Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Trans Doğu Karadeniz Dağları 2012 (8 etap); 4. etap: İkizdere-Çamlıhemşin

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Hüseyin Çelebi tarafından paylaşıldı.

  1. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.073
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    1.etap (Trabzon-Taşköprü)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=105891
    2.etap (Taşköprü-Uzungöl)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=105971
    3.etap (Uzungöl-İkizdere)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=106073


    Bugün bir hayalimi gerçekleştirdim, bir korkumu yendim ve karşılığında olağanüstü sahneler gördüm.
    Geçen sene Çat'a gelip avcı karıncalar gibi çevre yaylaları sırayla ziyaret edip döndüğüm günlerde buradan İkizdere'ye geçip geçemeyeceğimi merak etmiştim. Yolun araba tekeri koparacak kadar bozuk olduğunun bizzat bu tecrübeyi yaşayanlar tarafından söylenmesi neyse de havanın ciddi bozuk olması nedeniyle o anki şartlarda daha planlı ve güçlü gelmeye karar verip denememiştim. Bozuk havada 3000 m üstünde yol almak, 4 günün ardından yorgun olmam, yolun çok ıssız olması ve yabani hayvan tehlikesine karşı uyarılmam yeterli olmuştu bu kararı vermem ve yerine Bala kalesi ve Çiçekli yaylasına çıkmayı tercih etmem için. Ama o geçişi TDK 2012 rotasına koymaya kararlıydım ve koydum da. Hava nasıl olursa olsun, ne kadar yorgun olursam olayım turun 4. etabında İkizdere'den yola çıkacak ve iki 3000 m'lik geçitten geçip Fırtına vadisine inecektim. Bu sefer rotayı biliyordum, performansım çok daha iyiydi ve şansıma hava da çok iyiydi. Bu sayede yüksek irtifa ve açık görüş nedeniyle sis denizinden Verçenik zirvesine hatta Kaçkar zirvesine kadar mükemmel ve karadeniz klasiği manzaraları gördüm.

    gelelim rotaya; ilki büyük ikincisi küçük 2 tırmanış ve 3000 m civarında 2 geçit var. Geçitlere yakın kısımlar ve araları oldukça az kullanılan yollara sahip ve yerleşim pek yok. 30 km'lik bu kritik ve günün gidişini belirleyecek kısımda ortalama irtifa 2750 m. Yol üzerinde isimlerini öğrenebildiğim kadarıyla Çağırankaya, Büyükyayla, Handüzü, Eğnaçor, Amhekot, Tahpur, Başköy, Ortaköy, Sıraköy, Çat, Zilkale ve diğer yayla veya köylerden geçeceğim.

    [​IMG]


    ve profil, 96.7 km ve 2987 m dese de inanmayın. Kısa molalarda saati durdurup sonra açmayı unutunca eksik sayıyor :). GPS kayıtlarında bu eksik noktalar kopukluklar olarak görünüyor.

    [​IMG]



    [​IMG]

    mutluluğun fotoğrafı var mı bilmiyorum ama bu heyecanın, beklentinin ve benim bisikletin fotoğrafı olabilir. Dünkü inişten sonra sabah kendime gelip, depoyu doldurup bu hazır gelmem çok iyi bir işaret. Trainer'da dökülen terler boşa akmamış demek. Akşam termal havuzlara gidip bacaklarıma bir kıyak geçecektim ama yeterli enerjiyi bulamadım. Geçte olsa uyuyup sabaha iyi uyanmayı umdum; yapabileceğim herşeyi yapmıştım, gerisi vücuduma kalmıştı. Sabah iyi uyandım ama çantayı sökmek zorunda kaldığımdan çok zaman kaybettim ve yola çıkışım 08:45 oldu.


    [​IMG]

    buralardan bir yerden yukarı çıkacağım.


    [​IMG]

    aha burası diyip sardım bir yola. Önce tali bir yoldan gidip bir yerleşimden yayla yoluna girmem gerektiğinden yolla ilgili çok detaya bakmadım.


    [​IMG]

    abi burası fener trübünü değil galiba..



