Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Trans Doğu Karadeniz Dağları 2012 (8 etap); 3. etap: Uzungöl - İkizdere

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Hüseyin Çelebi tarafından paylaşıldı.

  1. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    1.etap (Trabzon-Taşköprü)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=105891
    2.etap (Taşköprü-Uzungöl)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=105971

    Bir espri vardır; a zaten oradaymış, b'yi üstüne yapmışlar diye. Bu turun rotasını da Soğanlı(2) geçidinin üzerine yaptım. İlk işaretlediğim nokta burasıydı. Ardından kuzeye geri dönecek noktayı aramaya koyuldum ve fazla geçmeden de buldum: Kızılgedik geçidi, 3100 m. Bitiş noktası İkizdere olabilirdi. Noktaları birleştirdim ve o gün havanın iyi olması için dua ettim.

    Sabah uyandığımda mezar gibiydim.Saat 06:30 civarıydı, akşam çok geç uyuyabilmiştim. Bu henüz çözemediğim ve aşmam gereken bir problem. Yoğun efor sonrası enerjik halim uzun süre devam ediyor ve dinlenmeye geçmem çok geç başlıyor. Sonuç ise yeterince uzun süre dinlenme şansı bulamamam. Şöyle akşam 22:00'de bebek gibi uyusam ve sabah alarmla 07:00'de kalksam çok daha mutlu olacağım. Ama öyle olmadı saate son baktığımda saat 01:00'di ve 6:30'da kendiliğimden uyandım. Biraz bekleyip dışarı çıktım. Müthiş bir sessizlik ve içime çekerken tadını alabildiğim bir hava vardı. Değişmeyeceğini biliyordum ama yine de havanın hala açık olduğunu görmek çok moral verici. Bisikleti yıkayıp temizledim, depoyu doldurmam çok geç oldu ve inanılmaz şekilde yola 09:00'da çıktım. Olması gerekenden en az 1 saat geç yani.

    Bugünkü planım kısaca Uzungöl'den yukarı devam edip Demirkapı köyünü, Balıklıgöl'ü ve Aygır gölünü geçtikten sonra Şoğanlı(2) geçidinden arkaya devirmek. Arkada yaklaşık bir 30 km ve 1200 m tırmanışla tekrar kuzeye geçmek üzere Kızılgedik geçidine çıkacağım. Bu arada 3-4 Bayburt köyünden geçeceğim: Çataldere ve adını bilmediğim diğer köyler. Geçitten sonra uzun bir iniş beni bekliyor taa İkizdereye kadar. Otel farklı bir vadide, İkizdereden 6 km yukarıda ve 300 m daha yüksekte. Son bir tırmanış var yani inişten sonra soğuk bünyeyle.

    Rotayı kuzey-güney yönünde zigzaglar çizecek şekilde tasarlamamın en büyük nedeni hava şartları. Hava kötü olursa güney tarafta çoğunlukla açık olacağı için bana ısınma ve kuruma şansı verecek, tüm günü sisin altında geçirmemi engelleyecek.
    [​IMG]

    Profil bu şekilde, 2 büyük ve ortalarında bir küçük tımanış var.
    [​IMG]



    [​IMG]

    sabah fıstık gibi, güneş tepeleri yakalamış bile. Dün 2 sırtlan öldürmüş, bir zebra yemiş ve üstüne 20 saat uyumuş aslan gibi geriniyorum. Beklentiler büyük.



    [​IMG]

    minik ördekler derse başlamış ama iki tanesi haylazlık peşinde.



    [​IMG]

    hazırım galiba. Arkadaki poşetleri iç lastikle bağladım, çok sağlam oldu. Bozuk zeminde dökülen torbalar tarihe karıştı.



    [​IMG]

    su bakmış bunca yeşilliğin altında mavi olmak olmayacak; o da araziye uymuş.



    [​IMG]

    bu armadanın karşısında kim tutunabilir?



