Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Teskereyi aldım, Pedala bastım. (Çanakkale, Gökçeada, Bozcaada, Assos, Ayvalık)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında hasim_hakli tarafından paylaşıldı.

  1. hasim_hakli

    hasim_hakli Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2005
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    323
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Herkese Merhaba,

    25 Eylül 2009 tarihinde sabah saat 6:30 da Çanakkale Boğaz Komutanlığı'ndan
    terhis oldum. Eve otobüsle mi dönecektim? :D O fosil yakıt yakıp çevreyi
    kirleten iğrenç makine mi beni eve götürecekti?:Skull-175 Yo yo olmaz. Tabi ki hayır.
    Aldım fırtınayı (bisikletim) bastım pedala... :vroam: Dağlar tepeler
    aştım. Yabani atlar çıktı karşıma, koyun sürüleri, eşekler, develer köpekler çıktı.
    İnek mööölemeleri, horoz ü ürüüü üüüüleri kulağımda çınladı.
    Domuz sürüleriyle cebelleştim,(bkz. 3. Gün)
    zifiri karanlıklarda zirvelerde rüzgara karşı pedalladım. Türkiyenin en batısında gezindim.

    Detaylar aşağıda

    25 Eylül 2009 1. Gün
    İlk gün Gökçeada'da askerlik yapan kuzenimi ziyarete gittim.
    Aynı gün dönmem gerektiği için ve son feribot seferi saat 16:00 da (Çanakkale'ye)
    olduğu için pek fazla turlayamadım. Ayrıca bu tur küçük bir ısınma turu oldu.
    Başka bir turla bu adanın her tarafını gezmek istiyorum.
    Bu turda ön iç lastiğimin sibobunun yırtılması dışında ilginç bir olay yaşamadım.

    [​IMG]


    [​IMG]

    Toplam mesafe : 24.00 km
    Ortalama Hız : 13.70 km
    En yüksek Hız :58.20 km
    Bisiklet üstünde geçen zaman : 1 saat 46 dk

    Bisikletimi almaya giderken...
    [​IMG]

    Böyle bir hava vardı
    [​IMG]

    Feribota bindim aniden gelen özgürlük birden sarhoş etti beni.
    [​IMG]

    Sevineyim mi üzüleyimmi duygu karmaşası içinde gelgitler yaşıyorum.
    [​IMG]

    Deniz otobüsü fazla kalabalık değil.
    [​IMG]

    Hava bozmaya başladı
    [​IMG]

    Adaya inince ön lastiğin havasının biraz az olduğunu fark ettim.
    Hava basıyım derken sibop dibinden yırtıldı. Allahtan yanımda yedek iç lastik vardı
    [​IMG]

    İşte bu deniz otobüsüyle geldim.
    [​IMG]

    Tırmandığım yokuş :)
    [​IMG]

    Hava açtı.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Nüfusa 1 kişi daha eklendi
    [​IMG]

    İşte bizim kuzen. Şafak kaç diye soruyorum 150 diyo. One diyorum kasatura numarası mı?:D Bekliyorum kuzen. Bitir de gel. Beraber ne yollar aşacağız.
    [​IMG]

    Kuzenle görüştükten sonra fazla zamanım yok bi Kaleköy'e gidip geleyim.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve turum tamamlanıp Çanakkale'ye döndüğümde bana çok yardımı olan
    Çanakkale'nin güzide bisikletcisi Varol Bisiklet'in sahibi Murat abiyle (Solda)
    sonraki günlerin rotası hakkında fikir alış verişi yapıyoruz. Bisikletimi tura
    hazırladığın bakımını yaptığın için yardımların için çok teşekkür ederim.
    İstanbul'a gelince bekliyorum mutlaka. Diğer Murat abi de yine Çanakkale'li
    pedalseverlerden. Onunla Bozcaada'da yarın karşılaşacağız. Çanakkale'nin
    trafiği ondan sorulur ona göre...:)

    [​IMG]
     
  2. hasim_hakli

    hasim_hakli Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2005
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    323
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    26 Eylül 2009 2. Gün
    İkinci gün Geyikli'ye oradan da Bozcaadaya geçtim. Bozcada'da İrfan abiyle
    tanıştım. Birlikte Bozcaadayı gezdik.


