Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Taş devri diyeti,Karatay diyeti,Forks over knives vs...

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında Okan Örs tarafından paylaşıldı.

  1. Okan Örs

    Okan Örs Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    5 Şubat 2011
    Mesajlar:
    429
    Beğeniler:
    499
    Şehir:
    Ayvalık
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    Beslenme,sporcu beslenmesi,genel anlamda doğru beslenme, son zamanların en tartışılan konusu.
    Öncelikle 'diyet' sözcüğü hep yanlış anlaşılıyor. Zayıflamak için yenilmesi gerekenler olarak.Oysa ki anlamı sadece beslenme.
    Forumdaki bazı arkadaşların önerisiyle önce Ahmet Aydın'ın taş devri diyeti kitabını okudum.Milyonlarca yıllık insan evrimi süresince organlarımızın alışık olduğu beslenme zincirinin son yıllardaki 'endüstrileşme' adı altında nasıl bir ticarete dönüştüğü,doğal beslenmeyi temel alan bir diyet felsefesine dayanıyordu önerdikleri kabaca. Kolestrolün yararlı bir şey olduğu, kırmızı et,kuyruk yağı,yumurtanın bol bol tüketilebileceği,işlenmiş gıdalardan uzak durulması gerektiği gibi.Bunun yanında kesinlikle tüketilmesi önerilmeyen ya da sınırlandırılması gerekenler;Şeker ve un...
    Oldukça mantıklı geldi,her şeyin doğalını tüket,tabi ki bulabilirsen.
    Ardından Canan Karatay'ın Karatay diyeti kitabı.Ahmet aydın'ın söylemleriyle örtüşen,bir çok noktayı Taş devri diyeti kitabından referans alan bir kitap.
    Kahvaltılarda bulabilirseniz bir kaç yumurta(doğal bulabilirsen:),köy tereyağı vs vs.
    Ona da kanım ısınıverdi çarçabuk,mümkün olduğunca dikkat etmeye başladım.
    Veeeee bir belgesel çıktı karşıma.Forks over Knives.Bıçak yerine çatallar.İki amerikalı bilim adamı(sonra bir çinli de katılıyor onlara)uzun yıllar dünyanın farklı ülke ve ırklarındaki beslenme şekillerini istatiksel olarak inceliyorlar.Et ağırlıklı beslenen bölgeler,kalp hastalıklarının görülme oranları,uzun yıllara bölünmüş çalışmalar.
    Önerdikleri ise tamamen bitkisel kaynaklı bir diyet.Hayvan ve ürünlerinden kesinlikle uzak durulması gerektiği,hatta sütten bile!(osteoporozun, süt ürünleriyle oluştuğu bile öne sürülüyor.)Mümkün olduğunca vejeteryan bir diyet.
    Hadi bakalım,buyur burdan yak:)
    Başka başlık altında baya gergin tartışmalar olabiliyor forumda.Bunun ayrı olarak tartışılması gerektiğini düşündüm.Belgeselin linkini bir sakıncası olup olmadığını öğrenip ona göre vereyim.Ya da biraz araştırmayla bulabilirsiniz.
    Sonuç;kafam karıştı:)En iyisi dedim ki 'ne yersen ye sakın aşırıya kaçma. Doğal beslenmeye gayret et.
    Sizlerinde fikirlerini merak ediyorum.Özellikle belgeseli de seyredip düşüncelerinizi belirtirseniz sevinirim.
    Sağlıcakla kalın...
     
  2. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    İşin aslı düşük glisemik indeksli beslenmek. Vejeteryan beslenme de bunun bir parçası.
     
