Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Trabzon – Sinop Bisiklet Turu 3.Gün ( Fatsa – 19 Mayıs )

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Serkan Taşdelen tarafından paylaşıldı.

  1. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    [​IMG]
    29 Haziran 2011
    Fatsa’da uyanır uyanmaz hemen toparlanıp yola koyuluyoruz. Saat 6:00′da uyanıp 6:30′u biraz geçerken yolda buluyoruz kendimizi. Kahvaltıyı Ünye’de yapmaya karar veriyoruz. Daha 16 km yolumuz var.
    [​IMG]
    Pek aç değiliz ve hepimizde Ünye’ye kadar dayanabilecek durumdayız. O nedenle sıkıntımız yok. Keyifle pedal çevirirken çevremizde ki manzaraları da kaçırmıyoruz.
    [​IMG]
    Gizli güzellikler her zaman dikkatimi çekmiştir…
    [​IMG]
    Hızla yol almışız ki bir solukta geliyoruz Ünye’ye. Burada kahvaltımızı yapacağız. O nedenle nasıl asılmışız pedallara bilmiyorum.
    [​IMG]
    Girişten Ünye’ye şöyle bir bakış atıyoruz. Burası Karadeniz sahilinin güzel ilçelerinden birisi. Ama ikinci defa bu yoldan geçmeme karşın bir türlü burada konaklamak nasip olmadı. İnşallah başka sefere diyorum.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Ünye merkezde çorbacı bulmak bizim için kolay olmuyor ve en son ilçe çıkışına yakın bir yerde buluyoruz ve hemen çorbalarımızı sipariş ediyoruz. Tabi buraya gelene kadar birçok sorun yaşıyoruz şehir trafiğinde. Dar yolda sürekli önümüze geçmeye çalışan araçlar ile kavga ediyoruz. Sonuncusu ise bir tır oluyor. Neredeyse tekme tokat birbirimize girecektik. Adam koca tırı önüme kırıyor ve sonrasında haklıymış gibi çıkıp el kol işareti yapıyor. Tabi bende karşılığını verince ortam geriliyor. Nihayetinde yeşil ışık yanında her ikimizde yolumuza devam etmek zorunda kalıyoruz.
    Çorbalarımızı içtikten sonra çaylarımız geliyor. Onları da afiyetle içerken telefon ile Samsun’dan bize katılacak olan İlker ile görüşüyorum. Samsun girişinde haber vermemizi söylüyor ve anlaşarak telefonu kapatıyoruz. Daha Samsun’a yolumuz çok, o nedenle keyfimize göre hareket ediyoruz. Ünye çıkışında Samsun’a 83 km yolumuz olduğunu gösteriyor tabela.
    [​IMG]
    Buradan sonra düz yolda hızla yol alıyoruz. Fotoğraf çekecek pek değişik bir manzara olmadığı için pedal çevirmeye ara vermiyoruz.
    [​IMG]
    Terme’ye kadar 25 km hiç fotoğraf çekmeden geliyoruz. Girişte hatıra olarak bir kare alıyoruz.
    [​IMG]
    Terme’den küçük bir dere manzarası.
    [​IMG]
    Terme’den sonra ki ilçemiz ise Çarşamba oluyor. 19 km sonra orada olacağız. Üç yoldaş keyifle yol alıyoruz, Samsun’dan katılacak İlker ile daha bir şenlenecek ekibimiz…
    [​IMG]
    Yol manzaraları bazen bizi oyalayabiliyor. Aynen aşağıda ki güzel bir ağaçlık gibi.
    [​IMG]
