Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

SÜT....İnsan bünyesine uygun değilmiş...

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında Önder Özdoğan tarafından paylaşıldı.

  1. Önder Özdoğan

    Önder Özdoğan Onursal Üye

    Kayıt:
    25 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    2.329
    Beğeniler:
    1.290
    Seviye:
    ''Süt sağlığa zararlıdır ve hastalıklara sebep olabilir''

    Hadi bakalım! Süt hakkındaki bütün düşünceleriniz tepetaklak mı oldu?
    Hadi bakalım! Tam da kızınıza "süt iç yavrum!" diye mi seslenmiştiniz? Veya tam da elinizde bol sütlü bir neskafe mi vardı? O zaman yazıyı dikkatle okumanızı tavsiye ediyorum...

    İddia şu: Yetişkinlerin vücudu sütü sindirmeye uygun değildir. Bu ne demek? Şu demek: Erişkin yaşta süt, sindirim sistemini bozar. Neden? Çünkü çocuklarda olan fermentler ve enzimler (laktoz, kazein, vs.) yetişkinlerde yeterli miktarlarda yoktur. Bu durumda ne olur? Vücutta gaz birikimi ve yumuşak gaitaya (büyük abdest), karın ağrılarına, şeker hastalığına, kalp ve damar hastalıklarına ve hatta yaşlı kadınlarda şimdiye kadar bilindiğinin aksine kemik erimelerine sebep olur. Süt içende vücutta zararlı fermantasyonlar ve oksidasyonlar (zararlı kimya sal reaksiyonlar) oluşur. Bu de ne demektir? Serbest radikaller demek. Peki serbest radikal ne demek? Çabuk yaşlanma demek! Yani süt bir yaşlanma nedeni.

    (Kaynak: Robert Cohen "MILK: The Deadly Poison. Argus Publishing)

    Süt alerji nedenidir

    Sürekli gazdan, yorgunluktan veya baş ağrısından mı şikayetçisiniz? Veya depresif misiniz? Belki de nedeni süt alerjisidir. İnsanlar farkında değil ama süt alerjisi en fazla görülen alerji tiplerinden. Belirtileri hafif bir mide-barsak şikayeti ya da gaz birikimi olabileceği gibi, astıma kadar varan solunum sistemi şikayetleri de olabilir. Egzama ve ciltte kızarıklıklar, uzun süren burun akıntıları ve sinüzit iltihapları, ağız ve burun içinde kapanmayan yaralar, migren ve migrene benzer baş ağrıları, eklem ağrıları ve hatta DEPRESYONLAR süte ve süt mamullerine karşı reaksiyonlar olarak sayılıyor. Süt içenlerin yorgunluk hissetmeleri laktatların bağışıklık sisteminin düzenini bozmalarından kaynaklanır. Peynir ve yoğurtta laktat fermente olduğundan (parçalandığından) süt gibi zararlı değildirler.

    Kemik erimesi (osteoporoz) ve süt:

    Süt tüketimi kemik erimesi için bir tedavi olarak doktorlar tarafından tavsiye ediliyor ama gerçeğin tümüyle farklı olduğu söyleniyor. En son görüşlere göre ağızdan kireç (kalsiyum) alımı ile kemik erimesi önlenemez. Kirecin vücuda girişi değil vücut tarafından alınımı önemli. Bunu da mümkün kılan ve hızlandıran Calcitonin ve Provitamin D denen hormonlar. Kilolarla kireç yesek belki zehirleniriz, böbreklerimizde taşlar oluşur, kalbimiz düzensiz atar ama kemiklerimizde fazla bir düzelme olmaz. Günlük gıdalarımızla sebze ve meyvelerden aldığımız kalsiyum yeterlidir. (Brokoli mesela) Esas olan kirecin vücuda girmesini sağlayan hormonlardır. Düzenli beslenmenin yanı sıra kemiklerdeki kan dolaşımını arttırıcı spor ve masajlar daha faydalıdır. Harvard Üniversitesinde 75.000 kadın hastada 12 sene süre ile yapılan bir araştırmada (Feskanich D, Willet C, Stampfer MJ, Golditz GA. " Milk, dietary calcium and bone fractures in women; a 12 year prospective study ". American Journal of Public Health) kemik kırıklarında ve kemik erimesinde bir azalma görülmemiş. Hatta fazla kalsiyum alanlarda daha fazla kemik kırıkları meydana geldiği gözlenmiş. Tıpta ki en son görüş şu: Sodyumlu gıdaları (sofra tuzu, gazozlu içecekler ve bazı maden suları, sucuk-sosis gibi konserve et ve diğer konserve gıdalar) ve et mamullerini azaltırsanız, bol sebze, yoğurt, peynir ve meyve yer iseniz, günlük kalsiyum ihtiyacınızı salata ve taze yeşil sebzelerden, meyve ve sebze sularından elde ederseniz kemikleriniz erimeyecek ve kırılmayacaktır.

    Kalp-damar hastalıkları ve süt:

    Süt kalp krizlerini ve damar sertliği riskini arttırdığı da iddia ediliyor. Neden? Çünkü süt ve süt mamulleri (tereyağı, peynir ve yoğurt) yüksek miktarda kolesterol ve yağ içerirler. Bu da damarların kireçlenmesine ve kalp hastalıklarına yol açar. Süt, çok fazla miktarlarda içilirse kanser riskini de arttırdığı söyleniyor. İçerdiği ettiği çok kuvvetli proteinler nedeni ile meme, bağırsak ve prostat kanseriyle ilişkili bulunuyor. Meme ve prostat kanseri hastalarının kanında yüksek dozda bir büyüme hormonu olan (IGF-1) çok fazla olarak mevcuttur. Bu hormon aynı zamanda sütte de çok fazla miktarlarda mevcuttur. (Daha çok süt versin diye ineğe verilen rBGH hormonu yüzünden. Avrupa'da yasak, Türkiye'deki durumu bilmiyorum) Bazı doktorlar bu büyüme hormonun kansere zemin hazırlayabileceğini öne sürüyor. Çok süt içenlerin de kanında bu hormona fazlaca rastlanmakta.

