Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Selam dünyalı

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Ercan Saygılı tarafından paylaşıldı.

  1. Ercan Saygılı

    Ercan Saygılı Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Haziran 2009
    Mesajlar:
    517
    Beğeniler:
    794
    Şehir:
    Bursa-
    Seviye:
    Dünya dönerken, belki birgün ..?.. diye dünyaya gönderildim, sabaha karşı güneşle doğuşum bundan olmalı.. Ben geceyi severim aslında, karanlığını, yıldızları severim, ayın ışığını, yansımalarını severim..

    Büyüyünce ne olacağımı bilmezdim aslında.Büyüdüm mü onuda henüz bilmiyorum,ama ne istediğimi biliyorum en azından, bu büyümek değilmi ?

    Hayatta hep insanları ilgilendiren, onlara yardımcı olacak bir iş yapmak istedim, belki doktorluk, belki başka birşey, ee ne de olsa tasarımcıyım,hergün dünya tarihini kurtarıcak fikirlerle doluyum..

    İnsanları hep tanımaya çalıştım, gözlemledim, sessizce izledim,anlamaya çalıştım, kitaplar okudum, insan psikolojileri, davranış bilimleri, bir soruya karşı verilebilecek cevapları önceden bulmaya çalıştım, bu zor ama karmaşık oyunu sevdim, oynadım.. yoruldum..

    Hayat herkesi tanımaya zaman ayıramayacak kısa olduğunu gördüm..insanları anlamaya çalışmanın verdiği yorgunluğu bırakıp, beni anlayabilen, algılayabilen insanlarla olmanın zevkine bıraktım zamanı..

    zamanla sözlere inanmadım.. gözlere inandım.. Sevmenin sözle değil, gösterilerek olduğunu anladım, kolay seviyorum diyenin kolayca unutulabileceğini gördüm..

    geçmişi geçmişe, yarını yarına bırakıp, bugünü ertelemeden bugünde yaşamanın tadına vardım..

    Daha az umursadım, Daha çok güldüm, neredeyse büyüdükçe az üzüldüm..

    Ne olacağımı zamana bıraktım, sürprizleri çok sevdim, büyümeyi, büyüdükçe değişmeyi, kendimle zaman geçirmeyi sevdim..

    müziğe daha çok zaman ayırmayı, insan isterse bir ruh halinden başka bir ruh haline geçebileceğini farkettim..

    Kendimi tanıdıkça sevdim.. Sevmediğim şeyleri değiştirdim..

    Büyüdükçe kendime güvendim.. En az bir kez denedim.. Başarmasam bile denediğim için sevindim..

    işimi sevdim, bu dünyaya yeni birşeyler vermenin heyecanını yaşadım.. Bindiğiniz arabalarda benım parçalarımı eskittiniz onlarla rahat kavustunuz güvende hissettiniz. Bundan zevk aldım.. Bu beni canlı kılıyor .. nefes almak için heyecanlanmamı sağlıyor..


    Çalışmalarımı paylaşmaya devam edeceğim..

    Ben her gece aynı şeyi söylüyorum kendime: bu gece erken yatacağım ! : )

    ama siz canınız ne zaman isterse o zaman uyuyun, zaman akıp giderken bizim istediklerimizden önemli daha ne varki..
     