    Aynı fonda Nesim kardeşim beni fotoğraflıyor.
    [​IMG]
    Çok değil birkaç dakika önce bize selam vererek geçen bir araç birkaç km ilerde kaza yapmış. Bu görüntü karşısında hepimiz çok üzülüyoruz. Ama elimizden birşey gelmiyor, 112 ve polis çoktan gelmiş, o nedenle bizde yolumuza devam ediyoruz.
    [​IMG]
    Çarşamba girişinde Yeşilırmak ile buluşuyoruz. Sivas’ın kuzeyinde Kösedağ eteklerinden doğan ve Çarşamba ilçesinden Karadeniz’e dökülen Türkiye’nin en büyük 2.nehrinin üzerinde olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
    [​IMG]
    Sizlere kıs bir Vikipedi Çarşamba bilgisi de aktaralım; Çarşamba, Doğu Karadeniz Bölümü’nde Samsun ilinin nüfusu bakımından 3. büyük ilçesidir. Samsun ilinin doğusunda yer alır. Batıda Tekkeköy, doğuda Terme, güneyde Salıpazarı ve Ayvacık ilçeleriyle çevrilidir. İlçe merkezi Samsun’a 36 km uzaklıktadır. Yeşilırmak ’ın Çarşamba ovası’na çıktığı yer yakınında, ırmağın iki yakasında kurulmuş olan ilçe merkezinin adıdır.
    Yeşilırmak ve Çarşamba manzarası…
    [​IMG]
    Çarşamba’da fotoğraf için oyalandıktan sonra yolumuza devam ediyoruz. Saat 12:00′ye gelmek üzere ve karnımız biraz acıkır gibi. Çarşamba çıkışında pedallarken bir fırın önünde çay içen arkadaşlar bizi çay içmeye davet edince bu daveti kıramıyoruz ve hemen bisikletlerimiz park ederek oturuyoruz masaya. Çay suyu azalmış, hemen yenisini kaynatmaya koyuyor arkadaş ve bizde fırından bir ekmek alarak yemek masamızı hazırlıyoruz. Zeytin, peynir, reçel ve çay…
    [​IMG]
    Yemek sonrası çay keyfi yaptığımız için molamız biraz uzun sürüyor ve İlker’i arayarak durumdan haberdar ediyoruz. Saat 14:00 gibi Samsun’da olabiliriz diyoruz ve tekrar girişten arayacağımızı söylüyoruz. Uzun süren molanın ardından tekrar yoldayız ve yol manzaraları ile devam ediyoruz yolumuza.
    [​IMG]
    Saatimiz 12:45 ve Samsun’a 20 km yolumuz var. Çok iyi ilerliyoruz ve tam planlandığı gibi Samsun’da olacağız.
    [​IMG]
    Nesim kardeşimi fotoğraf çekerken çekiyorum…
    [​IMG]
    15 – 20 dakika pedal çevirdikten sonra Samsun giriş tabelası çıkıyor karşımıza. Yeni yol ile Tekkeköy’ü hiç görmedik, ya da geçtik yanından fark etmedik. Samsun giriş tabelasından sonra merkeze daha çok yolumuz olduğunu biliyoruz tabi.
    [​IMG]
    Buradan sonra trafik yine başımızın belası oluyor. Yol daralıyor ve pedal çevirmek işkenceye dönüyor. Bir an önce şehir hengamesinden kurtulmak istiyoruz. O nedenle hızla yol alıyoruz. Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin aynısını Samsun’a da yapmışlar, burada durup evi fotoğraflıyoruz ve tekrar İlker’i arayarak konumumuz hakkında bilgi veriyoruz.
    [​IMG]
