Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Tur bisikleti

Konu, 'Şehir - Tur Bisikleti' kısmında Melih AÇIK tarafından paylaşıldı.

  1. Melih AÇIK

    Melih AÇIK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2011
    Mesajlar:
    294
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    Şırnak/Silopi
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Merhabalar öncelikle.
    internet üzerinden bir çok araştırma yapmama rağmen bir tur bisikletinin tam olarak nasıl olabileceği hakkında tam bir bilgi edinmiş değil. turdan kastım günübirlik değilde yaklaşık bir haftalık olabilecek turlar. şuan için böyle bir bisiklete ihtiyacım var gibi hissediyorum. bir kaç günlük olan turlarımı dağ bisikletiyle yapmaktayım çok fazla eksiğini görmüş değilim ama tur bisikletiyle nasıl olurdu? sorusunada kendim cevap alamıyorum daha önce bir tur bisikleti deneyimim olmadığı için.
    kısacası sizden bir tur bisikleti nasıl olur bunu öğrenmek istiyorum. aksesuar olarak değilde çıplak bisiklet olarak. kadro konusu, maşa konusu, jant meselesi, gidon, sele ? bunlar hakkında tam bir bilgi edinip elimdeki mtb yi sattıktan sonra bir tur bisikleti almak istiyorum bütçem ölçüsünde. şimdiden teşekkürler :)
     
  2. Ayhan Şahan

    Ayhan Şahan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    25 Haziran 2012
    Mesajlar:
    314
    Beğeniler:
    131
    Şehir:
    Kırşehir
    Adı:
    Ayhan Şahan
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Kısacası maşa olarak daha mtb ye göre hafif olan düz maşa kullanılır,gidon olarak bazı tur bisikletlerinde tur gidonu kullanılır,sele olarak daha rahat sele kullanılır:)
     
  3. burak koksal

    burak koksal Üye

    Kayıt:
    21 Şubat 2013
    Mesajlar:
    73
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    istanbul bostancı
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    tur bisikletlerinin mtb göre en iyi avantajı agirlik yönünden olmaktadır. alüminyum kadrolara sahip olan bir model için söylüyorum tabi.
     
  4. Melih AÇIK

    Melih AÇIK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2011
    Mesajlar:
    294
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    Şırnak/Silopi
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    bir kaç bisiklet örneği alabilir miyim peki? yada bu uzun tur yapan insanların bisikletleri nasıldır?
     
  5. Volkan Ceyhan

    Volkan Ceyhan Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    103
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    Kayseri
    Seviye:
    Piyasada son birkaç yılda bu tarzda üretilmiş modeller iyice arttı. Scott sportster, kron sporttourer, speciliazed sirrus, salcano citysport, gt traffic gibi modeller var.. Bunları incelerseniz aradığınızı bulabilirsiniz :) Kendi kullandığım scott sportster serisinden bahsetmek isterim; açıları mtbye göre daha dik konumda oturmanızı sağlıyor. Yola değil etrafa bakmanıza olanak sağlar, jantları 28 inç, lastikleri mtb'ye göre oldukça incedir, akışı çok daha iyidir, arazi performansı düşüktür vs..
    Amortisör konusu ise sizin tarzınıza bağlı.. ben asfalttan çıkmam, kaldırımdan inmem derseniz düz maşa önerilir. Amortisörlüye göre 1 1,5 kg kadar daha hafiftir. Eğer, yok ben toprak yollara da girerim, zaten planladığım rotalarda asfaltta çok iyi değil derseniz kesinlikle amortisörlü daha konforlu olacaktır. Şansım adına o 1,5 kilo fazlayı taşımayı gerekli buluyorum..
    Adı duyulmuş markaların tur bisikletlerinde iki farklı model olur genelde. Biri amortisörlü olan (Scott sportster) daha rahat açılara sahiptir, diğeri düz maşa(Scott sub) olan; açıları yol bisikletine daha yakındır. Daha performanslıdır ancak etrafı değil daha çok yolu görürsünüz..
    Gidonla ilgili farklı seçenekler mevcut ancak başlangıç için aldığınız tur bisikletinin üzerindeki gidon bir barend eklemesiyle işinizi görecektir. Yok benim daha farklı tutuş pozisyonlarına ihtiyacım var uzun yolda kollarım ağrır diyorsanız; kelebek gidon diye tabir edilen gidonlara bi bakın derim.
    Sele olayı yine kişiden kişiye farklıdır bence.. kimisi o taş gibi incecik selelerde rahat eder, kimiside benim gibi jelli koltukta bile rahat edemez ve brooks'a geçer :)
    Kadro boyuna dikkat etmelisiniz. Çoğu satıcı bu konuda size yardımcı olmaz. Alacağınız modele karar verdiğinizde boyunuzu söylerseniz eminimki forumdaki arkadaşlar yardımcı olacaktır.