  2. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.443
    Beğeniler:
    40.839
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    koskoca evrenin o muazzam büyüklüğü karşısında biz ne yiz ki
    ömrümüz 70-80 saniye o koca evrende hubble teleskobunun çektiği resimlere bakıyorum 20 milyar yıl öncesine bakıyoruz bizden en uzak galaksileri görüyoruz içinde yaşadığımız devasa büyüklükteki galaksiye samanyolu demişiz ve bu kendi galasimizin bir ucundan diğer ucuna 100.000 ışık yılında gidilir galaksimiz içinde herşey dönerek dönüyor güneşler gezegenler güneş sistemimiz dönerek dönüyor
    bu nasıl bir dengedirki dünya kendi ekseni etrafında dönerek dönüyor ve güneşte kendi ekseni etrafında dönerek dönüyor
    astronomlar harıl harıl çalışıyor hubble teleskobun gönderdiği resimler inceleniyor uydular yakın gezegenlere daha önce gönderildi venüs mars jüpiter incelemelere tabi tutuldu bir yandan seviniyorum
    her yeni bir bulgu kozmozdan geldiğinde
    evet öğrenek bilerek büyüyoruz biz insanoğlu öğrenmedem bilmeden hiç bir konuda konuşamayız
    dünya tarihinin son 2000 yıllık tarihine bakıyorum ve şunu görüyorum hep savaş çatışma nedenini araştırıyorum iş geliyor insan beyninin davranışlarına
    nedir bu insan beyni etten bir şeymi
    hayır o bizim içimizde düşünüyor ve bizi yönlendiriyor biz beynimizi kontrol etme yetisine sahipmiyiz ????????
    duygulara sahibiz
    kıskançlık
    ihtiras
    kendini büyük görme
    kendini küçük görme
    kendine acıma
    kibir
    aşık oluyoruz
    yalan söylüyoruz
    sinirlenip başkalarına kötü sözler söylüyoruz
    insanda iyi duygular olduğu gibi kötü duygularda mevcut seçimi benmi yapıyorum yoksa beynin kimyasımı çoğu kez beynin kimyası
    kendi beynimizim kimyasını ele geçirebilirmiyiz
    ve kötü duygularımızı nötürleştirebilirmiyiz
    insanların birbirlerierine saygısı nasıl çoğaltılabilinir
    sorular sorular
    mevcut sistemimiz ne kadar insancıl
    almadan vermem dünyasında herkes mutlu olabilirmi ?

    evet ne istediğimizi bilmek büyüdüğümüzü gösterir ama çoğu kez istediklerimiz bizden çok uzaklarda kalabilir onlara ulaşamayız
    herkesi tanımaya ömrümüzüm yetmeyeceğide aşikar -ki insanın kendini tanıma süresi bütün hayatıdır hergün kendimizi tanıyarak yol alacağız ama bazende hiç bir şey düşünmemek kendimizi beynimizi nötürleştirmeninde faydası olduğunu düşünüyorum
    bir çeşit meditasyon evde bir mum yakıp o mumun ışığına bakarak hiç bir şey düşünmemeyi öğrenmek
    beyni düşüncelerden boşaltmak

    evet çoğu sözler havada asılı kalır esas olan eylemdir dürüstlüğünü ve sevgini eylemlerinle göstermek

    herkes hata yapabilir ve geçmiş yaşamlarımızda hatalarımız olmuştur bir insanın kalbini kırmışızdır evet bazen geçmişte yaptığımız hataları hatırlarız bunları tekrarlamak yerine bir daha aynı çukura düşmemeyi öğrenerek yola devam ederiz ve kendimizi kötü bir insan olarak görmeye devam etmeyiz yaptığımız kötü fiilden ötürü asla kendimizi suçlu görmeye devam etmeyiz içimizdeki benleri barıştırarak yaşamımızdaki yola devam ederiz hepimiz bir trendeyiz bu trenin en son durağında bizi neyin beklediğini biliriz
    içimizdeki benler iki tanedir
    biri yap der öteki yapma der iki ben ölene kadar bizle içimizde bizimle hep vardır bu beynimizin kimyasıdır biz bu iki beni hep barıştırmalıyız birbiri ile

    geçmiş geçmiştir
    gelecek ise zati gelecektir
    o vakit kafamı bunlara niye takayım an yaşarım saniye yaşarım ve orda biter

    ne olacağımızı zamana rahatça bırakmak işin doğrusu
    pek gelecekte ne olacağından tırsmamak
    süprizler olacaktır
    ve belkide bu süprizleri değerlendirerek yaşamımızda zıplamalar yaparız