    Çevre yolu ayrımına geliyoruz ve biz rotamızı şehir merkezine çeviriyoruz. İlker bizi meydanda bekliyor. Oraya gidip İlker’i alacağız ve tekrar yola devam edeceğiz.
    [​IMG]
    Girişten Samsun manzarası…
    [​IMG]
    Aynı yerin hemen ardından ise Bandırma Vapurunun temsili çıkıyor karşımıza. Onuda dışarıdan fotoğraflıyoruz. Daha önce Samsun’a geldiğimde içini gezme şansım olmuştu.
    [​IMG]
    Artık merkeze çok bir yolumuz kalmadı. İlker’i arıyoruz tekrar ve o da meydana ulaşmak üzereymiş. Hemen hemen aynı dakikalarda ulaşıyoruz meydana ve İlker ile buluşuyoruz. Hemen sahile doğru gidiyoruz birlikte. Atatürk’ün 19 Mayıs 1919′da Samsun’a ayak basışını temsil eden mumyaların yanına doğru gidiyoruz.
    [​IMG]
    İşte o anı yaşatan mumyalanmış askerler… [​IMG]
    [​IMG]
    Buraya kadar gelen ekibim ile hatıra fotoğrafı çekiliyoruz. Sevgili İlker’de buradan itibaren turumuza dahil oluyor. Sinop’a kadar 4 kişi devam edeceğiz.
    [​IMG]
    Buradan ayrılmadan önce Samsun sahilinden birkaç kare daha çekiyorum…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Buradan sonra ki durağımız ise İlker’in babasının çalıştığı restaurant oluyor. Sahil yolunda yavaş yavaş manzarayı izleyerek gidiyoruz.
    [​IMG]
    Buraya ulaşıyoruz ve kısa bir atıştırma yapıyoruz. Bizler pek aç değiliz ama yinede çay ile birlikte birşeyler yiyebilir durumdayız. İlker’de bizler için simit almış, onları da çıkartıyoruz masaya. Tabi bizim sayımızı çok bildiği için simidi de o denli çok almış. Sinop’a kadar yeriz artık ne yapalım. Karnımız çok aç olmadığı için salata, peynir, çay, simit gibi hafif şeylerle atıştırıyoruz.
    [​IMG]
    İlker’in babasına teşekkür ederek ayrılıyoruz ve yolumuza koyuluyoruz. Atakum sahilinden gidiyoruz ve sahil yolu bitene kadar bu yolu takip ediyoruz. Ardından tekrar anayola çıkıyoruz. Buralarda kamp kuracak yer konusunda yardım istiyoruz İlker’den. Sağ olsun bir yer söylüyor ama saat çok erken olduğu için yola devam etmek istiyoruz.
    [​IMG]
    19 Mayıs’a 15 km yolumuz var. Oraya kadar gitmek istiyoruz, yol üzerinde kamp kuracak yer bulamaz isek, uygun bir yerde de kalmaya razıyız. İstikamet 19 Mayıs, yola devam…
    [​IMG]
    Hızla 19 Mayıs’a kadar gidiyoruz ve yol üzerinde hiç bir yer bulamıyoruz. Merkeze girerek otel, öğretmenevi ya da misafirhane tarzında bir yerler arıyoruz. Ama maalesef bu ilçede konaklamak için hiç bir işletme yokmuş. Ne kadar garip değil mi? Türkiye’nin o kadar taşra noktasını da gezdim ama ilk defa burada böyle birşey ile karşılaşıyorum. Bir ilçe de hiç bi kalacak yer olmaz yaw?
