Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Toroslar'ın Etekleri Zil Çalıyordu! (3.Gün)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    3.Gün: Çetince – Köprülü Kanyon

    “Hayyyy Hop!”

    Turumuzun üçüncü gününde dağların izin verdiği ölçüde oluşan düzlüklerdeki renk renk, çeşit çeşit mis kokulu çiçekleri koklayıp içimize çektik. Köylerde halen bozulmamış içten insanlara konuk olduk. Çaylarını içip, yemeklerini yedik. Köprülü Kanyon’a bir an önce varıp buz gibi sularına kendimizi salıvermek için acele ediyorduk.

    Köprülü Kanyon’un kaynağını Isparta Aksu’dan gelen nehir ve Karacahisar Köyü’nden çıkan su oluşturuyor. Kat ettiği uzun yolun sonunda Antalya’dan denize dökülüyor. Rafting yapmak isteyenler yazı beklemesin, baharı da kaçırmasın derim. Suyun debisi oldukça yüksek, hoplaya zıplaya gitmek için oldukça elverişli. Sekiz kişi ile “haaaay hop” diyerek kürek çekmekten ertesi güne kollarımız ağrıdı. Öndekinin küreğinden sıçrayan buz gibi sular güneşten kavrulan tenimize değdikçe sanki dalgadan hopluyormuş gibi irkildiğimizi çaktırmama çabalarımız da görülmeye değerdi.

    Tur Ayrıntıları;

    Gece bir an olsun uyuyamadığım için sabah patlak gözlerle doğruldum yataktan. Gözlerim öyle şişmiş ki lensi bile takmakta zorlanıyorum. Kahvaltı için salona gittiğimizde her şeyin hazır olması ve masada duran bir demlik çay uykumu açmama yetiyor.
    [​IMG]

    Sabah sabah bana sataşıyorlar ama Kevser fırtına öncesi sessizlik gibi dingin ve durgun. Kimseye sataşacak hali yok. Ama bu demek değil ki gün boyu böyle olacak!
    Alabalık havuzunun ortasına geçiyorum, içimden “inşallah düşüp de rezil olamam” diye geçirerek.
    [​IMG]

    Mataralar buz gibi suyla dolduruluyor.
    [​IMG]

    Millet yola çıkmaya hazır olduğunda ben kendimi ortalıkta eşofmanlarımla dolaşırken buluyorum. Bir tülü kendime gelemedim. Kendine gelemeyenler yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Mehmet Abi’ye dünkü rampalar çok gelmiş. Hayatta 10km rampa çıkamam diyor. Acaba ben de mi onunla gitsem diye düşünüyorum. Ekip gelene kadar biraz uyuma şansım olur belki! Serkan’a sen de gel beraber gidelim derken “yok ben çıkacağım” diye ısrar ediyor. Müfit Abi “çakma bisikletçi bunların hepsini forumda yazacağım” diyince Serkan iyice gaza geliyor ve çıkacağım diyor. Eşyalarını hazırlayıp yola çıkacakken bir de bakıyor ki yine lastik patlamış hahahahaha. “Yaa ben bir şey biliyorum da söylüyorum sen de bizimle geliyorsun” diyorum. Üçümüz yola araçla devam ederken diğerleri de sabahın serinliği geçmeden bir an önce rampaları bitirmek için yükleniyor pedallara. Yanlarından geçerken nanik yapması ve “bas bas” demesi gerçekten çok eğlenceli oluyor. Arkada oturan Serkan onların fotosunu çekiyor onlar da bizim.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve işte Demirciler Köyü’ndeyiz.
    [​IMG]

    Abimiz bir iyilik yapar ama biz yine de teklif edelim diye Mehmet Abi benzin parasını vermeyi düşünüyor. Ancak ne verirsen ver mantığıyla yanaşınca yaklaşık 25 lira topluyoruz aramızda. Bu da gücümüze gitmiyor değil.
    [​IMG]