    [​IMG]

    önce yayla yoluna geldiğimi zannedip erken saptım ve yanlış olduğunu anlayana kadar epey tırmanıp geri döndüm. Asıl yol ayrımına geldiğimde de beni terkedilmiş bir yol karşıladı. Doğru ayrımda olduğuma ikna olmam epey zaman aldı. Bu aralık gps kayıtlarında boşluk olarak görünüyor. Yol düzelir diye bekledim ama sonra tüm çıkışı terkedilmiş bir orman yolundan yapacağım anlaşıldı. Islık öttürerek sürme zamanı yine :)



    [​IMG]

    yol kıvrıla kıvrıla tırmanıyor. Ağaç altında olduğumdan sıcaktan fazla etkilenmiyorum sadece virajlarda güneşe çıkıyorum.



    [​IMG]

    boyanmadan bir fotoğraf çekileyim. Yol nerede birleşiyor acaba asıl yola.



    [​IMG]

    yaygın bir ayıya karşı balı savunma tekniği.



    [​IMG]

    otlar epey yükselmiş, ara ara bisiklet veya motorun geçebileceği kadar daralıyor yol çökmeler nedeniyle.



    [​IMG]

    orman yükseldikçe seyrekleşti ve görüş açıldı. Duman yavaştan geliyor denizden. Umarım fazla yükselip iki geçit arasında yakalamaz beni.



    [​IMG]

    alternatif bir çıkış daha var aynı yaylalara, seneye belki denerim.



    [​IMG]

    epey yükseldim, ağaçlar kısaldı ve çıplak tepeler yaklaştı. Suyum bitti bu arada, orman yolunda su namına bir şey yok doğal olarak.



    [​IMG]

    önde çiçekler ve çamlar, sağda duman, uzakta dün geçtiğim doruklar.



    [​IMG]

    anayola birleştikten sonra. Duman iyice deniz kıvamını aldı.


    [​IMG]

    manzaranın tadını çıkaranlar.



    [​IMG]

    ileride yaylalar. Burası yoğun bir yerleşim bölgesi, yaylalar oldukça büyük.



    [​IMG]

    artık çevrem otlaklarla kaplı, 2000 m'yi geçince ağaç filan kalmadı.


    [​IMG]

    şaşırıp buradan inilince derede bitiyor iniş. daireyi tamamlayacak bir de patika varsa iyi yarış olur burada.




    [​IMG]

    ilk yaylayı geçtikten sonra solda kalan vadiler. Andon vadisi deniyor adına.



    [​IMG]

    birbirine yakın 3 yayladan sonuncusu Büyükyayla. Buranın içinden değil yukarısından geçiyorum. Uzun süre yol üzerinde bir yerleşim olmayacak.



    [​IMG]

    Burada yoldan ayrılıp çimene gireceğim. Planlarken çimendeki teker izlerini gördüğümden geçişe uygun olacağını düşündüm.
    Rüzgar öyle sert esiyor ki bisikleti zor sabitledim.


    [​IMG]

    Çimende epey belirgin izler. Dar jiplerden başkası kolayına giremez izler üzerinde iri taşlar var ve alçak aracın yanlarını kurtaramayacakları kadar yüksekler.



    [​IMG]

    izler artık fazla belirgin değil ama rota belli. İlerideki tepeye çıkacağım.



    [​IMG]

    çıktım ama bir ben bilirim ne çektiğimi. Dünkü Demirkapı'dan beter oldu, orası daha kısaydı ve betondu. En dik yere geldiğimde bu araç burayı asla çıkamaz dediğiniz anlardan birini yaşadım. Arka kasetin 11-32 olması da etkili olmuş olabilir belki 11-36 bir kasetle düz çizgide kalabilirdim. Ama zemin ya çakıllı iz ya da direnci yüksek çimendi ve bana ya da biziklete birşey olmadan orayı çıkma ihtimalimin düşük olduğuna karar verip B planına geçtim. Yani zikzaklar çizerek ilerlemek. Çok daha dik eğimleri çıkmak mümkün oluyor bu şekilde.
    Durup yürümek asla bir seçenek değil ;)



    [​IMG]

    manzara herşeye değiyor.



    [​IMG]

    hepsi bir arada. göründüğünden daha dik bir çıkış. Özellikle çise varsa kayganlaşan çimenler işi zorlaştıracaktır.



    [​IMG]

    come and ride black sea mountains.