  3. Tolga Günsezer

    Tolga Günsezer Bisikletkolik

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    19 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.256
    Beğeniler:
    1.106
    Şehir:
    Manisa / Sarıgöl
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Belgeseli seyretmedim sadece kişisel tecrübelerime dayanarak yazacağım;
    Yıllarca Tıbbi Mümessillik yaptım, olmayan hastalıkları ya da daha yumuşak yazayım herkeste görülebilen rahatsızlıkları nasıl ölümcül sonuçlar yaratabilecek hastalıklar olarak lanse edip ilaç sattığımızı iyi bilirim. 15 yıl önce kimsenin bilmediği reflü hastalığı şimdi istisnasız 10 kişiden 8'inde var ve ilaç kullanıyor. evet reflü diye bir hastalık verdır ama görülme sıklığı bundan kat be kat azdır ve tedavisi ilerlememiş vakalarda ilaç değildir. Kollesterol, yüksek tansiyon, fıtık, çeşitli ağrı tedavileri vb hastalıklar global ilaç şirketlerinin abarttığı, ilaç satmak için insanların korkularını tetikledikleri stretejilerdir.

    Kilo kontrolü ve sağlıklı beslenme de aynı bu sistem gibi kişilerin korkularının üzerine oynandığı bir pazardır. Bu pazarda da aynı tekstilde olduğu gibi modalar vardır ve birinin söylediği bir süre moda olur sonra diğeri aksini söyler. Tüketim sistemi ancak böyle çalışabilir. Bu diyetler bazı insanda işe yarar bazısında yaramaz. Yaramayan için tam uygulamadın ya da egzersizleri yapmadın / bünyen böyle dersiniz olur biter.

    Sağlıklı beslenmenin tek formülü var bence:

    * Hiçbirşeyi abartma
    * Doğal olmayandan kaçın
    * Yediğin / yaktığın dengesine dikkat et.

    Sonuçta tüm diyetler yukarıda yazdığımı söylüyor fazla kasmaya gerek yok.
     
  4. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Ben tam bir senedir Karatay diyetini (beslenme şeklini demek daha doğru olur) uyguluyorum. Bu diyetin püf noktası düşük glisemik indeksli gıdalar. Daha anlaşılır yazarsam şekerli/şekersiz gıdalar. Fakat şekerli gıda dendiğinde yanlış anlaşılıyor. Şeker ağzımızda tatlı bir tat bıraktığı için sanki tatlı tadı olmayanlar şekerli gıda değilmiş gibi. Bu yüzden glisemik indeksi yüksek ve az gibi terim kullanmak daha anlaşılır olur. Unlu gıdalar da şekerli gıda sınıfına giriyor. Bunun en başında ekmek geliyor. Ekmeğin hiçbir türünü önermiyor ki ben son 5 yıldır tam unlu ekmek yiyordum. Ancak onu bırakınca kan yağlarım normale döndü. Az bile değil hiç ekmek ve unlu gıda tükememek lazım. Tek istisna lahmacun. Lahmacun mayasız hamurdan yapılırmış bu yüzden yemekte sakınca yokmuş. Bol bol yiyorum.

    Karatay diyeti ile birlikte spor da yapıyorum. Spor yapmadan hiçbir diyet tek başına yarar sağlamıyor. Spor yapıp, düşük glisemik endeksli beslenen herkes çok sağlıklı yaşayabilir.


    Şeker hakkında aşağıdaki yazılar çok açıklayıcı ve neden yenmemesi gerektiği rahat anlaşılıyor.