    Serkan dış lastiği çıkarıp tamamen tersine çeviriyor. Artık çocuğa gına geldi lastik yamamaktan. Cımbız, çakı ne varsa eline tutuşturup yolun kenarına sızıyorum. Açık havada dün kaldığımız yerdekinden daha az böcek, sinek rahatsız ediyor. Dışarıdan gelen seslerden rahatsız olmamak için de müziği açıyorum ve nihayet ölü gibi uyuyorum.
    [​IMG]

    Bana sorsanız 3-4 saat geçti derdim ancak yarım saat uyumuşum. Ta ki gözüme kuş pisledi diye sıçrayana kadar. Hızlı pedal Ahmet ve Zeki Abi’ler diğerlerinden önce gelmişler. Sağ olsun Zeki Abi şaka yapacağım diye mataradaki suyu gözüme damlatınca yerimden fırlıyorum. Tabi ki bir hışımla “hayret bir şey yaa! Ne güzel uyuyordum. Kuş pisledi zannettim” diyene kadar.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Ekip bir soluklansın diye beklerken bir su içip geldikleri gibi basıyorlar pedala.
    Biz de oyalanırken “koş Serkan koş! O kadar da erken geldik yine en arkada biz kaldık” diyorum. Rampalar bittikten sonra kısa bir mola veriyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Serkan’ın elindeki poşete dikkat! Enerji yüklemesi yapıyor. Fındık, kuru üzüm, kayısı, badem.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Güneş etkisini göstermeye başladı! İçi yananların vay haline!
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tekrar poşete dikkat! “Serkan bitirme hepsini! Diğer günlere de kalsın” diye uyarıyorum. (Akşama doğru sebebini açıklayacağım)
    [​IMG]

    Müfit Abi ben bir yola bakıyım diye önden gidiyor. Biz de gölgede hararetimizi dindirmeye çalışıyoruz.
    [​IMG]

    Nerden geldim ben buralara fotosu hahahah…
    [​IMG]

    Bir sigara yaksam hemen kalkarlar mı acaba bakışı!
    [​IMG]

    Şimdi buz gibi bir karpuz ya da dondururcu bir dere olacaktı ki ah ulen ah haykırışı!
    [​IMG]

    Muratlarına eren sigara üçlüsü! Sizi hala dışlıyoruz hıhh…
    [​IMG]

    Sonunda mola vereceğimiz eve geldik. Müfit Abi ve bisikletçi arkadaşları iki sene önce buradan geçerken bardaktan boşanırcasına yağan yağmura maruz kalmışlar. Çaresizlik ve umutsuzluk hat safhadayken bu aile onları evine almış. Karınlarını doyurup sıcak bir oda vermişler. O yüzden onları ziyaret edip yolumuza devam edeceğiz.

    [​IMG]

    Nasıl olsa daha çok otururuz diyerek fırsatını bulmuşken çiçeklerle makro çalışmasına başlıyorum.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    [​IMG]

    Müfit Abi sarı çiçeklere kolye yapmayı öğretirken,
    [​IMG]

    Ben de yine çocukların saçlarını renklendirecek tokalar takıyorum. Sanırım hayatta en çok mutluluk veren şey bir çocuğu sevindirmek ve o gülen yüzünü görmek.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Uzunca bir muhabbetin ardından yol koyuluyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Daha 500 metre ilerlememişken gölgede oturmuş dinlenmeye çalışan yaşlı bir teyze “buyurun çay içelim” diyor. Yolcuyuz teyze “inşallah bir dahaki gelişimize” diyerek bu güzel teklifi reddetmek zorunda kalıyoruz.
    [​IMG]

    Muhteşem doğada bu minik evde yaşamak insanın ömrünü uzatır.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Sıcak bastıkça “acaba şu küçük havuzlara mı girsek?” diye zaman zaman durup iç çekerek bakıyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Taşların üstünden atlarken sarsılıyoruz. Sarsıldıkça titreyen seslerimiz şarkımızı engelliyor. Yoksa bunun dışında bir sorun yok. O derece pozitif ve halinden memnunuz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu arada Mehmet Abi’nin bagaj fazla sarsıntıya dayanamıyor ve eşyaları aşağı atıyor. Onlar bagajı düzeltmeye çalışırken Müfit Abi bana spd yüzünden artık hissetmediğim ayaklarıma masaj tekniği gösteriyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Aman Allah’ım şu güzelliğe bakar mısınız? Suyu görünce bizim yelkenler fora. Bir an önce Köprülü’ye varıp rafting yapmak için acele ediyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Hooop cumburlop!
    [​IMG]

