Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Trans Doğu Karadeniz Dağları 2012 (8 etap); 6. etap: İkizdere-Ovit-Moryayla-İspir

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Hüseyin Çelebi tarafından paylaşıldı.

  1. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    512
    Beğeniler:
    2.068
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    1.etap (Trabzon-Taşköprü)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=105891
    2.etap (Taşköprü-Uzungöl)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=105971
    3.etap (Uzungöl-İkizdere)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=106073
    4.etap (İkizdere-Şenyuva)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=106377
    5.etap (Pokut tırmanışı)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=106888

    Bugünkü plan İkizdere'den başlayıp Ovit'e çıkmak ve Çayırözüne kadar indikten sonra anayoldan sola Moryayla yönüne ayrılmak. Moryaylada 800 m daha tırmanıp Yedigöller'e çıkıp çıkamayacağıma karar vereceğim. İspir'e gidiş yolum Moryayla'dan Çoruh vadisine inerek ya da anayola geri dönerek olacak. Duruma göre karar vereceğim artık.

    Sabah geç kalmasam da erken de çıkamadım, 8:30 civarıydı teker döndüğünde. Üzerimdeki yorgunluğu anlatamam, beynimin el freni çekilmiş gibi. Bisikleti odaya çıkaramadığım için yine çantaları sabah takmam gerekti. Akşamdan aşağıya inip çanta vb takacak durumum olmuyor, tek yapabildiğim yatağa uzanıp tv izlemek ve birşeyler yiyip içmek. Bir termal havuza gireyim iyi gelir diye aşağı indim ama 10 dakika sonra uykum gelince geri çıktım. Otelin akşam yemeğinin açık büfe olması mükemmel bir avantaj. Çünkü akşam yemeğinde 2 saatten fazla zaman harcayıp yavaş yavaş bildiğiniz 3 normal adam kadar yemek yiyorum. Diğer kaldığım yerlerde böyle bir imkan olmadığından epey hesap ödemem gerekti. Hesaplasak dizel bir arabayla aynı yolu daha ucuza geçeceğim anlaşılabilir.

    Önümde bir büyük bir de küçük tırmanış var. Ovit geçidine bu yönden bisikletle hiç tırmanmamıştım, güney taraftan biri 2003'te biri de 2009'da iki tırmanışım var. Kuzeyden Ovit ciddi bir tırmanış, 33 km civarında, ortalama %6.6 eğimi var ve 2650 m'lere çıkıyor. Burası bölgede güneye geçen en doğudaki geçit, taa Artvin yoluna kadar başka arabanın geçebileceği yol yok. Bugünle birlikte tur kuzey yamaçları terkedip arkalara yöneliyor, hava çok iyi olduğu için bu şekilde yaptığıma pişman olmadım değil. Güney hava bozukken de gezilebilir ama kuzey öyle mi?
    Üstüne bir de asfalt şehirlerarası yollara olan kıllığım eklenince epey keyifsiz vurdum rampaya.

    Rota bu, gerisini yolda anlatırım.

    [​IMG]



    [​IMG]

    profil. 102 km 2775 m tırmanma.



    [​IMG]

    İkizdere'ye 6 km inişin tadını çıkarıyorum. Güne inişle başlamak gibisi var mı?



    [​IMG]

    bölgede tali yollarda bile çok sayıda eski köprü var, epey de güzelmiş yapısı.



    [​IMG]

    tırmanış başlıyor.



    [​IMG]

    siperdeki askerin görüş açısıyla bakıyorum yola. Bir taraftan da birşeyle çarpışırsam ne olacağını merak ediyorum. Çanta yastık görevi görüp darbeyi yumuşatabilir miydi?
    Arada kafayı koyup uyuyasım da geliyor :)
    Haberleri düşünebiliyor musunuz: -Ovit dağında şoförü uyuyan don yüklü bisiklet şarampole yuvarlandı, 1 yaralı. - İspirde tuğla yüklü kamyon ile gıda maddesi yüklü bisiklet çarpıştı, şoförlerin kavgası mobese'de (çanta darbeyi yumuşatmış).



    [​IMG]

    3.etapta indiğim Anzer yolu.



    [​IMG]

    çığ tünelini dışarıdan geçmeyi tercih ettim.



    [​IMG]

    yolun aniden dikleştiği ve ardı ardına keskin virajların olduğu bir kesim. Tabii bu bir virajdan öbürüne ulaşana kadar nereye gittiğimi unutturacak kadar zaman geçtiğinden bisiklet için birşey ifade etmiyor.