    http://www.kenandemirkol.net/meyvenin_de_fazlasi_alkol_kadar_zararli.html

    http://www.kenandemirkol.net/yayinlar.html
     
  5. Tolga Günsezer

    Tolga Günsezer Bisikletkolik

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    19 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.256
    Beğeniler:
    1.106
    Şehir:
    Manisa / Sarıgöl
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Sevgili muratcolakoglu;
    forumdaki 2 farklı konuda yazdıklarınızı dikkatle takip ediyorum. Evet bu beslenme şekli sizin için çok uygun ve yararlı olmuş olabilir. Fakat anlatım tarzınızda ciddi sıkıntılar olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden anlaşamıyoruz. Lahmacun heryerde mayasız hamurdan yapılmaz çoğu yerde mayalı pide hamuru hem pide hem de lahmacun için kullanılır. Ayrıca mayasız da olsa hamur undan yapılıyor bu da sizin "Az bile değil hiç ekmek ve unlu gıda tükememek lazım." yorumunuzla çelişiyor.
    Beyin sadece şeker ile beslenir. Siz hayatımızdan şekerli (karbonhidratda dahil) diyorsunuz, bu besinleri çıkardığımızda tüm sistem ve beyin nasıl sağlıklı çalışabilecek?
    Aldığımız düşük glisemik endeks aktif ve performanslı spor yapanlar için sıkıntı yaratmayacak mı? Pasif bir hayat yaşayan çok fazla beyin gücü harcamayan toplumdaki genel çoğunluk için önerdiğiniz sistem işe yarayabilir fakat herkese aynı elbiseyi nasıl uydurmayı düşünüyorsunuz.

    Bunları size karşı çıkmak amaçlı değil karşılıklı tartışabilelim diye yazıyorum.
     
  6. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Lahmacun için söylenen bu şekilde.

    Düşük glisemik indeksli karbonhidratlar var. Bunlara yavaş karbonhidrat da deniyor. Beyin için gerekli şekeri zaten vücut kendisi üretiyor. Beynin çalışması için dışardan şekere gerek yok. Ayrıca vücut ihtiyacı olan az miktardaki şekeri zaten düşük glisemik indeksli karbonhidratlardan sağlıyor. Verdiğim linkleri okumanız gerekir.

    Şeker alındığında aniden kana karışıp kan şekerini arttırıyor ve bu insana çok büyük bir enerji veriyor. Ama bu şeker çok zararlı. İsteyen yemeye devam tabiki edebilir.
     
  7. Tolga Günsezer

    Tolga Günsezer Bisikletkolik

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    19 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.256
    Beğeniler:
    1.106
    Şehir:
    Manisa / Sarıgöl
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Verdiğiniz linkleri zaten okudum. Fakat siz çok inançlı bir şekilde okuyorsunuz sanırım. Sadece bu fikri savunanları değil tüm fikirleri okuduğumda sizin söylemleriniz ve verdiğiniz linklerdeki bilgiler havada kalıyor ayakları yere basmıyor gibi.
    1700 lerde şeker tüketimi ve benzeri bilgileri yazmış ve o zaman yoktu şeker bu durumda ihtiyacımız da yok deniliyor. Peki 1700lerde ortalama yaşam süresi neydi. İnsanlar besinsizlikten (açlıktan değil eksik beslenmeden oluşan salgınlardan) ölmüyorlar mıydı?
    Ben pasta, şeker ile beslenin demiyorum ama tüm besinleri kıvamında kullanmanın zararı yok diyorum. Ayrıca kişinin ihtiyaçları konusunu ya atladınız ya da bilinçli olarak görmezden geliyorsunuz. Lahmacun için kim bu şekilde söylüyor? Lahmacun yediğiniz yerde lahmacun ve pide hamurları ayrı mı gördünüz mü? Ben size yaşadığınız şehirde rastgele gireceğimiz 10 salondan en az 8'inde aynı hamuru kullandıklarını gösterebilirim. Bunu da geçtim un yeme diyordunuzi lahmacun hamuru neyden yapılıyor?

    Son olarak bu tarz sansasyonel söylemlere ve akımlara lütfen itibar etmeyin.
     
  8. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Sansasyonel söylem olan nedir?
     