    Sonuç olarak, ayrıntılara kapılıpta boğulmaya gerek olmadığı düşüncesindeyim. Gözünüze hoş görünen bir bisikletle her rampa aşılabilir..
     
  6. Melih AÇIK

    Melih AÇIK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2011
    Mesajlar:
    294
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    Şırnak/Silopi
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    baya açıklayıcı oldu çok teşekkür ederim. birde kafama takılan soru kadro boyu konusuydu. uzun turlar için kadro boyu olarak normal kadro boyumdan büyük mü almalıyım yoksa küçük mü? çeşitli sitelerde bu konularda bazı şeyler yazılmış ama yine kesin bir bilgi edinemedim.
     
  7. Volkan Ceyhan

    Volkan Ceyhan Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    103
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    Kayseri
    Seviye:
    Rica ederim. Bildiğim kadarıyla açıklamaya çalıştım.
    Kadro boyu konusunda tur bisikletlerinde genelde bir boy büyüğü tavsiye edilir. Bisiklet üzerinde pedallamak daha rahat olabilir.. Ancak bu kez de üst borunun inip binerken bacak arasına çarpma ihtimali söz konusu. En sağlam yol gidip bisikletin üzerine binmek mümkünse iki tur atmaktır. Seleden indiğinizde bacak arasıyla üst boru arasında min 3 4 parmak bi boşluk olması lazım. Daha büyüğü bisiklet üzerinde ayaklarınız yere basar durumdayken kaldırımlardan inip çıkarken sorun yaşatabilir.

    Şurada bir tablo mevcut. Fakat her markanınki farklılık gösterebilir bunu baz almayın. Yalnızca fikir edinme amaçlı olarak ekledim.
    http://www.avantiplus.com.au/images/upload/Image/Scott Bikes.jpg
     
  8. Koray Uzun

    Koray Uzun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    275
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Merhaba yurt içinde ve yurt dışında yaptığım turlardaki tecrübelerime göre fikirlerimi yazacağım.

    Öncelikle amacımız yol gitmek. Hızlı gitmek, zamanında varmak vs değil. O yüzden önceliğimiz performanstan önce sağlamlık olmalı. Bisikletiniz sizi yolda bırakmamalı.

    Amortisör konusu:
    Hafif tempo koşarken zorlanmadığın yollarda amortisör gereksizdir. Özellikle yüklü bir bisiklette iki kat gereksizdir. Zaten yükün ve insan ağırlığının büyük kısmının arka tekere bindiği bir durumda ön tekeri korumaya çalışmanın hiç bir anlamı yok. Benim gözümde Amortisör= ekstra ağırlık + ekstra maliyet + arıza yapabilecek fazladan bir parça.

    [​IMG]
    Amortisör böyle yerlerde gerekli.

    Lastik seçimi:
    Bence lastik seçimi konfor sağlamak için amortisörden daha önemli. Çok kalın lastik sürtünmeyi gereksiz arttırır. Ancak çok ince lastiğe de çok fazla hava basmak gerektiğinden titreşimleri soğurması mümkün olmaz. Fazla titreşim bisikletin üstündeki vidaların gevşemesine sebep olur. Gevşeyen vidalar da sıkılı halde duran vidalara oranla daha kolay kırılır. Yolun ortasında bagajınız kırılmış vaziyette kalabilirsiniz. Bence 35-40 mm arası genişlikte lastikler uzun turlar için idealdir.

    Jantlar:
    Olabildiğince sağlam modellerden seçilmeli. Mümkünse 36 telli jant seçilmeli. Kırılan bir jant teli başınızı çok ağrıtabilir. Yanınızda yedek tel varsa ve akort yapmayı biliyor olsanız bile arka tekerde ruble tarafında kırılan bir teli değiştirmek için ruble sökme aletine ihtiyaç duyarsınız.

    [​IMG]
    Ruble sökme işlemi.

    26" vs 28":
    Bence birbirlerine karşı üstün ve zayıf yönleri var. Özetle 28" daha akıcı 26" daha sağlam. İkisi de rahatlıkla kullanılabilir. Ben Türkiye içinde 28" taraftarıyım. Ama bir gün Kamboçya'ya gitmeye karar verirsem yola 26" bisikletle çıkardım.