    [​IMG]

    geçeceğim ikinci geçit Baldaş. yakınlaştırmaya rağmen epey uzakta.



    [​IMG]

    önemli değil, yolda olmak çok zevkli.



    [​IMG]

    bana kendi yaylamız Kulat ve Sıçanyurdu (gülmeyin leyn :)) çevresindeki yolları hatırlatıyor. Bu yolun rakımının oradaki yüksek zirvelerle aynı olduğunu düşününce etkilenmemek mümkün değil.



    [​IMG]

    başka bir vadi başka bir çıkış. Onlarca alternatif var bu vadide.
    Hepsini ben geçene kadar beklemeyeceksiniz değil mi? Namazcı, Alver, Toraman, Sürücü ve diğer arkadaşlar... macera kapısına bekleniyorsunuz.



    [​IMG]

    iştah açıcı bir tırmanış. birgün..



    [​IMG]

    ve kar, yola biraz uzaktı.



    [​IMG]

    duman bu irtifaya ulaşamıyor. güzeeel.


    [​IMG]

    önde çiçekler, arkada dün geçtiğim ve öbür gün geçeceğim dağlar.



    [​IMG]

    iniş öncesi son mola. Az sonra Eğnaçor yaylasını göreceğim çukurda.


    [​IMG]

    bu ara en zevk aldığım yerlerden biri oldu bugün.



    [​IMG]

    barometreye göre 2950 m ve iniş. Karşıma çıkacak tabloyu çok merak ediyorum.



    [​IMG]

    işte bu, gölleriyle Eğnaçor yaylası. Gördüğüm en yüksek rakımlı yaylalardan biri.



    [​IMG]

    yayla bir çanağın ortasında. arkadaki kar kütleleri hala yokolmamış tahminim Ağustos sonuna kadar dayanırlar.



    [​IMG]

    inekler kayalıklar ve karların izin verdiği ölçüde otlanıyor. İrtifasına göre otu bol bir yer.



    [​IMG]

    yaylayı geçince durup geri bakıyorum. Petekleri de var, arılar için zor bir yer.



    [​IMG]

    küçük göl..



    [​IMG]

    ve büyük göl.




    [​IMG]

    çok çok güzel bir çıkış. 8 virajla 150 m çıkılıyor yaklaşık.




    [​IMG]

    8000 metreden :)



    [​IMG]

    vadiden aşağı kısa inişe başlıyorum.



    [​IMG]

    seneye görüşmek dileğiyle.



    [​IMG]

    çok geçmeden yol bozuldu. hem yükten hem de birşey olur da yolda kalırım korkusuyla salıp gitmek mümkün değil.



    [​IMG]

    kar :)
    biraz dokundum ve İstanbul'a döndüğümde sıcak havalarda serinlemek için bu anı düşünmek üzere kaydettim.
    Sırtımda serin ve sert deniz rüzgarı, ellerim buz gibi, boğazımda aynı karların buz gibi suyunun uyuşukluğu. 24 temmuz :)




    [​IMG]

    dibi göründü vadinin.



    [​IMG]

    son virajı dönüp görüş açısından çıkmadan bir bakış.



    [​IMG]

    arıları, keçileri ve köpeğiyle tam bir çiftlik aşağısı. İnekleri de olabilir ama şimdi uzaktadırlar.



    [​IMG]

    yönüm yukarı, geçit tekrar görüş alanıma girdi. dereye kadar inip çıkışa geçeceğiz.




    [​IMG]

    köpek niyeti bozdu ama sahibi sakinleştirip yerine yolladı.




    [​IMG]

    arkadaşları Kama'nın (köpeğin adı başka ne olabilir ki) birini ısırmasını seyretme ümidiyle tribüne toplanıp hayal kırıklığına uğrayan keçiler.



    [​IMG]

    dere çatmasında bir yayla daha. GE'de tek resim var isim olan: Marbudan ve muhtemelen yeni adıyla Ortayayla. Aşağıda ufak bir sürü ilerliyor.




    [​IMG]

    dereye doğru dönüyor yol.



    [​IMG]

    aşağıda vadiden yukarı gelen yolla birleşip karşıya geçeceğim. Dereyi geçen araç saatler sonra gördüğüm ilk araba.