  9. Okan Örs

    Okan Örs Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    5 Şubat 2011
    Mesajlar:
    429
    Beğeniler:
    499
    Şehir:
    Ayvalık
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    Bu başlıkta amacım bakış açılarının ne kadar farklı olduğu ve bu konuda uzmanlaşmış kişilerin kendi aralarında da nasıl çeliştiklerinin görülmesi ve irdelenmesi.
    Bu arada benim de ilaç sektöründe 12 yıl dirsek çürütmüşlüğüm var ve bu söylemler beni de hiç şaşırtmıyor:)
    Sizlerden ricam vaktiniz olursa şu belgesele bir gözatıverin.
    size bir link atıyorum,ilk bir saatinden sonra takılıyordu ama belki de düzeltmişlerdir.

    http://ulumalar.blogspot.com/2012/06/forks-over-knives-izle.html

    Saygılar...
     
  10. H.ibrahim Erdemir

    H.ibrahim Erdemir Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2011
    Mesajlar:
    283
    Beğeniler:
    118
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Bende birşeyler paylaşmak istiyorum.

    Bir rahatsızlığımdan dolayı doktora gittim ve ilaç istedim. Verdiği ilacı 1 sene kadar kullandım ve tedavi sürecinde 98kg 'ye çıktım. Şaka gibiydi, 2 sene öncesine kadar 62kg olan ben, bir anda vahşileştim ve diyetisyen araştırmaya başladıma ama ilacın etkisindenhaberim yok. En sonunda doktorum söyledi, ilacın metobolizmayı yavaşlattığını. İlacı hemen bıraktım.

    Diyetisyenler bir liste veriyor ve listeye uyuyorsun, nekadar saçma.... hayatımız listeyle kontrol edilemez.
    Diyet kitaplarını araştırdım, herkes bir liste tarzında konuşuyor ama ben biran önce zayıflamak istiyorum.
    En sonunda araştırmalarım doğru yolu öğretti, zor oldu ama gerçekten güzel oldu. Diyet yoktur, sağlıklı beslenme, düzenli spor ve sağlıklı bir gelecek vardır.

    Buna istinaden yediklerime dikkat ederek, biraz protein ağırlıklı. Tuz, yağ ve şeker 'i minimum 'a çekerek 3 ayda 16 kg verdim, tabi hafta sonları sabah 5-6 gibi kalkıp eymir gölünde 12 'ye kadar pedalladım durdum. Şuan toplamda 20kg gitti ama inanılmaz iyiyim ve halen sağlıklı besleniyorum, artık kendi kilomdayım ve dahada kilo vermem.

    Diyet yoktur, saçmalıktır bence. Yada şöyle olmalıdır, diyetsiyenler değil doktorlar diyetisyenlikte yapmalıdır. Çünkü önce seni sağlık kontrolünden geçirir, sonra vereceği ilaçlara görede bir yemek programı yapar, aslında bu yapılıyor diye biliyorum. Diyetisyenler sadece daha detaylı program yapıyorlar ve bazen abartıyorlar.

    Kendi kişisel fikirlerimdir, hertürlü eleştiriye açığım. Saygılar
     
  11. Evren Uyanık

    Evren Uyanık Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Ekim 2012
    Mesajlar:
    293
    Beğeniler:
    275
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Ben de Karatay Diyeti'ni okudum ve sporla birlikte uygulayarak 6 ayda 82 kilodan 69 kiloya indim. O zamana kadar hiç diyet yapmışlığım yoktu. Bir dilim kepekli ekmek, bir kibrit kutusu kadar peynir, öğle yemeğinde bir elma tarzı diyetler bana uymazdı. Zaten önemli bir kilo problemim de hiç olmamıştı. Üniversitede 72 kiloydum, çalışmaya başlayınca bilgisayar mühendisi olmam ve masabaşı çalışmam nedeniyle kilom 80'i buldu, askere gittim, kısa dönem askerlikte 5 ayda 69'a indim, sonra 5-6 yılda tekrar 82'ye çıktım, Karatay Diyeti'ni okuyup uygulayınca tekrar 69'a indim.