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Bozcaada'nın Mapmyride'da yolları olmadığı için yükseklik grafiğini koyamadım.

    Toplam mesafe : 95.86 km
    Ortalama Hız : 18.20 km
    En yüksek Hız :66.30 km
    Bisiklet üstünde geçen zaman : 5 saat 14 dk

    Kipa'ya uğrayıp yiyecek bi şeyler aldım. Biraz burada oyalandım.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bisiklet römorku ihtiyacı olan varsa üreticisini tanıyorum adresini verebilirim :)
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bozcaada karşımda... Bekle beni geliyorum sana.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kaleyi gezmeden olmaz..
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Adam öldükten tam 100 yıl sonra ben doğmuşum. :D
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve işte İrfan Abi. İrfan Abiyle adada karşılaştık ve tanıştık. Kaleyi gezdikten
    sonra ne taraftan gideyim ne taraftan gideyim diye düşünürken İrfan Abi
    geldi yanıma. Oda adayı turlamış gelmiş. Farketmez bir daha turlarım
    beraber dolanalım dedi sağolsun. Seni Allah gönderdi İrfan abi bende düşünüp
    duruyodum. Yanlız irfan abi 51 yaşında ama yokuşlarda ben kesiliyom o kesilmiyo. Çanakkale'de hergün turlarmış. Kondisyonu iyi maşşallah. Allah nazarlardan
    saklasın.:)
    [​IMG]

    [​IMG]

    Adadaki rüzgar gülleri :)
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Hemen yanımıza geldi.
    [​IMG]

    -Dostum yolcu yolunda gerek artık gitmemiz lazım.
    -Olmaz bırakmam. Ateş almaya mı geldiniz. O zaman bunu saymam bir daha beklerim.
    -Tamam anlaştık tekrar geleceğim görüşürüz kendine iyi bak.
    [​IMG]

    Dostumuzla vedalaştıktan sonra yukarıya bisikletin yanına gittim. Tam binecem
    Haşim diye bi ses duydum. Allah Allah diyorum. Ben bu adaya ilk defa geliyorum.
    Kim beni tanıyo burda. İsim benzerliği olsa gerek. Tam binecem yine Haşim dedi ikinci bi ses.
    Sesin geldiği yere baktım biri bana doğru geliyo. Ayazma'da bir restoran var. Orada nikah varmış.
    Dün tanıştığımız Murat abi de düğüne gelmiş. (Çanakkale'nin trafiği ondan sorulur demiştim hani) Bizim hanım gördü seni dedi. Seninkiler gidiyo bak demiş.
    Oda bizim Haşim olmasın demiş bi bakmış ben. Orada onunla da görüştükten sonra yola devam ettik.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Nefis köftelerin için eline sağlık.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Geri dönerken bu köfteleri hakettik. Yiyelim bi güzel.
    [​IMG]
     
  3. hasim_hakli

    hasim_hakli Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2005
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    323
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    27 Eylül 2009 3. Gün
    Üçüncü gün Geyikli'den Assos'a geldim. Gezimin en heyecanlı macera dolu kısmı da
    bu kısmıydı.
    Domuz sürüleriyle bu turda cebelleştim zifiri karanlıklarda zirvelerde rüzgara karşı bu günde pedalladım. Buyrun fotolar...

    [​IMG]

    [​IMG]


    Toplam mesafe : 102.78 km
    Ortalama Hız : 16.00 km
    En yüksek Hız :60.20 km
    Bisiklet üstünde geçen zaman : 6 saat 25 dk

    İrfan abi sağolsun adadan dönüşte bırakmadı beni. Geyikli'deki evlerinde kaldım.
    Ertesi sabah sahile kadar indik 15 km'lik küçük bir tur attık balık aldık geldik.
    Balıkları da bi güzel ızgara yaptık. Valla süper oldu. Salatayı ben yaptım. : )
    balıkları İrfan abi... Salatadakilerin hepsi (Zeytin hariç ama oda doğal) 10 dk önce dalından koparılmıştır.

