Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

(The End) Trans Anatolian Tour 7.Gün

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Osman Kıtay tarafından paylaşıldı.

  1. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Otobüse bisikletlerimizi yükledikten sonra hemen koltuklarımıza yerleşip uyku moduna geçiyoruz. Ama otobüsün hareketleri arada beni uyandırıyor. O kadar sert rampalar çıkıyoruz ki, bazı yerlerde abartırsak, uzaya fırlatılacak mekikteki astronotlar misali sırtımız üzerinde gidiyoruz. Bazı yerlerde ise, sanki koltuktan düşecekmişiz gibi otobüs yokuş aşağı gidiyor. Bazı yerlerde çok sert frenlemeler, savrulmalar derken, 130 kilometre yolu molayı düşünce 4 saatte gidiyor ve sabah 5.30 gibi Alanya otogarına varıyoruz.

    Serhat sabah namazını kıldıktan sonra otogar’ da bir pastanede bir şeyler atıştırıp fazla oyalanmadan yola çıkıyoruz. Ama öncesinde Alanya’ da bizi bekleyen eski arkadaşım Elif’ e ona uğrayamayacağımızı anlatan bir mesaj atarak özür diliyorum. Sonra ver elini Antalya yolu.

    Güzel bir asfaltta, geniş emniyet şeridinde bir önceki günün bende bıraktığı travmadan sıyrılmaya çalışarak yolumuza devam ediyoruz. Hava sabah olduğu için serin ve güzel. Bir önceki gündeki gibi bisikletli görmemiş insan suretleri yok. Hatta kimse umursamıyor bile. Bence bu daha güzel bir şey. Rahat rahat Manavgat’ a kadar gidiyor ve ara bir şeyler atıştırmak için bir pastanede oturuyoruz. Yan masada yaşça bizden genç iki kişi ile sohbete başlıyoruz. Adama geldiğimiz yolu anlattığımızda “yok, hayatta inanmam, kimse gelemez o yolu” gibi saçma bir diyaloğa giriyor. Yahu seni inandırmak zorunda değiliz. Ama adam ikide bir “yok, inanmıyorum “diyor. En son strava kaydını çıkarıyorum. Gözüne sokuyorum. Ama benim o anki ruh halim g..üne sokmaktan yana. En sonunda da o da niyetimi anlayıp konuyu yıkama yağlamaya çeviriyor. En sonunda hayırlı bir şey söyleyip Aksu’ da piyaz ve köfte yiyebileceğimiz “Aslım Özşimşekler” diye bir lokanta tarif ediyor. Mutlaka orada yememiz gerektiğini, çok leziz olduğunu söylüyor.
    20150515_092338.jpg

    Teşekkür edip, olay mahallini hızla terk ediyoruz. Yol hakkında pek anlatılacak bir şey yok. Yollar çok iyi durumda. Ve en sonunda Antalya tabelasına ulaşıyoruz. Orada fotoğraf çekerken yanımıza bir motorlu yaklaşıyor. 50 yaşlarındaki adam 1995 yılında bizim rotanın neredeyse aynısını bisikletle geçtiğini, şimdi ise motoru tercih ettiğini söylüyor. Altındaki motoru da (Güzel bir motordu) Mersin’ de sadece bu tur için almış ve Marmaris’ e kadar gidecekmiş. Orada da nasıl olsa 200-300 tl farkla satarım diyor. Maceracı bir tip. Tabela altında kendi fotoğrafını çektiriyor. Sonra da bizim fotoğrafımız çekiyor ve vedalaşıyoruz.
    20150515_123153.jpg 20150515_123302.jpg
    En nihayetinde Aksu’ ya varıyoruz. Serhat Cuma namazını kıldıktan sonra Aslım Özşimşekler lokantasını arıyoruz. Yalnız bir sıkıntı var, lokanta yolun karşısında ve Aksu’ daki kavşak çalışması nedeni ile yollar birbirine girmiş. Karşıya geçiş yeri bulamıyoruz. Ama bizim tarafımızda ise Şimşekler lokantası var. Biraz dikkatli baktığımızda ise, bir de Özşimşekler diye bir lokanta görüyoruz. Evrim teorisine göre bu lokantaların kökeninin Şimşekler lokantasına dayandığı varsayımını kurarak (Bknz.Koç ,Hakiki Koç, Öz Hakiki Koç, Vallahi billahi Öz hakiki Koç Vakası) Şimşekler lokantasına kuruluyoruz.

