladigi,yorumladigi bir karar.

    Acaba ben mi yazdim boyle diyorum ama sanmam,ben pek kullanmiyorum cunku politik laflara da benzemiyor degil:D
     
  19. Lay Lay Lom

    Lay Lay Lom Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Ekim 2004
    Mesajlar:
    122
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Yazılanlar neden bana bu nu çağrıştırdı bilmiyorum, forumda kimsenin kullandığını okumadım.

    İş ortamlarında sıklıkla karşılaşıyorum, telefon konuşmalarına şahit oluyorum.Sadece benim çevremdede kullnılıyor olabilir, bilmiyorum.Ama bence gereksiz bir kullanım.Uzun bir konuşmanın içindede git gide can sıkıcı olmaya başlıyor.
    Bir zorunluluğu anlatmak için kulanılmıyor yapacağız yerine yapıyor olacağız şeklinde kullanılıyor.

    Herkese sevgiler...
     
  20. deutz

    deutz Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    495
    Beğeniler:
    310
    Seviye:
    Belki biraz daha havali,entel bir konusma yaratmak icinde olabilir,kulaga samimi gelmiyor bencede.Ancak ben pek duymuyorum cevremde,en azindan benim yasitlarim kullanmiyor.

    Iyi tarafindan bakin ve ''oha falan olmak'' gibi kaliplara nazaran cok daha kulaga yatkin oldugunu dusunun:)