    Bu kitap diyetten ziyade bir yaşam tarzını ifade ettiği ve diğer diyetlerden farklı olduğu için bana uygulaması çok kolay geldi. Zaten menemen, omlet, karışık yumurta, et, süt, peynir, yoğurt sevdiğim şeylerdi ve bunlardan rahat rahat yiyerek hiç zorlanmadan kilo verdim. Tatlıya özel bir merakım yoktur, tatlı yemeden yapamayan insanlar var, eşimin de bazen tatlı krizi tutuyor örneğin, illa da tatlı diye tutturuyor, bende öyle bir olay yok. Dolayısıyla şekeri ve tatlıyı kesmem kolay oldu. Kızartmaları gerek kalorileri yüksek gerekse ısındığında sıvı yağlar zararlı hale geldiği için kestim veya çok azalttım. Salata zeytinyağlı vb. gıdalarda yağı kesmedim. Et olarak her türlü eti yesem de tavuk göğüs yiyerek daha hızlı kilo verdiğimi farkettim.

    Yararı zararı konusuna gelince, bu konuda çok farklı söylemler var tabi, her diyetisyen başka konuşuyor, ancak ben kendimi çok iyi ve zinde hissediyorum. Bisiklet dışında evde kendi çapımda ağırlık da çalışıyorum. Eskiden 1 barfiks çekemezken şimdi 9 rahat çekiyorum, gençken 20 şınav çekerdim, bu diyete başlamadan önce 10 çekebiliyordum, şimdi 30 şınav çekebiliyorum. Mekik eskiden 20 çekerdim, şimdi 100 bulduğum oluyor. Ayrıca bu sadece 6 ayda kat ettiğim yol. Sporcu diyeti olarak da bu tarz diyeti çok faydalı buluyorum.

    Kan değerlerimde bir terslik var mıdır, karaciğerim zorlanıyor mudur, kolesterolüm yükselmiş midir diye merak ederek geçenlerde kan tahlili yaptırdım. Tüm değerlerim tamamen normal, minimum ve maksimumun tam ortasında normal değerlerde, sadece kolesterol üst sınırdan çok az yukarıda çıktı. Doktor önemli olmadığını, yumurtayı biraz azaltırsam düzeleceğini söyledi. Kahvaltıda 3-4 yumurta yediğim oluyor, haftalık ortalamaya vursam bile günde ortalama 2 yumurta yiyorumdur. Et her gün bir miktar yerim. Peynir yoğurt süt her gün yerim. Ayrıca ağırlık çalıştığımda whey protein tozu alırım düşük miktarda. Buna rağmen karaciğer değerlerimin tamamen normal çıkmasına çok sevindim. Kolesterole ise pek takmıyorum zira hem zindelik veya sağlık olarak hissettiğim herhangi bir rahatsızlık yok, hem de Karatay Diyeti'nde kolesterolün zararlı değil faydalı olduğu, vücut için gerekli olduğu, yumurta yemenin zararsız olduğu vb. yazılı. Buna karşı çıkan da var, kan tahlillerindeki ideal değerlerin kolesterol ilacı satmak için geçmişe göre düşürüldüğünü belirten de var. Ben yine her ihtimale karşı yumurtayı biraz azalttım, ama Karatay kolesterolden korkulmaması gerektiğini, bir okurunun şimdi hatırlamıyorum ama Suriye vb. bir yerde birkaç yıl boyunca sadece menemenle beslendiğini anlattığını ve tahlil sonuçlarını gösterdiğini hiçbir sorun olmadığını yazmış kitapta.

    Şeker ve karbonhidrata gelirsek. Basit şekerin kesinlikle gereksiz ve zararlı olduğuna inanıyorum ben de. Çaya bir kesme şeker atmaktan bir şey olmaz, zaten 10 kalori, ama şerbetli tatlılar veya yaş pasta vb. tatlılar çok yüksek oranda şeker bulundurup şeker dışında da faydalı sayılabilecek bir şey içermiyorlar. Karatay tatlı olarak tahin helvası öneriyor. İçeriğinde protein ve doğal yağlar bulunduğu için tatlı istediğim zaman 20-25 gram gibi çok az miktarda helvayı şekersiz çayla yediğimde beni kesiyor.

