Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Transtoros, Konya-Antalya, kamplı bisiklet turu.

Konu, 'Yerel/Bölgesel Bisiklet Grupları' kısmında Mesut Girgiç tarafından paylaşıldı.

  1. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    ironman pictures & pedal 190 civarında foto ile ve kıvançla sunar.
    Made 'ni Konya'dadır. Her hakkı saklı değil ortadadır.




    Teknik veriler.
    Mesafe: Konya'da evden bisikletle çıktıktan sonra Antalya'da otomobile binene değin toplam yol: 402 km.
    Süre: Üç gün, iki gece. (18 mayıs sabah 08' den 20 mayıs öğleden sonra 03 sularına dek. Akşam 18 de otomobille Konya'ya geri dönüş) Yıl: 2008
    Rota: Sadece rütin karayolu ulaşım rotası kullanılmış olmayıp, muhtelif yayla yolları da ilave edilerek alternatif bir rota oluşturulmuştur. Bu suretle; Konya,Beyşehir,Eğirdir,Antalya il sınırlarından geçilmiştir.
    Amaç: Karşılıksız Paylaşım. (Dünyanın bizimle karşılıksız paylaşabildiklerini, biz de sizlerle karşılıksız paylaşmak istedik. )


    Oyuncular:
    DEDE
    "Cadı gibi pedal basar, bebek gibi uyur".

    Ahmet hocanın dede için söylediği yukarıdaki manidar yorumu değiştirmeden aktardım(müsadeleriyle).

    [​IMG]


    AHMET YILDIRIM

    [​IMG]
    Bir uzay araştırma ekibi, "uzaya bisikletle gidilecek" dese emimin ki, Türkiye'den Ahmet hoca hiç düşünmeden bu tura katılır. Sakın bunu Ahmet hocaya bir kompliman olarak atfettiğimi düşünmeyin. Bakın Ahmet hocanın bir yaptığına.
    Antalya'da buluşacağımız Ender beyler bizi Havalimanının yanında bekleyecekleri için bende Ahmet hocaya Antalyaya 20-30 km kala espri olsun diye yolda dedim ki:
    - Ahmet hoca; Uçak görürsen takip et. Nasıl olsa onun indiği yere varacağız...
    Ahmet hocanın cevabı da şu oldu.. (Mealen)

    - Mesut Abi, bana yetiş deryarıma gir.. Bir uçak gördüm, takip edecem... (İşte bunu ıspatlayan foto aşağıda: )

    [​IMG]


    Yaptığı menemen de santimetreküpe 3 yumurta düşmektedir.
    Bir bisiklet organizasyonun olmazsa olmazlarından.
    Bundan sonra onsuz hiç bir yola çıkmak istemem.
    Kendisi aynı zamanda bizim ekibin Karagöz'üdür.


    MESUT

    [​IMG]
    Ekibin hem gaz hem de fren sistemidir. Aynı zamanda ekibin sanat yönetmeni ve organayzırıdır.
    Bu turda Ahmet hocaya bağıra bağıra "yavaş" demekten tur sonunda sesi kısıldı.

    Tur boyunca en çok kurduğu cümleler:
    -Ahmet hoca hızlı pedal basıyon, koptuk, yavaş.
    -Ahmet hoca çok yumurta kırdın, tereyağını manyak abarttın, vıccık vıccık yağ oldu, yavaş.

    Özetle; ekibin Hacıvat'ıdır.


    Meraklısına olmak üzere, tur esnasında gördüğümüz bazı doğal güzellikler hakkında da çok kısa bilgiler vermek gerekirse.

    BEYŞEHİR VE GÖLÜ:

    [​IMG]
    Beyşehir Gölü, Türkiye'nin üçüncü büyük gölü.
    İç Anadolu'nun batısına yakın, Beyşehir, Seydişehir arasındadır. Yüzölçümü 651 km², uzunluğu 45 km, en geniş yeri 25 kilometredir. Suları tatlı olup, derinliği en çok 10 m civarındadır. Çevresi, yüksekliği 2.000 metreyi aşan dağlarla çevrilidir. Deniz seviyesinden yüksekliği ise 1.115 metredir. Fazla gelen sular, yapılan bir kanalla doğrudan Çarşamba Suyu'na verilir. Konya Ovasının sulanması için Beyşehir kazası yanında büyük bir regülatör yapılmıştır.
    Gölün tabanı neojen göl tortularıyla doludur. Gölün bir özelliği de içinde pek çok adanın bulunmasıdır. Bunlardan bazıları; İğdeli, Akburun, Kızkulesi, Mada, Yılanlı, Külbent adalarıdır. Gölde bol miktarda balık vardır.

