Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Serbest Dalış Sekop (Sığ Su Bayılması)

Konu, 'Outdoor' kısmında Asmirk tarafından paylaşıldı.

  1. Asmirk

    Asmirk Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    499
    Beğeniler:
    1.233
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Arkadaşlar zıpkınla aletsiz dalış yapan arkadaşlarımızın dikkat etmesi gereken bir konu bu, bisiklet dışında severek yaptığım bir spordur. Onun için bu önemli konuda arkadaşlarımı bilgilendirmek istedim. Kaynağı zipkinci.com dur.Eğer dikkat edilmez ise sonuçları ölüm olabiliyor.Lütfen Dikkar Edelim.

    Sığ su bayılması genellikle yüzeye çıkışta son 15 ft’te (5 m.) de görülür. Oksijen açlığı çeken akciğerler yüzeye yaklaştıkça daha da hızlı genişleyerek bir anlamda oksijen vakumu yaratır. Bunun sonucunda kanda az miktarda kalan oksijen akciğerlere çok hızlı transferiyle kanda çok ani bir oksijen yetersizliği doğar. Merkez sinir sistemi (MSS) ise bu durumda acil durum protokolüyle oksijen tüketimini minimize etmek için dalgıcın bilincini kaybettiği an kritik nokta kabul edilir. Kritik andan itibaren iki olasılık vardır. Bunlardan birincisi dalgıcın bayıldıktan sonra nefes almaya çalışması ve bunun sonucunda boğulmasıdır. Bu zayıf bir ihtimaldir; çünkü dalgıç dalış sırasında nefes tuttuğundan bayıldıktan sonra MSS’in nefes alma impuls’ı gönderme ihtimali zayıftır. Bu aşamada genellikle yanlış bilinen bir olguyu düzeltmekte yarar vardır. Herhangi bir sıvıyla boğulma durumlarında akciğerlere o sıvının dolması iki aşamada olanaksızdır. Solunum yollarına giren ilk sıvıyla buradaki kaslar kasılır ve daha fazla sıvı girmesini önler. Dalgıcın veya başka bir kazazedenin akciğerlerine ancak ölümünden belli bir süre sonra (5-30 dak.) su dolabilir. Bunun sebebiyse ölümden belli bir süre sonra bu kasların gevşemesi ve sıvıyı daha fazla engelleyememesidir. Konumuza yeniden dönersek kritik noktadan itibaren olabilecek ikinci olasılık dalgıcın hiç nefes almamasıdır ki bu dalgıcın kurtulması olasılığını artırır. Sığ su bayılmalarında (kendimin de şahit olduğu gibi ) dalgıcın bayıldığı andan itibaren nefes almaması çok yüksek bir olasılıktır.

    Sığ su bayılmasının ölümcül sonuçlarla sonuçlanmasının sebebi çok ani ve hızlı gelişmesidir. Dalgıç daha ne olduğunu anlamadan ani bir baş dönmesinin ardından (1-2 saniye) bilincini kaybeder. Bilinçsiz serbest dalıcıların dibe daha rahat inebilmek için fazla ağırlık almaları sonucu bu kişiler sığ su bayılmasıyla karşılaştıklarında bayılmanın ardından palet vuramadıklarından negatif yüzerlilikleri sayesinde dibe batar ve kendi sonlarını hazırlar. Bu sebeple serbest dalış sırasında SCUBA dalışta kullanılan ağırlığın maksimum %40’ı kullanılmalıdır. Bu oran sayesinde sığ su bayılmasının görülme olasılığının en yüksek olduğu son metrelerde dalgıç ekstra pozitif olacağından, bayılma durumunda yine de yüzeye ulaşabilecektir.

    Sığ su bayılması (SSB) görülen dağlıçların %85’inin dalıştan önce hipervantilasyon yaptığı belirlenmiştir. Hipervantilasyon kandaki CO2 miktarını azaltarak dip zamanını artırmak amacıyla serbest dalgıçlarca sıkça başvurulan yöntemlerdir. Hipervantilasyon aslında bugün dünya rekortmenlerinin derecelerine ulaşmalarındaki önemli sırlardan biridir. Fakat bu özel insanların metabolizması yılar süren hipervantilasyon antrenmanlarıyla bu fenomene adapte olmuştur. Unutulmamalıdır ki Pelizzari, Genoni ve Pipin gibi ileri düzey serbest dalgıçların olsijen-karbondioksit sistemlerinde çok önemli modifikasyonlar görülmüştür. Örneğin, 1987’de Pipin üzerinde yapılan araştırma da Pipin’in bacak kaslarındaki myoglabin (kaslarda oksijen depolayan protein) konsantrasyonun, dalıcı memeliler dünyasının önemli şampiyonlarından imparator pengueninin 6 aylık bir yavrusu düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu değer normal bir insanın yaklaşık 18 katıdır.