    Karatay diyetinde bana ters gelen, ekmeği, makarnayı, pilavı her şekilde yasaklaması. Bunlara basit şeker muamelesi yapılmış ama kompleks karbonhidrat olarak da değerlendirenler var bu gıdaları. Tamam şeker yemeyelim tatlı yemeyelim ama makarnayı her sporcu yer, vücuda da lazımdır. Örneğin Dukan diyetinde ilk evrelerde karbonhidratlar tamamen yasaklı olsa da ideal kiloya indikten sonra ekmek, makarna, pilav türü karbonhidratlara izin veriliyor. Bence izin verilmesi de lazım. Ben 69 kiloya indikten sonra, hatta 70-72 aralarına indikten sonra kasmayı bıraktım açıkçası. Kahvaltıda ekmeğimi de yedim, yemekte makarnamı da yedim, ketçapımı da sıktım, ve spora devam ettiğim için kilo vermeye devam ettim. Baştaki kadar hızlı olmasa da yavaş yavaş 69'a kadar indim. Artık bazal metabolizma + aktiviteler sonucu harcadığımı yediklerimle karşılaştırmak suretiyle tatlıya ve kızartmalara girmeden istediğimden istediğim kadar yiyorum diyebilirim, kilomu da muhafaza ediyorum.

    Bu arada ben iPhone için Kalorimetre programını kullanıyorum. Her gün her yediğimi içtiğimi programa giriyorum. Yaş, boy (1.78), kilo ve çalışma şartlarına bağlı olarak 2036 kalori bazal metabolizma gösteriyor bana. Bunun üzerine o gün çalıştığım ağırlığı ve sürdüğüm bisikleti ekliyorum. Yediğim herşeyi de yazarak yaktığımdan fazla yemeyecek şekilde kendimi frenliyorum. Alışınca bunu yapmak da hiç zor olmuyor. Belirttiğim gibi sadece tatlı ve kızartmaları kestiğimde, ki kesince ve alışınca vücut zaten aramıyor yani zorlanmıyorsunuz, bütün günü tok geçirmeme rağmen yaktığımdan daha azını aldığımı ve hala kilo verebildiğimi görüyorum. Bazen fazla da kilo vermeyeyim artık 69'da sabit kalayım diye doyduğum halde artı olarak bir şeyler yediğim bile oluyor.

    Konu açılınca biraz da kendi tecrübelerimden ve diyeti uygulama şeklinden bahsetmiş oldum, ama tekrar esas soruya gelirsek, ben Karatay-Dukan-Atkins vb. protein ağırlıklı diyetlerin, en azından kendi bünyeme ve test sonuçlarıma bakarak, bir zararı olduğuna inanmıyorum. Yine de elbette her kişi kendi vücut yapısını, alışkanlıklarını, sağlık durumunu değerlendirerek bir diyetisyen veya doktor gözetiminde, periyodik olarak da tahlillerini yaptırarak uygulamalıdır diyetlerini.

    Sebze ağırlıklı veya vejeteryan beslenmekte de bir terslik görmüyorum. Her ne kadar sebzeden alınamayan amoniasitler olduğu ve bu yüzden et de yenmesi gerektiğini okumuştum gibi hatırlasam da, baklagillerde de çok zengin protein içerikli gıdalar olduğu için illa et yemenin şart olduğuna inanmıyorum. Mercimek, nohut, fasulye vb. mümkün mertebe tüketmeye çalışıyorum. Et sindirimi zor olduğu ve daha uzun süre tokluk hissi verdiği için diyeti kolaylaştırıyor. Tavuk göğsü gibi bazı etlerde karbonhidrat ve yağ oranı çok düşük olduğu için de saf protein almak adına et yemek diyeti kolaylaştırabiliyor. Baklagillerde protein olsa da karbonhidrat oranı da yüksek zira. Ancak yine de kompleks karbonhidratlar olduğu için yediğini yaktığını hesaplayıp dikkat ettikten sonra hiç et yemeden de gayet güzel diyet yapılabilir.
     