    [​IMG]

    bu tarafta da güzel bir çıkış var. 6 viraj ve 250 metre çıkış.



    [​IMG]

    muhtemelen dereye yerleştirilip yolu kuruya almak için getirildi.



    [​IMG]

    derenin suyu azalmış ama genişliği ve taşların cüssesinden kar erimesi veya yağış olduğunda yanına yanaşılmayacağı belli oluyor. Getirilen demir biz (boru) boşuna değil yani.



    [​IMG]

    mesela geniş bir yatağın çok azını dolduran bir dere. Bu da demektir ki ciddi yağışa yakalanırsanız bu dereleri geçemez mahsur kalırsınız.



    [​IMG]

    çıkışa geçtim. 7 km %9 eğim ile 2400 metreden 3020 metreye çıkacağım.




    [​IMG]

    ineklerin günü şenlendi ama saldırmaya niyet etmediler :) Yanlarındaki viraj epey taşlıktı dönene kadar pati çeke çeke sektim, küfürler uçuştu.



    [​IMG]

    bölgenin ıssızlığına rağmen inek nüfusu az değil.



    [​IMG]

    en güzel seyir imkanı öndeki sulukta. virajlar bir biri ardına bizi geçide yaklaştırıyor.



    [​IMG]

    ilerideki yaylayı şimdi farkettim. Yola çıkmadan önce GE'de dikkatimi çekmemişti. Yayla derenin doğduğu yerde ve parça parça aşağıya yuvarlanan kayalık tepelerle çevrili.



    [​IMG]

    cevval arılar iş başında.



    [​IMG]

    italyan tasarımı formula R1 limited edition kollar kendilerini belli ediyor :)
    Bu güzelliğin içinde onu bozmayıp araziye uyuyorlar.



    [​IMG]

    köpeğiniz var mıı?



    [​IMG]

    son virajlara girdim. bu sefer 5 tane ve 220 m.



    [​IMG]

    dere kısa sürede palazlanıp denize doğru yola koyuluyor. Gölleri olan yayladan gelen su, geçtiğim dere ve buradaki Şemkehot yaylasının deresi birleşip daha onlarca suyu alarak Çayeli'den Karadeniz'e dökülüyor.



    [​IMG]

    işte buradan :)
    akıntı doğuya doğruymuş, derelerin taşıdığı çamur yavaşça denizi doldurup bir delta yaratma peşinde. Aralarında buralardan kopanlar da vardır.



    [​IMG]

    kar buradan da eksik değil. son virajdan önce vadiye doyasıya bakıyorum.



    [​IMG]

    geçit beklemediğim anda karşıma çıktı ve bu manzarayla karşılandım. En sağda Verçenik zirvesi hemen belli oluyor. Timsahın dişleri gibi gibi dikilen doruklar iç ürpertici. Küçük, güçsüz ve önemsiz bir nokta olduğumu hatırlıyorum koca dünyada.



    [​IMG]

    fotoğraf çekmeyle manzarayı tüketebilecek gibi değilim.



    [​IMG]

    Hemen yanıbaşımda kar var, ilerideki doruğa doğru ince bir çizgi halinde. Mayısta burada manzarayı engelleyecek kadar büyük bir kürtük olmalı.




    [​IMG]

    sipsivri Verçenik. karıştırmaya imkan yok. 3710 metre zirvesi, Kaçkarın hemen ardından buralardaki ikinci en yüksek zirve. Ama duyduğum kadarıyla çıkması Kaçkar'a göre çok daha zor, sonuçta rehberle Kaçkar zirve yapmak için fazla bir dağcılık tecrübesine gerek yok. Daha önce 2009 yılında rehber tanıdıkların desteğiyle bir gruba katılıp çıkacaktım ama kar yağınca Büyük Deniz gölünden geri dönmek zorunda kalmıştık.

    bugüne yakın bir gün 29 temmuz'du tarih. Havanın ne kadar bozabileceğini bir kere daha görmüştük. Güney yamaçta donuyorduk az daha, kuzey çok daha kötüymüş.

    birkaç fotoğraf:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    isterseniz tüm hikaye:
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=68888



    [​IMG]

    eski yolun izleri duruyor. Tehlikeli ve dik bir yerdeymiş.



