Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

u

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında rahman tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. rahman

    rahman Misafir

    [​IMG]

    Edıt by
     
    dilek bunu beğendi.
  2. rahman

    rahman Misafir

    [​IMG]

    Edıt by..

    Sayın Enerji Bakanımız Türkiye'ye üç nükleer santral yaptırmak için uluslararası nükleer santral pazarının altını üstüne getiriyor. Artık çöp teknoloji olan, en gelişmiş ülkelerde bile bakım ve atık sorunları nedeniyle uzun yllardan beri tedavülden kaldırılan çağdışı nükleer santral Türkiye'ye geliyor.

    Henüz karadeniz bölgesi Çernobil faciasının şokunu atlatamamış ve hala bu facianın dertleriyle boğuşmakla meşgülken yeni bir bela daha geliyor. Bütün bunlar doğruysa en çok ve en hızlı kirlenen iç deniz olan Karadeniz'in yakın bir gelecekte ruhuna El-Fatiha diyeceğiz.
    Ülkemizin Nükleer macerası yeni değil tabii. 1960’lı yıllara dayanıyor egemenlerin bu sevdası. Ve bu oyun bu süreçte üç kez bozuldu. 1977 de , 1983 de ve en son 1997 de yapılan ihaleler iptal edildi. Sonuncusunu biliyorsunuz . Sinop’ da verilen mücadelemizin de payı var bu iptalde. 25 Temmuz 2000’ de Bakanlar Kurulu Kararıyla iptal edilmesiyle bu macera bir müddet ertelenmişti. Şimdi yeniden gündeme taşınıyor. İptal edilen son ihalenin Nükleer santral pazarlamacıları olan Egemen Devletlerde ( ABD, Fransa, Kanada, Güney Kore, Rusya ve Japonya ) Türkiye’nin yeni tercihiyle yakından ilgileniyorlar kuşkusuz.

    NÜKLEER ENERJİ NEDİR?
    Atom çekirdeklerinin parçalanması sonucunda büyük bir enerji açığa çıkmaktadır. Ağır atom çekirdeklerinin nötronla bombardımanı sonucunda bu çekirdekler parçalanır. Buna “fisyon” denir. Her parçalanmada fisyon ürünleri açığa çıkar ( 2-3 nötron). Atom çekirdeklerinin birleşme tepkimeleri de büyük bir enerji açığa çıkarır ( füzyon). Bu iki tepkimeyle elde edilen enerjiye Nükleer enerji denir. Nükleer reaktörler bu enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürür. Oluşan ısı enerjisi kullanılarak türbinler döner ve atom tepkimeleri elektrik enerjisine dönüştürülür. Bu vesileyle Nükleer Santraller nedeniyle oluşan bazı önemli, önemli olduğu kadar da ölümcül olan Radyoaktif maddeleri ve hayatımızdaki önemini anlatalım

    Kendi elimizle kendi sonumuzu hazırlamayalım,yukarıdaki anne gibi çaresiz kalıp yarınlara yetim çocuklar garip aileler bırakmayalım ...
     
  3. rahman

    rahman Misafir

    PLÜTONYUM: Ömrü 250 yıldır. Nükleer reaktörlerin çalışması sırasında atık olarak ortaya çıkar. Üst düzeyde zehirli ve kanser yapıcıdır.

    STRONSİYUM: Ömrü 280 yıldır. Bu radyoaktif madde yağış yoluyla bitkilere oradan da hayvanların sütüne geçerek insanlara bulaşır. Kan kanserine ( lösemi) yol açar.

    TRİTYUM : Ömrü 120 yıldır. Büyük oranda sudan oluşan vücudumuzda üreme hücrelerinde kalıtlıma ait kromozomlara yerleşir ve bozar.

    SEZYUM 137: 300 yıldır. Besin yoluyla insan vücuduna girer ve kaslara zarar verir.

    İYOD 129: Ömrü 34 milyon yıldır. Radyoaktif otlarla beslenen hayvan sütüyle insan vücuduna girer. Tiroid bezi kanserine , çocuklarda büyüme aksaklıklarına ve genetik bozukluklara neden olur.

    Binlerce Ton Atık , Binlerce Çernobil……..



    Bu durumda Nükleer Santral’ in zarar vermeyeceğini , Atıkların sağlıklı depolanacağını ve insanlığa zarar vermeyeceğini kim garanti edebilir?



    NERELERE SANTRAL KURULACAK.



    Nükleer santral kurulması düşünülen yerler arasında ; Sinop / İnceburun , Mersin/ Akkuyu , Konya , Sakarya / Tuzağazı , Trakya /Tekirdağ-Edirne ,Çilingoz çiftliği , Lizne Burnu gibi yerler telaffuz edilmektedir. Bu yöreler Depremsellik, güvenlik, çevre, nufus, su kaynaklarına erişebilirlik gibi kriterler dikkate alınarak olumlu not alan yerler olarak seçilmişlerdi.