    [​IMG]

    İrfan abi kal yarın sabah çıkarsın diyor ama ben gitsem iyi olur diyorum
    ve yola çıkıyoruz. Kaplıcaya kadar birlikte gidiyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Alexandreia Troas'da durup biraz foto çekiyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    2319 yıldır ayakta.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kaplıcaya geldik.
    [​IMG]

    Buradaki mineralli sular demir boruyu çürütmüş.
    [​IMG]

    Çıkan kaynak suyu önce soğutma havuzlarında soğutuluyor.
    [​IMG]

    Kaplıcadan sonra İrfan abiyle yollarımız ayrılıyo fakat gönüllerimiz bir.
    Herşey için tekrar çok teşekkür ediyorum. Birlikte pedallamak zevkti.
    Tekrar görüşmek üzere.
    [​IMG]

    Gülpınar'a geldim. Hem yokuş hemde arnavut kaldırımlı yol.
    [​IMG]

    Gülpınardaki Apollon Smintheion tapınağı. Kazılar hala sürüyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kim bilir hangi eller işledi bu mermeri.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve işte Babakale'ye geldim. Burası adalar hariç Türkiye'nin en batı ucu.
    Buraya gelirken Gülpınar'dan 9 km boyunca indim. Burda da bir iki resim çektim.
    [​IMG]

    Türkiye'nin en batısında güneş batmak üzere.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Babakale'de kalacak yer vardı aslında ama ben pek beğenmedim.
    Birde sabah Assos'ta uyanma fikri canlandı birden. Bu fikir beni gaza getirdi.
    Bas dedim Haşim ne varki 25 km. Güneş batıyo hava yavaş yavaş kararıyodu.
    Orada birine sordum Assos'a nerden gidebilirim diye, Gülpınara geri tırmanacaksın dedi. Uf 9 km boyunca indiğim o yolu tekrar mı tırmanacaktım.
    Önceden yanıma aldığım haritaya baktım kestirme bi yol var Kocaköy'e çıkan.
    Kestirme yol varmış dedim. Yok dedi. Varmış işte burda haritada gösteriyo Kocaköye çıkıyomuş dedim. Ha var ama dedi sen gidemezsin dedi. Niye dedim.
    Toprak yol dedi. Olsun toprak yol dedim yav giderim sen göster. Neyse tarif etti.
    Girdim yola girmez olaydım. Traktör bile zor gider oradan. 5 km boyunca dağa tırmandım. Hava kararıyo bir taraftan, tırmandıkça rüzgar sertleşiyo bir taraftan.
    Ama bende her yokuşun bi inişi vardır, tepeye kadar çıkayım ondan sonra hızlı inerim diye düşünüyorum. Bir de Assos'ta uyanma fikri beni gaza getiriyo. Devam.

    [​IMG]

    Köyün ışıkları yanmaya başladı.
    [​IMG]

    Hava iyice kararıyo, köy geride kaldı, rüzgar ıslık çalıyo. Buraya çıkarken
    yolun yarısında bir traktöre birkaç kişi taş yüklüyolardı. Onlara Kocaköye
    buradan gidiliyo değil mi diye sormuştum. Evet dediler ama ben oradan
    yavaş yavaş pedallarken ne düşündüklerini çok merak ediyorum.
    [​IMG]

    Bir üstteki fotoğrafı yanında çektiğim ağaçta aşağıda kaldı. Hava daha da karardı.
    Rüzgar iyice sertleşti. Sağıma baktığımda taa Üvecik'te (Bozcaadanın karşısı) yanından geçtiğim
    rüzgar güllerinin tepesinde yanan kırmızı ışıkları görebiliyorum.
    Ama neyse zirveye yaklaştım sayılır bundan sonra kesin iniş vardır diye düşünüyorum.
    [​IMG]