    [​IMG]

    rampa kendini hissettiriyor. ciddi bir sele ağrım var, ilk günden beri krem+merhem vb kullanmamanın cezasını çekiyorum. Normalde pek sele acısı çekmem, gerim kerpiç gibidir ama birkaç tam gün sürüşten sonra o da pes ediyor. Pes ettiğinde de ilaçla müdehale için çok geç oluyor. Mantıklı düşünürsek en rambo prolar bile bunu sürdüklerine göre sen neyine güvenip sürmüyorsun diyebiliriz.


    [​IMG]

    Ovit tünelinin girişi burası olacak, yaklaşık 1900 m yükseklikte ve İkizdere'den 21 km yukarıda. Maçka-Zigana tüneli çıkışının tam bir kopyası: irtifalar, mesafe ve eğim aynı.



    [​IMG]

    Tabii tünelin açılmasını bekleyecek halim olmadığından geri kalan 750 m'yi tırmanmak üzere devam ediyorum.



    [​IMG]

    bingo! suyum bitti. nasıl becerdiysem yoldan son teknoloji arabaların geçtiği, gökte 200 sene önce rüyamızda göremeyeceğimiz uçakların süzüldüğü bir günde memleketin en ıslak coğrafyasında, ana yolun üzerinde susuz kalmayı başardım.

    Ve bildiniz, bu yamaca çıkıp bu sızıntıdan su doldurmayı denedim ama bulanık olduğundan geri döktüm.



    [​IMG]

    belki yağmur yağar, beklesem mi?



    [​IMG]

    neyseki manzara güzelleşti de biraz keyiflendim. Bitmek bilmeyen asfalt yollar bana fındık toplama gibi sonsuz bir işmiş gibi geliyor.



    [​IMG]

    2003 yılından bir fotoğraf.



    [​IMG]

    yaklaşık aynı yerlerde 9 sene önce çektiğim fotoğraf. vay arkadaş vay..


    [​IMG]

    neyse suyu buldum, dertlenip yanına bir çilingir sofrası açmam an meselesiydi.



    [​IMG]

    su almaya çıkmışken manzarayı kaçırmayayım.



    [​IMG]

    agresif bir yol bisikleti geometrisine sahip, full shimano 96 LX 24 vites, cantilever frenler, tange cro-moly çelik borular ve cro-moly kontrol aksamları. 13 küsür kg ile 97 yılının en seksi modellerinden biri, 450 $ etiketiyle de dağlar kadar ulaşılabilir.



    [​IMG]

    neyse susuzluğum gördüğüm en baba çeşmelerden biriyle sona eriyor. Dereden doldurduğum suyu hemen boşaltıyorum. Çevredeki çöpleri görünce canım sıkılıyor. Bisikleti bırakıp karateye başlasam mı acaba?
    Yarım karpuzu fırlatan elemanın çenesi bir hiyaaa nidasıyla karpuzdan önce yere çarpsa nasıl olur acaba!?



    [​IMG]

    bir türlü istediğim tempoda gidemiyorum sele ağrısı ve genel yorgunluk yüzünden. Ortalama 95-105 kadans aralığı en sevdiğim devir ama bu deviri yapmak isteyince seleye binen ağırlık beni bitiriyor.



    [​IMG]

    tanıdık geldi mi?



    [​IMG]

    9 sene önce aynı fotoğraf (yaklaşık)
    2009 versiyonu da bu sayfada.



    [​IMG]

    bulutlar yoğunlaştı birden, sağnak kesin vuracak ama nereye belli değil. Neyseki yol ve geçit çevreye göre alçakta.



    [​IMG]

    oldukça çorak bir arazi ve yaşam savaşı verilen köylerden biri.



    [​IMG]

    komiklikler şakalar derken yokuşu bitirdim neredeyse.



    [​IMG]

    arkanın açık olduğunu görünce sevindim. bulunduğun yerde hava epey karardı, bir yerlere yıldırımlar düşüyor.



    [​IMG]

    adamlar 2700 metrede bile moloz dökecek yere ihtiyaç duymuşlar. Arkada güzel bir göl var, enerjim kısıtlı olduğundan gitmedim. 2009'da da gitmemiştim.



    [​IMG]

    ama 2003'te gitmiştim. işte burası.



    [​IMG]

    2003'te geçitten inişe bakış.



    [​IMG]

    yağmur yıldırımlarla birlikte geliyor ama bu benim hatıra fotoğrafı çekip üstümü değiştirmeme engel değil. Onca gıda malzemesini yememe rağmen çantanın hafiflememesi kafama takılmıştı tırmanış boyunca. Muhtemelen yorulduğum için bana öyle geliyordu ama taşıdığım herşey gerekli miydi sorusunu da sordum kendime.