    [​IMG]

    levhada yabancı arı sokmak yasaktır yazıyor ama yazıyı çözmek için bu vadide doktora yapmak gerekir.



    [​IMG]

    pek km, irtifa vb çekmem ama bunu da atlayacak değilim. Saat 17'yi geçmiş ama Çat'ta kalma niyetinde olduğumdan içim rahat. 19 gibi oradayım.



    [​IMG]

    tepe nöbet klübesi gibi dikiliyor geçitte. Bana göre sağdan yol biraz daha tırmanıp sırta çıkıyor. Çıksam iyi olurdu ama biraz ilerledikten sonra aklıma geldi geri de dönmedim.



    [​IMG]

    yol 3 km'ye yakın neredeyse düz ilerliyor. Dünyanın en manzaralı ve uzun balkonlarından birisi burası.



    [​IMG]

    eski yolun izleri. geçitten biraz ileride arazi yine geçit vermez kimliğine geri dönüyor.



    [​IMG]

    Verçenik pusudaki kurt gibi bakıyor taşların arkasından.



    [​IMG]

    iyi sana da çekeyim bir tane.



    [​IMG]

    Karşıda geçen sene çıktığım Çiçekli yaylası manzara yeri ve arkasındaki yamaçta virajlarla çıkılan Başyayla var. O zaman manzara yerinden bakmış ama birşey görememiştim. Şimdi locadan herşeyi görme şansı yakaladım. Her iki noktanın da 2400 m ve üzeri olduğu düşünülürse etkileyici bir yer burası.




    [​IMG]

    Kaçkar zirve plana göre giden ve tüm kurallara uyarak başarılı olan disiplinli ve hırslı bir abiyken Verçenik asi, serseri ama çok yetenekli kardeşmiş gibi geliyor. İstese en iyi olabilecekken bildiği yoldan giderek çok farklı ve özgün olan, zirveden de kopmayan eşkiya.




    [​IMG]

    iki zirve arası isimsiz doruklar.



    [​IMG]

    bir sürpriz daha. Bu yaylayı da farketmemişim rotaya bakarken. Tahpur yaylası, 3000 metre. İki iri köpek bana doğru yollandılar ama ufak bir çökmeye girdiklerinde görüş alanlarından çıkınca keyifleri kaçtı biraz.



    [​IMG]

    yol nazlanarak inişe geçiyor. kısa sürede 1000 metre birden inivereceğim.



    [​IMG]

    işte buradan aşağı.



    [​IMG]

    ama inmeden önce hepsinin babası Kaçkar zirve. Görünce korktum :)
    Çıkamamış olmama da üzüldüm, bir dahakine.



    [​IMG]

    geçidin altına yanaştı yol tekrar. kısa sürede göze çok büyük gelen irtifalar alınıyor veya kaybediliyor.



    [​IMG]

    inişleri de ciddiye alıyorum süre açısından. Aşağıda dereye dizilmiş yaylalar. Akşam gölgeleri dereye inmiş bile.



    [​IMG]

    yol ara ara bozuluyor.



    [​IMG]

    biraz daha inince daha önce dikkatimi çekmeyen küçük yaylalar görünüyor.



    [​IMG]

    yaylacılar akşama hazırlanıyor.




    [​IMG]

    buradan aşağıya dosdoğru. yol bazı yerlerde feci bozuldu ama fotoğrafını çekme şansım olmadı.



    [​IMG]

    vadiye inince dorukların ihtişamı net görünüyor. en az %9 eğimle 9 km içinde iniyor yol, çıkışı heyecan verici.



    [​IMG]

    Ortaklar, Ortayayla ve Sıraköy.



    [​IMG]

    bu sene çok kar yağdığından daha önce görmediğim kadar kar köprüsü var. Üzerleri erozyonun etkisiyle taş toprak dolup rengini kaybetmiş.



    [​IMG]

    altındaki epey eski bir bina olmalı. kirişlerde eski görünüyor.



    [​IMG]

    ve bu vadideki ilk ağacımız :)



    [​IMG]

    akşam güneşiyle muhteşem görünüyor vadi. taa yukarılardan geldim.




    [​IMG]

    renk ve ton cümbüşü başlıyor.



