Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Toroslar'ın Etekleri Zil Çalıyordu! (4.Gün)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    4.Gün: Köprülü Kanyon - Serik

    “Bitse de Bitmedi!”


    Köprülü Kanyon’dan Serik’e varan yolculuğumuzda ise portakal bahçeleri ve masmavi sular eşlik etti bizlere. Yaz portakalı nedir bu turda öğrendim. Bu sıcakta portakal mı yenirmiş karpuz varken demeyin. Dalından koparılmış bol sulu portakalı yediğimde “ ben kışın böyle portakal görmedim” dedim.

    Orman işletmesine ait arazide kesilip üst üste yığılan tomrukları görünce içim cız etti. Yine şaşırıyorum insanoğlunun ne kadar tüketici ve yok edici bir varlık olduğuna.
    Serik ilçesinin 8 km doğusunda Aspendos’u ziyaret etmeden geçmeyin. Burası Köprüçay Irmağı ile limana bağlandığı için, her çağda ele geçirilmek istenen kentler arasında yer almış. Aspendos Antik Tiyatrosunun küçük bir hikâyesi de var. Aspendos kralının o zamanlar çok güzel bir kızı vardır ve herkes onunla evlenmek ister. Fakat kral kimde karar kılacağını bilemediği için halka şöyle duyurur: “kim halkımız, şehrimiz adına en yararlı ve güzel şeyi yaparsa kızımı ona vereceğim.” Bu durum üzerine de iki büyük eser çıkar ortaya. Bu iki eseri de iki ikiz kardeş koyar ortaya. Biri; müthiş bir geometrik hesaplamanın sonucu olarak ortaya çıkarılıp inşa edilmiş, şehre su getiren su kemerleri; diğeri ise orkestrasında yere metal para atıldığında en üst tarafından dahi o sesin duyulduğu dünyanın o zamanki ve günümüzün akustik olarak en iyi olan tiyatrosudur. Mimarı da Zenon'dur. Kral su kemerlerini gördükten sonra kızını su kemerlerini yapan mimara vermek ister fakat daha sonra tiyatroya girdiğinde tiyatronun yukarı tarafında gezerken bir ses duyar. Ses, “kralın kızını ben almalıyım, onu bana vermeli” der. Bu akustiğe hayran kalan kral kızını mimar Zenon’a vermekte karar kılar. Kral düşür taşınır ve her iki yapıyı da çok beğendiğinden adaleti sağlamak adına kızını ortadan ikiye bölmeye karar verir. Ancak su kemerini yapan mimar, kıza olan sevgisinden dolayı aradan çekilir. O yüzden kız, tiyatroyu yapan Zenon’a kalır. Adı üstünde bir hikaye. O devirde biri beni böyle istese annem de babam da “al hayrını gör” diyip bir an önce kurtulmaya bakarlardı! Hoş devir çok da fark etmez sanırım aynı şeyi şimdi de yaparlar! Hahahahaha…

    Veni, vidi, vici! Yani geldim, gördüm, yendim. Geldim! “Gel misafirim ol, yamacımda dinlen, buz gibi suyumdan iç, rüzgarımla okşayayım tenini, haline şükret dedi de Toroslar, O’na geldim. Gördüm! Yurdumun tenhada kalmış en güzel mekanlarından birini gördüm. Turkuaz renkteki berrak sularını, nadide çiçeklerini, tarihini, eşsiz güzelliklerini, yüce doruklarında karları, eteklerinde güneşin zerrelerini gördüm. Yendim! Tabi ki Toroslar’ı değil kendimi. Atladım bir kademe daha en ileriye doğru uzanırcasına. Kimsenin kimseye gücünü ispatlamasına gerek yok. Ne ben onu aştım diye gururu incindi ne de doruklarına kadar çıkamadım diye ben kahroldum. Biliyorum ki bir dost daha kazandım. Ne zaman başım sıkışsa, ne zaman dara düşsem biliyorum ki O hep yanımda. Kaçar giderim canım istediğinde bu şehirden. Sen sıkma canını Toros, “Biliyorum! Başının üstünde yerim var. Yine geleceğim, sadece bekle beni!”