    [​IMG]

    oysa 9 sene önce zımba gibiyken ne kadar az yüküm varmış. Bu arada gidonda çanta fikrini o zamanlar bulmuşum zaten. Geçen seneki Çoruh kampımda bulduğumu sanmıştım ama daha önce akıl edilmiş zaten, neyseki çoğu durumun aksine öteki akıllı çocuk benmişim. Verimsiz akıl yürütme böyle birşey demek.



    [​IMG]

    ikimiz de yüzümüzde aynı boş ifadeyle faaliyeti izliyoruz.



    [​IMG]

    9 sene önce Mehmet (Yıldız) abi tırmanışta.


    [​IMG]

    Rize biter Erzurum başlar. Bundan sonra Artvin ve tur biter. Yani Rize'de bu turdaki son pedallarım.



    [​IMG]

    9 sene önce aynı yerde.



    [​IMG]

    levhalar 9 seneden bu yana değişmemiş.



    [​IMG]

    Çayıroba'da ana yoldan ayrılıp içeriye sapıyorum. Yolun kenarında bir süre durup dosdoğru İspir'e insem mi diye düşünüyorum bir taraftan. İsteksizliğim had safhada.



    [​IMG]

    9 sene önce burada mola verip birşeyler atıştırmıştık Mehmet ve Bülent abilerle. Şimdi uğramıyorum.



    [​IMG]

    Çayıroba'ya çıkarken. Bu sefer hemen yukarısındaki yolda geçtim.



    [​IMG]

    neyse biraz kendime geldim. değişen manzara dikkatimi aktiviteye vermemi sağlıyor.



    [​IMG]

    günün ikinci tırmanışına da başlamış oluyorum. 8 km içinde %6 eğimle 2000 m'den 2500 m'ye çıkacağım. Ayrımdan sonra yol stabilize.



    [​IMG]

    çekici görünse de yakıcı güneş nedeniyle oturulacak gibi değil. Ben çoktan mumya gibi boyanmışım tabii.



    [​IMG]

    Ulutaş köyü. Gayet bakımlı görünüyordu. Köylerin kaderini genelde çevrelerindeki arazinin verimi belirliyor ve burası da epey geniş çayırlıklara sahip.



    [​IMG]

    keçi bu kurbanı atlatabilecek mi acaba?



    [​IMG]

    az da olsa inek var çevrede.



    [​IMG]

    epey de arıcılık faaliyeti var. Her gittiğimde kuzeyi güneyi tüm dağlar artan bir arıcılık faaliyeti içinde.



    [​IMG]

    köye uzaktan bir bakış.



    [​IMG]

    Çayırözü, Moryayla arası uzaydan.



    [​IMG]

    toprağın rengi de değişti. Moryayla'ya kadar başka yerleşim yok.



    [​IMG]

    yol yükselince manzarası da açılıyor. Tüm vadiyi görüyorum. Yoldan ayrılmayıp İspir'e inseydim kaçıracaktım bunları.



    [​IMG]

    Moryayla.



    [​IMG]

    küçükken makinadan geçmiş çayır toplarının (gerçek adı ne bilmiyorum, bunu uydurdum) fotoğraflarına ilgiyle bakardım (hala bakıyorum). Bizim oralarda hiç görmediğimiz şekillerdi bunlar. Birincisi adam gibi çayır yoktu, ikincisi makinenin ilerleyebileceği açıklık ve nisbeten düzlük yer yoktu, üçüncüsü hadi çayır oldu ve makineyle bu hale getirdiniz, dereye yuvarlanmadan yerinde durması imkansızdı. Yani merakla bakmam boşuna değildi.



    [​IMG]

    masa başında ele geçirmeyi planladığım tepe 3150 m yüksekliğiyle Yedigölleri çok güzel gören bir nokta. şehirdeki hesap dağa uymadı tabii.



    [​IMG]

    Moryaylaya inerken küçük bir köprüyle geçilen küçük bir dere.



    [​IMG]

    bir küçük dere daha. büyüyünce Çoruh olacaklar.