    [​IMG]
    Kamboçya

    Dinamo göbek ve güneş enerjisi:
    Sık sık ülke değiştirdiğin ve şarj sıkıntın olabileceği durumlarda düşünülebilir. Gün boyunca kendi bataryasını şarj eden daha sonra o bataryadan usb çıkış alabildiğin modeller var. Ben hiç kullanmadım ama burada biraz bilgi var. http://cyclingabout.com/index.php/2...r-supplies-and-batteries-for-bicycle-touring/

    [​IMG]

    Gidon:
    Turların çoğunu düz gidonla yaptım. Ellerim barendleri aradı. Ama gene de kalıcı ağrılar yaşamadım. Sonradan kelebek gidon sahibi oldum bir tane. Rahat ettim ve gidona ıvır zıvır takmak için bir sürü alan var. Bu güzel bir avantaj. Geçenlerde de arkadaşım yol bisikletinde ergonomik değişiklikler yapmış. Onun bisikletini sürdüm biraz. Çok da rahat ettim. İyi ayarlanmış bir yarış gidonu daha rahat olabilir. Emin değilim ama yarış gidonlu tur bisikletinin sayısı az değil.

    [​IMG]

    Sele:
    Seleden yana pek sıkıntım olmadı. Sadece bacağımın iç kısmını rahatsız eden bir sele kullanınca sürekli aynı yerde sürtünme olduğundan yara yaptı. Bacakları kalın olanlar için geniş sele kullanmak çok da rahat olmayabilir. Bisiklet üzerinde geçirdiğiniz saatler artınca alışıyor insan.

    [​IMG]
    Bunun gibi kıçtan bacaklara geçişi keskin açılarla olan seleler bacakların iç kısmını acıtabilir.

    Kadro:
    Açılar hakkında bilgim yok. Gözüme çarpan şey genelde üst borular yere paralel oluyor. Malzeme hakkında birkaç şey söyleyebilirim. Dayanıklılığı, alüminyum gibi soğukta yamulmaya müsait ve kırılgan olmaması, ısıl işlemi daha kolay olduğundan ısıl işlem hatasından kaynaklanan kırılmaların az görünmesi çeliği biraz daha öne çıkarıyor.

    [​IMG]
    Bu Türkiye'deki en popüler tur kadrosu. Daha fazla örnek için ihtiyarın yazdığı mesajı okuyabilirsin.

    Umarım yardımcı olabilmişimdir.
     
  9. Melih AÇIK

    Melih AÇIK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2011
    Mesajlar:
    294
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    Şırnak/Silopi
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    teşekkürler Koray Bey. çok açıklayıcı bir yazı olmuş. sanırım istediğim bisiklet kafamda şekillendi gibi. çok teşekkür ederim tekrardan
     
  10. Eser Sevinç

    Eser Sevinç Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.783
    Beğeniler:
    2.588
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Eser Sevinç
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Koray bey bir çok şeyi açıklamış.
    İlave olarak kendi fikirlerimi de eklemek isterim.

    Tur bisikletinde kullanılan malzemenin hafifliğinden ziyade asıl olan sağlam ve uzun ömürlülüğü tercih edilmeli. Kritik bazı parçalar var arıza çıkarmaya elverişli, bu parçalarda bütçeyi zorlayıp kullanıcı tecrübelerini de göz önünde bulundurarak en problemsiz malzeme seçilmeli.
    En büyük problem lastik ve jantlarda oluyor, sonra vites kolları ve arka aktarıcı diyebiliriz.
     
  11. Koray Uzun

    Koray Uzun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    275
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Bagajlar da sağlamlığına dikkat edilmesi gereken parçalardan. Orhan Kılıç'ın birkaç tane bagaj kırdığını okumuştum. İtalya İsviçre Almanya turu yapan bir arkadaş vardı. O da bagajı kırmış. Kırılan yeri kelepçeyle tutturmayı başarmış.

    Her günün sonunda bagaj vidalarını tekrar sıkıp bagajlarda çatlak ve kırık olup olmadığı kontrol etmek gerek diyor Orhan abi.
     
    ihtiyar bunu beğendi.
  12. ahmetcan44

    ahmetcan44 Onursal Üye

    Kayıt:
    24 Şubat 2013
    Mesajlar:
    2.450
    Beğeniler:
    1.214
    Şehir:
    Sakarya
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Koray Bey, çok güzel bir bilgilendirme yazısı olmuş. Görsellerle desteklenmesi ayrı bir güzellik, elinize sağlık.
     