    Hipervantilasyonun esas tehlikesi ortalama serbest dalgıçlar içindir. Aşağıda hipervantilasyon olgusunu daha ayrıntılı inceleyeceğiz. Hipervantilasyon: Belli bir zaman diliminde gereğinden daha hızlı veya daha derin ve hatta hem derin hem de hızlı nefes almaya hipervantilasyon denir. Bu durumda vücutta daha fazla oksijen depolanamaz. Oksijen kısmi basıncı (1 atm’de) vücutta en fazla 105 mmHg’ya yükselebilir ki bu değere genellikle 2 derin nefes sonucunda ulaşılır. Hipervantilasyonun, serbest dalgıçların kullandığı inanılmaz etkisi kandaki karbondioksit kısmi basıncınadır. Derin ve hızlı solumanın ardından kandaki karbondioksit miktarında önemli düşüşler görülür. Karbondioksit dengesi vücut tampon çözelti sayesinde ayakta tutar.

    Serbest dalışa yeni başlayanlar önceleri CO2 seviyesine çok duyarlı olurlar. 15 saniye dahi bu dalgıçların kendilerini rahatsız hissetmelerine yani MSS’nin nefes alma istemi yaratmasına yeterlidir. Eğitimli serbest dalgıçlar ise uyguladıkları doğru hipervantilasyon ve adapte olmuş metabolizmaları sayesinde bir anlamda MSS’in solunum merkezini kandırarak inanılmaz dip zamanlarına ulaşabilirler. Bir araştırmada, Pelizzari’nin saf oksijen hipervantilasyonu sonucunda tam 1.5 saat (yanlış okumadınız) nefes tutabileceği hesaplanmıştır.

    Hipervantilasyonun temel tehlikesi, dalış öncesi CO2 seviyesinin çok düşük olması nedeniyle CO2’nin nefes alma istemi yaratacak oranlar çok geç ulaşması ve ulaştığı zaman ise beklide oksijen miktarının tehlikeli sınırlara ulaşmış olmasıdır. Oksijen seviyesi dipte hipoksia yaratacak düzeylere kadar düşmez. Bunun sebebi 60 mmHg altındaki oksijen kısmi basınçlarında kandaki CO2 seviyesi ne olursa olsun oksijen mekanizmasının devreye girmesi ve dalgıcın nefes alma istemi duyarak çıkışa geçmesidir. Fakat yüzeye yaklaştıkça zaten sınır değerlere yakın olan oksijen kısmi basıncı iyice düşer ve buna ek olarak akciğerlerdeki oksijen azlığını fiziksel gaz kanunları sonucunda dokular ve kan karşılamak zorunda kalır. Kanda kalan az miktardaki oksijende akciğerlere difüze olur ve bir anda vücutta hipoksia oluşur ve dalgıç bilincini yitirir. Yukarıdan anlaşılabileceği gibi sığ su bayılmasının görüldüğü durumlarda dalgıcın yukarı çıkma istemini hem CO2 hem de O2 yaratabilir. Fakat istemi hangi gazın yarattığı sonucu dağiştirmez;dalgıç yüzeye yaklaştıkça özellikle son 15 ft’te oksijensizliğe bağlı olarak bilincini yitirir.

    Serbest dalışa yeni başlayanların sığ su bayılmasından korunmalarının en önemli yolu hipervantilasyondan uzak durmaktır. Zamanla serbest dalış yeteneği ve tecrübesi arttıkça dalgıç vücudunu tanıyacak ve tehlike yaratmadan hafif hipervantilasyon yapabilecektir

    [​IMG]

    Arkadaşlar bu sporu yapan arkadaşlarımız varsa lütfen bu konuya önem versinler. Sağlığımızdan önemli bir şey yok bunu sanıyorum hepimiz biliyoruz. Dalışlarımızı aralıklı yapalım.

    Saygılarımla..
     