    Tur Bilgileri;

    Sabah kalkar kalkmaz bir miskinlik çöktü üzerime. Ayhhh, vayyy, amaaayn derken gerile gerile kalktım yattığım yerden. Çadırdan çıktığımda karşımdaki ağaçla göz göze geldim. “Amanın Serkan bak dut ağacı!” deyiverdim. Lenslerimi takmamam bu sefer görmeme engel olamadı.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Beyin uyanışı henüz gerçekleşmedi. Ama çabalıyorum en azından.
    [​IMG]

    “Kevser kelebeğin büyüklüğüne bak!” diye seslendi Emre. Önce gidip bakıyorum sonra makinemi alıp yanına koşuyorum. Kelebeğin öldüğünü ikinci kez gittiğimde anlıyorum. Hayatımda ilk defa bu kadar büyük kelebek görüyorum. Tıpkı belgesellerde izlediğimiz imparator kelebekler gibi. Türkiye’de böyle bir tür olduğundan bihaberdim. Klasik bir soru geliyor aklıma! Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?..

    Büyüklüğünü anlayabilmeniz için elimi açıp yanına koyuyorum. Bilenler bilir! Öyle elim de küçük değildir hani. Basket topunu tek eliyle kavrayabilen birine göre düşünün! Hahahaha
    [​IMG]

    [​IMG]

    Esneme germe hareketleriyle sporunu tamamlayan Müfit Abi’nin yanına gelen Serkan “aaa başlıyor muyuz abi?” deyince Müfit Abi “bitti bile” diye cevap veriyor. “Yok abi spora değil kahvaltıya!” deyince Nurettin Abi bu durumdan pek bir keyifleniyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Müfit Abi motoru neden inceliyorsun? Yoksa düşündüğüm şey mi?..
    [​IMG]

    Bugün bol vaktimiz var deyip hareketleri ağırdan alma lüksümüz var.
    [​IMG]

    O zaman birkaç poz çekelim,
    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve işte yola çıkma zamanı;
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu turkuaz rengi çok özleyeceğim diye mola verip uzun uzun izliyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bugün hiç iyi bir başlangıç yapamadım. Bel fıtığı yeniden nüksediyor. Sanırım dün gece yoga yaparken ters bir hareket yaptım. Rampa tırmanırken belim çok zorlanıyor. Ağrıyan yeri elimle tutarak ve vites düşürerek ilerlemeye çalışıyorum. Bel çantası da belime iyice baskı yapacağı için çıkarıp bagaja bağlıyorum. Ağrı dayanılmaz hale gelince “benim sallanmam lazım” deyip en uygun yerde mola istiyorum.
    [​IMG]

    Ben tutup sallanacak dal ararken sıcaktan bitkin hale düşenler dinlenmeye çalışıyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Kendime geldikten sonra ağaçların güzelliğinin farkına varıyorum. Selvi boylum al yazmalım…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Geç olsun güç olmasın. Ekibi yol kenarında dinlenirken yakalıyoruz. [​IMG]

    [​IMG]

    Teyzem çok güzel gözleme yapıyor. Ayranı da bir o kadar güzel. Sıcağın da etkisiyle kişi başı neredeyse ortalama beşer bardak ayran içiyoruz. Ancak ayran ve gözleme fiyatını duyunca dudağımız uçukluyor. Gözleme üç lira gayet normal ancak ayrana 1,5 lira çok istedin be teyze! “Bak çok içtik azıcık indirim yap!” diyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Ara yollara saparak Aspendos’un yolunu tutuyoruz. Yolda bir portakal bahçesine davet ediliyoruz.
    [​IMG]

    Yeni bir şey daha öğreniyorum. Yaz portakalı denen bir şey varmış. Kışın bile ben bu kadar güzel portakal yiyemedim diyerek dalıyoruz bahçeye.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Abilerimizin gözü çok tok. “Yiyin yiyebildiğiniz kadar!” diyorlar. E bizimkiler de hakikaten sınırlarını deniyor. Nurettin Abi ben 10 tane yedim diyor. Müfit Abi ben 8 tane yedim diyor. “Yok artık! Ben daha ikinciye yer açmaya çalışıyorum ayrandan! Ne çabuk midenizde yer açıldı!” diye şaşkınlığımı ifade eden cümleler kuruyorum.
    [​IMG]

    Hatıra fotoğrafı çekmeden gidemeyiz.
    [​IMG]

    Mutafa Gündoğdu ve arkadaşlarına çok teşekkür ediyoruz. Abicim kesenize bereket. (Bu arada hatıra fotoğraflarını ellerine ulaştırdım. Ekiptekilere duyurulur!)
    [​IMG]