    PINARGÖZÜ MAĞARASI:

    [​IMG]
    Pınargözü Mağarası: Yenişarbademli ilçesine 8 km uzaklıkta, Çaydere ormanlarının içinde bulunan ve Jura-Kretase yaşlı kireç taşlarından oluşan bir fay üzerinde gelişmiş aktif bir mağaradır. İçerisinden debisi 7 lt/sn olan büyük bir kaynak çıkmaktadır. Ayrıca mağaranın içerisinde bir çok sifon ve büyük çağlayan vardır. Bu mağaranın 1995 yılına kadar yapılan uzun süreli araştırmalarla 16 km.lik bölümü ölçülmüş ancak sonuna kadar henüz ulaşılamamıştır. Belirlenen son nokta girişten +660 m. yukarıdadır. Bu yükseklik ülkemizde ölçülen en büyük yüksekliktir. Mağaranın içinde değişik büyüklükte gölcükler, şelaleler, damlataş havuzları ve her türden damlataş birikimleri geniş yer kaplamaktadırlar. Girişte ise saatte hızı 150-160 km. olan şiddetli bir rüzgar vardır. Pınargözü mağarasının uzunluğu, girişe göre yüksekliği, su sıcaklığı (3-4 0C) ve rüzgar hızı bakımından Türkiye'nin en büyük mağarasıdır. Turizm açısından Avrupa'nın en uzun mağarası olarak da kabul edilmektedir. Bu mağaranın etüdü yapıldığı takdirde ülke turizmine katkısı büyük olacaktır.


    ZİNDAN MAĞARASI:

    [​IMG]
    Zindan Mağarası: Aksu ilçesinin 2 km. kuzeydoğusunda, Aksu Çayı vadisinde yer almaktadır. Toplam uzunluğu 760 m.dir. 1968 yılında yapılan araştırmalara göre mağaranın uzunluğu 1150 m.dir. İçerisinde yaz-kış aylarında devamlı olarak akan küçük bir dere vardır. Bu dere Romalılar tarafından yapılan bir su kanalı ile derin olarak açılmış havuzlara boşalımı sağlanmıştır. Zindan Mağarası’nın en büyük özelliği tarihi dönemlerde kullanılmış olmasıdır. Mağaranın önünde Tanrı Eurymedon adına yapılan kutsal açık hava mabedinin kalıntıları görülmektedir. Geç Roma veya erken Bizans dönemlerinde buranın ağzı kapatılarak bir nevi sığınak ve ibadet yeri olarak kullanılmıştır. Ayrıca mağaranın giriş kısmında tabana döşenmiş mozaik bulunmaktadır. Mağaranın önündeki köprünün kilit taşı üzerine Tanrı Eurymedon'un kabartması işlenmiştir. Zindan Mağarası MTA Genel Müdürlüğü tarafından mimari projesi hazırlanarak turizme açılması sağlanmıştır. Halen mağarada kazı, mağara içi ve dışı çevre düzenlenmesi ve ışıklandırma çalışmaları devam etmektedir. Mağara doğal ve arkeolojik SİT alanı olarak tescil edilmiştir.


    EĞİRDİR VE GÖLÜ:

    [​IMG]
    Eğirdir Gölü, Isparta ili sınırları içinde yer almakta ve Göller Bölgesinin en büyük doğal zenginliklerinin başında gelmektedir. Kuzey – güney uzanımlı büyük bir çöküntü alanının kuzey sınırında oluşmuş tektonik bir göl olan eğirdir Gölü, 482 Km2 yüzölçümü ile Türkiye’nin 4. büyük gölüdür. Deniz seviyesinden yaklaşık 917 metre yükseklikte bulunan göl, ortalama 14 metre derinliğe sahip olup en derin noktası 16,5 metre cıvarındadır. Kuzey – güney uzunluğu 50 km olan gölün, doğu – batı genişliği 3 – 15 kilometre arasında değişmektedir. Gölün kuzey tarafına doğru hoyran boğazıyla ayrılan ve daha küçük bir alanı kaplayan bölümüne Hoyran Gölü, güneyde kalan büyük bölüme ise Eğirdir Gölü denilmektedir. Genelde camgöbeği renginde olan göl; bazı gün ve saatlerde değişik renklere büründüğü için halk arasında yedi renkli olarak anılmaktadır.