    2. Enerji açığımız , yenilenebilir kaynaklardan üretilip, kayıp ve kaçakların engellendiği verimli kullanım sağlanarak, büyük çevresel ve ekonomik risklere girilmeden elde edilebilir.

    3. Nükleer seçenek kurulumu uzun , işletilmesi pahalı, kullanım ömrü tamamlanınca tesisin sökülmesi riskli ve maliyetli olduğundan uzun vadede kamu kaynaklarını savurganca tüketir.

    4. Dünya, radyoaktif atıkların güvenle saklanması için henüz bir çözüm bulmamıştır / bulamamıştır.

    5. Atom enerjisi çok tehlikeli bir seçimdir.

    6. Çernobil’i unutamadık. Zararlı etkileri hala sürüyor. Ve sürmeye de devam edecek.

    7. Soğutmak için kullanılan suyla nehir, göl ve denizlerin ekolojik dengesi bozulacak , su ürünleri ve bölgedeki balıkçılık yok edilecektir.

    8. Sürekli kaza yapma riski taşımaktadır
     
  4. rahman

    rahman Misafir

    arkadaşlar benim nükleer olayında toplamış oldugum bilgiler simdilik bu kadar bu konuyu baylaşacak arkadaşlar olursa sevinirim yazıyı aldıramadıgım icin ayrı ayrı yayınlamak zorunda kaldım kusuruma bakmayın teşekkürler
     
    huseyinsak bunu beğendi.
  5. rahman

    rahman Misafir

    tayfur ve c.turhan bunu beğendi.
  6. Tuğrul

    Tuğrul Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.753
    Beğeniler:
    1.318
    Şehir:
    Suadiye
    Seviye:
    Rahman Bey,
    Yücel adında bir arkadaşın daha önceki yazdığı yazıyı yazıyı aynen kopyalıyorum.

    "Merhaba.

    Nukleer Enerji'nin cok atesli bir savunucusu oldugumdan dolayi kendimi tutamadim, ve sizden henuz ses cikmadan bu konuya bayagi bir gireyim dedim. ;D

    Arkadaslar, bir kere, bir nukleer santral asla bir atom bombasi gibi patlamaz. Dunya uzerinde simdiye kadar kurulan yuzlerce nukleer santral, ve uretilen buyuk enerjiye karsin sadece bir elin parmaklari kadar sayida "cok ciddi" nukleer kazalar olmustur. Akla ilk gelen Chernobil Nukleer kazasidir. Bu santral yillar oncenin teknolojisi ile uretilmistir. Ayrica kazaya sebebiyet veren etken de, santral calisanlarinin reaktor sicaklik degerlerini gosteren sistemleri yalnis calistirmalarindan kaynaklanmistir. Yani egitimli bir kadro ile boyle faktorleri ortadan kaldirabilirsiniz.

    Turkiye su andaki enerji uretiminin yaklasik yuzde 70 ini fosil yakitlarin yanmasindan saglamaktadir. Bu da hava kirliligi gibi cok temel bir sorunu beraberinde getirmektedir. Ayrica fosil yakitlar havadaki CO2 miktarini da arttirmakta ve buda sera etkisine ve global isinmaya yol acmaktadir. Global isinma sonucu da kutuplar erimekte ve okyanuslardaki su seviyesi artmaktadir. Bu da yakin gelecekte bazi alcak kesimlerin su altinda kalmasi anlamina gelebilir. Bu nedenle, elektrik uretimi icin fosil yakitlar kullanilmamalidir.

    Hidroelektrik santreller ise heryere insa edilemez. Uygun bir cografi yapida araziye ihtiyaciniz olacaktir. Ayrica sabit ve bol akis rejimli birde nehir gereklidir. Kurak gecen yaz aylarinda barajlardaki su seviyesi dusmekte ve bu da elektrik uretimini olumsuz yonde etkilemektedir.

    Gunes enerjisi de malesef gunumuzun modern sehirlerinin elektrik ihtiyacini gidermeye kesinlikle yeterli degildir. Ayrica bu enerji turunden bulutlu havalarda ve geceleri faydalanamazsiniz.

    Sonucta geriye kalan tek alternatif cozum, gunumuzun en temiz enerji turlerinden olan Nukleer enerjidir! Bircok ulke nukleer enerjiyi siklikla kullanmakta, hatta Fransa toplam enerjisinin %80'e yakinini Nukleer enerjiden elde etmektedir. (Kaynak: www.cia.gov - the world fact book, france)

    Gunumuz teknolojisi ve modern teknikleri kullanilarak cok guvenli santraller insa edilebilmektedir.

    Kisacasi turkiye'nin enerji sorununun tek ve kesin bir cozumu vardir. O da bir degil, birkac Nukleer santral dir.