    Ne gezer zirveye çıkınca inişli çıkışlı bi yol çıktı karşıma hala toprak yoldan ilerliyordum. Tarif ettiklerine göre bu yol beni asfalt yola çıkaracaktı. Etrafta
    çan sesleri duymaya başladım ama bi şey görünmüyodu. Koyun sürüleri vardı
    galiba. Sadece Ağaçların silüetleri görünüyodu. Rüzgar neredeyse beni devirecek
    kadar sol ön çaprazımdan esiyodu. Yer yer bu çan seslerini duydum. Hatta biraz
    ilerleyince köpek havlamaları da duydum. Hava zifiri karanlık. Artık iyicene tırsıyorum. Biraz daha ilerledim hemen önümden köpeğe benzer hayvanlar geçti
    ama köpek değillerdi. Domuzlar geçti. O anki tepkim şöyle oldu; var gücümle hoşt diye bağırmışım. : ))) Ben bağırınca daha da hızlı geçtiler. Tırsmaktan artık
    var gücümle pedala asılıyorum ama rüzgardan da hızlı gidemiyorum. Yol da toprak taşlı maşlı. Bi de orada lastik patlasa varya ben kalpten tık diye giderdim orada herhalde. : )))
    Neyse gittim gittim o asfalt yolu buldum. Asfalta çıkınca yol hem inişe döndü
    hemde ben daha hızlandım. Kocaköy'ün ışıklarını gördüğümde duyduğum
    sevinci tarif edemem. Tam yokuşu indiğimde karşıma yıkıntı bi okul çıktı.
    Yol orada T oluyodu ben sağa dönecektim. Yolun kenarında, okulun bahçesinin duvarının önünde
    bir bank vardı oraya oturup biraz dinleneyim dedim. O tepeyi aştım ya artık bi soluk
    almam lazımdı. Sağa baktım kimsecikler yok etrafta. Hayalet köy gibi.
    Tırsmaktan bi hal oldum artık. O ara telefona irkildim.
    Baktım ailesi Ayvalıkta oturan iş arkadaşım arıyo kendisi İstanbul'da. Abi merak ettim nerdesin diye soruyo. Nasıl anlatayım ki şimdi. Kocaköy'deyim dedim. Assos'a gidiyorum az kaldı. Yarın Ayvalık'ta olacağım dedim. Tamam abi dedi bizimkiler seni bekliyo.Telefonu kapattım.
    Önüme bi baktım. Köşede mezarlık var. Burada da fazla oturmamalıydım.
    İçimdeki his öyle diyodu. Bence insan hislerini dinlemelidir. Neyse bi fatiha okuyup
    orada yatanların ruhlarına hediye ettikten sonra asıldım yine pedallara.
    İn çık in çık en son bi tepeyi çıkarken karnımın acıktığını hissettim. Yanımda da
    yiyecek bi şey yok. Neyse pedala devam. Yine o çan seslerini duydum ama etrafta
    ev mev yok zifiri karanlık yol asfalta döndü Allahtan rüzgar yine sert. Tırmandıkça
    bi baktım ışık var. Benzin istasyonu bu. Böyle ıssız bi yerde köylerin arasında benzin istasyonu hayret. Ama harika oldu bu çünkü marketten gider bi şeyler alırım bisküvi misküvi. Saat 9'a geliyo neyse benzin istasyonuna girdim sunpet di galiba.
    market kapalı kimsecikler yok. Yukarıda restoran gibi bi şey var ışıkları yanıyo ama
    orada da hayat yok. oraya çıkan merdivenin önünde demir bahçe kapısı vardı.
    Kapıyı açtım merdivenlerden çıktım. Mutfağa benzer bi yer vardı oraya doğru