    Zengin balıkçılık ve kerevit potansiyelinin yanı sıra, sulama ve enerji üretimi bakımından da büyük önem taşıyan gölden, çevredeki tarım alanlarının sulanmasında yararlanıldığı gibi, ortalama 25 km uzunluğundaki bir kanalla bağlandığı ve Eğirdir'in güneyinde küçük bir göl olan Kovada Gölü nü de beslemekte ve dolayısıyla Kovada l ve ll hidroelektrik santrallerinin su ihtiyacı da bu gölden karşılanmaktadır. Ayrıca, 1994 yılı sonlarında tamamlanan tesislerle Isparta’nın içme suyu ihtiyacının bir bölümü de Eğirdir Gölü’nden sağlanmaktadır.

    Gölde; Eğirdir’e bir karayoluyla bağlanmış bulunan iki küçük adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada’dır.

    KARACAÖREN BARAJI:

    [​IMG]
    Karacaören-1 Barajı, Burdur'da Aksu Çayı üzerinde, sulama, taşkın kontrolü ve elektrik enerjisi üretimi amacıyla 1977-1990 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.
    Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 4.000.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 93,00 m, normal su kotunda göl hacmi 1.234,00 hm3, normal su kotunda göl alanı 45,50 km2'dir. Baraj 9.537 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermekte, 32 MW güç kapasiteli HES (hidroelektrik santrali) yılda 142 GWh elektrik enerjisi üretimi sağlamaktadır.
    (Teorik bilgi için Kaynaklar: Isparta valiliği internet sitesi ve internet ansiklopedisi, fotolar ironman pictures&pedal albümü)
     
  2. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:

    ŞİMDİ SIRA HİKAYEMİZ'DE:


    BİRİNCİ GÜN:
    18 MAYIS 2008- KONYA-YENİŞARBADEMLİ ARASI

    İlk günkü rota haritamız:
    Konya'dan bisikletle yola çıkıp Beyşehir gölü batı kıyısındaki Yenişarbademli kasabasında kamp atacağız. Toplam menzil: 153 km.
    NOT: Yenişarbademli, haritada görünen Kurucuova fazla uzak olmayan bir yerleşim birimi.
    [​IMG]

    18 mayıs sabah 08 sularında Tıp fakültesi önünde yola çıkmadan önce bizi uğurlamaya gelen diğer ironlarla birlikte çektirdiğimiz bir uğurlama fotosu.
    (Not: Demek ki bu yaşta askere gitsek, epey uğurlamaya gelen olacak)

    [​IMG]


    Konya'dan 20 km. kadar uzaklaştıktan sonra turumuzun teknik yönünü özetleyen bir yol levhası.

    [​IMG]



    Ekibimiz bizi uzunca bir süre yolda yalnız bırakmadı. Bizi uğurlamak için bizimle beraber kilometrelerce pedal bastılar.

    [​IMG]


    Beyşehir yolunda Anamas dağlarını gördüğümüz ilk an:

    [​IMG]


    Yolda yabancı bir turistle hızlı bir selamlaşma dönemi geçirdik. Ama ne onun durmaya ne de bizim oyalanmaya vaktimiz vardı. İşte bu 1-2 saniyelik göz teması anının vesikası.

    [​IMG]

    Yol manzaralarına devam:

    [​IMG]

    [​IMG]

    ve BEYŞEHİR deyiz.
    Levhanın olduğu yerde toplam km: 90,
    saat: 12:30.
    18 mayıs 2008

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    İşte şirin iron-dede'miz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ahmet hocanın Beyşehire her gelişinde uğramadan geçmediği bir dükkan var. Akrabası mı ne bilemiyorum ama bu dükkanı çok sever. İşte bahse konu dükkanın fotosu :

    [​IMG]



    Saat 14-16 arası yemek molası için bir sosyal tesisin mutfağını kullandık. O noktada toplam km. miz: 110 idi. Yani ilk yemek molasını 110. km. de verdik.