    Fotoğraflar yan çıktı (Çözemedim)
    20150515_134253.jpg 20150515_134310.jpg
    Lokanta gayet sistemli çalışıyor. İlk önce masamıza yeşillikler, ardından Ayran ve su, sonra Piyaz ve sonra sırasıyla Köfte, tatlı en sonunda da çay geliyor. Ama en önemlisi bunları getirenlerin hepsinin tek bir görevi var. Örneğin, sadece ayran götüren ya da sadece piyaz götüren garsonlar var. Bant usulü bir çalışma sistemi gibi. Ve en son hesabı da başka bir garson tahsil ediyor. Lezzetler gerçekten güzel. Fiyat ise Antalya’ ya yaklaştığımız bildirir gibi. Adam başı 30 Tl. ödüyoruz. Uzun bir molanın ardından çok yakın mesafede bulunan Antalya havalimanına varıyoruz. Geçen yıl Bodrum’ dan alışık olmamız nedeni ile bagajlarımızı ve bisikletimizi X-ray cihazına hazır hale getirip, x-ray cihazından hızla geçiyoruz.

    Hemen Onur air kontuarına gidip işlemlere hazırlık yapacağız. Onlar bizi bisikletler ile ilgili bedel ödemek için başka yere yönlendirecek falan filan derken, İlk sorun ortaya çıkıyor. Kontuardaki görevli bayan bisikletleri sökmemiz gerektiğini söylüyor. Bizde Onur air’ in bu şekilde kabul ettiğini ve geçen yılda bodrumdan bu hali ile gittiğimiz söylüyorum. Bizi bilet satış bölümüne yönlendiriyorlar. Oradaki arkadaşlar da bize aynı şeyi söylediğinde merkezden onay almalarını söylüyorum. Merkez bisikletlerin bizim dediğimiz gibi kabul edildiğini söylüyorlar. 1. Aşamayı hafif stresle atlatıyoruz.

    Bisiklet bedellerini ödedikten sonra büyük paket geçişine yönlendiriliyoruz. Burada da bu sefer polis sıkıntı çıkarıyor. Tekrar ilk iki banko arasında koşturduktan sonra polis ikna oluyor. Bu arada Çelebi nin yer hizmetleri şefi olduğunu zannettiğimiz (Şimdi söylediklerimi başka insanlara söylemem. Ama şekli ve karakteri oturduğundan bu hakkediyor) Şebek kulaklı, yüzünden kompleks akan, ağzı 3 hafta önce ölmüş hayvan leşi gibi kokan, buralar benim havasındaki şerefsiz bisikleti böyle kabul edemeyiz diyor. Tekrar ilk iki banko arasındaki koşuşturmadan sonra, onu da ikna ediyor ve tam bisikletlerin yanına gittiğimizde bu şebek “bisikletlerin başına bir şey gelirse sorumluluk almam diyor” O an Serhat tam adama dalmaya yeltenecekken kaş göz işareti ile durduruyorum. Keşke durdurmasaymışım.

    Uçağa binmeden önce tuvalette üstümüzü değiştirip, 2 gündür duş alamadığımızdan dolayı bol miktarda parfüm harcayıp hazırlanıyoruz. Uçağın saati yaklaştığında 2.kontrol noktasına geçip uçağı beklerken, 40 dakika rötar yediğimizi öğreniyor ve Bodrum’ da 2,5 saat rötar yediğimizden buna dua ediyoruz. Bodrum’ da bisikletler uçağa görevliler tarafından çok nazik bir şekilde paletin üzerinde ellerine alıp iterek çıkartmışlardı. Burada da aynı şekilde mi olacak diye heyecanla camdan izliyoruz. Ama bir süre sonra bavulların gözlerimiz önünde hayvani şekilde yüklendiğini gördüğümüzde endişeye kapılıyoruz. Hatta bavullar yüklenmiyor, dövülüp yerlere atılıyor. Anlatılmayacak kadar rezil bir manzara var.