    Okan Örs bunu beğendi.
  12. Cem Unden

    Cem Unden Onursal Üye

    Kayıt:
    12 Şubat 2010
    Mesajlar:
    3.461
    Beğeniler:
    5.523
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    İyi , güzel de sonuçta hepimiz ; beğenir veya beğenmezsiniz Türkiye toplumunun bir parçasıyız .

    Kim çoban salatasına ekmek bandırmayı sevmez , göçmen böreğine hayır diyebilir , misafirliğe gittiğiniz bir evde kuru fasulye , pilav , turşu , helva ikram edildiğinde "Ben yemem arkadaş , bunlar karbonhidrat " diyebilir , yazın dondurmalı kazandibi yemez , cenazenin sene - i devrisinde ikram edilen fıstıklı helvaya olmaz der ? Bunları hayır dediğinizde zaten ister istemez , çevrenizden koparsınız .

    Sonuçta Japon toplumunda yaşamıyoruz , soya sosu ile balık yapalım ; Amerikalılar gibi sabah kahvaltısını koyu kahve ve yulaf haşlaması yiyerek geçiştirelim . Kaç gün böyle yaşayacaksınız . Bir haşlama et yap , ertesi gün ızgara , üçüncü gün kıymalı yumurta ye . Ya Dördüncü gün ?

    Akşamları 1 kadeh şarap , sabahları McMuffin ile koyu kahve denemeleriniz , hergün protein yüklemesi yapmak (O kadar zengin misiniz bilemem?) ; eninde sonunda üzeri bol margarinli , reçelli bir dilim ekmek ve verdiğiniz kiloları geri almakla sonuçlanacaktır . Bundan emin olun ve bu tip ithal diyetlerle fazla vakit kaybetmeyin.

    Özet olarak alıştığımız kültürün beslenme alışkanlıkları üzerinde küçük oynamalar yaparak daha sağlıklı varyasyonlara ulaşmalı , bu şekilde kilo kontrolü yapmalıyız. Bunu da başaracak yine sizlersiniz . Ana çatıdan çok fazla ayrılmadan , bazı gıdaları azaltmak sizi mutlu edecektir. 2 dilim börek yerine 1 dilim yemek , yada o gün yediğiniz dondurmadan sonra ertesi gün yiyeceğiniz 1 porsiyon pilavı diyetten çıkarmak başarı sağlamınıza yetecektir
     
    tekkir bunu beğendi.
  13. Osman Selman

    Osman Selman Kıdemli Üye

    Kayıt:
    2 Eylül 2012
    Mesajlar:
    226
    Beğeniler:
    98
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ne amaçla beslendiğine bakar bence, formda kalmak istiyorsan yaktığın kalori kadar yemen en faydalı. düşük glisemik endeksli yiyecekler tüketebilirsin. belli oranda et ürünleri tüketebilirsin.

    Hamur işi ve beyazlardan kaçınabilirisn..
     
  14. Evren Uyanık

    Evren Uyanık Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Ekim 2012
    Mesajlar:
    293
    Beğeniler:
    275
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Evet belirttiğiniz alışkanlıklar Türkiye toplumunun bir parçası, ancak Türkiye toplumu da zaten bu yüzden kilolu. Sağlıklı ve formda olmak isteyenler bu alışkanlıkların bir parçası olmamayı tercih edebilirler. Gıda endüstrisindeki değişimlerin sonucunda dünya ile birlikte Türkiye de obezite yolunda ilerliyor. Öyle ki artık devlet bile bu konuda hassasiyet göstermeye başladı. Diyet olarak değil yaşam tarzı olarak bakıldığı sürece geçici olmayıp sürdürülebileceğine inanıyorum ben. İnsanların bilgilenmesi, bilinçlenmesi ve alışkanlıklarından vazgeçmesi adına da bu tür kitapları çok faydalı buluyorum.
     