    [​IMG]


    Ahmet hocanın içine iki kilo domates ve 10 yumurta kırmak suretiyle tereyağlı, taze yeşil biberli, ilaveten kırmızı pul biberli tam tekmil jet uçağı yakıtı mahiyetinde, acısı kıvamıda menemenini dedeyle bereber dede-torun elle yumulmak suretiyle adam başına iki ekmek (duble hamurlu tek ekmek) ile yediklerinin resmidir.

    [​IMG]

    Hocanın menemenini yedikten sonra benim Beyşeyir ile Yenişarbademli arasındaki düz yolda ortalama seyir süratimi bisikletin kokpitinden takip edebilirsiniz. (not: arkamdan accıcık rüzgar da itiyordu belki, galiba.. kem küm.... )

    [​IMG]

    Beyşehir ile Yenişarbademli arasından yol manzaraları.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  3. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:

    Ahmet hoca Hz.Nuh'un gemisinden bisikletli olarak sadece kendisinin indiğini hayal ediyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    İkindi vakti mola verdiğimiz yerde küçük bir misafir - yok yok, aslında o evsahibi biz misafiriz- bizi gözetliyor.

    [​IMG]

    Bundan daha güzel bir kamuflaj olabilir mi?

    [​IMG]

    Rica ettik bize her açıdan poz verdi, boy gösterdi.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ömür biter yol bitmez diyen Ahmet kaptan, bisikletinin arkasına ilave dingil attırıp dorse taktırarak bu alanda bir ilke daha imza atmıştır.
    İşte Tır-siklet' in şoförü Ahmet kaptan havaların sıcak olması hasebiyle sol kolunu şoför kabininin penceresinden dışarı sarkıtmak suretiyle serinlemeye çalışıyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Saat 19:15 gibi Yenişarbademli'ye vardık. Toplam 153 km. yol gitmiştik.

    [​IMG]



    Çadır yerlerimiz:
    [​IMG]

    Ben katır gibi taşıyan, kral gibi yaşayan bir bisikletçi olduğumdan çadırımın içi ( ki burası yatak odası oluyor) bir kral dairesini andırır. Havalı yataklar, dantelli tüy pufidik yastıklar .. Ana kucağından yumuşak uyku tulumları...vs vs vs

    [​IMG]

    Dedenin evi de şu idi.

    [​IMG]

    Akşam yemeğinde oldukça yorgun olduğumuzu hissettik. Zira biz ironlar bisikletle yük taşımaya hiç alışık değildik.

    [​IMG]


    Sabah bomba gibi kalktık ve enfes bir kahvaltıyla güne başladık. Pedal çevirmeyi fazlasıyla özlemiştik.

    [​IMG]


    Bayraklar eşliğinde bizi ağırlayan kamping sahibi Ali beyin 19 mayıs gençlik ve spor bayramını kutlayarak Yenişarbademliden saat 08:30 da ayrıldık.

    [​IMG]
     
  4. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:

    İKİNCİ GÜN.
    19 MAYIS 2008. YENİŞARBADEMLİ- KARACAÖREN BARAJI ARASI.
    İkinci günkü haritamız. Toplam menzil 157 km.
    [​IMG]

    İşte üç silahşörler.

    [​IMG]

    Pınargözü'ne doğru yol manzaraları.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    ve işte Pınargözü denen yer. Aslında buraya pınar gözü değil pınar mağarası dense daha doğru olur belki. Pınarın çıktığı göz resmen koskoca bir mağara ve gürül gürül bir akarsu fışkırıyor dışarıya sanki..
    Saat 10:00 sularında Pınargözü'ndeydik. Konya'ya toplam uzaklığı 164,5 km. idi.

    [​IMG]

    Ahmet hoca bu dağ başında çok yakın bazı dostlarıyla karşılaşıyor. Trekking ve dağcılık yapan bu kamplı ekibin sıcak ilgisiyle karşılaşıyoruz. Bizi yemeğe davet ediyorlar ancak yolumuz uzun diyerek oradan ayrılıyoruz.

    [​IMG]

    Odun ateşinde kara çaydanlıkla pişmiş bir bardak sıcak çaya ise hayır diyemiyoruz.

    [​IMG]
     
  5. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Yaylalara doğru yani torosların en üst kesimlerine doğru yolumuza devam ediyoruz. Buraları Anamasların yaylaları.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    12:30 sularında Yakaköy'e varıyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gül tarlaları, vadiyi anlatılamayacak kadar güzel kokutuyordu. İnsan bisikletle dağ başında giderken sanki yol kenarında milyonlarca çok güzel kokan parfüm sürmüş bayan'ın kendisine eşlik ettiğini zannediyordu. (Ben zannetmedim de yani insan öyle zannedebilir diye diyorum..)