    [​IMG]

    oraları aşacağım, bir sürü manzara göreceğim. Oralarda yaşayıp 45 gün sisin kalkmasını beklemeyen anlamaz açık havada yaylanın ne demek olduğunu :)



    [​IMG]

    onlarca küçük şelaleden biri. Sağlam yağdığında koca bir dere oluyor her biri.



    [​IMG]

    O ilerideki yol dün geçtiğim Şekersu yaylasına bağlanıyor. İndiğim yol da o tepenin arkasında; buralarda araya dağların girmesi an meselesi.



    [​IMG]

    derenin yanında aheste aheste. düşüncelere dalıp gitmek için güzel bir yer.



    [​IMG]

    sarp kayalıklar ve inatçı çamlar iki yandaki manzarayı belirliyor.



    [​IMG]

    binlerce hayvan, yüz, işaret beliriyor göğe uzanan kayalarda. Çok yüksekler gerçekten.



    [​IMG]

    yol ayrımı ve su takviyesi. tırmanış burada başlıyor, iki yol da istediğim yere gidiyor ama ben uzun olandan gideceğim.



    [​IMG]

    köyün yolu betonlanmış, avantaj sağlıyor bana. Hem tempo iyi oluyor hem de etrafı izlemem daha kolay.



    [​IMG]

    baktım baktım bir eksik bulamadım. Evler güzel, çamların kenarında, yanında ve aşağısında dere var, dağ manzarası da bol. Hemen bir toki.



    [​IMG]

    eğim dikleşti birden, ciddi irtifa kazanımı söz konusu.



    [​IMG]

    köyün dere karşısındaki küçük mahallesi, bir mahalle takımı çıkarabilirler mi bilmiyorum.



    [​IMG]

    burada bir hata yapıp sağdaki yoldan gitmedim, fazla düz geldi bana yukarı gitmeyip ileride bitecek gibiydi. Dik olan bulunduğum yoldan devam ettim.



    [​IMG]

    Yol ilerideki virajdan sonra aniden çok dikleşti ve 1. viteste tüm gücümle ancak çıkabildim. Zincir kesilecek diye korkuyorum böyle durumlarda. Taşınma ve montaj sırasında oluşacak küçük bir hasar burada başıma çok iş açabilir. Yanımda zincir anahtarım var ama emin değilim yapabileceğimden. Kestirme yolu değil de uzun yolu takip etmeliymişim; %20-25 eğimi çıkıp gereksiz yoruldum.



    [​IMG]

    neyse köyü arkamda bırakıyorum yavaş yavaş. Bakımlı ve iyi korunan bir köy Dermirkapı.



    [​IMG]

    şimdi dikkatim geçitte artık.



    [​IMG]

    geldiğim vadi ve köy tüm mahalleleriyle.



    [​IMG]

    Demirkapı (Haldizen) köyünün yaylası, Büyükyayla diye de işaretli ama hangisi doğru bilmiyorum.



    [​IMG]

    suyum bitince buradan takviye ettim. Vadide çeşmeye denk gelmedim veya göremedim varsa bile. Yukarıda yayla olmadığını biliyorum o yüzden suya birşey karışma ihtimali düşük.



    [​IMG]

    ve kar kütleleriyle buluştuk, uzun zaman olmuştu. Yeşillik ciddi yoğunlukta, hayvan nüfusu hepsini yemeye yeterli değil demek.



    [​IMG]

    yaylaya yukarıdan bakış, buralardan paraleldeki vadiye geçen çok sayıda yol var. Ben de oraya geçeceğim ama Bayburt tarafından.



    [​IMG]

    irtifa yükselince sertleşen manzara, toprak yerini kayalara bırakıyor.



    [​IMG]

    uzakta yan vadiye (Anzerin olduğu vadi) geçen bir geçit. Adı var mı bilmiyorum ama 3000 m'ye yakın irtifası. TDK (Trans Doğu Karadeniz) 2013'te belki :)



    [​IMG]

    en zevk aldığım çıkışlardan biri oluyor, bu kadar sarp arazinin göllerle dolu olduğunu hayal etmek zor.