    gittim yaşlı bi teyze çıktı karşıma. Teyzeye durumumu anlattım. Yiyecek bi şey varmı market açıkmı teyze dedim. Açayım marketi oğul gel dedi. : )) Allah razı olsun senden. Açtık markette raflardan bisküvileri çikolataları birer birer almaya başlayınca
    teyze bana boş bi karton verdi taşıyabilmem için o kadar acıkmışım. Neyse
    Teyze dedim şurada bunları yerken hemde biraz dinleneyim dedim. Gel otur evladım dedi. Başladık muhabbete. Sen yanlızmısın teyze dedim. Yanlızım dedi.
    E korkmuyormusun burda kimseler yok tek başına dedim. Yukarıda jandarma var
    ara sıra uğrar bana bakarlar dedi. Bu benzin istasyonunu ben açtım dedi. 77 yaşındaymış.
    35 yıl almanyada eşiyle beraber çalışmış. 12 yıl önce eşi vefat edince köyüne gelmiş
    Benzin istasyonu kurmuş 12 yıldır da işletiyomuş. Kimin kimsen yokmu Zehra teyze senin dedim.
    Oğlum var ama Almanya'da dedi. Ne iş yapıyo dedim. Müziksiyen dedi : )) Ben burayı
    açarken oğluma bile söylemedim dedi. Çok şaşırmıştım doğrusu. Çok gayretli Zehra Teyze.
    Ben işsiz güçsüz dolaşanlara hayret ediyom oğul dedi. Öyyle lök gibi oturuyolar dedi. Ben boş durmayı hiç sevmem. : ))
    Neyse ne hikayeler anlatıyo Zehra teyze o ara bi kamyon geldi, Zehra teyze
    bi oyana bi buyana sallana sallana merdivenlerden indi. Kamyoncu 15 Liralık mazot dedi.
    Zehra teyze ne dese beğenirsiniz. Bu gadaaaa arabaya o gada benzin mi alınıı beee : )))))
    Sonra geldi termosunda çay varmış çay ikram etti sağolsun bende bisküvileri yiyom oda anlatıyo da anlatıyo. Yok işte karı koca bi çift gelmiş geçen sene
    senin şu asmanın üzümlerinden yemiştik bu sene gene üzüm yemeye geldik demişler de
    üzümlere o sene hastalık vurmuş, yok elinde pompayla çok fotoğrafını çekmek isteyen oluyomuş, yok abla diyenlere kızıyomuş da köyün yukarı tarafı Zehra Teyze dermiş köyün aşşağı tarafı da Hacı nine dermiş falanmış filanmış.
    Öyle yorulmuşum ki sandalyeden kalkasım gelmiyo. İçimden Zehra teyze kal
    bu gece geç oldu gitme dese ne iyi olurdu diye geçiriyorum. Muhabbeti ilerlettik ya Kanka olduk sayılır. Assosta uyanma
    fikri falan yalan oldu. Bırak Assos'u Maldivler de uyanma fikri bile beni sandalyeden
    kaldıramazdı.
    Saate baktım 22:30. Zehra teyze ben gideyim artık dedim. Sohbetine doyum
    olmuyo ama hem çok yoruldum. Hemde çok yolum var gece 2 ye 3 e kadar bile
    gidemem. En iyisi ben gideyim. (Kal desin diye bekliyorum) Yok be oğlum dedi
    17 km var Assos'a bisiklet hızlı gider. Hemencik yakın dedi. : ) Bi ara Zehra Teyze
    şurda sandalyede sabahlayım demeyi bile düşündüm ama söylemedim. Zehra Teyzeden ümit yok. Çok yorulmuştum ama yola devam yapacak bi şey yok. : )) Hadi Allaha ısmarladık dedim bastım pedala : ((