    [​IMG]


    Son 33 km si full toprak-taş olmak üzere toplamda 188,5 km yol yapmak suretiyle 19 mayıs günü 13:30 sularında Yakaavşar köyüne ulaşıyoruz.

    [​IMG]


    Kısa bir yolculuktan sonra 204. km. de Zindan mağarasına ulaşıyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sonra gezinin en anlamlı anı geliyor.
    İşte Anadolu'lunun atası, anası:
    Ahmet hoca anasına dönüp geri geliyor.
    [​IMG]

    Ahmet hocam bu anı ve fotonun anlamını sizlere bizzat kendisi anlatacaktır. Ben sadece görüntüyü vermekle yetineceğim. Zira böyle bir duygu anı anlatılmaz yaşanır.
    Bu ana ekipteki herkesin anası. Bu ana iron anası.

    [​IMG]


    Yola devamla Eğirdire ve gölüne teğet geçiyoruz.
    Toroslardan Eğirdire iniş kuş gibi uçmaya benziyordu.

    [​IMG]

    [​IMG]


    [​IMG]

    16 sularında 204. km. de Eğirdir'deyiz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Eğirdirden sonra ilk hedefimiz Karacaören. Gün batımından önce kamp yerine varmalıyız.
    Saat 14 e geliyor ve önümüzde daha 92 km. yol var.
    Yolda Kovada gölü ve Yazılı kanyona teğet geçiyoruz, uğramıyoruz. Zira ekipten bir kısmı o yöreleri daha önce görmüştü ve vakit de çok dardı.

    Eğirdir ile Karacaören arası yol oldukça keyifliydi. Takdirimizi kazanan rampa ve inişler mevcuttu.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu yolda yaptığımız 92 km lik hızlı yolculukta o kadar yola ve zamana konsantre olduk ki pek foto çekemeden Karacaörene vardık.
    Saat 20 sularında Karacaörendeydik. Tur boyu toplam km: 310 olmuştu.

    İşte Karacaörende kamp yeri manzaramız.
    [​IMG]

    [​IMG]
     
    celil, yavuzicmez, brol ve 18 kişi daha bunu beğendi.
  6. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    ÜÇÜNCÜ GÜN.
    20 MAYIS 2008, KARACAÖREN-ANTALYA ARASI.

    Haritamız:
    (üçüncü günkü menzil 92 km, üç günün toplamı ise 402 km.)
    not: Bu 92 km. ye baraj gezisi de dahildir.

    [​IMG]

    Baraj güvenlik sorumlularından Zekeriya bey bizi kendi abileriymişiz gibi o kadar candan karşıladı ki, kahvaltımızı kendi evinden getirerek hazırladı. Kendisine buradan tekrar şükranlarımızı sunuyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yine güzel bir kamuflaj örneği.

    [​IMG]

    Yola çıkmadan önce Karacaören-1 HES. barajını geziyoruz.

    Önce panorama noktalarına tırmanıyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    20 mayıs Karacaören-1 HES den saat 11:30 gibi ayrıldık. Saat 15:00 da Antalyalı dostlarımızla Havaalanında buluşmak üzere bastık pedallara..

    Her ne kadar yolda foto çekmemeye söz versem de hiç bir zaman bu sözümü tutamıyorum. İyiki de tutmuyorum..

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    O gün, hava çok sıcaktı.

    [​IMG]

    Bir kaplumbağa yavrusu makrosu.

    [​IMG]

    Plakada ne yazdığını tersten okumaya çalışıyor.

    [​IMG]

    ve Antalya'dayız........
    Basri(Rumuz) bey bizleri tabelada karşıladı, sağolsun. Tam bu anda saat 15 gibiydi.

    [​IMG]

    Daha sonra Ender Bey ve saygıdeğer eşi İlknur hanımla buluştuk.

    [​IMG]

    Bu arada Ahmet hoca ile ben Tandem'i denemek için izin istedik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ben daha bir şey anlamadan gezi bitti. Ahmet hoca beni geri getirdi. Zaten ondan ayrılıp bir yere gitme şansım da yoktu. Ahmet hoca tandemi de çok hızlı kullandığı için kendimi bir yer uçağından hissettim. Ancak onun deryarının hiç bu kadar rahat olduğunu daha önce hissetmemiştim. En güzel deryar tandemin arka kolduğuymuş.

