Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Üniversiteler bölünüyor!!!

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında delqn.izkrenov tarafından paylaşıldı.

  1. delqn.izkrenov

    delqn.izkrenov Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Nisan 2008
    Mesajlar:
    155
    Beğeniler:
    179
    Şehir:
    Tekirdağ
    Bisiklet:
    Drag
    Seviye:
    YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, bazı üniversiteleri, ''çok büyüdükleri ve idareleri zorlaştığı için yeniden yapılandıracaklarını'' bildirdi.

    Bu konuda YÖK'te bir komisyon oluşturulduğunu belirten Özcan, özellikle öğrenci sayısı 40 binin üzerindeki üniversitelerin değerlendirileceğini belirtti.

    YÖK Genel Kurulu toplantısında gündeme gelen ''İstanbul, Marmara, Gazi, Selçuk ve Uludağ üniversiteleri ile nüfusu 40 bini geçen diğer bazı üniversitelerin bölünmesi'' konusunda araştırma yapmak üzere oluşturulan komisyon, hangi üniversitenin kaça bölüneceği, isimlerinin aynı kalıp kalmayacağı gibi konular ile önerilerin dile getirildiği bir rapor hazırlayarak Genel Kurula sunacak. Konu üzerinde uzlaşma sağlanması halinde kanun teklifi hazırlanacak.

    YÖK Başkanı Özcan, bazı üniversitelerin öğrenci nüfusu açısından çok büyüdüğünü, bu nedenle idarelerinin zorlaştığını belirterek, ''Onları yeniden yapılandıralım istedik'' dedi.

    Bu konuda çalışma yapmak üzere YÖK bünyesinde bir komisyon kurulduğunu bildiren Özcan, komisyonun özellikle nüfusu 40 bini geçen üniversiteleri değerlendireceğini, hangi üniversiteyi uygun görürse bu konuda öneri getireceğini belirtti. Özcan, ilk aşamada 5 üniversiteyi düşündüklerini ifade ederek, ''Bunlar kocaman üniversiteler. Öğrenci nüfusları fazla ve idare etmek çok zor oluyor. Ayrıca dağınıklar, şehrin her tarafına dağılmış durumdalar'' diye konuştu.

    ''KENDİ BAŞLARINA BİR ÜNİVERSİTE OLACAKLAR''

    Bölünecek üniversitelerin isimlerinin aynı kalıp kalmayacağı konusundaki soru üzerine Özcan, bu konudaki çalışmanın henüz tamamlanmadığına işaret ederek, şunları söyledi:

    ''Kendi başlarına bir üniversite olacaklar. Eskisi olduğu gibi kalacak. Ayrılana da yeni rektör seçilir, idari kademelerin hepsi olur. Yani yeniden teşkil edilecek. Yeni bir üniversite gibi düşünün. Mesela Paris'teki Sorbonne Üniversitesi-1, Sorbonne Üniversitesi-2 gibi Gazi-1, Gazi-2 de olabilir, başka isimler de verilebilir.''

    Üniversitelerin görüşlerinin alınıp alınmayacağı sorusuna Özcan, ''Bu üniversitelerin çoğu zaten kendileri istedi. Mesela Selçuk Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi bunu istedi'' yanıtını verdi.
    Özcan, çalışmanın ''en kısa zamanda tamamlanacağını'' kaydetti.

    ''KARŞIYIM''

    YÖK Üyesi Prof. Dr. Fikret Şenses de YÖK Genel Kurulu'nda ilk etapta 5 üniversitenin bölünmesiyle ilgili çalışma başlatıldığını, ancak bölünme konusunda kesinleşmiş bir karar verilmediğini söyledi. Üniversitelerin bölünmesine karşı olduğunu ifade eden Şenses, Genel Kurul toplantısında bu konunun görüşülmesi sırasında da çekincelerini dile getirdiğini belirtti. Şenses, şöyle konuştu:

    ''Bu karar sadece öğrenci sayısına göre verilmez. ABD'de de bazı üniversitelerin öğrenci sayıları çok büyük ama tek bir yönetim altında tutuluyorlar. Tabii bu üniversitelerin, başında bu kadar genişlemelerine izin verilmemesi gerekirdi. Genişledikten sonra bölmek çok anlamlı bir şey değil. Öğrenciler var, mezunlar var, şehir var. Üniversitenin bölünmesi öyle çok kolay bir şey değil. Bütün bileşenlerine sorulması gereken bir şey.''