    Koray Uzun bunu beğendi.
  13. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Konuyu şimdi gördüm. Neredeyse kapanmış konuyu biraz canlandırıp kendi fikrimi ve deneyimlerimi aktarayım.

    Karayolunda en iyi, en rahat ve en hızlı hareket eden bisiklet türü yol bisikletidir. Tek koşulu, üzerine oturup antrenmanı gerektirir. Boyun, sırt, kol....kaslarının bu oturuş tarzına alışması gerekir. Ellerin gidon üzerinde çok farklı pozisyonları vardır. Hafiftir, üçlü aynakol ile her eğim (% 25-% 30 a kadar)çıkılabilir. Üzerinde çok arıza yapacak teferruatı yoktur. Sağlamlığı tartışma götürmez.

    Yıllarca çok farklı bisikletlerle turlar yaptım, değişik bagaj sistemleri kullandım. En uzun mesafeleri, en kısa sürede ve en az yorularak şu topikte beyan ettiğim gibi aştım.

    İşte benim nihai tur bisikletim.

    [​IMG]


    [​IMG]

    Evet, konuya girişte yazdığım gibi, kış aylarında kullandığım, normal bir yol bisikleti. Arkasındaki Cargo Trailer 4 haftalık bir yolculuk için bile gerekli herşeyi taşımaya yeterli. Çadır, giyim, uyku tulumu, yemek pişirme takımı, aletler, büyük pompa....vs.
    Haziran ayı için planladığım bir tur için arada sırada arkaya takıp( yüklü), antrenman da yapıyorum.
    Ne kadar hızlı olduğunu izah etmek için geçen hafta yaşadığım bir olayı anlatayım.
    80 km. lik bir antrenman turuna çıktım. Kısmen dalgalı bir arazi. Bir köyün içerisinde karşımdan yol bisikletli, esmer tenli, bir bisikletli geldi, sırtında Türkiye Milli takımının Londra' da giydiği forma vardı. Ben trafikten dolayı geriye dönünceye kadar köyden çıktı gitti. Dönüp arkasına takıldım, yetişip soracaktım, kimdir, nedir diye. Yer yer 40 km/h lere çıkmama rağmen maalesef yetişemedim. Şehir içi virajlarda (köşelerde) römorksuz bisiklete göre biraz daha yavaş, hızlanması da daha uzun zaman gerektirdiği için yetişemedim. 10 dakika sonra vazgeçtim ve kendi yoluma geri döndüm. Bu kovalama da dahil olmak üzere 93 km. yi 3,5 saatte katetmişim.
    Seyahat için çok iyi bir alternatif olduğunu göz önünde bulundurun, herkese tavsiyemdir.
     
  14. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.392
    Beğeniler:
    6.443
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Sevgili ihtiyar,
    Profilde yazan yaş sizin gerçek yaşınız ve yaptığınız hız 40 km ise öncelikle sizi kutluyorum.
    Burada, bu işlere farklı bir bakış açısı getirecek bilge bir sese ihtiyaç vardı. O boşluğuda siz dolduruyorsunuz.
    Tam akıl dolu bir uygulama yapmışsınız. Bu konuda tekmiyim diye düşünüyordum. lakin aklın yolu birmiş.
    Römork ve yol bisikletinin buluşması verimli bir sentez oluşturmuş. Bir ara tur bisikletini dahada hafifletmek adına elimizde hafif çelik malzemeler olmadığı için karbon bir bisiklete römork bağlama düşüncesi aklıma gelmişti. Sonra, bu karbon materyal üzerindeki gerilim ve kırılganlığı arttırır düşüncesiyle vazgeçtim.
    Şu an yine oldukça hızlı bir şehir bisikleti olan scott sub ile römork kullanıyorum.
    Yinede bazı soru işaretleri oluşmadı değil. Römork sizin örneğinizde olduğu gibi yol bisikletinde dengeyi bozuyormu. Hangi ebatta lastik kullanıyorsunuz. Birde römork kullanımında -ki 6.7 kg ağırlığı var çanta dahil-10 kg üzeri yüklerde gidonda rahatsız edici bir hafiflik meydana geliyor. Bu sorunu nasıl aşmak gerekir.(gidon çantası kullanımı)
    Ben bisikletin kendi halinde bütün ağırlıklardan uzak çıplak halde olmasını istediğim için römork u tercih ettim. Zaten römork yeterli yükleme kapasitesi sunuyor. Birde üzerine ön, arka bagaj almaya gerek yok. Sizinde pedalladığınız alanlar gibi türkiyede nerdeyse ihtiyacınız olacak herşey bir bakkal mesafesinde. Onun için yükün ve bagajın fazlasına ihtiyaç yok.
    Biraz daha deneyimlerinizden bahsederseniz uzun yol turcularının römork u tercih etmesine imkan sağlamış olursunuz. özellikle hızlı yapılan tur tercihleri için sizin deneyimlerinizi paylaşmanız önemlidir.
     