    [​IMG]

    Ender Bey'ler bizi Düden'in Akdenize döküldüğü yeri görmeye götürdüler.
    Bu şekilde Akdenizle de buluşmuş olacaktık.



    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]


    Şelaleyi, denizi, gök yüzünü ve Ahmet hocayı aynı kareye sığdırayım derken foto böyle çıkmış. Yani Ahmet hoca kertenkele gibi sanki dağa yapışmış.

    [​IMG]

    Ve ayrılma anı.
    Bizi Konya ya kadar geri getiren Olgun bey'e de buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz.
    Antalyalı bisiklet dostlarına da sonsuz teşekkürlerimizi ve sevgilerimizi sunuyoruz.

    Aşağıdaki fotoyu çekindiğimiz anda kilometre saatlerimiz 402km. yi gösteriyordu.

    [​IMG]


    Ahmet hoca bisikleti çok sevdiği ve bir an olsun ayrılamadığı için arabanın içinde de iki tekerlekle yolculuk ediyor.

    [​IMG]

    Başka tur ve gezilerimizde buluşmak üzere.
    Taklitlerimizden ve korsan ironlardan kaçının.
    ironman pictures and pedal kıvançla sundu.
    Hoşçakalın.
     
  7. Haşim Okyay

    Haşim Okyay Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.246
    Beğeniler:
    4.692
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ellerinize, ayaklarınıza ve yüreklerinize sağlık abiler. Ben başka bir şey demiyorum (.) :04:

    Not: O parantez içerisinde gördüğünüz son noktadır :D
     
  8. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Gezinin Konya dan ayrılmadan önceki bölümünü ironHasan arkadaşımızın objektifinden farklı açılardan izlemek isterseniz Şu linke tıklayabilirsiniz

    Gezinin Antalyayla ilgili en son bölümünü Antalyalı dostlarımızdan daha farklı açılardan dinlemek ve izlemek için Şu linke tıklayabilirsiniz
     
    okokok, nighteagle1 ve mcaliskan23 bunu beğendi.
  9. msd_57

    msd_57 Bisikletkolik

    Kayıt:
    16 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.390
    Beğeniler:
    571
    Şehir:
    Avrupa Yakası
    Seviye:
    supersiniz ve harikasiniz

    tskler guzellikler icin
     
  10. İsmail Ağıllı

    İsmail Ağıllı Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.707
    Beğeniler:
    930
    Şehir:
    Ürgüp, Kapadokya
    Seviye:
    İnanamıyorum inanamıyorum bu ne kadar güzellik Yarabbim,

    Bir ekip düşünün güzel tur planlıyorlar ardından güzel pedal basıyorlar,çok güzel fotoğraf çekiyorlar,çok güzel anlaşıyorlar, gittikleri yere güzel hava katıyorlar,gittikleri yerde kesin bir hayvanla karşılaşıyorlar, değişik kareler yansıtıyorlar süpersiniz.(yazdıkca yazasım geliyor, yeter dimi.)

    Katılan herkez canı gönülden kutlarım

    Yüreğinizden bu güzel bisiklet sevdası hiç eksik olmasın.
     
  11. keremkeke

    keremkeke Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    12 Haziran 2007
    Mesajlar:
    930
    Beğeniler:
    474
    Şehir:
    İstanbul / Haliç
    Seviye:
    bu kadar güzel bi şey varmı yaaa :)
     
  12. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.487
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek:
    :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek:
    :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek:

    geziyi anlatacak tek kelimem yok.
     
    Mesut Girgiç ve AHMTB bunu beğendi.
  13. Ediz Tevfik Özgan

    Ediz Tevfik Özgan Bisikletkolik

    Kayıt:
    26 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.143
    Beğeniler:
    1.069
    Şehir:
    BURSA
    Seviye:
    süper kelimesi,alüülala kelimesi ve bilcümle nevarsa sizler için söylenebilir ama yetermi sanmıyorum. Şunu söylüyorum sağolun varolun
     
  14. otec

    otec Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    10 Şubat 2006
    Mesajlar:
    958
    Beğeniler:
    792
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    süper ötesi:)
    daha da öte:p
     
    Mesut Girgiç bunu beğendi.
  15. lindemann

    lindemann Onursal Üye

    Kayıt:
    9 Nisan 2006
    Mesajlar:
    1.666
    Beğeniler:
    1.201
    Seviye:
    Duygularimi ifade edebilecegim kelimeleri bulamiyorum. Nutkum tutuldu. Yok böle birsey. Ailecek heycanla okuduk. Cocuklara damardan verdim Iron sevgisini.. saolun varolun sevgili ironlar...
     