    müzik ilahi bir olay
    beethooven ı anlamak sağır duymayan bir besteci
    duymadan yaptığı ruhunun sesini dinleyerek yaptığı o besteleri dinlemek
    kulağını piyanonun tahtasına koyarak tuşlara vurup titreşimleri hissetmek
    müzik dinlemek ciddi bir olay insan ruhunu besler

    kendini tanıma işin zoru başaran var başaramayanda var
    bu çetin bir iş kendini tırpanlamak eksik yönlerini düzeltmek

    bunların hepsi güzel
    güzelde en can alıcı konuya gelmek istersek
    sistem
    evet uğruna terler döktüğümüz
    yaşamımız boyunca sistemin çarkları içinde mekanik bir yaşama tabi olmak
    bu sistem ne kadar insandan yana
    ne kadar insanın insani değerlerine saygılı
    esas sorun burda

    teşekkürler


     
  3. Ercan Saygılı

    Ercan Saygılı Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Haziran 2009
    Mesajlar:
    517
    Beğeniler:
    794
    Şehir:
    Bursa-
    Seviye:
    Kim ne derse desin, en çok barıştan yana olan toplumların ya da insanların bile bir düşmanı, diş bilediği bir karşı cephesi var. Herkes birbirini bir kaşık suda boğmaya hazır.

    Hızlı gelişen dünya düzenlerinde tüm değerler ve kaynaklar da müthiş bir hızla tükeniyor. Sanattan doğal kaynaklara, modadan düşünce biçimlerine ve hatta ideolojik sistemlere kadar… Bildiğimiz tüm olgu ve anlamlar savruk bir erozyonla yıkıma, yokluğa dönüşüyor.

    İnsanın, yaşamın ve dünyanın haritası her gün yeniden çiziliyor.

    Sınırların ne kadar gereksiz olduğunu, insanların türdeşliğinden ve yaradılışından ötürü kardeş olması gerektiğini düşünen milyonlarca insan ise doğal seleksiyon içerisinde yok olmaya devam ediyor.

    Deri renkleriyle, konuştukları dille, inandıkları tanrıyla, nüfus kâğıtlarındaki uyrukla, düşünceleriyle, ideolojik duruşlarıyla, kazandıkları parayla, dinledikleri müzikle, tuttukları takımla değerlendirilir oldu insanlar. Ve her ayrım bir karşıt cephe oluşturdu kendiliğinden.

    İnsanoğlu, ruh yapısından ötürü tek başına kalmaktan her zaman korktu. Özgürlükler, bireysellik, dinlerde açıkça ifade edilen özgür irade kavramlarını savunurken, bir yandan da yalnız kalmamak için kümeleşti. Varlığını ve varlığının nedenini ararken içine değil, dışına bakmak gafletine düştü. “Ben kimim” sorusunun cevabını bulamadığında, aitliğini pekiştirdiği, hali hazırda tanımlandırılmış kimliklerden birini seçti kendine. O hali hazırda tanımlandırılmış kimliklerin tavırlarını benimsedi ve kopyaladı. Düşünmekten ve sorgulamaktan vazgeçti. Özgür irade ve bireyselliğin ötesinde, sessizce ve bilinçsiz olarak itaate alıştı, alıştırıldı.
     