    [​IMG]

    Müfit Abi de Köprü’de isyan etti sonunda. Çantasından bir şeyler çıkarıp yemeye başladı. O sıra ben de çok acıktığımı fark ediyorum. Midem gurul gurul.
    - “Serkan sen acıkmadın mı yav?”
    - “Yoooo”.
    - “Allah Allah! Ben niye çok acıktım bu sefer.”
    - “Bilmem!”

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Rafting için Köprülü’ye gittiğinizde mutlaka pazarlık yapın. Akşam yemeği ve rafting için 40 liradan aşağı düşemem diyen çocuk 30’a kadar indi. Daha sonra başkası gelip ben 25 yaparım diyince hayata daha fazla inemem diyen de 25’e inmek zorunda kaldı.

    Albayımızın komutuyla “haaaay hop!” diye diye küreklere asılıyoruz. Fotoğraf makineleri ıslanır, düşeriz korkusuyla yanımıza almıyoruz. Sağ olsun işletme sahipleri de çekmeyi akıl etmiyorlar o kadar rica etmemize rağmen. Sen o kadar rafting yap bir tane fotoğrafın olmasın. Neyse ki kendimizi akşam yemeğindeki alabalıkla teselli ediyoruz. Yemeği yiyince idrak yollarım açılıyor. Serkan’ın neden bugün acıkmadığını sonunda keşfediyorum. Gün boyunca kuru üzüm ve fındık takviyesi yaparak çıkınımızı bitiren Serkan’a dönüp “tabi acıkmazsın o kadar yemişi yersen” diye sataşıyorum. Ben de diyorum hayret bir şey! Nasıl olur da acıkmaz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Tatlı krizimizi tahin helvasıyla geçiriyoruz.
    [​IMG]

    Nurettin Abi masaya çıkan kediyi elleriyle kavrıyor. Tam sevecekken Müfit Abi kedinin arkasından itekleyerek “Dur Nurettin! Bir balık daha alırız. Kediyi yeme!” deyince biz gülmekten kopuyoruz.
    [​IMG]

    Bu arada Ahmet ve Zeki Abi’ler Eğirdir’de bıraktıkları arabalarına dönmek için yola çıkıyor. Fazla vakitleri olmadığı için ayrılmak zorunda kalıyorlar.

    Serkan’ın fasıl ve türkü kıyağından sonra herkes çadırlarına çekiliyor.
    [​IMG]

    Yok lensini çıkart, yok dişini fırçala, aman bir de eşyalarını güzelce toparla derken en son çadıra ben giriyorum. Herkes çoktan uyumuş. Sırt üstü yatıyorum olmuyor. Yüz üstü deniyorum. Tulum sıcak gelince içindne çıkıyorum. Yok ama yine olmuyor. Dön dön derken sonunda sessizliğe kendimi bırakıyorum. Tam uykuya dalacakken ahşap zeminden bir titreşim hissediyorum. Bu ne ya diye kalktığımda ise sesi duyuyorum. Horrrrrr! Aman Allah’ım! Yine mi uyuyamayacağım yoksa! Bu sefer izin vermeyeceğim diye herkesten uzağa kurduğum çadırdan çıkıyorum. Tek tek çadırların yanına gidip önce sinsice seis dinliyorum. "Pişt! Nurettin Abi! Sen misin horlayan!" Ses yok. Kesildi birden. Sonra Emre’lerin çadıra gidiyorum "şşşşş Emre sizden biri mi horluyor?" Müfit Abi zaten uzakta o olamaz. Neyse ses kesilince çadıra dönüyorum. İki dakika sonra tekrar horrrr!.. Ama bu benim gibi uykusu hassas birine yapılmaz ki diyorum. Bir ara Serkan’dan şüpheleniyorum. Normalde horlamaz ama ya çok yorulduysa! Bir de onu kontrol edeyim diye gidip dürtüyorum. Ama yok o da değil. Kafayı yemek üzereyim. Tekrar çadırdan çıkıyorum sesi bulmak için. Bu sefer seslenmeden tek tek çadırları gidip dinliyorum. Ama yok yine bulamıyorum. Artık pes ediyorum. Gece vakit de bir hayli geçti. Dünden de uykusuz olduğumu göz önüne alırsak en mantıklısı mp3 dinleyerek uyumak diyip çadırıma çekiliyorum. Neyse ki ondan sonrasını hatırlamıyorum. Çok şükür uyuyabilmişim…