    Bunu bugun toplum olarak hala tartistigimiza inanamiyorum. Eeh bize be!

    Saygilar."

    Bende bir iki kelime ekleyeyim.

    Şu anda İngilterede ve Almanya da 20 den fazla nükleer santral çalışmaktadır.

    eğer yeni teknolojilerle yapılırsa bir sorun olmayacağı kanısındayım.Bunun içinde ülkemize Avrupanın eskiyen teknolojileri ile yapılmış santralleri (tabiri caizse) kakalamamaları gerekiyor.Bunun altında ülkemizi yönetenlerin duyarlı ve bilgili olması yatıyor.

    Selamlar

    Not: Bu konuyu Türkiye yıllardan beri tartışıyor.Lütfen konuyu fazla uzatmayalım.Siyasete girmeyelim.
    (Bu uyarı sadece şahsınıza değil bütün üyeleredir.)
     
    tayfur ve Önder Özdoğan bunu beğendi.
  7. rahman

    rahman Misafir

    [​IMG][/url][/IMG]
    yücel arkataşımın bu sözüne
    Nukleer Enerji'nin cok atesli bir savunucusuyum diyorsun bende bu nükleer santrallın doğacı bir karşıdıyım ve şöyle eklemek isdiyorum rerimde görmüş oldugunuz gibi biz insan oglu olarak ne yapsakda bize hic küsmeyen rüzgarımız var


    Arkadaşlar lütfen özellikle bu kısma çoook dikkat edin,burda sayılanlar santralin atıkları yani bize dolaylı yollardan ulaşabilecek zararlı atık maddeleri ve bunların uzun yıllar kaybolmayacağınada dikkat çekilmiş yani benim torunumun,torunun torununun,torununa bile yeter bunların zehiri............

    İlla enerji lazımsa,misal veriyorum yay konya ovasına rüzgar enerjisini rüzgardan müthiş bir enerji elde et...


    Çanakkale - bozcaada rüzgar enerji santrali rüzgar tribünlerinden 3 ayda 7 milyon 500 bin kv saat elektrik üretildi,temiz enerjiye kimin sesi çıkar?...Bukadar imkan içinde neden illa NÜKLEER dayatması var düşündürücüdür....

    [SEVGİLİ TURUL BEY BEN BU YAZIDA SİYASET GÖREMİYORUM]SADECE BENİM ANLATMAK İSDEDİGİM NEFES ALACAK BİR DOGAMIZ OLMASI..SAYGILARIMLA
     
    huseyinsak bunu beğendi.
  8. Tuğrul

    Tuğrul Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.753
    Beğeniler:
    1.318
    Şehir:
    Suadiye
    Seviye:
     
  9. rahman

    rahman Misafir

    merhaba turul bey ben bu konunun arkadaşlar tarafından siyasi olaya daşıncagını sanmıyorum cünkü tamamem doğyı yani biz bisiklet tutkunlarının yanı sıra insanlıgı ilgilendiren bir konu o yüzden de bana göre sonuna kadar savunmalıyız.....kurdugum cümle olayına gelince size göre bagırmak anlamında olabilir ama benim öyle bir niyedim yok cünkü bulundugum forum düzeyli olması yanı sıra cok degerli abilerimizin ve büyüklerimizin bulundugu bir yer
     
  10. rahman

    rahman Misafir

    bana konu hakkında destek teşekkür eden tüm arkadaşlara cok teşekkür ediyorum
    hepsine oksijenli havalarda bol bol pedallar diliyorum..saygılarımla
     
  11. rahman

    rahman Misafir

    Rus Parlamentosu, 'dünya ülkelerindeki nükleer atıkları para karşılığı saklama projesini' onayladı. Moskova'ya 20 milyar dolar kazandıracak bu girişim, Türkiye açısından akıl almaz risk taşıyor. Çünkü yılda ortalama 1000 ton nükleer atık, boğazlardan geçerek Rusya’ya gidecek



    Konulan resimlerden rahatsız olanlar olduğundan editlenmiştir.
     
  12. rahman

    rahman Misafir

    Konulan resimler rahatsızlık yarattıgı ıcın editlenmiştir.
     
  13. rahman

    rahman Misafir

    merhabalar ve saygılarlar forum daki Administrator arkadaşların olaya gösdermiş oldugu ilgiden dolayı nasıl teşekkür edecegimi bilmiyorum
    saygılarımla:in:
     
  14. Önder Özdoğan

    Önder Özdoğan Onursal Üye

    Kayıt:
    25 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    2.329
    Beğeniler:
    1.290
    Seviye:
    Rahman bey...

    Anlayaşınız ve katkılarınızdan dolayı teşekkur ederızz..:in:

    Konu farklı tepkıler aldığı için kitlenmiştir...
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.