    Melih AÇIK, Kudret Kurtcebe ve ihtiyar bunu beğendi.
  15. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.392
    Beğeniler:
    6.443
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Birde sayın ihtiyar size şunu danışmak istiyorum. Öteden beri bir yol bisiklet alma düşüncesi var. Ama karbon mu olsun yol mu olsun karar veremedim. Alü bir caad 10 alıp hem yol bisikleti hemde römork bağlayarak kullanıyım istiyorum. Ama bisiklet bu fikir için pek narin mi kalır pek emin değilim. Gerçi seyrettiğim youtube videolarında caad 10 kadrosunun hafife alınmaması gerektiğini anladım. Ama kaynak ve bağlantı yerleri ve ince kadrosu ne derece güven verir diye bir şüphede duymuyor değil insan. Siz ne dersiniz.
    Sizin tercihiniz birazda yol bisikletine bagaj bağlanamamasından mı kaynaklandı.
     
    Kudret Kurtcebe ve ihtiyar bunu beğendi.
  16. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Yukarida link olarak verdigim topikte de yazdim. Normal yol bisikletini römork ile cekmenin en büyük avantaji, römorksuz olarak yol bisikleti sahibi olamaktir.
    (Yasim konusunu cok önemsemeyin. 1953 dogumluyum. 60 i bitirmeme az kaldi. Dün bir yaris seyrettim, 80 lik bir dede de katildi yarisa)
    Kullandigim lastik, su anda üzerinde 23 mm. lastik var, Conti Super sport. Kis aylarinda Conti Tour Ride takiyorum 28 mm. lik ve biraz disli, Maalesef daha genis lastikler, frenler ve masa araligi dolayisiyla mümkün degil. Denemedim ama slick 32 mm.lik sigabilir.
    Karbon kadroya baglamadim. Genel tecrübelerimden daha fazla esnek oldugu icin, yokus cikarken ayaga kalkinca, kadroyu yipratacagini düsünüyorum. Kullandigim kadro "noname" alüminyüm bir kadro. Masasi karbon ve 3/9 luk Shimano 105. Arka dislilerin en büyügü 25 lik ve bana yetiyor.
    Romörkün agirligi 6,5 kg civarinda. Yani lüzumsuz ek bir agirlik. Fakat düz yolda diger cantalar seklindeki bagajlarin aerodinamideki dezavantaji ile kiyaslayinca ( neredeyse römorklu-römorksuz hic farki yok) kat kat avantajli. Bir sayi olarak ifade edecek degerler veremiyorum. (Rüzgar kanalinda ölcmek lazim :) )
    Cok hizli inislerde biraz daha erken fren yapmak ve virajlara az bir sey daha yavas girmek gerekiyor. Yokus cikarken kilonun etkisine söyleyecek bir sey yok!
    Ama genelinde diger yük tasima sistemleri ile kiyaslanamayacak kadar avantajli. Örnegin bir lastik patlasa, 2 dügmeye basarak römork bisikletten ayriliyor. Diger türlü neredeyse bütün bagajlari indirmeniz gerekiyor.
    Benim tercihim konusuna gelince, normal bagaj baglanan bisikletimde var. Onunla son seyahatim 3 sene önce oldu. Fakat bir yerlere gidip kampi kurduktan sonra, o yörede degisik turlar yapma ihtiyaci beni biraz bu yöne itti. Daha önceleri, otomobil ile gidip, kamp noktasindan civardaki dag gecitlerine, doga güzelliklerine turlar yapiyordum. Bu sekilde kamp yerine gidis te ayri bir doga seyahatine dönüstü. Tabii ki hala otomobil ile bir yerlere gidip, benzeri turlari yapiyorum, ama o zaman diger karbon kadroyu aliyorum.
     