    Öğrenci nüfusu 40 binin üzerindeki üniversitelerin bu kapsama girdiğine işaret eden Şenses, ''Bu durumda bölünecek üniversiteler sadece 5 üniversite değil, başkaları da olabilir. Benim bu konuda çekincelerim var, şiddetle karşıyım'' dedi.

    ''KENDİLERİ ARTIRDI''

    Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan da YÖK'ün bu konuda kendilerine bir bilgi iletmediğini söyledi. Ayhan, şunları kaydetti:
    ''Eski, klasik, köklü üniversitelerin kağıt üzerinde bölünmesi fevkalade hata olur. Hele Gazi Üniversitesi gibi fakülteleri iç içe geçmiş, birçok müşterek kullanım alanları olan bir üniversiteyi kağıt üzerinde bölmek fevkalade hatalı diye düşünüyorum. Kağıt üzerinde sadece sayılara bakmak suretiyle bir bölünme yapılırsa hem kurulacak, hem bölünen üniversite büyük zarar görür, verim alınamaz.

    Türkiye'de üniversiteleşme oranının son derece düşük olduğuna inanlardanım. Ankara'da 4 devlet üniversitesi yeterli değildir, beşincisinin, altıncısının kurulması gerekir. Eğer Gazi Üniversitesinden bir üniversite kurma hazırlığı yapılması isteniyorsa, üniversitemiz buna hazırdır. Biz zaten Çubuk ilçesinde bir üniversite kurulması projesi başlattık.''
    Üniversitelerinde ön lisans, lisans ve lisansüstünde yaklaşık 65 bin öğrenci ve 1800'ü aşkın öğretim elemanı bulunduğunu ifade eden Ayhan, ''üniversitelerin öğrenci sayısı üzerinden bölünmesinin suni bir bölünme olacağını'' söyledi. Ayhan ''Bu suni bölme de Gazi Üniversitesi gibi Türkiye ve dünyada kendini kabul ettirmiş bir üniversitenin zayıflamasına, kurulacak üniversitenin de gelişme alanlarının sınırlandırılmasına yol açar. Ayrıca üniversitede öğrenci sayısının çok olması bizim tasarrufumuz değildi. YÖK geçen yıl kontenjanı artırdı, ardından af kanunu çıktı. Bu sebeple öğrenci sayıları tüm üniversitelerde arttı. Kendileri artırıp sonra da 'öğrenci sayınız çok fazla' demek mantıkla pek uyum göstermiyor'' diye konuştu.
     
  2. Murat İLK

    Murat İLK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    327
    Beğeniler:
    407
    Şehir:
    İstanbul-Ankara
    Seviye:
    İstanbul Üniversitesi'nin Bölünmesiyle İlgili Üniversite Mensuplarına ve Kamuoyuna Duyuru

    Medyada yer alan, Anadolu Ajansı (AA) kaynaklı 09.04.2009 tarihli haberlerde, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Sn. Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan�ın "öğrenci sayıları 40 bini aşan üniversitelerin bölünmesi konusunda İstanbul Üniversitesi�nden talep geldiği"ni söylediği iddiası yer almıştır.

    İstanbul Üniversitesi�ne, Yükseköğretim Kurulu tarafından bu konuda bir görüş sorulmadığı gibi İstanbul Üniversitesi tarafından da Yükseköğretim Kurulu�na konu ile ilgili hiçbir talepte bulunulmamıştır.

    Türkiye�nin en köklü ve en büyük üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi�nin bölünmesine, tüm öğrenci ve çalışanların karşı olduğu, İstanbul Üniversitesi mensuplarına ve kamuoyuna duyurulur.

    Prof. Dr. Yunus SÖYLET
    İstanbul Üniversitesi Rektörü

    kaynak: http://www.istanbul.edu.tr/
     
    ErkaL, Doruk Atay ve HaliliOzturk bunu beğendi.
  3. Murat Kıyak

    Murat Kıyak Üye

    Kayıt:
    22 Nisan 2009
    Mesajlar:
    51
    Beğeniler:
    30
    Şehir:
    Edirne - Konya
    Seviye:
    evet bizim üniveriste de bölünüyor yeni yapılan dersliklerle kapasitenin yeterli olduğu görülmüş :)
     
  4. Doruk Atay

    Doruk Atay Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.085
    Beğeniler:
    1.675
    Şehir:
    Tuzla
    Seviye:
    Bende İstanbul üniversitesinde okuyorum ve bence zaten bizim üniversite bir nevi bölünmüş durumda;
    Avcılar da avcıların çarşısından kat be kat büyük bir kampüs içinde sayısız bölüm ve fakülte bulunmakta tabii bunun yanında Beyazıtı unutmamak gerekir, Beyazıtta zaten Laleli'ye kadar uzanan bir garip sistem mevcut. Açıkçası ben bölünmesi taraftarıyım. Tamam İstanbul üniversitesi Türkiye'de ki en büyük üniversite olabilir fakat bu büyüklükten dolayı bazı sıradışı durumlar ortaya çıkıyor. Örnek vermek gerekirse öğretmenler derslere yetişemiyor veya başka bir bölümde daha dersi olacağı için dersi yarıda kesip gidebiliyor, tabii bunun dışında benim bu fikri düşünmeme etken birsürü şey var ama bunlar şimdilik akılma gelenlerdi...
     
  5. Nuri Kongur

    Nuri Kongur Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    568
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    Kocaeli/ Başiskele Merkez
    Seviye:
    ideolojik bakmanın dışında,üniversitelerin bölünmesine taraftarım. özellikle tıp fakülteleri ayrılmalı. yapıları gereği çok kadrosu olan fakülte, şimdiki seçim sistemiyle bir kez rektörlük makamına gelince bir daha gitmek bilmiyorlar. sonrada bir bakmışsın üniversitenin geri kalanında tüm idareciler tıp doktorlarından seçiliyor. bir bakmışsın, turizm ile ilgili okulun idarecisi tıp doktoru, itfaiyecilik bölümü tıp doktoru, ziraat ile ilgili bölümün idarecisi tıp doktoru, lisan ile ilgili bölümüm iaderecisi tıp doktoru... bu böyle uzar gider. bakarsınız mühendislik ile ilgili birimler kendilerine laboratuvar malzemesi bile bulamazken, tıpla ilgili birimlerde neredeyse dershanelerde bile klima mevcut. bu sorunlar daha böyle uzar gider. buna karşı çıkmaya çalışırsan şeriatçı olursun, bölücü olursun her bişey olursun.
    ilgili bakan gelin konuşalım bu konulara bir çözüm bulalım der, bizimkiler yürüttükleri araştırmalardan, yazdıkları makalelerden, aldıkları patentlerden, ülkenin üniversitelerini dünyada ilk 500 e nasıl sokarız kaygılarından başlarını alıp yanıt verecek vakit bile bulamazlar. yıllar böyle geçer... bizlerde gururla bahsederiz bu arkadaşlardan ülkenin bilim dünyasına yaptığı katkı, o bilimin uygulamaya dökülmesiyle ürettiğimiz teknolojiyle... bu işler duygularla değil rakamlara bakılarak konuşulur.
     
    cruphasulie bunu beğendi.
  6. Murat İLK

    Murat İLK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    327
    Beğeniler:
    407
    Şehir:
    İstanbul-Ankara
    Seviye:
    Üniversiteleri üzerlerinde baskı kurabilmek için bölmeye çalıştıklarını düşünüyorum.
    Akademisyenlerin söz haklarını kontrol altına almaya çalışıyorlar. Bir bakın devlet dairelerine
    aynı işi 5 kişi yaparken üniversitelerde araştırma görevlilerini işten çıkarmak istiyorlar.
    Diğer üniversiteleri bilmiyorum ama İstanbul Üniversitesi'ni bölemezler. Bölünmesini
    ne hocalar ister ne öğrenciler ne de mezunlar. Böyle birşey yapılmaya çalışılırsa isyan çıkar.
     
  7. cruphasulie

    cruphasulie Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    11 Haziran 2006
    Mesajlar:
    589
    Beğeniler:
    463
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Tıbba karşı tutumunuzun nedenini merak etmemekle birlikte,
    sounçta sağlık bölümlerinin ayrılmasının,
    yine en büyük yararının sağlık bölümlerine olacağını düşünüyorum;

    Tıp ve diş hekimliği fakültelerinde, yoğun bir hasta sirkülasyonu vardır; bunun
    sonucunda sosyal güvence sağlayan kurumlardan bağlı bulunan üniversiteye
    yapılan tedavi ücretleri aktarılır.
    Sağlık bilimlerinin ayrılması ile bu ödenek tamamen
    (ki hiç bir fakültenin, bölümün sahip olamayacağı, bir gelirdir)
    yine sağlık hizmetlerine dönecektir, gerekli cihaz, malzeme alımında yaşanan
    sıkıntılar, hastahanelerin hasta yoğunluğu karşısında yetersiz kalması,
    araştırmalara ayrılan ödeneklerin kısıtlı olması gibi sıkıntılar hafifleyecektir.