    Tur Bilgileri:

    Tarih: 18 Mayıs 2009 Pazartesi
    Mekan: Çetince – Demirciler – Köprülü Kanyon
    Mesafe: 10+27,5 = 37,5 km
    Tırmanış: 900 m
    Tur Zamanı: 4:30
    Başlangıç ve Bitiş: 9:00 ve 16:00
     
  3. serself

    serself Yeni Üye

    Kayıt:
    5 Şubat 2007
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    Fındık fıstığı yanlış zamanda yemişim,sonradan jeton düştü.Araçtan indikten sonra neredeyse hiç rampa çıkmadık.Olsun onlarda ertesi gune kaldı.

    Ellerine sağlık Kevsercan.Yine süper bir anlatım.Eee tomurcuk çayı hakkettin şimdi:)
     
  4. Hacı Murat ŞAHİN

    Hacı Murat ŞAHİN Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    639
    Beğeniler:
    799
    Şehir:
    Ankara/Keçiören
    Seviye:
    Vallahi ne diyeyim ki. Beğenimi dile getirmek için çok gayret sarfettiğimi söylesem yeter mi? Teşekkürler. Gidip kendim gezsem sanki bu tadı alamayacağım.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  5. Yunus Emre POLAT

    Yunus Emre POLAT Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    19 Nisan 2009
    Mesajlar:
    696
    Beğeniler:
    1.304
    Şehir:
    Aydın
    Seviye:
    Sizlerle gezmek çok güzel. Emeğinize sağlık. Yolunuz açık olsun. :)
     
    serself ve KevSerSeri bunu beğendi.
  6. bisikletseven

    bisikletseven Bisikletkolik

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.040
    Beğeniler:
    1.817
    Şehir:
    Ordu----Artvin
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Kevser hanım bu gezileriz roman gibi, siz 1-2-3 diye sıralayınca aklıma geldi. Her bir sunum ayrı bir merak konusu oldu bende. Burda da yineleyeyim kalabalık bi kervan gibi yol almışsınız, rotanız güzelmiş:)

    Tekeriniz dönmeye devam etsin emeğinize sağlık.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  7. Uğur AKIŞ

    Uğur AKIŞ Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2009
    Mesajlar:
    78
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Harikaymış ya.Sizin paylastıgınız fotograflara imrenerek bakıyorum :):p Bu yaz inşallah İstanbul-İzmir yapacağım :)
     
  8. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Sahilden de çok zevkli bir tur olacaktır. Ama inanın ıssız, sakin, dağ yolları çok daha eğlenceli oluyor. Yazın oralar cayır cayır yanacaktır. Tur saatlerinizi güneşe göre ayarlamanız çok önemli olacaktır...
     
  9. veysel tunç

    veysel tunç Yeni Üye

    Kayıt:
    24 Nisan 2009
    Mesajlar:
    11
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    Siirt/Merkez
    Seviye:
    aslında benimde böyle bi tur yapmam lazımm...
     
  10. Rami YILDIRIM

    Rami YILDIRIM Misafir

    Arkadaşlar tebrikler, unutulmaz zevkli bir gezi olmuş. Doğa da bir harika, paylaşımınız için teşekkürler.
     