  17. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.392
    Beğeniler:
    6.443
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=104628&p=1436909&highlight=#post1436909

    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=114401

    Bağlantılarda daha önce bahsetmiş olduklarımla paralel bir anlayışımız var sayın ihtiyar bey. Bende scott un 48*36*26 (sanırım böyle) hız açısından yetersiz olduğunu düşünerek truvativ isoflow trible 52-42-30 aynakol set taktırdım. Orjinal ruble değişmedi 12-32 diş, 9 yapraklı. Böylece hem rublenin yokuş avantajını hemde yeni aynakolun ivmelenme yeteneğini avantaja çevirdim.
    Sonradan siz bahsettinizde aklıma geldi. 28 ebat üzeri lastikler yol bisikletlerinde arka maşada sürtme yapıyor diye biliyorum. Yani yol bisikletin kadro geometrisini tur bisikleti olarak avantaja çevirirken işin bu boyutunuda düşünmek grekiyor sanırım. yani bir kısıt var. Bu durumda kudret beyin çokca tarafgirliğini yaptığı üzere bir cyclocross a yönelmek gerekiyor. Ama ben bu cyclo olayına pek sıcak bakamıyorum.
    Noname bir kadro ile idare etmenizi statü toplumlarının marka özentiliği kompleksinden kurtulmuş olmanıza bağlıyorum ki iyiki öyle olmuş.
    İşin römork boyutuna gelirsek yukarda vermiş olduğum bağlantıda zikretmiş olduğum üzere bagaj ağırlığı ile römork ağırlığı arasında aslında bir fark yok.Hatta römork bana kalırsa aerodinami ve ağırlık bakımından bir gömlek üstün.
    Römork un pratikliği harika birşey. Yok bagaj vidalarıyla uğraşacaksın, yok bagaj pivotu kırılacak, yok tak yok çıkar derdi yok. Bir diğer avantajı tak çıkar ve sizin örnekte olduğu gibi bir yol bisikletine dönüşen aracınızla konaklama yerinden kısa turlara çık.
    Bu arada taşocak firmasının yerli mamut adventurer römorkunu kullanıyorum. Bir şikayetim römorkun bisiklete takılma işleminin biraz daha kolaylaştırılması. Parçalar bazen uyumsuz olabiliyor.
     
    ihtiyar ve Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  18. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Kudret Kurtcebe' nin Kros Bisikletleri icin yazdiklarini takip ettim. Cok hakli yaklasimlari var.
    Ayrica bir kros bisikleti icin uzun zamandir planlarim var. Fakat bu bisikletlerin piyasasi cok pahali. Normal kullanicilar icin üretilmeyip sadece müsabaka icin üretildikleri icin, cok yüksek düzeyde donanimlari var ve bu yüzden kullanilmislari dahi cok pahali. Ben buna alternatif olarak kendi ilk dag bisikletimi degistirip kros bisikleti yapacagim. fakat bisikleti hala kücük oglum kullaniyor. Üniversiteye bir yerlere gitse de geri alsam diye bekliyorum. Scott Cheyenne, cok hafif bir celik kadrosu var, frenler cantilever, üzerinde 7 li shimano SLX var. Sadece gidonu(yol) ve fren-vites kollarini degistirecegim. Shimano' nun 20 sene önce ilk cikardigi 8 li fren-vites kollari ( örnegin 105) bu isi görecektir. Tabii ki baska vites kollari bulursam, arka aktariciyi degistirip vites sayisini da artirabilirim. Bu sekilde 1" - 2.25" e kadar her lastigi kullanabilecegim. O zaman römorku da onun arkasina takip kullanacagim büyük olasilikla.
    Böylece her araziye girebilecek, her mevsim ve her yerde kullanilabilecek bir bisiklet olacak, down-hill haric! :)


    Asagi yukari resimdeki bisiklet gibi, ama 56 kadro, bagaj filan yok! Bu resimdeki en fazla 54 !

    [​IMG]
     
    mehmetsunu bunu beğendi.
  19. Edip Dinçer

    Edip Dinçer HTFU!

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    5.927
    Beğeniler:
    5.342
    Şehir:
    Sarıyer, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Suluk kafesindeki şişeye bayıldım :)
    derken fotoğraf değişti :) :)
     
    ihtiyar bunu beğendi.
  20. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    O resmi ekledikten sonra bisikletimin aynisini kendi renginden buldum. O resmi tekrar ekleyeyim de su (!) sisesine bayilanlar bayilsin!

    [​IMG]
     
    Koray Uzun ve Edip Dinçer bunu beğendi.