    [​IMG]

    zemine güvenip hız yapmanın sonu ya dere ya kayalar ya da ikisi birden.



    [​IMG]

    bir köprü daha.



    [​IMG]

    bu seferki yola yakın.



    [​IMG]

    buradan dökülen kar ve derenin getirdiği taş, toprak, ağaç ne varsa aşağıda buluşmuş.



    [​IMG]

    girmek cesaret işi. Yaylada ufakken bazılarına girerdik bunların.



    [​IMG]

    o da ne. Duman kulağını gösteriyor vadiden.



    [​IMG]

    ve dere çatması. Geçen sene buraya çıkıp karşıdan devam etmiştim. Yapılan şey bir köprü olacakmış.



    [​IMG]

    vadiye biraz bakıp o günü hatırlıyorum. Geldiğim yola bakıp merak ettiğimi ve bir daha ne zaman gelip bu sefer buradan gideceğimi düşünmemi. Hatta taa yukarıdaki efsane manzaralı geçidi. Belki birgün dememi.



    [​IMG]

    ömrünün sonuna gelmiş kar köprüsü, seneye artık.



    [​IMG]

    eski köprüden kalanlar.



    [​IMG]

    tepelerden dökülenler ciddi boyutlarda.



    [​IMG]

    çevre bir anda değişiyor; orman, sis..
    güneş gözden kayboldu çoktan.



    [​IMG]

    çiselemeye başladı bile..
    Çat'ta durmayıp yola devam ettiğimi de belirtmem gerek. Neye güvenerek bilmiyorum saat 19:00 olmasına rağmen durmayıp 25 km daha ilerlemeyi tercih ettim. Gerçi yol iniş ve yakşalık 800 metre irtifa kaybederek 450 metreye ineceğim ama bu 45 dakikada bu yolu geçebileceğim anlamına gelmez.
    Neyse hedef Çamlıhemşinin kapısı Şenyuva ve İdris babanın yeri: Doğa pansiyon.



    [​IMG]

    iyice döktü, sis sardı ortalığı. Yine bir TDK klasiği :)



    [​IMG]

    hava kararmış, sis ve tisenin içinde perişan halde Zilkale'deyim. kolay değil bu anı yakalamak.



    [​IMG]

    neyse az kaldı, tanıdık bir sima görünce durup bu akşamı ölümsüzleştirdim.



    [​IMG]

    9:35:00 hareket süresi, toplam 1:45:00 civarı da durmuşum. Kayıt edilmeyen süreleri yaklaşık sesaplarsak 9:50 hareket, 1:30 duraklama gibi düşünebiliriz. Ciddi bir mola vermememe rağmen yol arama ve manzaraya dalma nedeniyle epey duraklamışım.

    97 km ve 3000 m diyebiliriz bugün için. Orijinal hergün 3000 m tırmanma hedefine ulaşmışım yani :)
    Çat'ta kalsaydım irtifa 2250 olacaktı ortalama, inişe devam etmem 2090'a indirmiş.

    yolun 22-25 km'si asfalt veya kaldırım taşı kaplı gerisi stabilize yayla ve köy yolu.


    Otele girince İdris baba beni hemen tanıdı ve çok ilgi gösterdi. Motorcu ve bisikletçi arkadaşlar da vardı otelde biraz konuştuk ama hem onların işi çoktu hem benim yakıt bitmişti, kısa kestik.
    Burası derenin hemen yanı olduğu için benim çok hoşuma gidiyor. Berrak ve serin sulara atlayası geliyor insanın. Şimdi olsa da girsek.
    Neyse öyle yorulmuşum ki beni ancak iyi bir uyku paklar. Yarın için planın ne olacağı da sabah belli olacak. Tek kesin olan yarın belli bir uzun etap yok, öbür gün ise İkizdereden yola çıkıyor olmam lazım. Orijinal planda hafif bir gün, dinlenme ve transfer gibi seçenekler var yarın için. Sabah ola hayrola.
     