    [​IMG]

    turu büyük planla, seneye de sürersin.
    Köyde durup biraz hesap yaptım. Acaba Yedigöllere çıksam geceye kalmadan İspir'e yetişebilir miydim?
    Kesinlikle olmayacağına kanaat getirdim. 2 saat sürerdi çıkıp geri gelmem.
    Sonuçta pas geçip yola devam kararı aldım. Yedigöller seneye artık.
    Merak ediyorsanız http://arpacik.net/www/Icerik_Detay.asp?Icerik=312
    Mehmet Emin Bora beyin diğer yazıları da süper, ben keyifle okudum hepsini.
    Yazının sonlarında cağ kebabı yedikleri yer benim geçen sene rastgelip yediğim yer :)



    [​IMG]

    Çayırözü, Ulutaş, Moryayla ve Yedigöller.



    [​IMG]

    Morkaya'ya geldiğim yol.



    [​IMG]

    [​IMG]

    nedir insanlığın bu gurbetten çektiği.



    [​IMG]

    Moryayladan aşağı daha büyük bir dereyi izliyor yol. Çevre çok sessiz ve güzel.
    Tabii bölge ayı saldırılarıyla bilindiğinden tetikteyim.



    [​IMG]

    sık sık fotoğraf için duruyorum.


    [​IMG]

    Moryayla ve arkasında 3000'lik tepeler. Orada manzara mükemmel ama yapacak birşey yok.



    [​IMG]

    baraj için izleme altında bu dere de.



    [​IMG]

    şimdi orada olsanız hiç birşey görmez sadece dere sesini duyardınız. Ama ay varsa ve hava açıksa dağlar muhteşem görünürdü.



    [​IMG]

    dağların gözetiminde yalnız ev.



    [​IMG]

    yakındaki bir köye giden su kanalı.



    [​IMG]

    kaynakbaşı köyü.



    [​IMG]

    Düzköy.



    [​IMG]

    artık vadiye az kaldı, iniş dikleşti. Yamaçta dev bir taş ocağı var.



    [​IMG]

    uzakta Çoruh vadisi göründü.



    [​IMG]

    ama Çoruh'tan eser yok. Birkaç kurbağa havuzu var yerine.



    [​IMG]

    o ara küfretmeye ara vermem gerekti çünkü keklik ailesiyle karşılaştım. 8-10 tane yavru ve anneleri yolun kenarındaydılar, aniden karşılaşında yakındaki bir çalılığa kaçtılar koşarak. Anneleri yavrulardan uzaklaşıp benim gittiğime emin olunca onları çağırmaya başladı. Ben de sessizce buluşmalarını izledim. Çekebildiğim bir iki karede de kuş zor farkediliyor.



    [​IMG]

    aşağıda faaliyet önceki senelere göre epey azalmış, baraj bitmiş anlaşılan.



    [​IMG]

    Çoruhta su da bitmiş. Baraja giren ve çıkan su buharlaşmayı saymazsak aynı olmayacak mı?
    Anlaşılan Türbinler baraj duvarından epey uzakta olduğundan suyun nehre dönmesi epey sonra gerçekleşiyor.



    [​IMG]

    yol henüz tamamlanmamış, çalışma devam ediyor. Umarım kapalı değildir, fotoğraf vb derken epey geciktim zira.



    [​IMG]

    Yeşilyurt köyü.



    [​IMG]

    Bölge çevreye göre ormanlık olunca ayılar için ideal bir yer oluyor. Şakası yok olayın, arabaya saldıran ayı bisiklete ne yapmaz.
    http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/09/01/erzurumda-ayi-saldirisi-can-aldi
    http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1096221&CategoryID=77



    [​IMG]

    son kısımda eğim oldukça fazla. Yedigöllere bu yönde çıkılacaksa sert bir başlangıç olacak.



    [​IMG]

    yamacın eğimi ve oradaki çalışma ürkütücü.



    [​IMG]

    Yeşilyurt'taki dut bahçeleri. Pekmezler ve cevizli sucuklar (köme) buralardan geliyor işte.



    [​IMG]

    işte Çoruh. Kral kobra gibi nehirken solucana dönmüş bildiğin.



    [​IMG]

    Çoruh vadisi demek dozer demek, toz demek, toprak demek.



    [​IMG]

    tünelde çalışma var ama yol açık.



    [​IMG]

    epeydir tünel geçmemiştim iyi oldu. Havadaki toz fotoğrafa yansıyor.



    [​IMG]

    yolun buradan sonrası tamamlanmış. Tünelin ve barajın yapılma sürecini merak edenler 2009 Bayburt-Yusufeli gününe bakabilirler.



    [​IMG]

    su toplama tamamlanmış. çöp toplama da öyle görünüyor. İspir gibi küçük bir ilçeden bu kadar atık malzeme üremesi ilginç.