    Yiyemediğim portakalları sonra yerim deyip çok az yüküm varmış gibi bagajda bir yere tepiştiriyorum. Yeniden yola çıkıyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Suyun rengine yine takılıp kalıyorum. İçimden buz gibi sulara atlamak geliyor…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ama bu ürkütücü görüntü hayallerimi pufff etmeye yetiyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve nihayet Aspendos!
    [​IMG]

    Yolculukta fazla açılmayalım derken bir de müze kartına 20 lira vermek içime oturuyor. “Tek girişlik bilet alsak olmaz mı!” diyoruz ancak böyle bir uygulamanın olmayışı bize çok saçma geliyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Serik’e doğru çıkıyoruz yola,
    [​IMG]

    Enerjisi tamamlanmış ekibin neşesi de yerinde olunca Serik’e varmak fazla bir vaktimizi almıyor.
    [​IMG]

    Emre’lerin grup Serik’te kalıyor. Müfit Abiler ise Belek’e pedallayacağız diyor. Biz de Serkan ile ne yapsak acaba diye düşünüyoruz. 19 Mayıs nedeniyle otobüsler dolu. Bir gün daha uzatacağımız aşikar ama nereye gitsek acaba!
    [​IMG]

    Müfit Abi’lerin peşine takılıp biz de Belek’e kadar pedallıyoruz. Onlar bir arkadaşının yanına geçiyor biz de merkeze. Çarşıda gezerken kamp atacak bir yer olup olmadığını soruyoruz. Bizi belediyenin Halk Plajına yönlendiriyorlar. Milyon dolarlık golf kulüplerinin yanında halka açık pek yer kalmamış doğrusu. Belediyeye ait Beach Park’a vardığımızda ağzımız açık kalıyor. İlk defa belediyeye ait bu kadar güzel bir park görüyoruz. Sağ olsun müdür bey tarihte bir ilke imza atarak arkalarda bir yere çadır kurmamıza izin vererek bizi büyük bir dertten kurtarıyor. Kendisine buradan tekrar teşekkür ediyoruz.

    Tur muhteşem geçmiş, deniz güzel, fasıl çalıyor, çalışanlar çok cana yakın, e bir de ızgara balık oldu mu değmeyin keyfimize. Serkan şarkılara eşlik ederken ben de ağzım kulaklarımda manzaranın ve yemeğin tadını çıkarıyorum. “İyi ki son anda karar değiştirip gelmişsin be kanka!” deyince “vallaha doğru söylüyorsun,” diye karşılık veriyor…
    [​IMG]

    Tur Bilgileri:

    Tarih: 19 Mayıs 2009 Salı
    Mekan: Köprülü Kanyon – Aspendos – Serik- Belek
    Mesafe: 65 km
    Tırmanış: 552 m
    Tur Zamanı: 4:25
    Başlangıç ve Bitiş: 10:30 ve 17:00

    Dört günde toplam 222 km ile ve birçok anı ile sorunsuz bir şekilde turumuzu tamamlıyoruz. Mesafeymiş, zamanmış, hızmış böyle basit şeylere takılmadığımızı, çıktığımız turdan son anına kadar keyif almak için pedal bastığımız fotoğraflardan ve gezi yazılarından anlaşılıyordur. Tura katılan ve uyumlu bir şekilde turu tamamlayan herkesin ayaklarına sağlık! Her zaman belleğimde yer alacak çok güzel bir gezi oldu benim için. Umarım sizler de aynı duyguları paylaşıyorsunuzdur.

    Bir başka turda görüşmek dileğiyle Allah’a ısmarladık efendim!

    Sevgi ve saygılarımla…
    :in:
     
  3. Mehmet Can

    Mehmet Can Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    25 Kasım 2007
    Mesajlar:
    683
    Beğeniler:
    420
    Şehir:
    ADANA
    Seviye:
    Ayaklarınıza sağlık Kevser abla gerçekten muhteşem bir tur düzenlemişsiniz ağzım açık baktım fotoğraflara
    Köprülü kanyon ve aspendos muhteşem yerlermiş gerçekten bayıldım doğrusu görülmeye değer.
    Bir köşeye oturup güzelim ırmağın akan su sesini dinlemek kadar huzur verici bişey yok bence...

