Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Tubitak Raporu : kanserojen etkili maddeler.

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında gokhancan tarafından paylaşıldı.

?

Sizce piyasada bulunan bu ürünler gerçekten kanser yaparmı?

  1. Hayır yapmaz. Yapsa bile banane çünkü onlar çok tatlı ve lezzetli.

    oy sayısı 1
    11,1%
  2. Evet yapar. Ben şiddetle bu ürünleri kullanmaktan kaçınıyorum.

    oy sayısı 4
    44,4%
  3. Aslında dikkat ediyorum ama etrafımız bu ürünlerle dolu mecburuz.

    oy sayısı 3
    33,3%
  4. Canım çok çekiyor, bu tarz urunleri istemesemde kendime engel olamıyorum.

    oy sayısı 1
    11,1%
  1. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    TUBITAK kanser riski taşıyan gıda ürünlerini açıkladı.

    Bisküvi, cips, kraker, kek, beyaz ekmek, her türlü fırıncılık ürünü, kraker, kahvaltılık gevrek, patates kızartması, kızartma yemeyin! Yine tencerede pişen yemekten iyisi yok!


    Türkiye’de ilk defa gıda ürünlerinin kanser yapma etkisi araştırıldı. TÜBİTAK'ın 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı.

    TÜBİTAK gıda ürünlerindeki kanser yapıcı akrilamid maddesini araştırdı. 20 çeşit ürün üzerinde yapılan araştırmada geleneksel gıda ürünleri temiz çıktı. Kanser yapıcı maddeli ürünlerin yasaklanması gündemde.

    Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı. Cips, kraker, kahvaltılık gevrekler, bisküvi ve bebe bisküvileri ile patates ve ekmek kızartmalarında yüksek miktarda kanserojen akrilamid maddesi tespit edildi. Tulumba tatlısı ve beyaz ekmek kabuğunda da kayda değer miktarda kanserojen maddeye rastlandı.

    Izgara, döner, tahin helvası, çavdar ekmeği, baklava ve pilavda ise akrilamid miktarı ölçülebilir değerlerin altında çıktı. Ancak uzmanlar ızgara ve dönerde kansere yol açabilecek başka toksikler olabileceğine dikkat çekiyor. Projenin Türkiye koordinatörü Dr. Hülya Ölmez, çalışmanın sonucuna göre akrilamid içeren gıdaların yasaklanabileceğini ya da ambalaja uyarı yazıları konulabileceğini söyledi.

    Avrupa Birliği’nin bilimsel araştırmaları desteklediği 6. Çerçeve Programı kapsamında 4,2 milyon Euro tahsis ettiği akrilamid-kanser araştırmasına 13 ülkeden 23 kuruluş katılıyor. Projenin Türkiye koordinatörlüğünü, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Gıda Enstitüsü’nden gıda yüksek mühendisi Dr. Hülya Ölmez yürütüyor. Zaman’ın sorularını cevaplayan Dr. Ölmez fırınlama ve kızartmada gıdanın içindeki şeker ile proteinin yüksek ısıda reaksiyona girmesi sonucu ortaya çıkan akrilamidin haşlama yemeklerde oluşmadığını söyledi. Hülya Ölmez, “Tencerede pişen yemek kültürü Türkiye’de yaşayanlar açısından bir şans.” dedi.

    Bisküvi ve cipslerin potansiyel kanser riski taşıdığını belirten Hülya Ölmez en azından araştırma sonuçlanana kadar bu çeşit ürünlerden uzak durulmasını tavsiye etti. Hülya Ölmez, “2006 Kasım’ında bitecek olan HEATOX projesinde, gıdalarda oluşan akrilamid ile insandaki kanser riski arasındaki ilişki de araştırılıyor. Ancak şu an için kimse risk yok, diyemez. Risk var, boyutunun ne olduğu araştırılıyor.” diye konuştu. İnsanlara taze meyve ve sebze yemelerini, haşlanmış gıdalar tüketmelerini öneren Dr. Ölmez, bisküvi, cips, kahvaltılık gevrekler ve özellikle patates kızartması tüketmeyenlerin sağlıklı beslenme açısından hiçbir kaybı olmayacağını açıkladı. Dr. Ölmez akrilamid içeriği yüksek gıdalarda bu oranın düşürülmesine yönelik çok sayıda çalışmanın yapıldığını ve şu ana kadar bazı olumlu sonuçlar da alındığını belirtti. Ayrıca ileriki dönemlerde akrilamid içeriği çok yüksek olan gıdaların etiketlerine tüketiciyi bu konuda bilgilendiren ibareler konabileceğini söyledi.

    Hülya Ölmez ve ekibi araştırma kapsamında Türkiye’de 20 çeşit ürünü piyasadan tesadüfi yöntemle toplayıp incelemiş. Bunlar; ev yemekleri, kavrulmuş çerezler, ekmek ve fırıncılık mamulleri, cipsler, kahve, bisküvi, kraker, çikolata, bebek mamaları, patates kızartmaları, geleneksel Türk tatlıları, pekmez, ızgara, kebap, döner ve köfte gibi geleneksel gıdalardan oluşuyor. Dr. Ölmez, Nisan 2004’ten bu yana 150 gıdayı analiz ettiklerini, bilimsel yeterlilik için analiz tekrarı sayısını artıracaklarını vurguladı.

    TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi laboratuvarında yapılan Türkiye’deki akrilamid taramalarında evde taze patatesin soyularak kızartılmasına oranla fast food ürünü olarak doğranıp dondurulmuş patateste çok daha yüksek miktarda akrilamid tespit edildi. Türk halkının en çok tükettiği ekmeğin kabuk kısmında da akrilamid tespit edildi. Ekmek içinde ise akrilamid oluşmadığı ortaya çıktı.

    Akrilamid, kanser yapıyor

    2002 Nisan’ında İsveçli bir bilim adamı gıdaların doğal halinde bulunmayan akrilamidin, yüksek ısıyla pişerken oluştuğunu keşfetti. Ardından Amerika ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın gelişmiş ülkelerinin gıdalarında da akrilamid taraması yaptı. Akrilamidin insanlarda ve laboratuvar hayvanlarında nörotoksik etkisi kanıtlandı. Yine laboratuvar hayvanlarında kötü huylu tümör (kanser) oluşumuna neden olduğu tespit edildi. İnsanlardaki kanser oluşumuyla henüz bir bağlantısı kanıtlanmasa da Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (International Agency for Research into Cancer) gıdalardaki akrilamidi ‘insanlar için potansiyel kanserojen maddeler’ arasına aldı.

    Şu ana kadar yapılan çalışmalar akrilamidin, özellikle şeker ve asparajin içeriği bol gıdaların yüksek sıcaklıklarda (kızartma ve fırında) pişirilmeleri sonucu doğduğunu ortaya çıkardı. Proteinlerin yapı taşları olan 20 aminoasitten bir tanesi olan asparajin, akrilamid oluşumunda kilit rol oynuyor. Yüksek ısıda protein ile şeker kimyasal reaksiyona girip akrilamid maddesini doğuruyor. Bu yüzden asparajin içeriği yüksek gıdalarda daha ileri seviyede akrilamid oluşuyor. Akrilamid normalde gıdalarda hiç bulunmuyor. Bu madde plastik sanayiinde kullanılıyor. Sigarada kansere yol açtığı sanılan maddeler arasında akrilamid de bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Tarım Örgütü (FAO) insanlara akrilamid içeriği yüksek gıdaları mümkün olduğunca tüketmemeyi ve taze sebze-meyve ağırlıklı beslenmeyi öneriyor.

    TUBİTAK’IN TÜRKİYE TESPİTİ

    Gıda maddesi Akrilamid (mikro g/kg)

    Pirinç pilavı Ölçülebilir değerin altında

    Tahin helvası Ölçülebilir değerin altında

    Kebap, döner, ızgara Ölçülebilir değerin altında

    Çavdar ekmeği Ölçülebilir değerin altında

    Beyaz ekmek (kabukta) 40-160

    Kızarmış ekmek (hazır) 200

    Hazır çorbalar 40-60

    Tulumba tatlısı 40-45

    Bebe bisküvisi 400-600

    Bisküvi 70-130

    Kraker 70-200

    Kahvaltılık gevrekler 80-350


    GIDALARDA AKRİLAMİD SEVİYESİ

    Gıda maddesi Akrilamid (mikro g/kg)

    Ekmek 40-160

    Kızarmış ekmek 90-1430

    Sade kek 150-400

    Zencefilli kek 1070-1410

    Bisküviler 260-1450

    Krakerler 180-420

    Çeşitli fırıncılık ürünleri 230-3200

    Kahvaltılık tahıllar 30-1400

    Bebek bisküvileri 150-610

    Patates kızartması 330-3700

    Kahve (bir bardakta) 25

    Çikolata Ölçüm yöntemi oturtuluyor
     
  2. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Akrilamidin gıda içinde kabul edilebilir herhangi bir sınır değeri var mıdır?

    Bu konuda şimdilik karar hislere kalıyor sanırım. Hislerim bana diyor ki 100 ppb nin üzerinde akrilamide sahip gıdalardan mümkün mertebe uzak durabilsek iyi olur belki de.. :)


     
  3. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Dikkat ederseniz hep en çok sevilen besinler zararlı. Bu durumda ortaya su sonuç çıkıyor.

    Besinlerin lezzetleri arttıkça zararlarıda artıyor.

    Lezzet azaldıkça zararlar azalıyor yerini faydaya bırakıyor.
     
  4. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Besinlerdeki rafinerizasyon olayı arttıkça lezzet artar. Yağ ve şeker miktarı yükselir. Doğal gıdalarda ise lezzet daha dengelidir yani aslında rafine ürünlere göre daha azdır. Rafine ürünlerin bir kısmı sadece kanser değil reflü denen duruma da davetiye çıkarabiliyorlar. Bu durumda "taş devri diyeti" denen doğal ürünlerin tercih edildiği basit ve ucuz diyet rejimlerinin değeri ortaya çıkıyor.
    Bakınız :>>Reflü ve diyet
     
  5. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Hocam haklısınız şeker yuzyılın uyuşturucu ve sigara gibi kötü kimyasal urunlerle beraber şeker paketlerinin üzerine ŞEKER SAĞLIĞINIZA ZARAR verir.

    Şeker yüzyılın uyuşturucu maddesidir diye yazsak yeridir.

    Rafine şeker insanı mahvediyor ya.

    İnsanlar bu gerçeği nasıl görmezden geliyorlar.