    Kudret Kurtcebe ve Serden Us bunu beğendi.
  4. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.443
    Beğeniler:
    40.839
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    yaratılıştan gelen bir sorunumuz olabilir
    hücreler birbirlerini yerler içimizde bir savaş var kanserli hücreler ortaya çıkarlar ve çıktıkları yerde diğer hücreleri yok ederler içimizde vücudumuzda savaşlar oluyor ve yüzümüzdeki hücreler ölüyor ve yüzümüz buruşuyor öldüğümüzde vücudumuzdan kurtlar çıkıyor bizi yiyiyor bunu insan metabolizması yapıyor insan kimyasal bir gübre
    esasta toprağı besliyoruz toprakta bizi
    ilginç olan bu nasıl bir gerçektir ve nasıl açıklanamaz bir muammadır
    insanın nasıl var olduğunu hala tartışıyoruz nedir insan ve nasıl var olmuştur bu soruya dini yöndende cevap verebiliriz bilimsel yöndende
    ve hem dinlerden ve bilimden faydalanarak bir sonuca ulaşabilirmiyiz
    bing bang teorisi bile bir kuramdır yani evrenin var oluşunun nedeni tam olarak bilimsel olarak açıklanamamışken insanın nasıl var olduğuda kuramsallıktan korkarım öteye geçemeyecektir bu nedenlede bu günkü insanların sudan sebepler yüzünden neden birbirleri ile savaş ettiklerini açıklayamıyacağız bence işin sırrı insanın yaradılışında yatmakta

    evet derisinin rengi yüzünden zenciler az cefa çekmediler amerikada ama aynı amerika sanki geçmişteki günahlarını affedercesine
    bir zenci başkanı başbakan yaptılar amma tabi o da bir kukla
    diğer amerikan başkanları gibi bu ayrı bir konu aslında bunları açıklamaya çalışırsak bütün amerikan tarihini anlatmak gerekecek
    ayrımcılıktan uzak kalmak ötekiler demeden yola devam etmek bunu başarabilirsek bu dünya yaşanır yer olur

    bir milyon yıl önce ilkel insan bir suyu paylaşamadı şimdi de paylaşamıyor değişen hiç bir şey yok düşünsel olarak hala daha ilkeliyiz yalnız ilkellerin elindeki silahlar çok vurucu oldu değişen sadece budur

    ben kimim
    bu soruya cevap vermem lazım evet ben kimim
    etten kemikten bir yığınmıyım yoksa aklı olan aklını süzgeçten geçiren kendini tartabilen birimiyim
    bazen dışarda meydana gelen olaylara sinirlenirim özellikle bisiklet kullanırken arabadan sarkarak küfür edenlere sinirlenmemem gerektiğini öğrenmeliyim ne kadar zorda olsa
    şu trafikte hiç kimsenin birbirine saygısı kalmadı ise bunun nedenlerini anlamaya çalışmalıyım
    geçim sıkıntısı iş gene geldi dayandı sisteme bu ülkede öyle çarpık bir sistem varki insanlarımızın birbirine saygısı kalmadı
    bu sistemden menfati olanların pek derdi yok ama peki hiç bir menfati olmayanlar ne olacak
    yıllarca sisteme hizmet etmiş insanların emekli oldukları vakit durumları nedir yaşamlarından memnunmudurlar
    bu ülkede kaç kişi işini sevmektedir ve mecburiyetten bu işi yapıyorum diyenlerin oranı ne kadardır
    öğretmenlerimiz hayatından memnunmudur keza memurlar işçiler köylüler
    öğrenciler
    eğer memnun değil iseler sorun nerde
    sistemde
    insancıl sistem tamamıyla sosyal adalete dayanan bir sistem ise
    işin özü herkese adalet getirmek ise durum netleşir evet herkes için adalet
    itate alıştırıldık evet koyunlar güdülmeli
    bir kurgulama yapayım
    insanlar üçe ayrılır
    1- domuzlar -yönetici ve egemen sınıflar
    2-köpekler - çıkarı doğrultusunda renk değiştiren kişilikler
    3-koyunlar
    geniş halk yığınları
     
    Erol KOLAS ve Ercan Saygılı bunu beğendi.
  5. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.443
    Beğeniler:
    40.839
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    çok teşekkür ederim beyin fırtınası için

    :in: :in: :in: :in: :in: :in: :in:
     
    Ercan Saygılı bunu beğendi.