    [​IMG]

    bölgedeki ciddi erozyona ne kadar dayanacak bakalım. Aklıma yaylada yaptığımız ve seneye tekrar geldiğimizde ağzına kadar çakıl ve taşlarla dolduğunu gördüğümüz göller geldi ki bizim yaylalarda erozyon fazla olmaz.



    [​IMG]

    İspir'in gençleri bu viyadükten atlıyorlarmış.



    [​IMG]

    İspir'i geçip yol ayrımına çıktım. Kalacağım otel İspirden 5 km yukarıda Rize yol ayrımında.



    [​IMG]

    olması gereken nehir.



    [​IMG]

    odamın pervazında korsan yerleşim var. Arıların gözüyle bakarsak tam tersi tabii.
    Hava kararmak üzereyken ulaştım otele yani Yedigöllere çıksaydım çok kötü olacaktı, ayılarla tanışmam bu sefer kesindi.



    [​IMG]

    Bugün nisbeten kısa bir sürüş yaptım. 7:55 hareket, 1:40 duraklama.
    1775 m tırmanma günlük 3000 m hedefinin biraz altında. Mesafe ise asfalt kısımların etkisiyle 102 km, 70 km asfalt ve 32 km stabilize olmak üzere.
    Ovit geçidini asfalt yola rağmen 3 saat 30 dakikada çıkmışım, 600 m/saat. Yayla yolunda iyi bir değer olsa da düzgün zeminde biraz yavaş kaldığım ve yorgun olduğum anlamına geliyor. İkinci tırmanıştaki 500 m çıkışı ise 1 saatin altında geçmem toparlanmanın bir göstergesi. Bir şekilde tempomu korumuşum.
    Nabız değerleri ise oldukça düşük.

    Yorgun olsam da nehrin kenarında yürüyüş, sakin çevre, iyi bir yemek ve üstüne tesisteki gençlerle sohbet iyi geldi. İşler çok iyiymiş ancak Davos olayından sonra bölgenin müdavimi israilli turistler gelmemeye başlayınca durma noktasına gelmiş. Tesis daha önce gördüğüm haline göre epey bakımsızdı. Odalarda zamanın durduğunu hissediyorsunuz.

    Yarın hedefim Uzundere, Tortum gölü ve hemen dibindeki Yedigöller. Kendimi fazla zorlamadığım ve stressiz bir günden sonra yarına hazır olacağımı hayal ederek üst ranzada yatışa geçiyorum.
     
  2. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Tekrar kutlarım;her yönüyle mükemmel.Bu arada Mersin Kemer etabını değiştirip (Sayenizde)

    böyle yaptım.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  3. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Bisikletin insanlarin kendilerini taniyabilmek icin en iyi yollardan birisi oldugunun delili.....
    Mevlana da mutlaka bisiklete binerdi, eger bulabilseydi......:)

    Resimdeki gecit asfalt mi, ve nereye kadar asfalt?



    Ot balyasi deniliyor. Ama senin tabirin de cok güzel. Zaten pek cok seyi yabanci dillerden aldigimiz icin, ne dersen de, farki yok!

    Resimlere tesekkürler. (Kafamizda planlamaya yardimci oluyorlar.)
     
    İslam Gölge ve Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  4. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    512
    Beğeniler:
    2.068
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    etkim olduysa çok gurur verici. güzel bir rota olmuş, karadeniz'e bisikletçi ilgisi artıyor gitgide.



    evet abi, Ovit geçidi tamamen alfalt. Planları merak ediyorum bir taraftan :)
     
  5. SerkanNamazcı

    SerkanNamazcı Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.624
    Beğeniler:
    1.654
    Şehir:
    Giresun/Görele
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Kaptan pedalsa .. yapar abi her türlü..
    Tabi bu turda bende büyülenmedim de değil hani ;)
    Birde tur yaparken ben kafam bir türlü ön tarafa değilde hep dağlarda taşlarda olur..
    böyle bir güzellik daha nerelede bulunur..?
    O bir muamma fakat her tarafda bir çalışma bir delme bir bozma hakimiyeti bolca var..
    Kendi kendimizin fişini çekiyoruz..
    Çekmeye'de devam ediyoruz..
    Hüseyin abim hala arşivlerin duruyor galiba benimde dayı oğlunda fakat o gittimi hiç bir şey yok elde..
    Fakat beynimde o kadar şey varki..
    Şuanda bir şey hatırlamıyorum fakat adı geçse hemen önüme geliyor..
    Renkler,sözler,bağırışmalar,kovalayan köpekler vb ;)
    Bir sonraki geziyi bekliyor saygı ve selamlarımı iletiyorum...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.