Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

UFO gerçeğini tübitak doğruladı

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında sarıyerlibisikletçi tarafından paylaşıldı.

  1. sarıyerlibisikletçi

    sarıyerlibisikletçi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    14 Ekim 2007
    Mesajlar:
    505
    Beğeniler:
    152
    Şehir:
    Sarıyer/Kocataş
    Adı:
    Cengiz
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    ufo die adlandırdığımız varlıklar gerçekten var (ben ilk duyduğum günden beri inanıyom hatta bir iki sene önce gördüm (uzaktan)yazın çekilen bir görüntüyü tübitak kamuoyundan sakladı ve gerçek sonuca varınca görüntülerin kurgu olamadığını ortaya çıkardı o haberi bulamadığım için sizlere sunamıyorum

    bir video
    http://www.nethaber.com/Haber/17212/Iddia-ediyorlar-ki-bugune-kadar

    TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi, Kumburgaz'da bir site bekçisi tarafından çekilen ve ''UFO'' olduğu iddia edilen görüntüler için ''UFO'' teriminin kullanılabileceğini, ancak bunun, görüntülerin dünya dışı bir cisim olduğu anlamına da kesinlikle gelmeyeceğini bildirdi.

    Kumburgaz'ta çekilen görüntülerin ön incelemesini yapan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin raporu çıktı. Ön inceleme raporunda, sayısal formatta ve sayısal kamera ile NTSC formatında çekilen görüntülerin üzerindeki zaman kodlarından genellikle 2007 yılının yaz aylarında çekildiği belirtildi.

    Çekimlerde görünen belirli yapıya sahip görüntülerin, ''bir bilgisayar animasyonu, özel bir video etkisi veya stüdyoda canlandırma şeklinde oluşturulmuş görüntüler olmadığı'' kaydedilen raporda, çekimlerden elde edilen ilk izlenimlerin, görüntülerden bazılarının, gece gökyüzünde ufuktan belli bir yükseklikte çekildiğini gösterdiği ifade edildi.

    Raporda şu bilgiler yer aldı: ''Zaman zaman o tarihte gökyüzünde bulunan Ay'a ait çekimlerin de olması, çekimlerin gece gökyüzünde açık havada yapıldığına işaret etmektedir. Fakat çekimlerin yapıldığı zamanlara ait zaman göstergesinde, bazen 'AM', bazen de 'PM' gözükmesi, çekimlerin yapıldığı zamanların doğruluğu konusunda kuşku uyandırmaktadır. Kasette görüntülenen cisimlere ait yakın çekimlerde, aynı karelerde başka bir referans cisim olmaması, zemin incelemelerinde belirgin bir fark gözükmemesi bu cisimlerin gerçek yerleri, uzaklıkları, boyutları ve ne oldukları konusunda bilgi verememektedir.''

    Raporun sonuç kısmında, görüntülerin detaylı analizi yapılsa bile ne olduğunun tam olarak anlaşılamayacağı vurgulanarak, şu tespitlerde bulunuldu: ''Çünkü şüpheli cisimlerle aynı karelerde referans alınabilecek başka cisimlerin görüntülenmesi, çekimlerin yapıldığı yerde aynı şartlarda tarafımızdan özel donanımlarla başka çekimlerin yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla bu tür şüpheli cisim görüntüleri için kullanılan 'UFO' (tanımlanamayan uçan cisim) terimi, bu görüntüler için de kullanılabilir. Ama bu tanım, görüntülerin dünya dışı bir cisim (uçan daire vb) olduğu anlamına kesinlikle gelmez.''

    -GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ EKER-

    Ulusal Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Zeki Eker de görüntülerde tanımlanamayan cisimler olduğunu ifade ederek, çekilen görüntülerin montaj olmadığını, ancak ne olduğunu da anlayamadıklarını bildirdi. Eker, ''Birisinin şakası da olabilir. Ama bu görüntülerin şaka olup olmadığı da ispatlanamaz'' dedi.

    Ama videoya bakılırsa ufo:)


    UFO'lar İstanbul'da! :blink:


    Sirius UFO Araştırma Merkezi Başkanı Akdoğan: İki varlığın da kafası görünüyor. Bu dünyada ilk

    Bu görüntülerin İstanbul Kumburgaz sahilininde saat 02.00 ile 05.00 saatleri arasında kaydedildiği belirtiliyor. Ağustos ayında site bekçisi Yalçın Yalman'ın amatör kamerayla görüntülediği cisimler, ufoların varlığı tartışmalarını yeniden alevlendirecek nitelikte.

    12 yaşından beri gökyüzünde ufoları görüntülemeye çalışan Yalçın Yalman'ın çektiği görüntüler Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi'nce bugüne kadar çekilmiş en iyi görüntüler olarak değerlendirildi.



    Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan, UFO meraklısı bekçinin çektiği görüntülerin dünyada yalnız olmadığımızı doğruladığı iddiasında. Deniz üzerinde ufuk çizgisinde ortaya çıkan görüntülerin hangi cisme ait olduğunun tartışması uzun süre devam edecek.

    "Bu görüntüler dünyada ses getirecek"

    Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan, Kumburgaz’da bir site bekçisi tarafından çekilen görüntülerin dünyada büyük yankı uyandıracağını ve dünya ufo literatürüne "en önemli ufo görüntüleri" olarak geçeceğini söyledi.

    Akdoğan, görüntüleri çeken Kumburgaz’daki Yeni Kent Sitesi bekçisi Yalçın Yalman ve Sirius Bilim Kurulu Üyesi Dr. Seçkiner Görgün ile Dedeman Oteli’nde basın toplantısı düzenledi.

    Toplantıda, bekçi Yalman’ın 2007’nin Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında sabaha karşı çektiği ve ufo olduğu iddia edilen görüntüler basına gösterildi.

    Yalman, bu konuya meraklı olduğunu, azim ve hırsla gelmelerini beklediğini ifade ederek, "Geleceklerini hissedebiliyorum. Bu işi sabır ve inançla yaparsak görebiliriz" dedi.

    Çekim yaptığı ikinci el kamerasını gazetecilere gösteren Yalman, sitede Kasım ayına kadar devamlı bekçilik yaptığını, sonrasında da babasının ölümü ve annesinin rahatsızlanması nedeniyle görüntülerin Sirius’a ulaştırılmasının geciktiğini anlattı.

    Haktan Akdoğan da bunların Türkiye ve dünyadaki en önemli görüntüler olduğunu savunarak, "Görüntülerde sadece bir ufo değil, iki varlığın da kafasını görüyoruz. Bu dünyada ilk" diye konuştu.

    Görüntüleri site sakinlerinin de gördüğünü ifade eden Akdoğan, "Bu görüntüler dünyada büyük yankı uyandıracak ve dünya ufo literatürüne ’en önemli ufo görüntüleri’ olarak geçecek. Bu olağanüstü görüntülerle ufoların fiziksel formları, ay ışığından yansıyan metalik parlak yüzeyleri ve maddesel yapıları çok net bir biçimde görülmektedir" diye konuştu.

    "Mizansen ya da maket değil"

    Türkiye’de zaman zaman sivil halk, sivil veya askeri pilotlar tarafından ufoların görüldüğünü kaydeden Akdoğan, gelecek ay ABD’deki Uluslararası Ufo Kongresi’nde bu görüntüleri dünyaya aktaracağını söyledi.

    Akdoğan, Yalman’ın çektiği görüntülerin "www.youtube.com" paylaşım sitesi ve kendi internet sitelerinde yayımlanacağını bildirdi.

    Görüntülenen cisimlerin 10-15 metre çapında, 1-2 mürettebatlı öncü, keşif gemisi olduğunu iddia eden Akdoğan, görüntüleri incelediklerini ve mizansen ya da maket olmadığına karar verdiklerini anlattı.

    Akdoğan, "Ben 22 senedir bu konuyu araştırıyorum. Çok kayda değer bir görüntü. Bundan iyi görüntü literatürde yok" dedi.

    Bir gazetecinin, "Yaratıkların kafası ile aracın büyüklüğü tezat oluşturmuyor mu?" sorusunu Akdoğan, "Tüm bunları biz de araştırdık, gemi ile kafaların büyüklüğü orantılı" diye yanıtladı.

    "Ufolar yüzyıllardır sadece görülüyor, sizce ne yapmaya geliyorlar?" sorusu üzerine Akdoğan, "Dünyanın her ülkesinde, bölgesinde görülüyorlar. Değişik amaçlarla olabilir. Kimisi belki bor, altın gibi yer altı zenginlikleriyle ilgili olabilir. Kumburgaz, geçtikleri bir rota olabilir veya orada ilgilendikleri bir şey olabilir. Bir enerji olabilir, bunu kullanıyor olabilirler. Ama bunlar spekülatif şeyler" diye konuştu.

    Akdoğan, bu varlıkların genelde yer altı zenginliği olan bölgelerde, volkanik alanlarda ve tarihi yerlerde görüldüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:

    "Nükleer denemelerden sonra daha sıklıkla gelmeye başladılar. Belki açığa çıkan radyasyon kozmik komşulara da zarar veriyor, dengeyi bozuyoruz evrende. Belki de bu tehlikeli süreci gözlemliyorlar. Biz nasıl bugün Ay’a gittik, Mars’a gitmeye çalışıyorsak, kainatta bizden önce evrimleşmiş uygarlıklar da diğer yaşamları araştırmak için başka gezegenlere yolculuk yapacaklardır. Bundan daha doğal bir şey olamaz.

    Bunun kanıtları eski çağlardan beri var. Bu olaylar gerçektir, gezegenimiz başka varlıklar tarafından ziyaret edilmektedir. Bunun kanıtları da çok fazla var." Bir gazetecinin, "Uzaylılar milattan önceki dönemlerden beri geliyorlar, ama bir icraat yok" demesi üzerine Akdoğan, "Telepatik olarak bizi yönlendiriyor olabilirler" dedi.

    "Siz böyle bir görüntü çektiniz mi?" sorusuna Akdoğan, "Biz ufo avcılığı yapmıyoruz. Gelen görüntüleri değerlendiriyoruz" yanıtını verdi.

    DHA

    İşte O görüntüler:http://www.harabe.net/index.php?showtopic=17933

    sayfanın aşağısında videoda hafif parlaklık o işte
     
    gültekin, cihan aksoy ve Serdar TEBER bunu beğendi.
  2. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Ufo ların içindekiler de bizler gibi birer ileridüzey canlı tabiki dünyamız onlar için bir dinlenme istasyonu. Enerjilerini alıp seyahat ediyorlar.
     
    basri bunu beğendi.
  3. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    paylaşım için teşekkürler.
    Allah ayetlerinde yaratılmışların en akıllısı ve en yücesi insandır demiştir.
    Bu durumda uzaylıların dünyayı değil, insanların uzayı istila etmesi gerekir.İlla istila olmayabilir.İnsanoğlu uzayda hayat olduğuna dair hiçbir bilgiye ulaşamadı.
    Ne yani elin uzaylısı insanoğlundan daha mı akıllı???Ya da benim çok uykum var.
    :D:D:D
     
    basri bunu beğendi.
  4. sarıyerlibisikletçi

    sarıyerlibisikletçi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    14 Ekim 2007
    Mesajlar:
    505
    Beğeniler:
    152
    Şehir:
    Sarıyer/Kocataş
    Adı:
    Cengiz
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
  5. shaq

    shaq Kıdemli Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    339
    Beğeniler:
    163
    Şehir:
    İzmit
    Seviye:
    dünya da yanlız değiliz arkadaşlar vallaha dünyanın sonu mu geliyo ne :)
     
  6. sarıyerlibisikletçi

    sarıyerlibisikletçi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    14 Ekim 2007
    Mesajlar:
    505
    Beğeniler:
    152
    Şehir:
    Sarıyer/Kocataş
    Adı:
    Cengiz
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    bunlarda bulduğum eski hikayeler:

    1901 Yaz ayları... ABD

    Küçük Frank'in gözlemi

    Yirminci yüzyılın ilk yakın karşılaşmalarından kabul edilen bu olay, West Midlans'ta yaşandı. 1897 ve 1909 yılları; Amerika Birleşik Devletleri'nin hemen her yanında görülen "uçan gemi" filolarının ziyaretlerini sürdürdükleri tarihlerdir. Bu yıllar arasında Mars gezegeninin Dünya'ya olan uzaklığı en aza inmiş ve 80.000.000 km olmuştu.

    Gözlemci o zamanlar henüz 10 yaşında küçük bir çocuktu. Bir öğleden sonra oyun arkadaşlarından ayrılıp evine dönmeye karar verdi. Kırsal kesimde ve geniş bir bahçeye sahip olan eve yaklaşırken, çimenlerin üzerine konmuş, yabancı, garip bir yapıyı gördü. Cisim dikdörtgen biçimde bir evi andırıyordu. Ancak çatı olması gereken yerin tam ortasından yukarı doğru uzanan küçük bir bölümü daha vardı. Pencereleri yoktu. Ama dışarıya doğru açılan bir kapıya sahipti. Cismin yüksekliği l m, uzun kısmı 1,80 ve kısa tarafı da 1,20 m kadardı. Kapı yüksekliği ise 60 cm kadar olmalıydı...

    Frank'in şaşkın bakışları altında kapı açıldı ve dışarıya insan görünümlü iki adam çıktı. 30 ile 40 yaşları arasında olmalıydılar. Alıştığımız insanlardan farkları yoktu. Üzerlerine sımsıkı oturan, asker üniformasına benzer kıyafetler giymişlerdi. Yalnız başlarında, kulaklarını da örten yine sıkı başlıkları vardı. Başlıktan Frank'in anten diye tanımladığı uzantılar çıkıyordu. Bu antenlerin yüksekliği 23, çapı ise 7 cm çapındaydı.

    Yabancılar ve Frank işaret diliyle anlaştılar. Adamlardan biri koluyla uzak durmasını işaret etti ve Frank'in cisme yaklaşmasını istemediğini belirtti. Frank geri gitti. Bu arada adamlar hızlı hareketlerle yeniden gemiye döndüler. Bir kaç dakika sonra, cisim çevresine parlak ışıklar yayarak, garip sesler çıkartmaya başladı. Havalandı ve gökyüzünde uçarak kayboldu.

    Bazı komşular cisimden çıkan sesi duymuş, bazıları da cismi havadayken görme imkanı bulmuştu. Olay zamanla unutuldu... Frank hayatı boyunca bir daha UFO görmedi. Tuhaf yabancılarla da karşılaşmadı. Bu olaydan sonra aradan yılar geçti... Ve yetişkin bir kişi olduğunda, cismin UFO, adamların da "Dünya Dışı Ziyaretçiler" olduklarını kabullenmişti


    Şubat 1946 Sao Paulo Brezilya

    Joao Prestes Filho'nun korkunç ölümü...

    Ufoloji tarihinde çok az rastlanan ve bir dünyalının ölümüyle sonuçlanan bu olay; alıştığımız gözlem raporlarından çok, dehşet verici bir korku filmini hatırlatıyor. Kendisinden tanık yerine kurban olarak bahsedeceğimiz Joao, o zamanlar 40 yaşlarındaydı. Tarım ve ticaretle uğraşan, sağlıklı bir kimseydi. Olay günü, o zamanlar 39 yaşında olan ve 1972'de hala yaşayan arkadaşı Salvador dos Santos'la birlikte balık avına gitmişti...

    Joao, karısı ve çocukları karnaval eğlencelerine katıldığı için, geri döndüğünde rahatça girebilmek amacıyla pencereleri açık bırakmalarını istedi. Akşam saat 19.00 civarında havanın güzelliğine karşın etrafa inen sis nedeniyle iki arkadaş evlerine dönmeye karar verip, ayrı yönlere gitmek üzere birbirlerinden ayrıldılar. Tam bir saat sonra Joao dehşet içinde ve bağırarak kız kardeşinin evine gitti.

    Pencereden evine girmeye çalışırken, içeriden gelen ve gözleri kör edecek kadar kuvvetli bir ışık kaynağına maruz kaldığını, başım elleriyle korumaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını söyledi. Daha sonra yere düşmüş, ancak şuuru yerinde kalarak bir kaç dakika kıpırdamadan beklemişti. Ardından yardım istemek amacıyla, yaşadığı köyün merkezine doğru koşmaya başladı.

    İlk anda davranışları normal görünüyordu. Kız kardeşi Maria hemen komşularını çağırdı. Bu arada Joao hiç durmadan hikayeyi yeniden anlatıyordu. Yüz, baş, kollar, bacaklar gibi vücudunun açıkta kalan bölgelerinde herhangi bir yanık izi yoktu. Ancak hala atlatamadığı şokla gözlerini kocaman açmış, yüksek sesle olayı tekrarlıyordu...

    Bir kaç saniye sonra da kabus başladı... Joao'nun sanki derisi incelmiş ve deri altındaki etleri görünür hale gelmişti. Saatlerce suda haşlanmış et parçaları gibi görünüyordu... Sonra etler kemiklerden ayrılıp düşmeye başladı!... Çene, göğüs, kollar, eller, parmaklar, bacakların alt kısımları, ayaklar ve ayak parmaklan parçalara ayrılıp düşüyordu...

    Bazı et parçaları kemiklere yapışık halde sallanıyordu. Bir kaç saniye içinde öyle korkunç şeyler olmaya başlamıştı ki, hiç kimse Joao'ya dokunmaya cesaret edemiyordu. Yine de bilincini kaybetmemişti ve bu korkunç duruma rağmen acı hissetmiyordu... Ardından dudakları, burnu da düştü. Gözleri yuvalarından fırlamış, artık yerinde olmayan ağzıyla, anlaşılamayan sözcükler mırıldanıyordu. Giderek bunlar hırıltılara dönüştü...

    Bu karışıklık içinde yakınları Joao'nun bedenini bir arabaya koyup yardım istemek amacıyla en yakın sağlık kuruluşuna götürmeye karar verdiler. Ama ne yazık ki Joao yola dayanamayarak vefat etti. Son anlarına kadar sanki başına gelen korkunç olayı anlatmak istermişçesine, boğazından çıkan korkunç hırıltılarla çevresindekilere ulaşmaya çalışıyordu.

    Geride otopsi yapılacak ceset bile kalmamıştı. Dönemin ve şartların getirdiği bilgisizlik sonucu ölüm nedeni vücuttaki ağır yanıklar olarak bildirildi. Polis araştırma yaptıysa da sonuca varamadı. Tek ip ucu vardı, o da yakın çevrede yaşayan köylü halkın, olay gecesi gökyüzünde garip ışıklar görmeleriydi... Joao kızkardeşine anlattığı kadarıyla UFO benzeri bir cisim görmemiş, sadece kendi evinden çıkan güçlü ışık kaynağı nedeniyle ölmüştü. Dahası o yıllarda resmi Ufoloji henüz doğmamıştı bile..


    14 Haziran 1968 Arjantin

    Otele gelen uzaylı...

    Söz konusu tarihte 19 yaşında olan Maria Pretzel, anne ve babasının sahip olduğu otelde çalışıyordu. Olay günü otelden ayrılan bir kaç turisti henüz uğurlamıştı. Ön kapıyı kapatmaya giderken, dışarıdan gelen güçlü mavi bir ışıkla irkildi. Arkasına dönüp baktığında o yabancıyla karşılaştı... Adam gülümsedi ve Maria ile anlayamadığı garip bir lisanda konuştu. Sanki Maria'ya korkmaması gerektiğini söyler gibiydi...

    Sonra adam sağ elini Maria'ya uzattı, dört parmağını kaplayan bir yüzüğü vardı ve genç kız bedeninin gerildiğini hissetti. Mavi renkli yüzüğü yaklaşık 10 cm genişliğindeydi. Adam yine mavi renkte, tek parça bir üniforma giyiyordu. Ayakkabıları parlak metalden yapılmıştı. Yabancının yüzü alıştığımız türden insanlara benziyordu. Sürekli gülüyordu ve dost bir ifadeye sahipti. Saçları beyaz denilecek kadar açık sarıydı. Yine açık renkli gözleri vardı ve dişleri parlıyordu. Sağ elinden ve ayaklarından çevreye beyaz bir ışık yayılıyordu.

    Maria ondan korkmadı. Sadece adam kolunu kaldırdığında sanki kendisini çağırıyormuş gibi hissedip kontrolünü kaybetti. O zaman genç kız koşarak resepsiyona kadar geldi. Adam bu defa hızla ve biraz daha yüksek sesle konuşmaya başladı. O da resepsiyona geldi. Son derece yumuşak ve çevik adımlarla yürüyordu. Vücudu bir dansçınınki kadar kusursuzdu. Elini kaldırdığı zaman Maria tüm gücünü kaybetti. Elinde kristal bir küre tutuyordu. Çevreye ışıklar yayan dairesel cisim radar olabilirdi. Adam otel girişinde 5 dakika kaldıktan sonra döndü ve dışarı çıktı. O giderken kapı kendiliğinden kapandı!...

    Baba Pedro Jacobo Pretzel, otele geldiği zaman kızım yatağında baygın buldu. Bir kaç dakika önce 20 numaralı oto yoldan otelin bulunduğu yere yaklaşırken, taş döşeli yan yolda hızla ilerleyen bir araç görmüştü. Ancak arabadan çok makineye benzettiği aracın hızı karşısında hareketsiz kalmıştı...

    12 Kasım 1968 Fransa

    Doktor X'in davetsiz konukları

    Dünya Dışı Varlıklar"ın insanlarla kurdukları temaslar çerçevesinde, kaçırılmadan öte bir ziyaret niteliğini taşıyan bir başka olayın kahramanı, Fransız Alpleri'nde yaşayan ve kendi alanında herkesçe tanınan Doktor X, adını ve soyadını gizli tutmayı tercih etmişti.

    1 Kasım gecesini ertesi güne bağlayan saatlerde, Doktor X henüz 18 aylık oğlunun ağlamasıyla birden uyandı. Aslında çocuk ağlamıyordu ama sanki bir şey ister gibiydi. Bebeğin su isteyebileceğini düşünerek, karısını uyandırmadan yavaşça çocuk odasına gitti. Bebek yatağında ayakta duruyor ve büyük bir heyecanla pencereyi işaret ediyordu. Doktor X, panjurların arasından kıvılcım gibi parlayan ışık yansımalarını fark etti...

    Doktor X yıllar önce Cezayir savaşına katılmış ancak geçirdiği mayın kazası sonucunda bacağından yaralanmıştı. O zamandan beri de sürekli topallayarak yürüyordu. Dahası 29 Ekim 1968 günü evinin bahçesinde ayağına batan dikenin açtığı derin yara sonucu, ayağı şişmiş ve doktor bu nedenle dört gün boyunca kıpırdamadan yatmak zorunda kalmıştı. Bu ayrıntılar doktorun yaşadığı deneyim açısından büyük önem taşıyacaktı.

    Oğluna su getirmek için mutfağa doğru ilerlerken panjurların arasından aynı ışık patlamalarının devam ettiğini de görüyordu. Mutfağa girdiğinde saate baktı. Saati sabahın 03.55'ini gösteriyordu. Pencereyi açıp dışarıda neler olduğuna bakmak istedi. Evin bulunduğu nokta, çok geniş bir vadiyi bütün ayrıntılarıyla görmeye uygundu.

    Pencereyi açtığında sağ taraftan tabak biçimli iki aracın geldiğini gördü. Ardından uçan nesneler havada birleşerek tek araç halini aldılar. Devasa boyutlardaki nesne Doktor X'in villasını bir kaç saniye süreyle kuvvetli bir ışıkla aydınlattı. Doktor şaşkınlık içinde gördüklerini anlamaya çalışırken nesne gözden kayboldu ve geriye sadece biraz duman kalmıştı... Doktor pencereyi kapatıp içeri girerken saati 04.05'i gösteriyordu.

    Yaklaşık 10 dakika geçmiş olmalıydı... Buz dolabının üzerindeki bloknotu alıp gördüklerini yazdı ve resimledi. Hemen yatak odasına dönüp karısını uyandırdı. Ona az önce tanık olduklarını anlattı. Her ikisi de çok heyecanlanmışlardı. Ancak karısı birden: "Bacağın!..." diye bağırdı. O anda doktor odada son derece normal şekilde yürüdüğünü fark etti. Artık topallamıyordu... Dahası ayağındaki yaradan kaynaklanan şişlik ve iltihap da yok olmuştu... Yara izi neredeyse tamamiyle geçmişti ve ayağı normal görünümdeydi...

    Doktor ve eşi bir süre daha konuşup, yatmaya karar verdiler. Ertesi sabah Doktor X'in karısı saat 10.00'da kalktığında eşinin hala uyuduğunu gördü ve onu rahatsız etmek istemedi. Doktor öğleden sonra ikiye kadar uyudu ve kalktığında önceki gece yaşadıklarını hatırlamıyordu!... Hatta kendi çizdiği resimleri ve notları gördüğünde bile olanlara hiç bir anlam veremiyordu...

    Aradan bir kaç gün geçti...

    Cezayir savaşında aldığı yara izleri de kaybolmuştu. Doktor artık normal bir insan gibi yürüyordu. Ama hala l Kasım gecesi yaşadığı şokun etkisini üzerinden atamamıştı. 17 Kasım günü Doktor X'in göbek çevresinde kırmızı renkli bir üçgen belirdi. Ertesi gün, oğlunun göbeğinde de yine kırmızı ancak daha küçük bir üçgenin oluştuğunu gördüler... Üçgenler bir kaç gün boyunca deri üzerinde kaldılar. Ancak bu sürede baba ve oğulda inanılmaz derecede ileri kabul edilebilecek paranormal yetenekler ortaya çıkmaya başladı...

    Daha sonra yapılan araştırmada l Kasım gecesi, sabaha karşı saat dört civarında evlerine gitmekte olan bir gurup asker, Seat 1500 marka arabalarıyla Lerida Zaragoza yolunda ilerlerken, arabanın çalışmaz hale gelmesiyle durmak zorunda kaldıklarını bildirdiler. Aynı anda, yarım daire şeklinde devasa bir cismin, karşıdaki tepeden kendilerine doğru geldiğini, bir süre yükseldikten sonra da gökyüzündeki bir noktada sessizce durduğunu bildirdiler. Cismin gözden kaybolmasının hemen ardından araba yeniden çalışmaya başladı ve askerler yollarına devam ettiler.

    buda komik mi enteresan mı anlayamadığım bir hikaye ilginç galibe hehe

    22 Kasım 1974 Huesca İspanya

    Otostop yapan uzaylı...

    Azize Cecilia Bayramı'nın kutlandığı 22 Kasım gecesi, bir gurup yemeğinden ayrılan ve isimlerinin gizli tutulmasını isteyen evli çift, hayatlarının en unutulmaz bayramını geçirdiler.

    Yemeğin düzenlendiği lokantadan çıkıp arabalarına bindiler ve en kısa sürede eve dönmek amacıyla otoyolda ilerlemeye başladılar. Sürat yapmıyorlar ve kendilerini izleyen arkadaşlarının araba farlarını aynadan rahatça görebiliyorlardı. Evli çift konvoyun en başındaki arabadaydı. Bu nedenle yolun kenarındaki "adamı" da ilk onlar gördüler. Yolcu, yardım istercesine kollarını sallayıp durmalarını işaret ediyordu. Gecenin oldukça geç bir saatiydi ve çift "adama" yardımcı olmaya karar vererek durdular.

    Karanlığa rağmen "adam"in saçında ve giysilerinde bir farklılık olduğunu sezmişlerdi. Boyu yaklaşık 1.90 m kadardı. Üzerinde tek parça, dikişsiz tulum benzeri bir giysi vardı. Lastikli ve parlak görünen kumaş yeşil elma rengindeydi. Giysinin üzerinde herhangi bir işaret ya da simge yoktu. Adamın yüzü uzun, beyaz saçları ise çok kısa kesilmişti. Teni İspanyollarınkine göre çok daha beyaz kalıyordu. Gözleri çekikti. En garibi de kaşlara sahip olmamasıydı...

    Araba penceresine doğru eğildi ve sürücüyle yarıya kadar açık camdan konuşmaya başladılar. "Yabancı" İspanyolca konuşuyordu, ancak konuşmasında belli belirsiz bir kuzeyli aksanı seziliyordu. Sürücüden İngiliz anahtarı istedi. Ancak tanık böyle bir alete sahip olmadığını belirtti. "Yabancı" kısa ve kusursuz cümleler kurarken, çiftle son derece kibar şekilde konuşuyordu.

    Ancak her iki tanığın ve özellikle de bayanın korktuğunu anlayınca, onlara korkmalarına gerek olmadığını söyledi. Ve daha sonra da kendisini Barcelona'dan gelen bir doktor olarak tanıttı. Ancak ne yazık ki, o anki heyecan içinde tanık verilen doktor ismini tam olarak hatırlayamıyordu. Sadece soyadının Flor ya da bir başka çiçek ismi olduğu kalmıştı aklında.

    "Yabancı" arabasının bozulduğunu söyledi. Panik içindeki çift biraz ilerdeki benzin istasyonundan yardım istemesini söyleyerek hızla uzaklaştı. Bu arada karşılarındaki düzlüğün tam ortasında, yarım ay şeklinde, ışıklı ve devasa bir cismin durduğunu gördüler. Cisim arabadan çok ışıklı bir atlıkarıncaya benziyordu. Olayın açıklanamayan diğer yönü de, yoldaki "yabancıyı" gördüklerinde, arkadan gelen diğer arabaların ortadan kaybolduğunu fark etmeleriydi.

    Olaydan bir süre sonra tanık çift, yaşadıklarını araştırmacı ve yazar Juan Jose Benitez'e aktardılar. Benitez, soyadı Flor ya da benzeri bir çiçek ismi olabilecek doktoru aramak ümidiyle Barselona'ya gitti.

    Barselona'da yaşayan ve Flor soyadlı doktoru bulmayı başardı. Ancak gerçek doktor raporda anlatılanlarla ilgisi olmayan biriydi. Öncelikle boyu en fazla 1.65 kadardı. Diğer fiziksel özellikleri de, otostop yapan uzaylıya kesinlikle benzemiyordu. Benitez Doktor Flor ile karşılaşmasında ne uzaylılardan ne de UFO'lardan söz etmedi. Oysa bir "yabancı" hala çözemediğimiz nedenlerde Barselona'lı doktorun kimliğini kullanmaya çalışmıştı.
     
    heisenberg3910 bunu beğendi.
  7. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Arkadaşım bu yazıyı okuyacak vaktim olsa okurdum kusura bakma paylaşım için teşekkürler bu artık orda bahsedildigi gibi resmen ayrı bir bilim dalı ("Ufoloji") olmus:D ..
     
    sarıyerlibisikletçi bunu beğendi.
  8. Süleyman Onur Dülger

    Süleyman Onur Dülger Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.009
    Beğeniler:
    508
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    inanın 2-3 yıldır,ufolara merakım var.hatta belki inanmazsınız ama birkaç ay önce kafayı yemek üzereydim,diyebilirim.yaklaşık 1 hafta rüyama giriyorlardı değişik şekilde,trende gidiyorduk,uçağa biniyorduk,evde balkondaydık falan her seferinde annemleri inandırmaya çalışıyordum resmen heryeri bombalıyorlardı,diyordum herkes bana yalvarıyordu ben diyordum gördünüzmü falan diye ama her kalktığımda mahvoluyordum.fazla kafa yormayın bence,ben o durumumda birkez daha olmayı asla istemem.bence uzaylılar,hep vardı,var olacaklar ve bir insandan acaba kaç kat zekiler?:eek::eek:
     
  9. atletikoo

    atletikoo Yeni Üye

    Kayıt:
    26 Nisan 2008
    Mesajlar:
    12
    Beğeniler:
    9
    Şehir:
    dünya
    Seviye:
    dünya dan başka bir yerde hayat yok yani ufo diye bir şey yok boşu boşuna amerika nın ve diğer ülkelerin aldatmacasına gelmeyin kuranda yazar dünya ve ötesi ahiret vardır dünyanın dışında hiç bir gezegende yaşıyan yoktur bu saçmalıklarla kandırmayın kurçalamayın bence kafalarınızı yazık okuyun araştırın
     
    ZekiAlper bunu beğendi.
  10. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Coğrafi keşiflerden önce insanlar Dünya nın tepsiye benzedigine inanırlardı :D
    Okuyunca araştırınca keşfedince dogruyu buluyorsun ;)
     
  11. Süleyman Onur Dülger

    Süleyman Onur Dülger Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.009
    Beğeniler:
    508
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    tamam biz olduğunu kanıtlayamadık,peki sen bana olmadığını kanıtla? :cool:
     
  12. kayhan

    kayhan Misafir

    uzaylılar kesin xtr kullanıyorlardır. ya da yapıyorlardır, zibartoryum 18 madeninden. uzaylı xtr si... biraz ayakları alışsa da ikinci el falan bir şey düşürsek şunlardan
     
  13. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Arkadaşım Konunun başlıgına bakarsan Tübitak benim yerime kanıtlamış benim kanıtlamama gerek kalmıyor ;)!!
     
    basri bunu beğendi.
  14. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.487
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    """""""UFO'' olduğu iddia edilen görüntüler için ''UFO'' teriminin kullanılabileceğini, ancak bunun, görüntülerin dünya dışı bir cisim olduğu anlamına da kesinlikle gelmeyeceğini bildirdi. """"""""

    Unidentified tanımlanamayan
    Flying uçan
    Object nesne

    Tübitak cismin bu görüntülerle tanımlanamayacağını söylemiş.

    Uzaylı falan dememiş.

    Tanımlanamayan binlerce uçan nesne çekebilirsiniz hiç zor değil. Gece zoom yaptığınızda pikselleşen ışık kaynakları insanı yanıltabiliyor.


    Selamlar.
     
    Murat CER ve basri bunu beğendi.
  15. basri

    basri Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    29 Eylül 2006
    Mesajlar:
    493
    Beğeniler:
    855
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Merhaba,

    Öncelikle bu forumda şu cümlelerin yeralmasını bir talihsizlik olarak görüyorum. Demek ki sadece bisiklete binmek yetmiyor :(

    "ufo die adlandırdığımız varlıklar gerçekten var (ben ilk duyduğum günden beri inanıyom hatta bir iki sene önce gördüm (uzaktan)yazın çekilen bir görüntüyü tübitak kamuoyundan sakladı ve gerçek sonuca varınca görüntülerin kurgu olamadığını ortaya çıkardı o haberi bulamadığım için sizlere sunamıyorum"

    Aslında TÜBİTAK raporu içinde cevap var ama nedense arkadaşım anlayamamış ya da anlamak istemiyor. Kısaca özetliyeyim:

    UFO: Unidentified Flying Objects (Tanımlanamayan Uçan Cisim) kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Ve, aynen kelimelerin tarif ettiği gibi tanımlayamadığınız havadaki her türlü cisim için bu terimi kullanabilirsiniz. Haktan adlı hayalperest, elinde hiçbir gerçek delil olmadan ve herkesin internet üzerinden ulaşabileceği türlü türlü uydurma, animasyon ve kasıtlı yapılmış maket çekimleriyle, maalesef bu konuya zaafı olan kişileri de çok iyi etkileyerek kendine haksız bir ün sağlamış durumda. Medyamız da tabii ki her zaman olduğu gibi pozitif bilime değil bu tür kişilere prim vermekte.

    Bu raporu hazırlayan kişilerden biri olarak, raporu dikkatlice okursanız görürsünüz, Kumburgaz'daki bekçinin çektiği görüntülerin gerçek bir kamera ile, açık havada çekilmiş görüntüler olduğu, herhangi bir bilgisayar veya stüdyo animasyonu olmadığı söylenmiştir. Görüntüler detaylı analize müsait olmayan amatör görüntülerdir. Aynı kareye referans cisimleri girmemiştir vs vs. Bu yüzden başka da birşey de söylenememiştir, gerek te yoktur. Biz TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi olarak ilgili kişilerden randevu isteyip, çekimin yapıldığı yerde kendimizin inceleme yapmamızı önerdik fakat bir cevap alamadık nedense.

    Lafı daha fazla uzatmak istemiyorum. Özetle gökbilimciler yaklaşık 50 yıldır uzayı sadece Dünya Dışı yaşam araştırmaları için o kadar farklı projelerle inceliyorlar ki aklınız durur. Ama elle tutulur bir sonuç yok. Biz şunu söylüyoruz ve herkesin olaya böyle bakmasını istiyoruz:

    "Gökbilimciler Dünya dışı yaşam yoktur demiyor, ama vardır da demiyor, araştırmalar sonucu şimdilik bir bulgu yok diyoruz"

    Çünkü "vardır" dediğiniz anda ispat etmeniz gerekir!

    Umarım Sarıyer'li arkadaşıma faydalı bilgiler verebilmişimdir...

    Herkese iyi günler
     
  16. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    "Çünkü "vardır" dediğiniz anda ispat etmeniz gerekir!" Alıntıdır... ;)
    İnsanoglunun belki de şuanki teknolojisi buna(ispat etmeye) müsait değildir :)
     
  17. Kamil Yıldız

    Kamil Yıldız Kıdemli Üye

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    355
    Beğeniler:
    468
    Şehir:
    Çanakkale
    Seviye:
    Öncelikle herkese merhabalar, bu konuda uzun zamandır benim de araştırmalarım, gözlemlerim ve bilgilerim sayesinde aktarmak istediklerim var! Bazı arkadaşlar, oldukça yeterli tanımlamalar yapmışlar UFO' nun tam olarak ne ve ne demek olduğu konusunda bu konuya hiç girmeyeceğim, genelde doğru! Bazıları ise direk kestirip atmışlar, böyle bir şey yoktur, amerikanın oyunudur, veya kuran ve islamla alakalı cümleler ile!

    Öncelikle oldukça kapsamlı ve dünyamızda her gün gelişerek yeni şeylerin ortaya çıktığı bir bilim dalı olan Astrofizik ve Uzay bilimi alanına girdiği ve bu konuda binlerce değerli bilim insanın yaptığı araştırma ve emeklerini harcadığı yılları düşünerek saygı duymak gerekir diye düşünüyorum!

    Meseleye gelince ise; dediğim gibi bugün dünyanın her ülkesinde bu konuda çok kapsamlı arşatırmalar ve faaliyetler devletlerin belli kurum ve kuruluşlarınca genel olarak gizli bir şekilde yürütülmektedir! Tarihte karşılaşılan pek çok olay ve incelemeleri sonucu ise yine çoğu gerçek ve asıl merak edilenler cevapsız bırakıldığı gibi kabullenmek sadece insanlara bırakılmış gibi görünmektedir!

    Ben şu veya bu görüntüye göre veya şu olaya göre kesin vardır demiyorum; hiç bir bilim adamının diyemediği ya da dese bile bizim öğrenmemizi istemedikleri için, ama gerçekten merakı olan ve araştırmaya vakti olanlar için bazı bağlantılar vermek istiyorum!

    Öncelikle temel olarak bu meseleyi öğrenmek ve bazı gerçek ve kanıtlanmış olayları aynen ve görüntüleriyle izlemek isteyenler için Sirius Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan' ın bu konuda bilinmeyenleri kısaca çok güzel anlattığı bir kaç video var aşağıdaki linkte, bunları inceleyebilirsiniz!

    http://www.uzmantv.com/konu/ufo-fenomeni

    Benim genel görüşüme gelince; evrende yalnız olmadığımız çok büyük bir olasılık! Sonsuz olduğunu kabul ettiğimiz ve gerçekten insan aklının ulaşamadığı büyüklükte ve bilinen kısmının bile ulaşılmaz ve mükemmel olduğunu düşününce neden yalnız olalım diyor insan? Neden başka varlıklar olmasın, ama varsa da bizden çok çok zeki ve teknolojilerinin bir kaç yüzyıl ileride oldukları kesin; çünkü biz fosil yakıtla şuracıktaki aya, en fazla marsa gidebilirken, adamlar bizim evrende yaşam alanlarını göremediğimiz bir yerden bizim sadece teoride kabul ettiğimiz bir ulaşım yöntemiyle dünyamıza gelip araştırma yapıyorlarsa bunu kabul etmek gerekir!

    Ama istila ve ona benzer bir durum yok şu anda, çünkü adamlar sadece gelip kendi çaplarında araştırma yapıp geri dönüyorlar! Aynen bizim dünyamızı ve ulaşabildiğimiz kadarıyla evrende yaptığımız gibi...

    Son olarak da en önemli meselenin insanlara yapılan haksızlık olduğunu düşünüyorum, bu konuda yapılan araştırmalar ve bilinen gerçekler tüm dünyada kamuoyuna duyurulmalı ve insanlar bu konuda bilgilendirilmelidir! Bu konuda da yine Sirius Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi' nin yaptığı çok güzel bir uluslararası çalışma var! Bunu da incelemek ve katkıda bulunmak için şu bağlantıya göz atabilirsiniz;

    http://www.worldufodisclosure.org/index2.php?dil=tr

    “UFO İfşaat Kampanyası” kar amacı gütmeyen, dünya çapında bir kampanyadır. Kampanyanın ana amacı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun, UFO’lar/Dünyadışı Canlıların yeryüzündeki varlığına ilişkin olarak, kamuoyuna açık ve hiçbir gizlilik içermeyen resmi oturumlar düzenleyerek, dünya hükümetlerinin bu konudaki gizliliğe son vermelerini sağlamaktır.

    Biraz uzun oldu ama ilgilenenler için yararlı olacağını düşünüyorum; çok teşekkür ederim, saygılar..!
     
    ZekiAlper bunu beğendi.
  18. fiveX

    fiveX Yeni Üye

    Kayıt:
    6 Mart 2008
    Mesajlar:
    47
    Beğeniler:
    18
    Şehir:
    şurası
    Seviye:
    inşallah vardır ya . :D sıkıldım ben insanlardan :p bir video vardı , bulabilirsem eklerim .
     
  19. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Dare_devil tamamen katılıyorum :bravo
    fiveX mrb size de katılıyorum insanları görmekten sıkıldık dimi :)?
     
    Kamil Yıldız bunu beğendi.
  20. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Haktan Akdoğan ın bütün videolarını izledim verdigi mesajlar gerçeğin ta kendisi! ;)
     
    Kamil Yıldız bunu beğendi.