  15. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Alıntı:

    "British Medical Journal’da yeni yayınlanan bir makalede “Şeker tütün kadar tehlikeli, zarar verici ve bağımlılık yapıcı olduğu için uyuşturucu sınıfına sokulmalıdır” diyor. "
     
  16. Cem Unden

    Cem Unden Onursal Üye

    Kayıt:
    12 Şubat 2010
    Mesajlar:
    3.461
    Beğeniler:
    5.523
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Şu makalenin tam adresini verir misin .
     
  17. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
  18. Edip Dinçer

    Edip Dinçer HTFU!

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    5.926
    Beğeniler:
    5.332
    Şehir:
    Sarıyer, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
  19. Evren Uyanık

    Evren Uyanık Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Ekim 2012
    Mesajlar:
    293
    Beğeniler:
    275
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Karatay Diyeti'nde anlatılanlar bir yerde şeker hastalarının uymak zorunda olduğu kurallar gibi. Böyle bir hastalığınız olmadan bu kurallara uyduğunuzda hem sağlıklı ve formda oluyorsunuz, hem de gelecekte şeker hastalığına yakalanma riskiniz düşüyor veya kayboluyor.

    Şeker de biraz alkol gibi. Her gün alkol alan birinin her gün alkol isteyeceği gibi, her gün tatlı yiyen biri de her gün tatlı isteyebiliyor. Alkolü bırakmak veya azaltmak ilk etapta nasıl zorsa, şeker ve tatlı da biraz öyle. Kitapta sürekli bir insülin direncinden bahsediliyor. Fazla ve düzenli şeker aldığınızda vücut da sürekli yüksek miktarda insülin salgılar hale geliyor, hücreler de zamanla buna karşı direnç geliştiriyor ve kan şekerini dengelemek için gitgide daha da fazla insülin salgılanması gerekiyor. Şeker alımını kestiğinizde ilk zamanlarda eksikliğini çok hissetseniz, canınız hep tatlı istese veya sürekli karnınız acıksa da, günler geçtikçe hücrelerdeki insülin direnci kırılıyor ve vücudun salgıladığı insülinin azalmasıyla birlikte tatlı isteğiniz ve açlık hissiniz de azalmaya başlıyor.

    Kişiden kişiye değişen etkenler de olmalı tabi. Tatlıyı herkes sever ama kimisi için vazgeçilmezdir, kimisi için daha arka planda gelir. Şeker hastalığına genetik yatkınlığı olan kişilerin tatlı ve şeker alımını azaltmaları veya kesmeleri daha zor olmalı. Yine de durum ortada, şekeri çok alanların vücudu çok yağlanıyor, ilerleyen yaşlarda şeker hastası olma ihtimalleri artıyor. Yanlış hatırlamıyorsam kitapta Karatay Diyeti'ni uygulayan şeker hastalarının, kullandıkları ilaçların dozlarını belirgin şekilde düşürebilecekleri ve hatta bırakabilecekleri kadar gelişme kaydedebildikleri yazıyordu.
     
  20. Kkazim

    Kkazim Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    10 Mart 2008
    Mesajlar:
    783
    Beğeniler:
    649
    Şehir:
    Bolu
    Seviye:
    Karatay diyeti insanlara uymayabilir ama sağlıksız olduğu yönündeki söylemlere katılmıyorum, neticede şeker hastalarının beslenmesine yakın bir beslenme şekli. Eğer sağlıksız olsaydı şeker hastaları o şekilde beslenmezdi diye düşünüyorum. Kadının söylediği tek şey kan şekerini ani yükseltecek gıdalardan uzak durulması gerektiği. Kişiye uyar ya da uymaz orası ayrı mesele ama sağlıksız demek için somut şeyler ortaya koymak lazım.
     
    Yusuf Ziya Özen bunu beğendi.