  16. basri

    basri Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    29 Eylül 2006
    Mesajlar:
    493
    Beğeniler:
    855
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Merhaba,

    Bu güzel turu, enfes resim ve anlatımla süsleyen, Antalya'da da bizlere konuk olan "Ironman Ekibi" ne sonsuz teşekkürler ve tüm Antalya'lı Bisikletseverler adına kucak dolusu sevgiler...

    Forumda dolanırken kendinizi yurt köşelerinde bisiklete biner gibi mi hissetmek istiyorsunuz? İşte adres burası :)

    Hoşçakalın
     
    ALAETTİN DEMİRKESEN ve AHMTB bunu beğendi.
  17. sgtalper

    sgtalper Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    11 Nisan 2006
    Mesajlar:
    530
    Beğeniler:
    623
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    keşke bakmasaydım şu fotolara çok kötü oldum gerçekten gelemediğim için ayağınıza yüreğinize sağlık teşekkürler
     
    ALAETTİN DEMİRKESEN bunu beğendi.
  18. AHMTB

    AHMTB Kıdemli Üye

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    305
    Beğeniler:
    1.457
    Şehir:
    KONYA
    Seviye:
    Bu güzel fotoğraflardakki cennet kadar güzellikleri anlatmaya çalışmayacağım.... Çünkü hepsi ortada.... Size, bu gezimizde...demeyeceğim... Çünkü bu yaptığımız "ibret seferi"'ne gezi demek... bence gaflet... hatta ihanet olur....
    Resimde gördüğünüz 80-90 yaşlarındaki o sırtı odun yüklü Nineden bahsetmek istiyorum sizlere... haaalaaa gözlerim dolarak şu anda bile...
    Yaka Avşar Köyü'nden Aksu'ya yokuş yukarı çıktık ve çok susadık. Tepede buz gibi akan bir çeşme... Doyasıya içtik ve arkasından 3-5 lokma bişeyler daha yedikten sonra suluklarımızı doldurarak aşağı inişe geçtik. 3-4 kilometrelik inişin daha ilk 500 ncü metresinde önümüze, arkasında odun yüklü bir nine rastgeldi. Hızımız saatte 60-65 km kadardı. Dede ile ben Mesut Abi'nin 300 metre kadar önünde idik. Dede yavaşladı ve fotoğraf çektikten sonra yola devam etti. Ben de Mesut Abi ye, o hızla inerken, ninenin fotoğrafını çekmesi için işaret ettim. Gözüm bir anda ninenin o iki bülüm haline takıldı. 60 km hızla giderken bisikletimin frenleri V frenden Disk frene dönüştü sanki. Birden bisikletimi yavaşlatıp geriye çeviren bir güç vardı sanki. Ninenin yanına geldim ve birşeye ihtiyacı olup olmadığını sordum. O da bana "Yok guzum" dedi....başı önde.... Doğal olarak başı önde.. çünkü çektiği çile ve dertler belini o denli bükmüş ki... doğrulamıyordu cevap vermek için. Yorgunluktan, susuzluktan ve çilelerden bıkmış. Tabii sırtındaki o koca yükün de etkisi yok değildi. Su içer misin diye sordum.."İçerim guzum" dedi. Yeni doldurmuş olduğum suluğun kapağını açarak uzattım ve o yanık toprak rengi elleri ile suluğa uzandı ve bana baktı. Gözlerinde dünyanın tüm dertlerini ve çilelerini gördüm...sanki bir büyücünün sihirli küreden dünyaya bakması ve görmesi gibi (teşbihte hata varsa affola). Uzattığım suluğun yarısını 1 yudumda içiverdi. ve arkasından öyle bir "ooohhh" dedi ki...Bu "ohhh" alışılagelmiş "oh"lardan değildi. 