    [​IMG]

    canavara tümseğin ardına saklanıp bakıyorum, ortaya çıkmak güvenli mi?


    [​IMG]

    Balıklıgöl'e yoldan bir patika ile ulaşılıyor. Geç kaldığımdan kararsız kaldım ama şimdi değilse ne zaman diyerek saptım yolda. 25 dakikama maloldu ama göl de çok güzeldi. Birkaç balık gördüm ama kıyıya pek yanaşmıyorlar sanırım.



    [​IMG]

    tamam tamam gidiyorum.



    [​IMG]

    göl yoldan da görünüyor.



    [​IMG]

    geldiğim vadi. Aşağıdaki minübüslerin olduğu noktadan Balıklıgöl'e ayrılan patika görünüyor. Minübüsler sanırım bir yürüyüş grubunu bekliyorlar. Bölgede özellikle yabancıların geldiği çok ciddi yürüyüş turları var. Zirveden zirveye saatlerce yürüyorlar, manzaralar da vadilerden ilerleyen yollara göre müthiş oluyor.



    [​IMG]

    aygır gölü ve arkasında beni geçide çıkaracak virajlar.



    [​IMG]

    bulunduğum irtifa 2650 civarında, o tepe 3000 olamaz. ine çıka göz kararı irtifa farkını tahmin etmeyi öğrendim. Ya göremediğim noktada çıkış devam ediyor ya da çevredeki yüksek tepeler nedeniyle ge epey sapıyor.



    [​IMG]

    iki göl de kadraja giriyor.



    [​IMG]

    virajlar birbiri ardına beni yukarıya taşıyor.



    [​IMG]

    her zaman bulamayız bu fırsatı. ge'de bile duman altında görünüyor burası.



    [​IMG]

    iki göl arası komik şapkamla devreye gireyim.



    [​IMG]

    ve geçit. 2897 m olarak ölçtü edge. Biraz sapma vardır ama ben buranın ge'nin dediği gibi 3000 m olduğunu sanmıyorum. Neyse fazla bir önemi yok. Turun şimdiye kadarki en yüksek noktasındayım, tadını çıkarayım.



    [​IMG]

    rampa arayana seçenek çok.



    [​IMG]

    arkaya dönmeden önce doya doya bakıyorum vadiye. bir dahakine artık.




    [​IMG]

    geçidin GE görüntüsü ve gps kayıtlarına göre rotam. Göller için yaptığım sapmalardan göllerin yeri belli oluyor ama uydu fotoğrafı çekerken temiz bir havaya denk gelmemiş. Diğer çoğu yer için açık havada çekilmiş görüntü varken bu bölge için yok. Benim gibi ge ile rota çıkarıyorsanız işiniz zor. Dün de hatırlarsınız Şekersu'ya inmeden Uzungöl'e direk geçip geçemeyeğimi bilmiyordum çünkü o bölge duman altında çıkmış fotoğraflarda.



    [​IMG]

    manzara anında değişti. Bir kere fazla yüksekte değilim ilerideki araziye göre çünkü tepelerin arasındaki ovalar bile 1500 m. Bitki örtüsü, yer şekilleri, renkler anında değişiyor.



    [​IMG]

    arkaya yetersiz suyla geçmiştim. Yolun biraz uzağında bu kaynağı bulunca hemen değerlendirdim. Saatlerce su olmayabilir yolda.



    [​IMG]

    Soğanlıya güneyden tırmanıyorsanız göreceğiniz manzara.



    [​IMG]

    vadi tabanı fazla uzak değil. Aygır gölünün orada bir yerde Bayburt'a girmiştim, bunlar da Bayburt köy ve yaylaları.



    [​IMG]

    saat 14:30, güneş yakıyor. Kremi tazelemenin zamanı geldi.



    [​IMG]

    biraz indikten sonra yol ayrımına geldim. Buradan ilerideki tepeye doğru gideceğim.



    [​IMG]

    minik bir dere geçişi köyün üstünde.



    [​IMG]

    Bu aranın uydu görüntüsü. İneceğim en alçak nokta 2550 m oldu, oradan 2760 m'ye geri çıkacağım tekrar inmeden önce.



    [​IMG]

    geç mi kalıyorum ne. inmeden önce ufak bir mola ve durum değerlendirmesi. O sırada çantanın üstüne taktığım rota kağıdım uçuyor, rüzgar çok sert olduğundan anında gözden kayboldu. Böyle şeyleri hatıra olarak sakladığımdan biraz üzüldüm.Ama geç kalma korkusundan dolayı bu üzüntü kafaya yenen baltaya eşlik eden diş ağrısı gibi oldu.



    [​IMG]

    Çataldere köyü, arkadaki köyün adını bilmiyorum. İlk köyden inişte ikinciden çıkışta geçeceğim.
    Çıkış yoluna bakarak nereye ulaşacağıma baktım bu noktadan ama birşey kafama yatmadı. 2250'den 3100'e çıkacağıma göre o görünen yol olamazdı, yeterince yüksek değildi. Ama sonra yolun son kısmının buradan görünmeden sol köşedeki doruğa kadar ilerlediğini görecektim. Anlık bir navigasyon endişesi yaşadım ama.



    [​IMG]

    vadiye inerken birkaç evden oluşan bir yerleşimin yanından geçtim, ıssız gibiydiler.



    [​IMG]

    önde yol arkada doruklar.



    [​IMG]

    şimdi tüm yolu gördüm.



    [​IMG]

    köye yaklaştım. Vadi çok ıssız, köylerde pek hareket yok. Biraz da sıcaktan dışarıda kimse yok.



    [​IMG]

    köyü geçtim ve yukarı döneceğim ayrıma yaklaştım. Aşağıdan eğim daha net görünüyor.


    [​IMG]

    Bu köyleri Bayburt'a bağlayan yoldan ayrılıp geçit yoluna girdim. İkinci köyden de geçiyorum, artık tırmanış başladı.



    [​IMG]

    geçtiğim vadinin uydu görüntüsü. Yol ayrımının olduğu noktada bir köy daha var. Buradaki bir çeşmeden suyumu tamamladım tırmanış öncesi.



    [​IMG]

    İkinci köyü geçer geçmez yol beni korkuttu çünkü kullanıldığına dair hiçbir iz yoktu. Tek bir araç izi vb olmadığı gibi normalde yollarda olan ikili teker izinin yerine hayvanlar tarafından açılmış tek patika vardı. İleride de böyleyse çok zaman kaybedebilirdim.



    [​IMG]

    neyseki yol hemen sonra normal bir görünüm aldı, kullanılmasa da zemini gayet düzgündü. Döne döne ilerideki tepeyi aşacağım.



    [​IMG]

    az sonra hedefle karşı karşıya geldim. Şimdi net bir şekilde görünüyor zirve.



    [​IMG]

    inekler bugün gördüğüm nadir canlılardan.



    [​IMG]

    koyun sürüsü, çoban ve köpekleri. Kalabalıklaştı burası.



    [​IMG]

    orada olmam lazım. Geç kaldığımda önümde bir rampa varsa rüyamda üstüme birşey geliyor ve ben hareket edemiyorken hissettiğime benzer bir duygu yaşıyorum.



    [​IMG]

    seyrekte olsa sağnak bırakabilecek bulutlar var havada. Geçtiğim köylerin üçü de kadrajda.



    [​IMG]

    kendimi toplayıp tempoyu artırdım. Yavaş çekimde geçide ilerliyorum. Yolların ikisi de arkaya geçiyor, birinden geçeceğim artık. Yol daha çok kullanılan bir yolla birleştiğinden daha temiz bir hal aldı.



    [​IMG]

    vadi yamacın arkasında kayboluyor, köyler akşama ve ardından geceye hazırlanıyor.


    [​IMG]

    geçide neden Kızılgedik dedikleri anlaşıldı. Sola giden yol çok bozuktu ben de sağdan devam ettim.



    [​IMG]

    geçide doğru son bir dönüş. Toprağın kızıllığı arttı.



    [​IMG]

    Bu dönüşle birlikte manzara da değişiyor, farklı bir vadiye bakıyorum artık. Ama uzun sürmeyecek arkaya devireceğim az sonra.



    [​IMG]

    hava çok sert, dağın gölge tarafındayım.



    [​IMG]

    bu ara tamamen 3000 metrenin üstünde. Şimdiye kadarki en yüksek irtifalı birkaç yüz metre sürüşümdü :)



    [​IMG]

    kızıl mı kızıl. Tırmanış burada bitti. 1 saat 42 dakika pedallamış, 13 dakika durmuşum. 2238 m'den 3094 m'ye çıkmışım 11 km içinde. Saatte 500 m'lik tırmanma iyi ama yeterli değil.



    [​IMG]

    geçide başka yönlerden de yollar geliyor. belki birgün..


    [​IMG]

    kapıya doğru heyecanla ilerliyorum, ne çıkacağı belli değil.



    [​IMG]

    bu çıktı...


    [​IMG]

    ve bu..


    [​IMG]

    dik vuran güneşten dolayı net çıkmadı ama olsun.




    [​IMG]

    23 temmuz 2012 17:38. Kızılgedik'te bir bisiklet. Sürücü geç kaldığı için endişe etse de vakit ayırıp bu anı ölümsüzleştiriyor.




    [​IMG]

    yırtıcılar sarp tepeleri sahiplenmiş.





    [​IMG]

    diğer taraftan açılan yol iş makinaları için açılmış. Ne yapıyorlar bilmiyorum ama maden arıyor olabilirler. Bu irtifada ve ıssızlıkta akla başka birşey gelmiyor.




    [​IMG]

    ve uydu.. yol ayrımı, sola sert dönüş, kapı, göl ve iniş. Değişen bitki örtüsü ve diğer herşey net görülüyor.




    [​IMG]

    Kuzeyden kapıya böyle çıkılıyor. Artık Rize'deyim.



    [​IMG]

    vadi ve 2500 m iniş beni bekliyor.



    [​IMG]

    daha 50 km yolum ve karanlıktan önce 2 saatim var ama etrafı incelemekten kendimi alamıyorum. Geçidin yakınında çok bozulan zemin biraz düzeldi. Etraf sert kayalıklarla çevrili.



    [​IMG]

    tutunacak toprak bulabilmiş çimenler. Arkada bir derenin doğduğu yeri görüyoruz.



    [​IMG]

    kapı yamacın arkasında gözden kayboluyor.



    [​IMG]

    biraz aşağıda bitki örtüsü başlıyor, ve yerleşim izleri de.



    [​IMG]

    inşaat halindeki kovan koruma duvarları ve kulübe.



    [​IMG]

    yeni oluşan derenin hizasına indim ama ne kol kaldı ne omuz; yol ciddi bozuk. Normal bir otomobilin hasar almadan geçebileceğine inanmıyorum.



    [​IMG]

    buralılar da benimle aynı görüşte: toyota hilux 4x4.



    [​IMG]

    uzaklaştıkça dönüp yaşadığım tecrübeyi düşünüyorum.
    O kapıdan geçmek çok farklıydı, rüzgar ve o yönden gelen ışık özel bir etki yaratıyordu.



    [​IMG]

    sağdan soldan küçük dereler ve yollar vadiye iniyor.


    [​IMG]

    yaylacılar akşama hazırlanıyor. evler eski tip kelifler.



    [​IMG]

    bu noktada aslında yukarı tırmandığım vadiye ne kadar yakın olduğumu göstereyim. Yine bir U çizerek çok uzağa gitmeden yakın bir vadiye girdim.



    [​IMG]

    vadiyi hızla indikçe kapı uzaklarda kalıyor. Farklı farklı yaylalardan geçiyorum.



    [​IMG]

    ve Anzer (ballıköy). Beğenmekte zorlandım burayı, çok tipsiz binalar var yukarıdaki apartman gibi. İrtifa 2000 m bu arada.



    [​IMG]

    Anzer vadi boyunca uzanmış. Hızla geçiyorum.. geç kaldım saat 18:40. Karanlığa bir saat kaldı.



    [​IMG]

    karşı mahalle, geleneksel güzel evler olduğu gibi tipsiz beton yığınları da var. Diğer vadiden gelen yolların bir kısmı buraya bağlanıyor.



    [​IMG]

    dere iyice büyüdü, bitki örtüsü sıklaştı. Orman sınırına da az kaldı.



    [​IMG]

    Anzer..




    [​IMG]

    çok güzel.. ama durup bakacak halim yok.



    [​IMG]

    Anzer hatırası.
    Hızlı gitmek istiyorum ama zemin müsaade etmiyor. İnişe rağmen bir türlü yolu tüketemiyorum. Bu şartlarda 50 km çok ciddi bir mesafe.



    [​IMG]

    Az aşağıda vadiye çökmüş sise girdim. Bozuk yolla ve tozla biraz daha boğuştuktan sonra beton yol başladı. Sisle birlikte hafif bir çise de var.



    [​IMG]

    beton yol bana yetmedi, karanlık bastırıyor. Saat 19:50 ve 15 km falan yolum var daha. Üstüne son 5-6 km'si de tırmanış. 1 saatte gidersem iyidir.
    Kafa lambamı taktım karanlıkta stresli bir sürüşe hazırlandım. Etraf ve yol ıssız, rakım hala 1000 metrelerde ve ormandayım. Yani herşey olabilir. Çise de arttı alçaldıkça.



    [​IMG]

    yol ayrımındayım. İkizdere-İspir yolundan Anzer'e ve o vadideki diğer köylere ayrılan yol. Artık anayoldayım yani, en azından hayvan tehlikesi kalmadı. Hafif bir yağmur yağıyor var.



    [​IMG]

    ve İkizderedeyim. Bir saat gecikmeyle 20:10'da. 19:00'da buraya gelip hava kararmadan önceki 30-40 dakikada da otele ulaşmam gerekiyordu.



    [​IMG]

    sonuç.
    Yol ayrımından otel'e giden yola girdikten sonra biraz sağduyulu düşünüp güçlü bir kafa lambam olsa da pek güvende olmadığıma kanaat getirdim. 6 km ve hafif bir eğimle tırmanış olan yolu bu yorgunlukla 20-30 dakikada alacaktım çevre ise son derece boş ve karanlıktı.
    Ben de İkizdere merkeze geri inip beni otele götürmesi için bir kamyonetle anlaştım. Kasasında bisikletin yanında havadar bir yolculuk oldu. Bu araçların bu kadar hızlı viraj dönebildiğini bilmiyordum; yorgun kollarım demirlere asılmaktan ve bisikleti tutmaktan alev alev yandı. Ve yolu görünce ne kadar iyi bir karar verdiğimi anladım, tek bir ışık kaynağı yoktu otele kadar, tamamen sisin ve yağmurun altındaki ormanın içinden ilerliyordu. Sonradan konuştuğum bir rehber ise geceleri buralar ayıların diyince kararın doğruluğu kesinleşti.



    [​IMG]

    veriler... 10 saat hareket, 1 saat 35 dakika duraklama. Düne göre yarım saat daha fazla duraklamışım. Buna 1 saat geç çıkmam da eklenince karanlıkta kalmayı hakettiğim anlaşılıyor. Temel sebepler en zor günü tam vaktinde bitirmenin verdiği rahatlıkla bugünü hafife almam ve en sevdiğim tipte yerlerle karşılaşınca fazlaca oyalanmamdı. 108 km yol alıp 3000 m tırmanmışım. İkizdere merkezden sonraki araç yolculuğu olmasa 114 km olacak ve 3300 m tırmanmış olacaktım.

    Otele vardığımda tipim kayık olduğundan hemen koşan görevli beni ön kapıdan değil arka kapıdan içeri aldı. Genelde kalabalık aileler veya gruplarla karşılaşan görevliler tek başına gelen müşteriyle nasıl ilgileneceklerini bilemez gibiydi. Komik ve sinir bozucu anlar yaşandı ama önemli değil. Önemli olan benim iyi bir dinlenme ve beslenme süreci yaşamam. Akşam geç kalmış olsam da açık büfede yeterince yiyecek vardı ve rekorumu zorladım. Termal havuzlara girmek ve hırpalanmış vücuduma bir destek olmak isterdim ama hiç halim yoktu, yığılıp kaldım. Geç saatlere kadar da uyuyamadım.
     
  2. SerkanNamazcı

    SerkanNamazcı Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.625
    Beğeniler:
    1.654
    Şehir:
    Giresun/Görele
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Kaptan pedal'ın O KOCAMAN CESUR YÜREĞİNE VE KUVVETLİ BİLEĞİNE SAĞLIK.
    Tek kelime ilen herkesin cesaret edemeyeceği şey budur! olay zaten bu da!..
    Ben bile orman yolundan inerken sağ'dan ayı tepeme atlayacak bir şey çıkacak diye ürküyorum...
    Fakat 3000ler az bile sana ..
    Hiç bir şey yaşanmadan anlaşılmaz kaptan pedal yani eline su dökecek kimseyi göremiyorum..
    Gösterin deselerde bu kadar yapamaz yada ben görmedim..
    Bir gün buralardan yakın gecersen mutlakki benimde haberim olsun abim.
    Elini sıkmayı ve sohbetini almayı çok isterim..
    Dağların atmacısı.
    Selam olsun sana selam..
     
    Hüseyin Çelebi ve Fatih Toraman bunu beğendi.
  3. Aybars Öge Sürücü

    Aybars Öge Sürücü Onursal Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.548
    Beğeniler:
    1.509
    Şehir:
    Izmir / Istanbul
    Seviye:
    Hüseyin, motosiklet turunda bizim tayfadan ayrılıp bu rotayı geçmeye çalıştım. Ve aklıma "Hüseyin burayı geçer mi" sorusu geldi. Sisten dolayı beni Anzer tarafına salmadı köylüler. Ben de geri inip asfalttan devam ettim; sisi sen düşün.

    İkizdere'de kaldığın otel neresiydi? Yazarsan çok faydalı olur.
     
    Hüseyin Çelebi ve SerkanNamazcı bunu beğendi.
  4. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    geleceğim bir çayını içmeye, İstanbul'a gelirsen haberim olsun.



    Özellikle de hava bozdu mu kimsenin fikrini sormamak lazım? Oradan arkaya yol olduğunu bile bilmiyor çoğunluk. Ama o yol uygun olmayan bir motorla çok zor geçilir, sen işi biliyorsun ama acemi biri enduro ile geçemeyebilir. Pek çekemedim yolu ama aynakolu değdirdim bir iki yerde. Bir yerde de çok sivri taşlar vardı; etrafı kolaçan edip elimde geçtim :)

    İkizderede termal otelde kaldım. Genelde kaldığım yerleri paylaşmıyorum ama isteyene bilgi veririm. Zaten internette arayınca çıkan ilk yerler çoğu.

    Pokut dağ evi ve Şenyuva Doğa otel hariç. Onların yeri apayrı. İkisini de kesinlikle tavsiye ediyorum. Gidin, kalın, selamımı söyleyin.
     
    SerkanNamazcı bunu beğendi.
  5. tamer ulu

    tamer ulu Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    150
    Beğeniler:
    204
    Şehir:
    Sakarya
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    kaptan yüreğina sağlık bizlere doğa harikası yerler syrettirdin tebrik ediyorum nede olsa karadeniz :)))
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  6. Cüneyt HOCAOĞLU

    Cüneyt HOCAOĞLU Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Mart 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    1.498
    Şehir:
    Ankara/Eryaman
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Hüseyin kardeşim harika bir gezi olmuş, Karadeniz'in dağlarını çok nefis bir şekilde bizlere seyrettirdin onun için ayrıca sağ ol. Yaylalar korkunç güzel yeterki, oralarıda betonlarla doldurmayalım ama, Ayder tarafı yavaş yavaş bina dolmaya başlamış, keşke oraları olduğu gibi bakir haliyle gelecek nesillere bıraka bilsek ama nerede. Güzel resimler içinde teşekkürler, ayaklarına sağlık.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  7. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    teşekkürler abi; beni asıl korkutan sahile paralel yüksek rakımdan geçecek ve dağların her iki yüzüne de geçitlerle bağlanacak bir yol projesi var. Karadeniz'i turizme açmak için gerekliymiş.

    Zannedersem sevdikleri cins turistin; yani araçla otele gelen, yiyip için dinlenen, ufak aktivitelere katılan, alışveriş yapan, para harcayan kitlenin dağa, yaylaya vb uğramadığını gördüler. En fazla Uzungöl, Ayder vb gibi piyasa mekanlara uğrayan bu kalabalık müşteri kitlesini dağa çekmenin ve para kazanmanın tek yolu her yaylayı bir Ayder yapmak, sarsmayan yollarla ulaşımı sağlamak.
    Açıkcası Ayder'li olmak istemezdim, tıpkı Venedikli vb olup turist'ten nefret eden bir italyan gibi nefret dolardım herhalde. Çocukluğunun tüm hatıraları ruhsuz kuru binaların altında yok olup gidiyor, ilk kavgan, ilk köpek ısırığın, ilk düştüğün ağaç.. hepsi binaların altında kalıyor, hayatında görmediğin insanların ayağı altında eziliyor. Seven çoktur elbette ama ben çok rahatsız oluyorum o fikirden.



    arkadaşlar rota:
    http://www.wikiloc.com/wikiloc/view.do?id=3359817

    ayağa düşmeden gidin
    yoksa geçit kafede sıraya girersiniz su almak için :)
     
    SerkanNamazcı bunu beğendi.
  8. Timuçin Çalışkan

    Timuçin Çalışkan Üye

    Kayıt:
    2 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    55
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    Darıca/Kocaeli
    Seviye:
    harika bir tur
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  9. ulaş kaya

    ulaş kaya Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    336
    Şehir:
    Karaman
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Muhteşemsin Hüseyin.

    Zorluklara rağmen yılmamışsın tebrikler.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  10. Hilmi ÇEKİÇ

    Hilmi ÇEKİÇ Yeni Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    Van
    Bisiklet:
    Atala
    O kadar güzel anlatıyorsunuz ki çocukluğum hariç hayatımda hiç bisiklete binmemiş olmama rağmen hemen şimdi bir bisiklete atlayıp gidiverip geliveresim geldi :)
    Bu formu son zamanlarda sık sık takipe diyorum. Siz gittiğiniz yerleri aynı zamanda yaşıyorsunuz.
     
    SerkanNamazcı ve Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  11. ayhanakbuga

    ayhanakbuga Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2012
    Mesajlar:
    128
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    Erzurum
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Hüseyin Bey; Turunuzun 8. Bölümünü merakla bekliyorum... 7/8 yayınladınız en son.
     
    SerkanNamazcı bunu beğendi.
  12. recep24ank

    recep24ank Bisikletkolik

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    12 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.005
    Beğeniler:
    1.707
    Şehir:
    Sakarya Adapazarı
    Adı:
    Recep Eşref ÇINAR
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    Öf be tura bak. İmremmedim desem yalan olur. Buradaki oksijeni ben almış olsaydım 10 yıl gençleşirdim. Çok süper bir tur olmuş ayaklarına sağlık.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  13. SerkanNamazcı

    SerkanNamazcı Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.625
    Beğeniler:
    1.654
    Şehir:
    Giresun/Görele
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Buranın ustası kaptan pedaldır. ;)
    Eline su dökecek birisi varsa ya doğmadı yada burada yok ;)
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.