  2. Şevket Şahin

    Şevket Şahin Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Eylül 2011
    Mesajlar:
    172
    Beğeniler:
    251
    Şehir:
    ANKARA
    Seviye:
    Bisikletlerini asfalttan dışarı cıkarmaya korkanlar, bu mükemmel görüntüleri gördükten sonra, umarım lastiklerini toprak yolla tanıştırırlar ;)
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  3. Ekrem Yılmaztürk

    Ekrem Yılmaztürk Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    830
    Beğeniler:
    593
    Şehir:
    Kırklareli
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Tek basiniza cok iyi gezmissiniz nerelerde tebrikler guzel tur olmus
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  4. Aybars Öge Sürücü

    Aybars Öge Sürücü Onursal Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.548
    Beğeniler:
    1.509
    Şehir:
    Izmir / Istanbul
    Seviye:
    Mesaj alındı. Önümüzde 10 ay var. 3 ayda kilo verip 5000 çevirsem; ondan sonra uzunlar ve intervaller başlar. 5 ayda da bunu toparlasam, Karadeniz'i planlamadan bir uzun haftasonu denemesi yaparım. Ondan sonra sen sağ ben selamet :)
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  5. SerkanNamazcı

    SerkanNamazcı Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.625
    Beğeniler:
    1.655
    Şehir:
    Giresun/Görele
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    bu iş cesaret işi bu iş yürek işi..
    Yaktın'da gittin hüseyin abim. yaktında gittin..
    bende ıslık işini iyi bilirim :D
    (Bir demli cay ısmarlayıp tebrik etmek isterdim)
    Fakat nasip olmaz ise bizimle paylaştığın için teşekkürler.
     
  6. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.073
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:


    ben kış programına geçtim bile. bol bol uzun (trainerda 3 saat), biraz ağırlık, yüzme, koşu...Mart gibi de sezonu açarım, oh mis :)


    neyse işte rota:
    http://www.wikiloc.com/wikiloc/view.do?id=3359835
     
    SerkanNamazcı bunu beğendi.
  7. Aybars Öge Sürücü

    Aybars Öge Sürücü Onursal Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.548
    Beğeniler:
    1.509
    Şehir:
    Izmir / Istanbul
    Seviye:
    Trainer'da 3 saat mi??? Ben boşa binmeyeyim birader, motora bir çift arazi lastiği bakayım :)
     
  8. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.073
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    antrenmanlar ağır walla :)


    Mart ayında başlayan uzunlar şöyle oluyor mesela:

    3 dakika ısınma
    2 x 1dk düşük viteste hızlı çevirme(120+ rpm) arada 30s dinlenme
    1 dk max yüklenme (1dk dinlenme)
    1 dk max yüklenme (3dk dinlenme)

    2 x 2dk 65 rpm yüklenme (1dk dinlenme)
    2 defa değişken tempo intervali, verilen güç tempo ile yüklenme arasında olmalı. Farklı devirlerde aynı gücü vermek ve sonunda sprinte kalkmak önemli.
    2 x 7 dakika ((2dk 85-95 rpm -> 1dk 100-110 rpm -> 2dk 85-95rpm -> 1,5dk 65-75rpm -> 30san max sprint -> 3 dk dinlenme))
    5 x (1dk tempo 15 saniye sprint arada dinlenme yok sprinti bitirince tempoya geri dönüyorsun)
    3dk dinlenme

    (aşağıdaki yüklenmelerde yüksek kadans çok önemli, üçünde de yakın güçleri uygulamaya çalışın ilkinde 500 ikincide 300 olmasın, interval içinde de tutarlı güç verin 100 ile başlayıp 100 ile bitirmeye çalışın)
    3 dk max 3 dk dinlenme
    2 dk max 2 dk dinlenme
    1 dk max

    hiç dinlenmeden direk geçişle 1 saat Tempo

    2 x (5dk 50-55rpm tempo 5 dk dinlenme)
    10 dk yüklenme 80rpm 5dk dinlenme
    10dk yüklenme (1dk 90rpm-1dk60rpm)

    dinlenmeden direk geçişle 20 dakika tempo

    10-15 dakika dinlenme

    Toplamda 3 saat + soğuma vb olmuş oluyor. Önce bu antrenmanı çıkaracak duruma gelmek sonra bununla bir sonraki seviyeye yollanmak gerekiyor. Gözünüzde büyümesin önemli olan hangi güçte yapıldığı. En kritik noktalar önem sırasına göre:
    Temponun doğru ayarlanmış olması: Son 20 dakikalık tempo ortadaki ile aynı güçte (w) olacak ve işkence gibi gelecek, saniye sayacaksın ama yavaşlama ya da hızlanma yapacak durumda olmayacaksın. Bu kendini bildiğini vücudunu tanıdığını ve gaz kolunu kullanmayı öğrendiğini gösterir. Burada çok hata yapılıyorsa uzun etaplı turlarda gün içinde veya turun ortalarında gümleme tehlikesi var.