    MS, kireçlenme,aizheimer

    Multiple Skleroz (MS) nedenlerinden biri olarak alınan yüksek proteinler, dolayısıyla inek sütü düşünülmekte. Sütte bulunan aşırı D vitamini kirecin hücre dışı yerleşmesini hızlandırıp vücutta kireçlenmelere sebep olduğu da biliniyor. D vitamini ayrıca vücutta alüminyum birikmesine dolayısıyla Alzheimer hastalığına neden olmakta.

    Peynir ve yoğurtta fermantasyon vücut dışında olduğu için fazla bir zarar söz konusu değil çünkü laktatiar artık parçalanmıştır ama yine de yüksek protein ve yağların fazla tüketimini sağlığa pek o kadar yararlı değil. Tavsiye edilen yağ miktarı % 30'u geçmeyen peynir ve % 3,5'i geçmeyen yoğurtları fazla olmamak kaydı ile tüketmek. Ayrıca piyasaya yeni çıkmaya başlayan laktozsuz sütler de bir yere kadar çare olabilir. "

    Yazı: Vatan gazetesi....

    yaww biz bu sütü yıllardan beri içiyoruzda bişicik olmadı... :rolleyes:
    bundan sonrada bir sey olacağını sanmıyorumm. :eek:

    sağlık denen bır yaşam tarzı süt yaww hayret ettim okurkenn.. :eek:
    pek inandırıcı gelmedii ama paylaşmak istedımm :in:

    saygılar....
     
    ymgirgic bunu beğendi.
  2. ymgirgic

    ymgirgic Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Ocak 2006
    Mesajlar:
    101
    Beğeniler:
    126
    Şehir:
    Konya civarı...
    Seviye:
     
  3. bikergrrl

    bikergrrl Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.106
    Beğeniler:
    798
    Seviye:
    aslinda sorunuzun cevabi sutun yerini hicbirsey tutmaz. bu dogada saf olarak bulunan bircok besin maddesi icin gecerli.

    ama hersey gibi buna da bilincli yaklasmak lazim.

    sutun icerisindeki kalsiyum genc bunyelere yeterli gelebiliyor. Ancak ilerleyen yaslarda bunu kalsiyumu disaridan alarak takviye etmeniz gerekebiliyor. Yani ben sut iciyorum kemiklerim hayat boyu saglam olacak diye birsey yok, ama sut ve sut urunlerini yuksek oranda tuketen toplumlardaki kemik yapisinin daha az ureten toplumlara oranla daha saglam oldugu da yadsinamaz.

    Sut bir dogal antioksidant. Sutden yapilan yogurt da mide cidarlarini sivadigi icin mide problemlerinde hatta ciddi olmayan gida zehirlenmelerinde birebir.

    ancak ilerleyen yaslarda bu urunlerin icerisindeki yag oranina dikkat etmek gerekiyor. malum, kolesterol ;)

    Tamam sut iyi guzel. Peki sutu herkes icmeli mi? Hayir. Bazi bunyeler sut ve sut urunlerine ciddi tepkiler verebiliyor. Onder senin saydigin depresyon, gaz, mide kramplari bunlardan bazilari. Bir cesit allerji evet. Ve butun allerjilerde oldugu gibi anlamsiz, sebepsiz yere bunye aslinda kendine zararli olmayan bir etkiye sanki zararliymis gibi tepki veriyor.

    Sut ve sut urunlerinin icerisinde bir cok aktif bakteriler var. Ve asil bizim vucudumuza yarar saglayanlar onlar. Ama maalesef pastorizasyon asamasinda bir cogu kayboluyor. Bir donem pastorize edilmemis yogurt ariyordum deli gibi de bulana kadar gobegim catlamisti :D yani bildigimiz tulbent altindan satilan koy yogurdu. Cunku birtek bu yogurdun icerisinde acidopholus dedigimiz vucuttaki belirli enfeksiyonlari tamir eden kulturler var. Ama maalesef pastorizasyon sirasinda bunlar ölüyor. Asil mideyi tamir eden, gida zehirlenmesi sonra yenmesinin onerilebilecegi (tabii zehirlenme ciddi boyutlarda degilse) yogurtlar iste bu pastorize edilmemis yogurtlar.

    Gelelim kalsiyumun yararlarina ;) kalsiyum gunesdeki D vitamini ile birlesmedigi surece vucuda gerektigi kadar yarar saglayamiyor. Dolayisiyla kalsiyum dopingi yapanlarin mumkun oldugu kadar dis mekanlarda, gunes isigina ulasabilecekleri acik alanlarda egzersiz yapmalari, yurumeleri calismalari en dogrusu.

    ozetle sunu soyliyeyim, bizi yogurt ya da sut degil, tam tersine ic mekanlara bagimli hayat tarzimiz, bilincsiz beslenme (bunun icerisinde hormonlu gidalar buyuk rol oynuyor kanimca) duzensiz beslenme, ve kisisel tercihlerimiz yaslandiriyor. :in: