Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Trakya-Fikret Albayla (4. gün)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında el turco tarafından paylaşıldı.

  1. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Sabah dinlenmis olarak yataklarimizdan kalktik. Trasimizi olup esyalarimizi da topladiktan sonra kahvaltimizi edip Fikret alb.’la bulusmak uzere tekrar otelin onune geldik. Albayin lastigini tamir ettirmek uzere Luleburgaz’in Bianchi servisine gittik.

    [​IMG]

    Guven bisiklet (0288-417 2909) – Hakan Kayum, Albayin lastigini sokup janta elektrik bandi sarip yeni bir ic lastik taktiktan sonra aceleyle Istanbul otobusune yetismek uzere bizi kapi disari etti (Pinarhisar’da da babasi bisikletciymis. Lazim olursa diye bize adini verdi: bisikletci Ahmet). Biz de Albaydan vedalasip 10:40 da Luleburgaz’dan ayrildik. Kirklareli’ne giden 2 yol vardi. Birisi Pinarhisar yoluna cikmak, digeri ise koylerden Hamitabat uzerinden gitmekti. Tabii ki ikinciyi sectik ve cikistaki askeriyenin kenarindan (bu sapagi da kacirdik ve ihtiyac molasi icin benzinciye girmeseydik herhalde epey daha uzaklasmis olacaktik) sola Hamitabat’a dogru yoneldik. Biraz gittikten sonra bizi 2 tane kocaman, termik santralin bacalari karsiladi.

    Burasi Trakya’nin dogalgazinin elektrige cevrildigi dev santraldi. Bacalarin etrafindan dolanip Tatarkoy’un kenarindan gecip Hamitabat’a vardik (12:15). Yol pek keyifli bir durumda degil burada, asfalt erimis ve cokmus oldugundan tikir tikir ziplayarak ilerleniyor. Zaman zaman da lastikler asfaltin erimis yuzeyine yapisiyordu. Hamitabat’ta mataramizi doldurup yonumuzu Cesmekolu’na dogru cevirdik. Vardigimizda koykahvesinde bir mola verelim dedik. Bu bizim Albaysiz ilk molamizdi. Itiraf edeyim ki hic bir itibarimiz olmadi. Son derece siradan 2 bisikletciydik gozlerinde. Halbuki Albayla oldugumuzda cok daha fazla ilgi cekiyorduk. Herhalde Albayin yasindan olsa (bu yasdaki birinin bisiklete binmesi herkesi cok sasirtiyordu. Bir de tanidiklari onu hep karsiliyorlardi). Kahveye yerlestik ve soguk birseyler istedik. Ne duyalim, kahvenin buzdolabi bozuktu ve soguk birseyler yoktu. Hoppala dedik ve mecburen sicak ictik. Cay da pek hos degildi ki Bulent bitiremedi bile. Sonraki koyde serinlemek uzere fazla beklemeden ayrildik.

    Burada yol ikiye ayriliyordu. Sagdan gidilse Pinarhisar yoluna cikilip Kizilcikdere uzerinden Kirklareli’ne variliyordu. Bu yol daha duz ve 5-6 km daha kisa oldugu soylendi. Ancak ana yola cikilinca agir trafikle karsilasiliyormus. Sola saparsan yol az da olsa inisli-cikisliymis. Biz sola saptik. Yol boyunca karpuz bostanlari ve bal kabaklari arasindan gecerek 8 km sonra Erikleryurdu’na geldik (13:30). Kahveye yerlesirken koyluyle tuccar arasinda karpuz uzerine bir tartismanin ortasinda bulduk kendimizi. Anlasilan uyanik tuccar gene koyluyu oyuna getirmeye calisiyordu. Neyse fazla uzamadi tartisma ve bizim lafimiz uzerine onumuze tepsi icinde kocaman kesilmis bir karpuz geldi.

    [​IMG]

    Vallahi Bulent’le ikimiz koca karpuzu aninda migdeye indirdik. Nasil lezzetliydi anlatamam (bizi Kirklareli’ne kadar goturdu). Bolge kumsal oldugundan karpuzu da tat yaparmis, dedi yanimizdaki yasli amca. Haksiz da degildi. Istanbul’da Erikleryurdu karpuzu olarak satiliyormus. Bundan boyle soracam bu karpuzu burada. Koyluler bize hem karpuz ismarladilar hem de ictigimiz sodayi, insanimiz iste boyle de eli bol olabiliyor. Koyden ayrilip misir ve bostanlarin arasindan gecerek Kavakli’ya ciktik (yeni acilmis Kirklareli Universitesi binasinin yanindan gecerek). Burasi Babaeski’den gelen otoyoldu ve muthis bir asfaltti. Sandik ki TEM yolundayiz. 3 m’lik bir guvenlik seridi, kaymak asfalt ile 8 km’lik Kirklareli yolunu karsidan esen kuvvetli ruzgar nedeniyle bir turlu bitiremedik. Yani buraya kadar laylaylom gelmistik ama artik pedala kuvvetli basmak zorundaydik. Benzincide verdigimiz kisa moladan sonra Kirklareli’ne girdik (17:00). Burasi gordugumuz en buyuk yerdi. Sonucta bir ildi ve Vilayet binasi, Jandarma binasi, Belediyesiyle bir buyuk Trakya kentiydi. Herhalde Edirne’den sonra, yoksa Tekirdag mi daha buyuktur?

    Vilayetin karsisindaki parkdaki cay bahcesine yerlestik. Sodamizi, limonatamizi ismarladik. Ayakkabilarimizi cikartip ayaklarimizi serinlettik. Bulent daha once Bisikletliler Dernegi baskani Murat Suyabatmaz’dan aldigi telefon numarasindan Koraltan beyi aradi ve bulundugumuz yeri soyledi. Yarim saat sonra Altan bey (kisaca bu ismi kullaniyor) bisikletiyle gelip bizi buldu. Hemencecik dost olduk ve Kirklareli’nin, Istanbul’un bisiklet sorunlarini, gezilerini, konularini konusarak kaynastik. Bize bolgeyle ilgili bilgiler aktardi. Kendisi Kirklareli’nde bisiklete yillarca gonul vermis bir bisikletci. Bu sporun insani nasil genc tuttuguna bir kere daha tanik oldum (Tekirdag’ina denize gidip dondugunu anlatinca –bir gunde 260 km- dondum kaldim). Yasi bizden buyuk ama bizden genc duran Altan bey emekli ogretmen. Baglarindan topladigi uzumlerinden sira imal ettigini soyledi (tatmayi cok isterim). Bolgeyi avucunun ici gibi biliyor ve gelecek sefer onceden hazirlikli olarak Kirklareli’ni 3-4 gunluk bir programla gezebilecegimizi onerdi. Bu fikir cok hosumuza gitti ve Istanbul’dan otobusle direkt gidip orada ve civarinda pedal basmanin guzel olacagina karar verdik. Gelmek isteyen simdiden adini yazdirabilir.

    Neyse, bizi alip Ogretmenevine yerlestirdi (kisi basi 20 lira O.K) ve ayrildi. Aksam isi oldugundan gorusemeyecektik.

    [​IMG]

    Dusumuzu alip carsiya indik. Yemek yedik (Bulent kofte kofte diye tutturdu) ve gene cay bahcesine yerlestik. Biraz etrafi inceledik ve bu bolgede bisikletin cok kullanildigini fark ettik. Duz ayak olmasi nedeniyle bisiklete cok uygundu. Sonra yorgunluk bastirdi ve Ogr.evine donduk ve yattik. Ertesi gun Edirne’ye gidecegiz. Unutmadan ilave edeyim, Tatsan’dan helva (cevizli yaz helvasi) aldik. Bizi seven satici bir de cevizli sucuk ismarladi. Her ikisini de afiyetle yedik. Tatsan, Cumhuriyet meydaninda Arasta’nin karsisinda. Tavsiye ederim. Kirklareli hakkinda daha fazla bilgi icin:
    Kırklareli Valiliği
    KIRKLARELİ BELEDİYESİ Resmi Web Portalına Hoşgeldiniz :::
    http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Özel:Search&search=Kırklareli&ns0=1&fulltext=Ara

    [​IMG]
    Luleburgaz > Hamitabat 20.km
    > Cesmekolu 23,5.km (1:46:49 sure bisikletin uzerinde)
    > Erikleryurdu 31.km (2:18:52)
    > Kirklareli 55.km (4:14:17) 13 km AVS – 53.6 km MXS – 1007 CAL – 50.39 FAT

    Fotograflar Bulent Yamaner’e ait. Rotuslar benden : ))
     
    Mhmt_EMR, eYa, Murat CER ve 4 kişi daha bunu beğendi.
  2. cadimaki

    cadimaki Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2007
    Mesajlar:
    8
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet turunun en güzel taraflarından biri de insanın kilo yapar mı kaygısı gütmeden istediğini yiyebilmesi diye düşünüyorum. Tabii işe bu zihniyetle girişince çıkılan turdan kilo alarak dönme tehlikesi bile var, dikkatli olmak gerek :)

    Ah o Babaeski otoyolunda rüzgar arkadan geleydi ne hız yapardınız gepgeniş şeritte, ezilme kaygısı taşımadan. Bütün ideal şartların bir araya gelmesine hayatta ve dolayısıyla bisiklet turlarında sık rastlanmıyor sanırım: Hava güzel olsa yol bozuk oluyor, yol düzgün olsa araba çok oluyor, araba hiç olmasa bisiklet bozuluyor yolda kalınıyor vs...

    Yine de tura çıkmışken insanı tüm sorunlar daha az rahatsız ediyor, şehrin kaotik şartlarından daha az hırpalıyor sanki. Edirne yazınızı bekliyorum...
     
    el turco bunu beğendi.
  3. Haşim Okyay

    Haşim Okyay Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.246
    Beğeniler:
    4.692
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ayaklarınıza sağlık Mustafa abi, Edirne`yi bende merakla bekliyorum..

    Kazasız belasız bol ikramlı günler diliyorum..
     
    el turco bunu beğendi.
  4. Selay Yaman

    Selay Yaman Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    21 Aralık 2007
    Mesajlar:
    697
    Beğeniler:
    1.010
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Offf karpuz cok güzel görünüyor canım cekti..:D Gezilerinizin devamını diliyorum efmm.. Paylaşım için teşekkürler..Sevgiyle kalın..
     
    el turco bunu beğendi.
  5. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    vallahi almadik ama vermedik de, yani yedigimizi yakmisiz. bayagi da yedik. hani ben bu kadar tatli yemiyen adam olarak. limonata cok ictik, hem onumuze cok cikti hem de ihtiyac hissettik herhalde. bir arkadas yanina limonata (balli) ve icine 3 ad. babyprin atiyormus ve yolda onu icerek gidiyormus. boylecenen kaybettigi enerjiyi ve zindeligi kazaniyormus. bir de bileklerde birikiken laktik asiti babyprin cozuyormus. ilginc geldi-denemek lazim.
     
  6. atahualpa

    atahualpa Yeni Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Babyprin li limonata kan sulandırıcı özelliğe sahip olacağından, kanınızda bulunan hemoglobinin daha az oksijen taşımasına, es kaza bir kaza durumunda yaralarınızın normalden daha fazla kanamasına neden olacaktır. Pıhtılaşmayı geciktireceği için. Bir hekim olarak tavsiye etmiyorum. Gezinizde kolaylıklar dilerim merakla takip ediyorum.
     
    eYa, canca5 ve el turco bunu beğendi.
  7. A.Bülent Yamaner

    A.Bülent Yamaner Bisikletkolik

    Kayıt:
    6 Şubat 2005
    Mesajlar:
    1.218
    Beğeniler:
    326
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Aslında aynı yolu babaeski istikametinde ertesi gün gidebilirdik ve düz asfalt yolda aynı yönde esen rüzgarın yardımıyla sürat rekorları kırabilirdik. ama biz Edirne'ye gidişte daha sakin olan ve güvenle gidebileceğimiz üzerinde birçok köy bulunan direk yoldan gitmeyi tercih ettik.
     
  8. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    evet buna dikkat etmek lazim, haklisiniz. burada beslenme konusu one cikiyor. bu gibi turlarda nasil beslenilmeli? ornegin benim donuste ayak bileklerim sisikti. yani odem vardi. sanirim ter kaybini onlesin diye yollardaki yemeklerin tuzuna fazla dikkat etmedigimden olsa. genelde o kadar tuzlu yemem. bir de icilen sodalar. kisi gunde kac sodaya kadar icmeli boyle gezilerde? sodyum-potasyum gerekli mi yolda?

    tesekkurler, kirklareli daveti aldik. ramazandan sonra yapalim diyoruz. o zaman birlikte basalim. niyet o civari 4-5 gunde gezmek, kirklarelini merkez yapip. bulgar siniri tarafi varmis, cok guzelmis deniliyor. bilmem oralarini goren arkadaslar ipucu verebilirler mi?
     
  9. atahualpa

    atahualpa Yeni Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Soda sanıldığının aksine bu tip efor sarf edilen sporlarda tavsiye edilen bir içecek değildir. Normal şartlarda bile günde 2 şişe den fazlası önerilmemektedir. Bu tip spor faliyetlerinde en önemli problem elektrolit kaybıdır. Bunu dengeleyebilmek çok önemlidir. Yoğun elektrolit kaybının sonuçları vahim derecede ciddi olabilir. Karşıma çıkan örneklerin ciddiyetini görseniz dudaklrınız uçuklar. Elektrolit kaybı nedeni ile alzeheimer belirtileri gösteren 20 yaşındaki maratoncu çocuklarla bile karşılaşmışlığım vardır. Peki ne yapacağız ? Potasyum takviyesi mantıklı bir eylem olur. Muz bu konuda birebirdir. Tabi ki bunu abartmamak kaydıyla. Şeker alımını ihmal etmemek gerekir. Enerji içeceklerinden özellikle uzak durmanızı öneririm. ( her koşulda sadece bu durumda değil) Isostar, Powerade gibi içecekler enerji içeceği değildir. Bu ürünler tüketilebilir. Özellikle Isostar. Powerade bunun taklidi konumunda şimdilik. Eskiden kolaylıkla bulabildiğim Isostar i her yerde bulamıyorum ancak bulabilirseniz 750ml lik 3 şişe bir gün için yeterli elektrolit takviyesini sağlayacaktır bu tempoda. Ancak tuz konusu ayrı bir durum. Tuz her koşulda bünyeyi yıpratan bir maddedir. Bu efor süresince minumum almanızı öneririm. Başka sorularınız olursa bilgim dahilinde yardımcı olmaya çalışırım.
     
    eYa, Ahmet Mumcu, murat16 ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  10. cadimaki

    cadimaki Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2007
    Mesajlar:
    8
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    istanbul
    Vücuttaki bu tür şişliklerin oluşmasında bütün gün aynı pozisyonda sürüş yapmanın etkisi de büyük bana kalırsa. Her gün bir miktar ters durmak, yer çekimi nedeniyle vücudumuzun aşağı kısımlarında biriken kanın (ve belki lenf sıvısı gibi başka sıvıların, emin değilim) tekrar dolaşıma girmesine yardım ediyor diye biliyorum.

    Ters durmak derken ille ellerin üzerinde amuda kalkmaya gerek yok. Beden eğitiminde bize "mum duruşu" olarak öğretilen hareketi yapabilirsiniz. Düz ve temiz bir zemine sırtüstü yattıktan sonra, düz tuttuğunuz bacaklarınızı kaldırmaya başlayabilir ve ellerinizle belinize destek vererek gövdenizi de doğrultabilirsiniz. Hareketin doruk noktasında vücudunuzu taşıyan kısım kafanızın arkası, enseniz ve kolların dirsekle omuz arasında kalan kısmının arka cepheleri olur, düz tuttuğunuz ayak uçlarınız da yere doksan derece açı yaparak yukarıyı gösterir. Bu pozisyonda ilk zamanlar 30 saniye kalabilir, sonra giderek süreyi 5 dakikaya doğru artırabilirsiniz. Her gün bu duruşu tekrarlamak gözlerdeki kılcal damarlara varana dek vücudumuzun pek çok bölgesinin rahatlamasına yardım eder.
     