    Aradaki tempo ile intervaller arasındaki geçişlerde bir an bile kesinti veya nefeslenme olmamalı: Burada amaç bir saatlik normal bir antrenmandan yorgun çıkan vücudun düz uçuşa geçtiğinde irtifa kaybetmeden toparlanabilmesi ve mutfağı (enerji taşı, tüket, çöpleri çıkar) döndürebilmesi. Buradaki 1 saatlik tempo normalde Zigana'da yapmam gereken 6-8 saatlik baba antrenmanların son saatlerinde yaşadığım tecrübeyi temsil ediyor. Kondüsyon yorgunken yapılan antrenmanla kazanılır, çıkıp tüm gün süremediğime göre ben de böyle bir yöntem geliştirdim.


    Bu uzun haftada veya 10 günde bir yapılıyor. Bunu yapabilmek için daha önceki 2 ay boyunca haftasonları c.tesi ve pazar normal 3 saatlik uzunları rahat yapıyor olmak gerekli. Pazar günkü 3 saat performansına göre karar veriyorum olup olmadığıma :)
    Normal uzunlar başlarda sabit tempo iken sonradan 18 x (9 dakika tempo + 1 dakika yüklenme) şeklinde oluyor. Yani her 9 dakikada bir 1 dk yüklenip dengesini bozuyorum elemanın ki yol düz diye uyumasın. Karadeniz'de nerede görülmüş bırakın 3 saati 10 dakika sabit tempo verilecek yer :)
    Uzunların 3 saat seviyesine çıkması ve hem c.tesi hem pazar yapılabilmesi için önce 90 dakikadan başlanıyor adım adım artıyor. Yılbaşı gibi ancak o noktada olurum. Zaten havalar iyiyken yapılacak iş değil.
    Uzunlar dışındaki antrenmanlar ise kısa ve net. Hafta içi akşamları 40-90 dakika arası değişiyor toplam süreleri ama genelde 2 defa 1 saatlik oluyorlar. Yüklenme haftaları 3 defa 90 dk olabiliyor tabii. Haftada ortalama 6-8 saat antrenman var, oldukça az yani. Yüklenme haftalarında 10-12 saat olabiliyor ama bunlar 6 ay içinde en fazla 3 kere yaptığım 2 haftalık bloklar.

    Yüklendiğim zaman iyi gidiyor ama uzun süre koruyamıyorum seviyemi, mesela TDK 2012'den 29 temmuzda döndükten sonra 14 eylül'e kadar toplam 24 saat antrenman yapmışım ki 5 saati eşimle gittiğimiz Büyükada gezimizde, çoğu da dinlenme. Sebep?. Hedef yokluğu :). Ekimde bir Babadağ tırmanışı olsaydı tur sonrası salacağıma bir sonraki seviyeye çok rahat geçerdim geldiğim kondüsyonla. 26 ağustos delta yarışına zor attım kendimi hemen sonrasında da 2-3 antrenman ancak yaptım. Baktım zaten yeterince ara vermişim sezonu kapatıp kış moduna geçeyim dedim; 14 eylülde kış sezonunu açtım.

    Geçen sene biraz spontane gitmiş ve deneme yanılma çok yapmıştım, şimdi daha sistemli geliyorum. İş gezilerinde de antrenman yapmıyor tüm haftayı pas geçiyordum mesela, bu sene giysilerimi götürüp en azından tempo sürüşleri yapacağım. Ama TDK 2013 haricinde koyduğum bir hedefim yok henüz. Yurtdışı çok güzel yarışlar var ama çok çok masraflı oluyorlar. Hırvatistanda bir tırmanma yarışı var mesela, hesapladım en az 1500 TL masrafı var. Bulacağız bir yolunu artık.
     
    ihtiyar bunu beğendi.