    Kapının kapanmasına 1-2 dakika kalmasına rağmen bizim bisikletler bir türlü yüklenmiyor. Kapıdakiler bizim gelmemizi, kapının kapanacağını söylüyorlar. Tam o sırada bizim bisikletler yüklenmeye, pardon fırlatılmaya başlanıyor. Görevli bisikleti paletin üzerine yukarı kaldırıp fırlatıyor. Abartı değil, bilerek ve kasıtlı halter gibi yukarı kaldırıp paletin üzerine vuruyor. Hızla kapıya koşuyor ve durumu o öfkeyle anlatıyoruz. Kapıdaki bir bayan görevli hemen ilgilenip not alıyor ve hızlı bir şekilde telsizle konuşuyor. Ve bizi apar topar uçağa alıyorlar. Meğerse sonradan öğrendiğim, böyle ilgileniyor gibi yapıp milleti sakinleştirip postalama taktiğiymiş.

    Uçağa binip hareket ediyoruz. O bir saatlik yol bize geçmiyor. Acaba bir şey oldu mu endişesi çok fazla var. Hava limanına vardığımızda ilk önce heybelerimiz, daha sonra da bisikletler geliyor. Benim bisikleti elime aldığımda hemen arka tekerin kaskatı olduğunu görüyorum. Neyden kaynaklandığını çözmeye çalışıyor ve nedenini hemen buluyoruz. Bisikleti palete vurması nedeni ile bisikletin jant sekiz olmuş ve nasıl olmuşsa her taraftan yamulmuştu. Belki de tek bir yerde yere vurulmamıştı. Neyse ki Serhat’ın bisiklette bir sıkıntı yok.
    O hışımla Çelebi’ nin kayıp eşya birimine gidiyorum. Orada fiilen kıçıyla konuşan bir görevli sözde yardımcı oluyor. Bana şikayet dilekçesi yazdırıyor. Lavuk o kadar sahte bir ilgi gösteriyor ki, dalmamak için kendimi zor tutuyorum. Siz siz olun, önceden yazdığım yazılara bakıp Onur Air’ le bisikletiniz açık olarak taşımayın. %50 ihtimalle aynı şeyle karşılaşabilirsiniz. Bisiklet sürülemez halde olduğundan dışarı çıkıyor ve taksi arıyoruz. Şansa bir tane taksi yok. Olsa da bize bagajı büyük bir şey lazım 5-6 dakika sonra SW bie taksi buluyor ve havalimanından ayrılıyorum. Bu konuyu unutmaya ve turun güzelliklerini aklıma getirmeye çalışarak evin önüne varıyorum.

    Evdekilerin o gün geleceğimden haberleri yok. Bende bir muziplik yapıyor ve evimizin yanındaki markette, marketin sahibi Hüseyin abi ile selfi çekip facebook adresime ekliyorum. Sonra da eşimi arayıp facebook’ a bakmasını istiyorum. O kadar şaşkın ki bana telefon açıp, “Hüseyin abiye ne kadar benziyor? Nerede çektin? “ diye soruyor. Aşağıda olduğumu söylediğimde hemen beni karşılıyorlar. Ve her zaman anılarımda yaşayacak olan bir turumu daha acısı ve tatlısı ile sonlandırıyorum.

    İnsanlar çift yaratılmış :D
    20150515_202955.jpg
    Tur sonrası kolumun hali
    20150515_204724.jpg
    Ve yüzümün hali
    20150516_154426.jpg
    Şimdi ne yapıyoruz diye düşünen olursa, önümüzdeki yılı iple çekiyoruz. Serhat’ la her gün 3-5 tane tur rotası planlıyor uzun mu olsun, kısa mı olsun pazarlıkları yapıyoruz. Bazen uçuk rotalar çıkıyor, bazen de çok güzel rotalar. Bazen Çine gidelim G-216 kara yolunu geçelim derken, bazen de hadi bir de hadi bir Yunanistan yapalım diyoruz. Yani anlayacağınız sağlığımız yerinde olduğu sürece kabamız daha çok seleyi görecek.

    Bisiklet mi? Jant düzelemeyecek durumda olduğundan yeni bir jant taktırdım. İşyerine gidişlerimde MTB yi kullanıp Fuji Touring’ i sadece cumartesi günleri yanıma alıyorum. Uzaklara gitmek için ona daha çok ihtiyacım var.

    7.Gün teknik verileri :
    Yol : 125 km.
    Süre :5 saat 42 dakika
    Yolda geçen süre : 8 saat 42 dakika
    Tırmanma : 554 metre

    Strava Kaydı :
    Bike Ride Profile | 7. Gün the end near Alanya | Times and Records | Strava
     
  2. Raşit S

    Raşit S Bisikletkolik

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    3 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.168
    Beğeniler:
    1.446
    Seviye:
    Uçak olayına üzüldüm.
    Benim turcularda en çok garipsediğim şey, bir noktaya gittikten sonra dönüşü otobüsle, uçak veya tren gibi vasıtalarla yapmaları. Tamam, ben aynı gidilen yoldan geri dönün demiyorum, ki ben de sevmem aynı yerden iki kez geçmeyi ama dönüşün de sonuna kadar bisikletle olmasını tercih ederim. (Zaman meselesi tabi, anlıyorum)

    Alanya Antalya arasını sorunsuz almanıza sevindim, fazla işlek ve geniş olmayan, tehlikeli bulduğum bir yol. Lakin alternatifi olmadığından mecbur...
     
  3. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.392
    Beğeniler:
    6.443
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Sevgili bisikletçi dostlarım birinci gün yazıları ile son yazınız arasında nerdeyse gürkan genç dünya turunu yapıp bitirdi. Neden yazılar arasına bu kadar ara verdiniz. Emirdağ yolundaki gazdan kendinizi patlatacağınız yazınızı hatırlamıyor olsaydım (ki o efsane yazı unutulabilirmi) ben bile siz unutacaktım.
     
    cagdascaneroglu bunu beğendi.
  4. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    @mehmetsunu unutmanda sıkıntı yok.

    @Raşit S üstad çevre donus noktalarını daha önceden geçmemiz ve istanbula giriş çıkışların tehlikeli olması bazen etken oluyor. Bazende sadece daha uzaklara gitme isteği
     
    deathsidestory ve skapilar bunu beğendi.
  5. skapilar

    skapilar Üye

    Kayıt:
    12 Ocak 2007
    Mesajlar:
    77
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    Serhat
    Seviye:
    @Osman Kıtay bu kadar işin gücün arasında bu yazıları ve fotoğrafları birbirinden güzel şekilde düzenleyip, bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim.
    Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde, tekrar tekrar teşekkürler.
     
  6. deathsidestory

    deathsidestory memnuniyetsiz.

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    19 Şubat 2014
    Mesajlar:
    271
    Beğeniler:
    530
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Cem
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Osman bey, amele yanığınız turunuzdan daha çok ilgimi çekti. Turun ilk gününden son gününe kadar olan amele yanığınızın sürecinin hikayesini dinlemek ve fotoğraflarını gün gün görmek isterdim :p

    İşin şakası bir yana hunharca bir tur olduğunu yinelemeden edemeyeceğim. @skapilar ve senin ayaklarına sağlık. Gerçi sonu pek sağlıklı bitmedi ama olsun, hazzı yeter.
     
    skapilar bunu beğendi.
  7. Cüneyt HOCAOĞLU

    Cüneyt HOCAOĞLU Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Mart 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    1.498
    Şehir:
    Ankara/Eryaman
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Uçak olayı cansıkıcı, fakat bisiklete bakış heryerde aynı. Tur dönüşlerim hep otobüsle oldu, onda bile genelde az yolcu olan servis saatlerini seçmeye çalışıyorum, bisikletimi kendim bağaja yerleştiriyorum yinede muavinlerin genel tarfrası şu "Kırılırsa ben karışmam" İ...ne niye kırılsın adam gibi bağladık, yerleştirdik bisikleti. Sonradan yolda aldığın bağajları doğru dürüst yerleştirsen bisiklete birşey olmaz. Neyse bu iş böyle katlanacağız yoksa gittiğin yolu birdaha geri dönmek zorunda kalırsın (vaktin varsa !) . Kollarınız korkunç yanmış keşke kolluk falan taksaydınız artık yapacak birşey yok. Her tur bir tecrübe tüm paylaşımınız ve form için harcadığınız emek içinde teşekkür ederim. :)
     
    deathsidestory, skapilar ve Osman Kıtay bunu beğendi.
  8. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    @Cüneyt HOCAOĞLU Teşekkür ederim. Kollar için bundan sonra nefes alan uzun kollu formayla çıkacağım.
     
    Cüneyt HOCAOĞLU bunu beğendi.
  9. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    @osman kItay her anlamda tekrar geçmiş olsun.
    Bisikletle uçakta seyahat konusu benim de canımı sikiyor. Halen otobüs veya kendi aracını kullanıyorum.
    Tur yazısı hazirlamanin ne mesekkatli olduğunu iyi bilirim. Senin yazıların da emekler hazırlanmış okuması çok keyifli yazılar. Unutmak bir yana bir sonraki günü iple çekiyorum.

    Kazasız ve keyifli nice turlara

    five
     
    skapilar ve D. Oğuz bunu beğendi.
  10. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    @five Teşekkür ederim. Hala yazamadığım geçen yıl yazım var. Onu da bir ara yazacağım. Önümüzdeki yıl diğer turlarımızda görüşmek üzere :)
     
  11. ziyainal

    ziyainal Forum Demirbaşı

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    7 Haziran 2012
    Mesajlar:
    439
    Beğeniler:
    272
    Şehir:
    Trabzon
    Adı:
    Ziya
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    @Osman Kıtay ah bi de şu uçak vakası olmasaydı keşke . bisikletlerimize maalesef bizden başka değer veren olmuyor hele ki sizinde anlattığınız gibi hava alanlarında değer beklemek çok iyimserce birşey olur.
    çok güzel bir tur olmuş tur yazısının diline bayıldım çok içten ve samimi. daha önce yaptınız mı bilmiyorum ama bu ekip bi uzun karadeniz turu yapmalı :)
     
    skapilar ve Osman Kıtay bunu beğendi.
  12. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    @ziyainal Az önce @five ın attığı bir mesajdan ötürü bir karadeniz rotası inceledim. Ve Serhat' la O rotayı konuştuk. Açıkçası benim görüşüm daha insancıl mesafelerde gidip kendimi yıpratmamak. Turdan kaynaklı sağ elimde ve belimde sıkıtılar kaldı. Yani anlayacağınız bedenim artık fazla zorlamaya gelmiyor. Ama bir karadeniz turu 2016 da olmasa da 2017 de mutlaka olacak.

    Rotanın bir parçası bu:
    Cycle Route | Plan and map your cycle route with elevation profile
     
    skapilar ve five bunu beğendi.
  13. S.Koca

    S.Koca Kıdemli Üye

    Kayıt:
    23 Ekim 2013
    Mesajlar:
    310
    Beğeniler:
    234
    Şehir:
    Muğla
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Öncelikle tebrikler güzel bir tur olmuş tüm zorluklara ve sıkıntılara rağmen. Son 2 gün üzücü olaylar yaşasanızda en can sıkıcı kısmı sanırım uçak. Turlarda sizin yaptığınız günlük mesafelerin yanına yaklaşamıyorum mesafe uzadıkça işkence oluyor.
     
  14. deathsidestory

    deathsidestory memnuniyetsiz.

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    19 Şubat 2014
    Mesajlar:
    271
    Beğeniler:
    530
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Cem
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:

    HAHAHA rota muhteşemmiş ya. Rota değil sanki 400 metre engelli koşusu. :D Hatunla bu tura çıksam muhtemelen bu yolu 6 ayda falan alırız. Diğer arkadaşımla çıksam da 1,5 sene sonra falan Samsun'u görebiliriz (bi ihtimal. muhtemelen ikimizden birini Cide'yi geçtiğimiz yerde ölü bulurlar, diğeri de İnebolu'ya gelmeden yakalanır zaten :p ).
     
    five, skapilar ve Osman Kıtay bunu beğendi.
  15. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    @deathsidestory Arkadaşın seni beklemek için yavaş gittiğini iddia ediyor :p
     
    deathsidestory bunu beğendi.