    Teşekkürler...
     
    serself, KevSerSeri ve Asmirk bunu beğendi.
  4. Asmirk

    Asmirk Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    499
    Beğeniler:
    1.233
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    KevSerSeri Çok güzel geziyorsun Özgürlük Full gidiyor sende, devamlarını bekliyoruz artık bu güzelliklerin. İlham oluyorsun bizlere ekipde harika ayaklarınıza sağlık. Pedallamaya devam yolunuz açık olsun :)
     
    serself ve KevSerSeri bunu beğendi.
  5. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Gerçekten muhteşem yerler. Boş durmayın arkadaşlar. Ülkemin her karışı güzel. Mutlaka bir yerden başlamalısınız. Bu güzellikleri görüp insanlara anlatmalısınız!

    İnşallah diyelim. Allah sağlıklı uzun ömür ve imkan verdiği sürece tutkularımın peşinden koşmaya devam edeceğim. Bu benim yaşam stilim. Ben böyle mutluyum!.. :D
     
    Yalçın Çanak bunu beğendi.
  6. Uğur AKIŞ

    Uğur AKIŞ Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2009
    Mesajlar:
    78
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Harikasınız.Sizi görünce hemen yola çıkasım geliyor.Kevser abla turunuzu anlatışın gerçekten harika.Allah nasip ederse bende Çarşamba günü Keşan-Çanakkale-Ayvalık-İzmir yapmayı düşünüyorum.Saygılar.
     
    serself ve KevSerSeri bunu beğendi.
  7. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    Kevser merhaba...
    Gerçekten harika bir tur olmuş... Doğu Karadeniz'den sonra şimdi de Akdeniz'desiniz... İmrenmemek elde değil... Paylaşımlarınız için teşekkürler... Bu arada ekibinize yeni katılan Müfit Bey'e de selamlar... Düzce-Ankara arasında geçtiğimiz 10 Kasım'da birlikte pedal basmıştık... Görüşebilmek dileğiyle...
     
    serself ve KevSerSeri bunu beğendi.
  8. serdar gültekin

    serdar gültekin Bisikletkolik

    Kayıt:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.108
    Beğeniler:
    1.264
    Şehir:
    ankara / söğütözü
    Seviye:
    Harika bir tur, süper fotoğraflar ve müthiş bir anlatım. İnşallah yurtdışı turlarınız olur da onları da keyifle takip ederiz.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  9. Hasan Topcan

    Hasan Topcan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    8 Haziran 2009
    Mesajlar:
    418
    Beğeniler:
    262
    Şehir:
    İstanbul Maslak
    Seviye:
    gerçekten çok güzel resimler ve bilgiler vermişsin özellikle o portakaldan tatmak isterdim nedense bunca yıl hiç dalından hemen yemek nasip olmadı inş. bir gün bende sizler gibi bir tura katılır bunun zevkine varırım.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  10. PRO|Bisiklet

    PRO|Bisiklet Kıdemli Üye

    Kayıt:
    26 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    229
    Beğeniler:
    118
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Merhaba, anlaşılan özellikle maddi açıdan fazlaca sürprizli bir gezi olmuş. Fakat yine de zevkle yol aldığınızı hissedebildim.

    Diğer gezilerinizi zevkle bekliyorum teşekkürler...
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  11. bisikletseven

    bisikletseven Bisikletkolik

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.040
    Beğeniler:
    1.817
    Şehir:
    Ordu----Artvin
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Bu geziye ne denebilir ki; Harika. Çekilen fotoğraflarla birlikte sunumun da çok güzel olmuş. Bu paylaşımı okumak benim için keyif vericiydi. Kevser, gezinizi böyle cilt cilt yayınlayınca ben devamı vardır diye bekliyorum bilmiş ol ha.;)

    Belki bir sene sizin ekiple Toroslar'da karşılaşırız. Neden olmasın değil mi? Artık bir gelenek oldu torosları aşmak ve Akdeniz'e inmek......:)


    Toros dostlarına

    Sevgi ve saygılarımla.
     
    serself ve KevSerSeri bunu beğendi.
  12. Efrahim ÖZCAN

    Efrahim ÖZCAN Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    894
    Beğeniler:
    374
    Şehir:
    Adana
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Fotoğraflar süper anlatım süper ekip süper size zaten söylenecek söz yok. Biz oralara henüz gidemeskte sizin güzel anlatımınız ve fotoğraflarınızla gitmiş kadar olduk çok tşk.
     
    Mehmet Can, Mert TEKİN ve KevSerSeri bunu beğendi.