80-90 senenin sıkıntı ve çilesi idi sanki o "oohhh". Bir "ooohhh" bu kadar acı ve içten söylenebilir miydi? Var mıydı böyle bir "ooohhh" dünya yüzünde.... Ya da "ooohhh" kelimesi yolunu şaşırmış...oralara kadar gelmişti....ninemin arkasından... Ahhh kelimesi oluverdi... ohhh... Neyse.... bir daha sordum... Ninem... bişeyler yer misin? Kuruyemiş vereyim mi" diye (Alaattin Abi (Dede)'nin hızlı kuruyemişlerinden). Mesut Abim de "Nineye dişlerinin olup olmadığını sordu. Nine de cevaben "Var guzum" dedi. Bolca kuruyemiş ve kuru üzüm verdik nineye. Şalvarının içine sıkıştırdı kuruyemişleri. Ben bir daha su isteyip istemediğini sordum. Çünkü o "oohh"... gerçek ohh olamazdı... İçindeki çile ve dert ateşi o kadarcık suyla sönmezdi. O da cevaben "İçeyim guzum" dedi. Kalan suyun dibinde birazcık su kalıncaya kadar yine aynı hararetle içti ve yine o dehşet... evet evet .... insanı dehşete düşüren bir "ooohhh " daha çekti. ve arkasından .... belki de beni ve arkadaşlarımın buralara kadar gelmesine vesile olan şu duayı etti....:
    DÜNYA DÖNDÜKSIRA (DÖNDÜKÇE); ALLAH, NE MURADINIZ VARSA VERSİN....
    ve suluğu terar geri uzattı bana... Mesut Abimle müsade alarak yanından ayrıldık ninemin. Suluğun dibinde kalan 1 yudum suyu dökmedim yere. Üzerini doldurup çoğalttım... bitmeye yakın olduğu zamanda. O su benim için kutsal bir su olup çıktı birden. O sudan içtikçe güç buldum kendimde... O sudan içtikçe edilen duaya sevindim çocuklar gibi.... O sudan içtikçe... Rahmetli babam... Sanki bana; "Aferin oğlum... Ne iyi yaptınız o nineye yardım etmekle..." deyip başımı okşuyordu sanki... ve.. gerçekten ne iyi yapmışız... "BİR GÖREN...." olmakla... Nereye gitsek işimiz rast gitti. Hep ikram gördük, hep saygı gördük....
    Ne demiş atalarımız..? iyilik yap, denize at... Balık bilmez ise Hâlık (Allah) bilir...
    Hepinizi seviyorum bisiklet dostlarım... Çünkü hepinizin yüreği... güzellikler için atıyor hızlı hızlı.... Güzel görmek için, güzeli sevmek için, güzel yaşamak ve güzel ölmek için... Rabbim, herkese güzel ölmeyi nasip etsin. Amin.
    Mesut Abime ve Alaaddin Abim'e buradan tekrar tekrar şükranlarımı sunuyorum. Benimle birlikte aynı güzellikleri paylaştıkları için... Eğer onlar olmasalar idi bu gezide....pardon... SEFER'de... Bu gördüklerimin ve yaşadığım ibret olaylarının ağırlığını tek başıma kaldıramaz ve altında ezilirdim. İyi ki de varlar...ve iyi ki de aynı lokmayı paylaşıyorlar benimle.. Hoşça kalın.
     
  19. hkn

    hkn Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Aralık 2007
    Mesajlar:
    170
    Beğeniler:
    489
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Sevgili Ahmet, bu güzel anlatım için seni canı gönülden selamlarım.
    Sana, Sevgili Mesut'a ve Dede'ye yürekden sevgiler...

    hakaN
     
  20. Ender Alıcıoğlu

    Ender Alıcıoğlu Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Haziran 2006
    Mesajlar:
    2.430
    Beğeniler:
    4.154
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Mesut'cum , Dede'cim, Ahmet'cim merhaba

    Kendimi inanın, sizleri birebir tanımamış arkadaşlardan, çok daha şanslı sayıyorum. İyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım. Ne kadar iyi, güzel arkadaşlarsınız.

    İçimizde sizlerin sevgisi hiç eksilmeyecek. İnşallah belli sürelerde gene bir araya gelebiliriz.

    Geziniz için yorum yapmama gerek yok. Sizlerin yaptığı gezi, çektiği resimler bir çölde bile olsa mükemmel olduğunu artık herkes biliyor. ;)


    Hepinize burdan yeniden sevgilerimi gönderiyorum. :)


    Yeniden görüşmek üzere diyorum.