  2. hakano

    hakano Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    358
    Beğeniler:
    318
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    Cok degerli bilgiler iceren bu yaziyi okurken, yillar once Datca Kurucabuk'te sahilden 400 metre aciktaki kucuk bir kayaligin arkasina yaptigim nefesli dalis geldi aklima. Apnea dalisina merakli olanlar bilir, surekli sinirlarinizi zorlamak istersiniz. O gun 20+'yi hedefliyordum. Hiperventilasyondan sonra, dalisa gectim. Dibi buldugumda, kolumdaki Casio DEP-600 18.7 gibi bir derinlik gosteriyordu. Saatin uc saniyede bir guncelleme yaptigini bildigim icin, 20+ kayda gecsin diye, uc saniye bekledim. O gun, tek basina dalmanin disinda yaptigim ikinci buyuk hataydi bu (veya ucuncusuydu cunku bir de dalis sirasinda esitleme yaparken maskeden onemli miktarda hava kacirma aliskanligim oldugunu cok sonralar farkettim). Yukari baktigimda, nefessiz kaldigimi, cigerlerimin buyuk baski altinda oldugunu ve yuzeyin umutsuz bicimde uzakta kaldigini farkettim. Cikisa gectigimde, en kotu ihtimalle kemeri birakirim diye dusundum. Yaklasik 13-14 metre cok zor gecti. Son yedi metrede, ilik su hissiyle beraber cigerlerimin uzerindeki agir baskinin hafifledigini ve elimi kemerin kopcasindan cektigimi hatirliyorum. Dalisi bitirdigimde iyi bir sey yapmadigimi hissediyordum ama daha sonralari, sig su bayilmalari ile ilgili literature asina olunca ne tur bir tehlike atlattigimi daha iyi anladim. O gunden sonra da sinirlari zorlarken hic tek basina dalmadim.
     
    Asmirk bunu beğendi.
  3. Aydın

    Aydın Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    10 Nisan 2006
    Mesajlar:
    660
    Beğeniler:
    990
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Profesyonel bir tavsiye,

    Derin dalışlarınızın çıkışının son metrelerinde (~5 metre) ıkınarak çıkışınızı yapın. Damar içi basıncı artacağından dış basınç değişikliği ile oksijen dokularda vakum etkisi yaratmaz ve beyne yeterli miktarda oksijen gider.
     
    Volkan Bilirli, Asmirk ve hakano bunu beğendi.
  4. Asmirk

    Asmirk Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    499
    Beğeniler:
    1.233
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Çok Geçmiş olsun bunun için dalışlarda genelliler tek dalmamak lazım. Lakin zipkınla dalarkende öte yandan yan yana dalmakta bi o kadar tehlike biliyoruz. Böyle durumlar için kendimize fazla güvenmemeliyiz, zaten yazıda da yazdığı gibi belli bir süre sonra sahte cesaret geliyor insana işte o anda dur demeyi bilmeliyiz. Bu sorun yüzünden bir çok kişi hayatını kaybetti. Apnea süresinde de genelde ben çok derinlerde antreman yapmıyorum 7-8 m lerde yaklaşı 10 - 15 snlik denemeler kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Eğer uzun süre dalmadıysam (kışın mesela) yazları bayağı bir idmanı böyle yapıyorum. Her dalışım arasında en az 1 dk ya da fiziki durumuma göre daha fazla nefeslenip dinleniyorum.Üst üste dalma durumunda böyle bir durumla karşılaşabiliriz.Bırakın kaçan balık büyük olsun :) canımızdan kıymetli değil. Dediğim gibi insana çok zevk veren bir spor ama tehlikesi çok yüksek Extreme sporlar katogorisinde zaten. Onun için önce bilinçli bir dalış yapıp güvenliği,elden bırakmamalıyız.

    Saygılarımla.
     
  5. Özgür Nevres

    Özgür Nevres Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    18 Haziran 2007
    Mesajlar:
    694
    Beğeniler:
    1.372
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Sanırım başlıkta bir harf eksik olmuş, Sekop değil Senkop olacak.
    Senkop genel olarak tıp literatüründe her türlü bayılmaya verilen addır. Burada bahsi geçen sığ su bayılması, uluslararası literatürde "Shallow Water Blackout" ya da kısaca SWB olarak geçer.
     
    Asmirk bunu beğendi.
  6. Asmirk

    Asmirk Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    499
    Beğeniler:
    1.233
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Uyarı için teşekkür ederim Ben yalnış yazmışım :) Herhalde hızlı yazmaktan kaynaklanıyor ;) bir kaç yazım hatam daha var af olaa

    Saygılarımla
     
    Özgür Nevres bunu beğendi.
  7. Aydın

    Aydın Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    10 Nisan 2006
    Mesajlar:
    660
    Beğeniler:
    990
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Bu arada eğer bu işi profesyonel olarak yapmayı düşünüyorsanız ve aşağı yukarı limitlerinizi belirlemek istiyorsanız spirometre testi yaptırın. Ciğer fonksiyonları ve kapasitesini ölçen bir testtir. Benim iki gün önceki test sonucu 7,3 litre çıktı. Allah bereket versin :)
     
    Asmirk bunu beğendi.