    İşte o Zehra Teyze

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bir yol tabelasını gördüğüm için hiç bu kadar sevinmemiştim.
    Sevinçten gururdan ağlayacaktım neredeyse. Ben geldim yaaa
    Assos'a geldim. Assos'tayım artık. Sıcak bir duş ve yatak demek bu.

    [​IMG]

    Pansiyon ararken sokakta çektiğim fotoğraf.
    [​IMG]

    Velhasıl yukarı kadar çıktım. Assos konukevi pansiyon tabelasını gördüm.
    Kapıyı çaldım. Kimoo dedi Bahçe kapısını açmadan. Pansiyona gelmiştim ama yanlış mı geldim acaba dedim.
    Geceleyin almıyoruz rezervasyonla alıyoruz dedi. Tamam dedim.
    Biraz aşşağılara indim Tekin pansiyonu buldum. Onlar kabul etti Allahtan.
    Duş varmı dedim. Var dedi. Sanki olmasa tutmayacam. Girdim içeri
    Bir duş aldım dünyalara bedel. Bir uzandım yatağa bir ömre bedel.
    Devamı aşağıda
     
    five, semih59, Selim Üsel ve 6 kişi daha bunu beğendi.
  4. hasim_hakli

    hasim_hakli Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2005
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    323
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    28 Eylül 2009 4. Gün
    Bunca heyecandan sonra döndüncü gün Assos'dan Ayvalık'a geldim.
    Sabah bir güzel kahvaltı yaptım Assos'ta biraz oraları dolaştım sonra yola çıktım.

    [​IMG]

    [​IMG]


    Toplam mesafe : 106.80 km
    Ortalama Hız : 19.00 km
    En yüksek Hız :63.40 km
    Bisiklet üstünde geçen zaman : 5 saat 35 dk

    Kaldığım Tekin pansiyon. Tavsiye ederim güzel bir pansiyon.
    Yüzümde de dün geceyi atlatmış olmamın bir rahatlığı gevşemişliği var. : ))

    [​IMG]

    Burada kahvaltımı yaptım.
    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu kadar dolaşmak yeter yola çıkalım artık.
    [​IMG]

    bi 15 km sonra burayı buldum karnımda acıkmıştı. Deniz kenarında
    sessiz sakin bi yer. Sadece dalgaların sesi var.
    [​IMG]

    Bunu ben yiycem. : ))
    [​IMG]

    Yemekten sonra yola devam. Eşek gördüm yolda bi poz almadan edemedim.
    [​IMG]

    Deve de gördüm bi poz almadan edemedim : ))
    [​IMG]

    Küçükkuyu'dan İzmir yoluna çıktım. Gündüz gitmek ne güzelmiş yav.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sonunda Ayvalık'a da geldim.
    [​IMG]

    Ertesi sabah kahvaltıda arkadaşımın evinde çektim bu fotoyu.
    Manzara çok güzel.
    [​IMG]

    Bunu da...
    [​IMG]

    Arkadaşımın annesi ve abisi. Sağolsunlar çok güzel ağırladılar beni.
    [​IMG]

    Biraz dolaşayım Ayvalık'ta
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Cunda'nın meşur sakızlı dondurması. Tostta yedim de onun fotosunu çekmedim : ))
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Ve böylece turum tamamlandı. Aslında buradan Kaz dağlarını geçip Bandırma'ya
    gidecektim. Oradan feribotla istanbula gidecektim de yoruldum artık.
    Hem yanlız pek sarmadı bu kadar yeter dedim. Daha sonra devam ederim.
    Bindim o fosil yakıt yakan iğrenç makineye geldim İstanbula evime.
    Herkese bol pedallar.
     
  5. dbr

    dbr Üye

    Kayıt:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    88
    Beğeniler:
    128
    Şehir:
    KOCAELİ
    Seviye:
    Merhaba arkadaş sen kapıdan bir çıkmışsın tam çıkış olmuş.Başlangıçta öylesine okuyordum sonunda ise senin tur tam tur olmuş.Hiç bir noksanı kalmamış .Eline ayaklarına sağlık,paylaşım için teşekkürler.
     
  6. hasim_hakli

    hasim_hakli Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2005
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    323
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Evet dostum aynen öyle oldu. Bir çıktım pir çıktım. Ama o tepeden gece bir daha
    geçer misin diye sorsan hayatta olmaz derim. Bol pedallar.
     