  11. Serkan ÜSTEL

    Serkan ÜSTEL Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    177
    Beğeniler:
    122
    Şehir:
    samsun
    Seviye:
    Harikasınız :)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  12. ibrahim Kızılkaya

    ibrahim Kızılkaya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    293
    Beğeniler:
    1.029
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    Sevgili Kevser
    Oldukça zorlu bir rotada, ama çok zevkli geçtiği her karede hissedilen bir tur olmuş. O kendine has anlatımın da üzerine sos olmuş bu güzel fotoğrafların.
    Turun kreması da sevgili Serkan'ın söylediği Ege türküleri olmuştur eminim..
    Türkü tadında bir tur olmuş vesselam. Sana, Serkan'a ve tüm guruba teşekkürler. Emeğinize, yüreğinize sağlık..
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  13. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Ay ne iyi ettiniz de bu gecmis konuya mesaj yazdiniz. Sayenizde bastan asagi bakatim ve o gunler canlandi gozumde. Ahhh ahh kiymetini bilememisim dicem ama yalan! Her karesinde her aninda zevk aldim ve bittiginde deli gibi ozleyecegimi cok iyi biliyordum.

    Serkan`a sevgiler saygilar o guzel turkuleri ve dostlugu icin... :)

    Size de guzel yorumlariniz icin...
     
    ibrahim Kızılkaya bunu beğendi.
  14. FatihDokmeci

    FatihDokmeci Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Şubat 2007
    Mesajlar:
    171
    Beğeniler:
    165
    Şehir:
    İstanbul/Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Tebrik ederim,harika bir gezi yapmışsınız,inanın çok imrendim.
    Resimlerle destekli yazınızı okurken sizlerle birlikte sanki kah terledim kah acıktım :) Çok etkileyici geldi.
    Ekip de süpermiş,paylaşım için teşekkürler.

    Son olarak Allah kazadan beladan korusun diyelim...
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  15. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Amin! Tum bisikletcileri. :) Cok tesekkurler...
     
    FatihDokmeci bunu beğendi.
  16. FAHRİ AYTAÇ

    FAHRİ AYTAÇ Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2009
    Mesajlar:
    62
    Beğeniler:
    56
    Şehir:
    TEKİRDAĞ
    Seviye:
    Bi dakka yaa bi dakka:1. ve 2. gün nerde?:eek:
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  17. hasim_hakli

    hasim_hakli Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2005
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    323
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Yine bir Kevser klasiği, yine döktürmüşsün kevser. Pedallarınıza guvvat.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  18. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Butun gunleri burada bulabilirsiniz. Ama size onerim mutlaka giris bolumunden baslayarak okumanizdir!

    Giris Bolumu : http://bisikletforum.com/showthread.php?t=41742

    Torosların Etekleri Zil Çalıyordu! (1.Gün) için tıklayınız > http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=41947

    Torosların Etekleri Zil Çalıyordu! (2.Gün) için tıklayınız > http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=42704

    Torosların Etekleri Zil Çalıyordu! (3.Gün) için tıklayınız > http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=43359

    Torosların Etekleri Zil Çalıyordu! (4.Gün) için tıklayınız > http://www.bisikletforum.com/showthr...d=1#post596302
    __________________
     
    FAHRİ AYTAÇ bunu beğendi.
  19. FAHRİ AYTAÇ

    FAHRİ AYTAÇ Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2009
    Mesajlar:
    62
    Beğeniler:
    56
    Şehir:
    TEKİRDAĞ
    Seviye:
    Tüm samimiyetimle söylüyorum:İnanılır gibi değil!...
    Özür dilerim,şüpheyle değil,hayranlığımdan soruyorum:Ofotoğraflardan bazıları alıntı mı?...Bir resim var,yanılmıyorsam giriş bölümünde 6. sıradaki:Tamamı koyu yeşil içinde bir ev,sadece çatısı görülen...Orada sıcak bir çay içerken bir dostla ya da sevgiliyle sohbet edebilmek için,herkes için geçerli mi bilemem ama,insan herhalde bisikletini bile verir.:eek:
     
  20. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Giris bolumundeki fotograflarin tamami bana ait. Zaten hicbir bolumde netten yada bir yerden alinti yok. Ama diger bolumlerde sadece benim degil Emre arkadasimizin da fotograflarina yer verdim, kendisi yayinlayacak zamani bulamadigi icin..