Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Teknoloji, keşif ruhunun düşmanı mı?

Konu, 'Genel Bisiklet Konuları' kısmında BF Okuru tarafından paylaşıldı.

  1. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    74
    Seviye:
    Yıllar evvel, yanılmıyorsam 2011'de, çocukluğumdan beri hasretini çektiğim Bianchi'yi edindiğimde aklımda herhangi bir blog açmak yoktu. Ee, bu durumda "Hangi yazı daha çok tıklanacak abi?" sorusu da fink atmıyordu kafamda. Güzel günlerdi. Gaz yağıyla bisikletin zincirini temizlediğimde "Bundan bir blog yazısı çıkar!" demiyordum. Olsa olsa "Lan ev halkı gaz yağının kokusunu almadan bitse şu iş!" demişimdir. Hatırlamıyorum şimdi.

    Zaman değişti tabii. İnsanlar kendilerine yeni oyuncaklar buldu. Çılgın aplikasyonlar yüklediğimiz dört çekirdekli bol akıllı telefonlarımız, her yerde internete girmemize olanak sağlıyor artık. Check-in'ler, durum bildirimleri havalarda uçuşuyor. Hal böyle olunca, kimin ve neyin daha fazla beğeni aldığı meselesi ortaya çıkıyor. "yavrum seni layk ettim" türünden samimiyetsiz reklam müzikleri kulağımızı tırmalarken, dilimiz kulağımıza ihanet ederek aynı şarkıyı tekrar tekrar mırıldanıyor.

    Her ne kadar dukunmatik bir telefon veya tablet sahibi olmasam da bu boktan duruma ben de dahil oluyorum. Blog açtık babacan. Kim okumuş? Hangi yazıyı okumuş? Kaç dakika blogda kalmış? Bir süre sonra fark etmeden bu sanal uyuşturucunun esiri oldum. Oğlumuzun içkisi sigarası yok, blogu var.

    Zaman içinde çoğu şey önemini yitiriyor, fark etmişsinizdir. Mesela "Bounce" diye bir oyun yüklüydü Nokia marka telefonlarda. İlk renkli ekranlılarda vardı bu oyun. Kırmızı bir topu patlatmadan ilerliyorduk. Sonra ne olduysa, Flappy Bird'e kadar vardı iş. Ama yazının konusu oyunlar değil, hepsinin canı cehenneme (yılan hariç. 3310'a selam.). Benim için önemini kaybeden -veya benim ellerimle öldürdüğüm- bir şey var: Tur ruhu. Doğru yazdım lan, tuz ruhu filan değil, tur ruhu. Bisikletinizle yeni bir yer gördüğünüzde kalbinizin hızlı atması gibi. Pülümür'den geçerken, Karapınar çöplüğüne yanlışlıkla daldığımda, Meke Gölü'nün bataklığa dönüştüğünü gördüğümde olan şeyler. Şimdi ne oldu? O günler sadece aklımda.

    [​IMG] Bounce baba.

    Aslında dijital fotoğraf makinesi almamla başladı işlerin boka sarışı. Hayalim sert kapaklı bir defter alıp güzel manzaraları karalamaktı. Öyle daha samimi olacaktı. Sonra "Dijital fotoğraf makinesi alayım." dedim. Sonra "Blog açıp yazılarımı paylaşayım." dedim. Sonra Google Analytics filan derken... Tur ruhunu, turcu ruhunu öldürdüm. Artık yeni bir yer gördüğümde bir zamanlar duyduğum heyecan yok oldu. Fotoğrafını çekeyim diyorum, yazıda şu kadar yer ayırayım diyorum. Oturup izlemiyorum, fotoğrafını çekiyorum. Hafıza kartına hapsedip, her baktığımda heyecanlanmayı umuyorum. Boşa çaba; olmuyor.

    Kameranın pili de bitmiyor ki anasını satayım. Belki o heyecanı yakalardım böylece...

    ***

    Bu da bonus olsun.

    [​IMG]
     
  2. Tunahan KORKUT

    Tunahan KORKUT Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Ocak 2014
    Mesajlar:
    323
    Beğeniler:
    155
    Şehir:
    Bartın-Eskişehir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    gerçekten güzel bir yazı olmuş . Düşündükleriniz konusunda çok haklısınız. Cebimizdeki oyuncaklarımızla artık daha kolay buluyoruz yolumuzu ama eskiden navigasyon filan yoktu sora sora buluyorduk Bağdat'ı. Teknoloji bir çok şey kazandırdı bize ama bir çok şeyde aldı bizden...
     
  3. MehmetAliB.

    MehmetAliB. VivaVelo

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1.802
    Beğeniler:
    3.785
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Teknoloji keşif ruhunun düşmanı mı? Evet.
    Ve aynı zamanda destekçisi.
    Bilgisayar ve telefon günümüzde insan ilişkilerini soyutlaştırıp yalnızlaştırıyor. Yan yana üç arkadaşı telefonlarıyla oynarken görmeniz artık normal bir durum. Bu o üç kişinin sorunu. Başka bir kişi içinse insanlarla iletişime geçmenin, bir şeyler öğrenmenin aracı yine telefon. Ne için ve neden kullandığımız burada önem taşıyor. Eğer başkalarına iletişim için kullanıyorsak, hele hele bu iletişimin özünde bilgi adına fayda varsa gayet güzel bir durum. Bugün ilkokul çağındaki bir çocuğun bilgi dağarcığında, geçmişteki orta yaştaki bir adamın bilgileri varsa teknoloji elbette faydalı bir araç. Yok Facebook'ta bugün neler paylaşılmış deyip, iki üç saatimizi orada geçiriyorsak bunun ne faydası olacak?
    Hızlı şehirleşmeyle beraber teknolojide iletişimin kolaylaşması bu duruma yol açtı. Modern iletişim çağı bangır bangır geliyorum dedi ve geldi. Hoş geldi. De pek sefa getirmedi. Cep telefonuma gelen otamatik kandil mesajlarının hiç birine cevap yazmıyorum. Ama memleketten arayıp bir merhaba diyene de en içten karşılığını veriyorum. İnterneti ise bir şeyler öğrenmek ve paylaşmak için kullanıyorum. Bisikletforum'daki fazladan geçirdiğim saat hariç memnunum.
    ***
    Aman TurcuBaba like'ları falan boş ver de, siteni hep açık tut. Kervansaraylara her zamanda ihtiyaç var.