  7. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.905
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Foruma kattığınız harikulade eserler için teşekkürler :) .. "Bu nefes kesici uzun turlarınızdan sonra resmen dilim tutuldu" diyebilirim :eek:
     
  8. alper günak

    alper günak Üye

    Kayıt:
    27 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    56
    Beğeniler:
    28
    Şehir:
    çanakkale
    Seviye:
    muazzam bir rota ve muazzam bir azim. tek başına gerçekten 2 kat daha zor olmalı.
    çok güzel geçmiş belli ki. sanırım cesaret işi. çanakkale civarını günü birlik turlayıp merkeze dönüyoruz ama maalesef iş-güç insanın elini bağlıyor.
    umarım en kısa zamanda ben de çıkabilirim.
     
  9. ibrahim Kızılkaya

    ibrahim Kızılkaya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    293
    Beğeniler:
    1.029
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    Selam Majesty
    Teskere için gözün aydın diyorum öncelikle.
    Yıllar önce yaptığım rotayı hatırlattın bana. Teşekkürler.Turun ve paylaşımın çok güzel.
    Fotoğraflar sa birbirinden harika. Hoşgeldin bisiklet dünyasına.Bol pedallı günler diliyorum..
     
  10. serhad

    serhad Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    484
    Beğeniler:
    1.299
    Şehir:
    Eskihisar
    Seviye:
    Sivil açılımınız çok güzel olmuş. :) Geziniz çok güzel ama özellikle römorklu bisiklet ve dost köpek fotoğraflarını çok sevdim, Cunda'da lokma yememenize de çok sinirlendim :p
     
  11. elif inci

    elif inci Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    251
    Seviye:
    muhteşem bir macera...sabırsızlıkla baştan sona okudum.'bir gün inşallah ben de çıkarım böyle uzun uzun yollara' dedim ama domuzlar ve karanlık tenha yollar kısmı hariç....ayağınıza sağlık.
     
  12. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    paylasim icin tesekkurler. o bolgeyi gezmeyi cok isterim. bizim icin de rehber olacak bir anlatim olmus. elinize-pedallariniza saglik.
     
    hasim_hakli ve İrfan Aşıroğlu bunu beğendi.
  13. felis911

    felis911 Bisikletkolik

    Kayıt:
    17 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.368
    Beğeniler:
    918
    Şehir:
    ce
    Seviye:
    harika olmuş askerlikten sonra çok güzel gelmiştir
     
  14. Nuran Atakan

    Nuran Atakan Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    118
    Beğeniler:
    155
    Şehir:
    Batikent/Ankara
    Seviye:
    Irfan Murat agzimdan aldi. Zaten fotograflardan da anlasiliyor bence. Ilk bastaki gulsem mi aglasam mi kararsizligi sanki yerini bir rahatlamaya, gulumsemeye birakmis. Cok keyifli bir anlatimdi ama arada bir yerlerde korku filmi lezzeti almadim degil:)
     
  15. coşkun ayaz

    coşkun ayaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Nisan 2007
    Mesajlar:
    253
    Beğeniler:
    716
    Şehir:
    kocaeli
    Seviye:
    Selamlar Haşim,
    Çok güzel bir gezi. Fotoğraflar ve anlatım harika, satır satır okudum macera romanı tadında...
    Adalar, kurduğun dostluklar, bisiklet romorkü, gece geçilen toprak yollar, zehra teyze (Bir yorum: Almanlar 1.nesil Türk işçilerini öyle bir aşılamıştır ki çoğu çalışma manyağı olup, ölene kadar çalışmıştır, örneklerini ben de gördüm.), Assos ve Ayvalık...
    Yolun açık olsun...
     