    Bu şoku atlattıktan sonra Bafra’ya doğru yine yolumuza devam ediyoruz. Petrol istasyonları ve uygun noktalara bakıyoruz. Gözümüzü kestirdiğimiz ilk yere kampımızı atacağız. İlçeyi çıkalı 5 km olmuştu ki “Kent Ormanı” tabelası dikkatimi çekiyor ve ekipten İlker ile Kadir hemen kamp için izin istemeye gidiyorlar. Ardından bizi çağırıyorlar ve kamp kurabileceğimizi ama çevreyi kirletmeyeceğimizi söylüyorlar. Çevre kirliliği zaten bizimde karşı olduğumuz birşey olduğu için sorun yok.
    Hemen kamp kuracağımız alana hareket ediyoruz. 300 metrelik bir tırmanışın ardından alandayız. Bir aile piknik yapıyor, onların dışında ise kimsecikler yok. Aileyi rahatsız etmeden hemen çadırlarımızı kurmaya başlıyoruz. Bu işlem pek uzun sürmüyor ve herşey kısa sürede hazır hale geliyor.
    [​IMG]
    Üst baş değişimi, el yüz yıkaması ve ardından akşam yemeği. Ne yapacağımızı bilmiyoruz, yanımızda ekmeğimiz, simidimiz ve helvamız var. Onlarla karnımızı doyurmak niyetindeyiz. Ki tam bu sırada piknikçi aileden bir tabak dolusu mangalda tavuk geliyor. Hemde ekmeği ile birlikte.
    Herkes birbirinin yüzüne bakarken ben çoktan girişiyorum yemeğe. Hep birlikte afiyetle yiyoruz yemeğimizi. Binlerce kez Allah razı olsun bu aileden. Burada da rızkımız varmış demek ki.
    Ardından birde çay getirmesinler mi? Bu kadarı bizim için gerçekten lüks. Sağ olsunlar gerçekten çok iyi geldi bu. Yozgatlı abi geliyor masamıza ardından. Çaylarımızı yudumlarken muhabbet ediyoruz ve turumuzdan bahsediyoruz. Bu güzel anlardan sonra aile ayrılıyor ve bizde kamp alanımızı keşfe çıkıyoruz.
    [​IMG]
    Kamp alanımızın keşfinden hatıra fotoğrafları ve alan fotoğrafları… Kadir, ben ve Nesim…
    [​IMG]
    İlker’in tarzanlığı…
    [​IMG]
    İlker, ben ve Kadir…
    [​IMG]
    [​IMG]
    Sırada benim tarzanlığım… [​IMG] Mutluyuz biz ya, gerçekten hemde…
    [​IMG]
    Hava karardıktan sonra canımız tekrar çay çekiyor. Çay demlemek için hemen ateş yakıyoruz. Kamp ateşimiz için herkes seferber oluyor ve çalı çırpı topluyoruz. Artık herşey tamam, güzel bir kamp için hiç birşey eksik kalmadı.
    [​IMG]
    Çayı, şekeri nereden mi bulduk. [​IMG] Bu konuda da Kadir’e ayrıca teşekkür ediyoruz. Girişte ki nöbetçi arkadaştan bunları temin edip geliyor.
    [​IMG]
    Bu güzel gece çay eşliğinde muhteşem bir şekilde devam ediyor. İkişer bardak çaylarımızı içtikten sonrada muhabbet devam ediyor. Bu arada hava kapalı ve meteoroloji yağışlı gösteriyor. Diliyoruz gece yağmaz ve sorun yaşamadan geceyi atlatırız…
    Gün Toplam Km: 147,62 | Ort. Hız: 21,3 | Max. Hız: 35,9 | Bisiklet Kullanma Süresi: 06:55:04
    Tur Toplam Km: 390,44
    3.Gün Harita ve Yükselti Tablosu ( Fatsa – 19 Mayıs ); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız…
    [​IMG]
    Sevgi ve Saygılarımla…
    NOT: Pedalla.com imzası olmayan fotoğraflar Nesim Gözeten’e aittir.
     