    el turco bunu beğendi.
  11. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    bu bilgiler cok yararli oldu. sodayi fazla kaciriyordum, bunu azaltmam lazim. powerade gibi icecekleri fazla sevmedigimden-terch etmedigimden icmiyordum. bilemiyorum icermiyim. tuz alabilirmisin saniyordum ama zaten cok sevmedigim tuzu arttirmayacagim. gerci yiyecekler bizde benim evde kullandigim miktarin cok uzerinde geliyor. ona bir care bulamam. ayriyeten zaten tuz ekmek gibi bir aliskanligim yoktur.
    potasyum icin tek muz mu onerirsiniz. baska nerede vardir? bu gezide muza rastladik mi diye dusunuyorum-gerci marketlerde artik her yerde bulunuyor. ozellikle dusunup almak lazim. ilac gibi.

    mum durusu seklinde yapmiyrdum da yataga yatip ayaklarimi duvara dik olarak koyuyordum ve oylecene 5 dk kaliyordum. biraz uzatmak lazimmis sureyi. ama gittigim otellerde zeminler pek temiz olmadigindan yere mutlaka birsey serip mum durusunu denemem lazim. bilgilere tesekkurler.
     
  12. atahualpa

    atahualpa Yeni Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Isostar veya Powerade i de ilaç niyetine kullanmak faydalı olur özellikle bu sıcak günlerde. Hem tadları da fena değil :)
     
    el turco bunu beğendi.
  13. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    ne var bu iceceklerin icinde, neyi tamamliyor veya nasil iyi geliyor? her turlu sporcuya gerekli mi yoksa bisikletciye mi uygun?
     
  14. atahualpa

    atahualpa Yeni Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Dediğim gibi elektrolit dengesini sağlar. her tür sporda bu kaybı telafi ettiği için performans sürekliliği sağlar. Kısacası aşırıya kaçmadıkça bir zararı yoktur
     
  15. A.Bülent Yamaner

    A.Bülent Yamaner Bisikletkolik

    Kayıt:
    6 Şubat 2005
    Mesajlar:
    1.218
    Beğeniler:
    326
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Sevgili Mustafa,
    Trakya gezimizi kısa ve özet bir şekilde yazmana rağmen hiç bir ayrıntıyı atlamamışsın. Ellerine sağlık.
    Birde resimleri büyük boy olarak yükleyebilseydin çok daha kolay anlaşılabilir gezi notları olabilirdi.
    Uzun zamandır yapmayı düşündüğüm trakya gezisini hemde ana yolların dışındaki sessiz sakin
    ama tabii güzelliklerle dolu köy yollarından geçerek ve oralarda yaşayan insanları
    daha yakından tanıma fırsatı bularak gerçekleştirmiş olmaktan çok keyf aldım.
    Bu noktada Fikret albay'a müteşekkirim bu bölgeyi avucunun içi gibi bilen bir rehberle gezmek
    bizim için gerçekten büyük bir şans oldu.
    Gezimizi, günlük yapmış olduğumuz toplam km.'ye bakarak kendisini dev aynasında gören bazıları
    lay lay lom veya tıngır, mıngır gezzi sayabilir. Bu kişiler bence gezi kültüründen yoksun
    sadece çok yorulmuş olmakla çok şeyler yaptığını zanneden insanlardır.
    Onlara doğrusunu söylesende zaten ters anlarlar.
     
    eYa ve el turco bunu beğendi.
  16. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    yol dostum, sana da saglik. cok guzel gezdik. ilk firsatta tekrarlayalim, bu sefer daha uzun olsun

    hakli olabilirsin resimlerin buyuklugu konusunda. ilk defa yukledigimden boyut konusu secemedim-biliyorsun. ancak cok da kucuk degil, merak eden tiklayip buyutuyor. boylecene hersey cok cok uzamis olmuyor. surekli asagiya cekmek gerekmiyor. ama anladigim forumda daha buyuk seviliyor. zahmetsizce izlemek aliskanlik olmus.

    evet ben de anlam veremiyorum kacarcasina yapilan turlar. hani sanki kovalayan var yandim anam turu. bu bir gezi, elbette laylaylom olacak. koyde oturulacak, yolda saga sola bakilacak, hatta durulup tadina varilacak. hani rekor kirsan ne yazar. abi sen neymisin be mi denilmesi gerekiyor:confused:
     
    eYa ve A.Bülent Yamaner bunu beğendi.