  16. Alp Aslan

    Alp Aslan Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.108
    Beğeniler:
    4.322
    Şehir:
    istanbul - Küçükyalı
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Tebrik ederim, ayaklarınıza sağlık tezkere üzeri harika gitmiştir
     
    hasim_hakli ve İrfan Aşıroğlu bunu beğendi.
  17. AydınGünaydın

    AydınGünaydın Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.131
    Beğeniler:
    1.516
    Şehir:
    Erzurum(Aşkale)
    Seviye:
    Ayaklarınıza sağlık arkadaş. Geziniz çok güüzel olmuş.Sizinde bahsettiğiniz gibi 3. gün tam bir macera olmus yazınızı okurken kendimi sanki gezinin içinde buldum . ayaklarınıza sağlık.. Bol pedallı günler....
     
  18. beyzade1978

    beyzade1978 Aktif Üye

    Kayıt:
    6 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    110
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Sevgili kuzen yine sana yakışır bir paylaşım anlatım ve gezi olmuş, sen aldın tezkereyi biz hala şafak saymaya devam.. güzel günlerde birlikte turlamak umuduyla .. sevgiyle kal
     
    hasim_hakli ve İrfan Aşıroğlu bunu beğendi.
  19. İrfan Aşıroğlu

    İrfan Aşıroğlu Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2009
    Mesajlar:
    272
    Beğeniler:
    590
    Şehir:
    Çanakkale
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Selam kardeşim gündüz işlerim vardı turunun bır parcasının içinde bende vardım ama hepsını okuyup resımlerını gormek benı dahada alevlendırdı,keşke dıyorumki kaplıcada senınle beraber devam etseydım.Bende ertesi gün çanakkaleye dönmek zorundaydım,o yolları gayet ıyı bılıyordum,ama dıyorum kurgu filim gibi hazırlasan olmaz.Hakıkaten fılımlere konu olacak,bir serüven geçirmişşin,o domuz sürüsünden bahsederken yıllar önce tedaş arızada çalıştıgım günler aklıma geldi 20 sene önceydi elektrık arızalarına ezıne işletme olarak biz bakıyorduk.Yine bir akşam ezıneden beslı olan gülpınar hattı açtı hat tutmuyor o zamanlar şimdiki gibi telsızler yok normal tlf iletişim sağlanıyor.elektrıkler kesıldımı akulerde kısa zamanda tukendımı o da kesılıyo haberlesme sıfır bız arıza bulmaya devam.yıne bır aksamsaat ıkı her taraf zıfırı karanlık fırtına, yağmur bır taraftan bız dağ taş demıyoruz,arazıde hat boyu arıza arıyoruz bır deo sırada el fenerını ıktısatlı kullanmama rağmen o da bıtıyor,neyse bız yıne yola devam o arada karanlıkta ormanlar arasından gurultuyle domuz surusu uzerıme doğru gelıyo ne yapacagımı şasırdım,po refleks ve kokuyla kendımı ağacın üzerınde bulmusum,artık o korku bı taraftan karanlık bı taraftanarıza kaldı en yakın koye sıgındım.muhtarın kapısını calıp sabah ola hayrola kusura bakma nereden nerelere gectık velasıl kelam senın gordugun domuz suruleri benı gerıde basımdan gecen o olayı hatırlatı masejtelerı fakat keske kaplıcadan sonra bende senınle devam etseydım dıyorum iki kişi olunca tahmınım bandırmayı bulurduk bende şimdiye kadar yaptığım turları hep yanlız yaptım,sıkıntılarını bılıyorum.Onları hep yayınlayacagım ama daha sıteye yenı uyeyım bazı konularda sıkıntılar var inşallah ileriki günlerde yayınlarım.Ayağına sağlık ıyıkı varsın ileriki günlerde bırlıkte turlarda buluşuruz.O kadar gzl anlatmıssınkı duygulanmamak elde değiıl tekrar teşekkürler.
     
    beyzade1978, cihan aksoy ve hasim_hakli bunu beğendi.
  20. ali karagönlü

    ali karagönlü Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.063
    Beğeniler:
    708
    Şehir:
    !Denizli-Horozkent!
    Seviye:
    Ben de Hakkari'den dönerken basabilseydim pedallara keşke
    :(
     
    İrfan Aşıroğlu ve hasim_hakli bunu beğendi.