  2. SerkanNamazcı

    SerkanNamazcı Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.624
    Beğeniler:
    1.654
    Şehir:
    Giresun/Görele
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Serkan'cım karadeniz sahil yolu cok güzel fakat o yola birde bisiklet yolu yapılsa harika olacaktı ..

    Ve gezide yemede yanında yat denilcek kadar harika..

    O tavuklu kısmı bende cok sevdim millet şaşkın şaşkın bakarken hucummm
    Tebrikler..
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  3. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Yol kalitesi olarak tabi ki muhteşem. Hatta ilk uzun yola çıkacak arkadaşlar için ilk tavsiyem bu rotadır. Rampası az ve çok geniş bir yol. Banket kısımları bisiklet yolu yapılacak kadar da geniş. Dileriz o da bir gün olur.

    Gezimiz çok keyifli devam ediyor gerçekten, bütün arkadaşlar için öyle olduğunu ümit ediyorum.

    Tavuklar gerçekten çok güzeldi, belki de açlıktan öyle geldi. :)

    Sevgiler...
     
  4. Tamer KAMIŞLI

    Tamer KAMIŞLI Bisikletkolik

    Kayıt:
    5 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.195
    Beğeniler:
    832
    Şehir:
    Samsun - Eskişehir
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Hocam 3. günde çok güzel olmuş gerçekten :) Rota tavsiyenize uyarak gelecek yaz umarım bende Samsun'dan başlayarak uzun bir Karadeniz turu düşünüyorum :) Şu turunuz güzel bir kaynak olacak benim için :)

    Samsun-Sinop arası rampalar oldukça fazla yalnız, yollarda zaman zaman oldukça dar. Bacaklarınıza kuvvet :)

    Ayrıca Terme'ye kadar gitmişken keşke orada güzel bir kuşbaşılı pide yeseydiniz :)
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  5. Cüneyt HOCAOĞLU

    Cüneyt HOCAOĞLU Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Mart 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    1.498
    Şehir:
    Ankara/Eryaman
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Serkan Kardeşim, tekrar paylaşımın için teşekkürler.
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  6. Rana Süsal

    Rana Süsal Kıdemli Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    349
    Beğeniler:
    229
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Çok güzel bir tur oluyor pedalınıza sağlık :)
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  7. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Karadeniz sahil yolu daha önce de belirttiğim gibi ilk uzun tura çıkacaklar için süper bir rota.
    samsun - Sinop arasını 2007'de geçmiştim, bu turda tekrar geçmek nasip oldu. güzel rampaları var ve dediğiniz gibi yollar dar. Ayrıca kamyon trafiğide epey yoğun. Dikkatli geçmek gerekiyor.

    Terme pidesini yemeyi çok isterdik, başka sefere artık. :)

    Sevgiler...

    Çok çok teşekkürler, sevgiler...
     
  8. soneryen

    soneryen Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    3.504
    Beğeniler:
    2.472
    Şehir:
    Bahçeşehir-Esenkent
    Adı:
    Soner
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Tebrik ederim. Serkancığım. Uzun turlara devam ediyorsun. Bu sefer 3 kişiyle. Hepinize selam ve saygılarımla, ayaklarınıza sağlık.
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  9. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Sonercim çok teşekkürler yorumun için,
    İlk zamanlarda ki gibi yalnız kalmıyorum artık. Gün geçtikçe uzun turcu sayısıda artıyor, bu da bizleri mutlu ediyor.

    Sevgiler...
     
  10. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Merhaba Serkan Abi. Yine güzel bir etap yapmışsınız. Bu arada 2009'da ilçe olan Atakum'un eski adı Matasyon, eskiden 1988'e kadar Bafra'ya bağlı olan 19 Mayıs ilçesinin eski adları 1961'e kadar Engiz, 1961-1988 arasında da Ballıca'ydı.
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  11. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Merhabalar,
    Çok teşekkür ederiz yine bilgilendirmeleriniz için...

    Sevgiler...
     
  12. Genç Osman Bircan

    Genç Osman Bircan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    18 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    486
    Beğeniler:
    702
    Şehir:
    MALATYA
    Seviye:
    Serkan 3. gün trafikle epey boğuşmuşsunuz ve çok dar ve işlek ana yollardan geçmişsiniz,ülkemizde biz bisikletlilere saygı gösterilmesi dileklerimi notuma ekliyorum.Aranıza katılan İlker arkadaşımız ve çadır kurduğunuz yerdeki huzurlu ve neşeli ortam, tavuk ve çay ikramında bulunan aile ile morallerinizi yükseltmişsiniz ne kadar güzel. Kaskınız takılı, yolunuz hep açık olsun, Malatya Bisiklet Topluluğundan siz bisiklet dostlarına sevgiler selamlar gönderiyorum.
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  13. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Ünye ilçe merkezinde bisikleti bırak normal aracı kullanmak bile çok zor. Dar yollar ve tamamen sabırsız şoförler ile dolu. Bisiklete saygı konusuna gelince, benim henüz öyle bir şeye inancım yok. :)

    Gün sonunda muhteşem yerde çadır kurmak ve iyi insanlar ile tanışmak bütün günün stresini alıp götürdü...

    Sevgiler...
     
    Genç Osman Bircan bunu beğendi.