Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Saniye saniye kaza anı..Bu kadarda olmaz.

Konu, 'Bisiklet Kaza Haberleri' kısmında Sefa Ayrılmaz tarafından paylaşıldı.

  1. Sefa Ayrılmaz

    Sefa Ayrılmaz Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    125
    Beğeniler:
    76
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    uzunçayır k14 girişinde yaptığım kaza
    Merhaba sevgili dostlar,
    Başımdan geçenleri yazmak için ancak kendime gelebildim ve saniye saniye kazası polisi hastanesi dahil herşeyi yazıyorum ... Kaza yaptığım araç çok sevgili beverly'm 250 ie
    gece saat 10:30 da kadıköyden karşıya geçmek üzere yola çıktım. Her zaman ki güzergahım olan d100 den uzunçayır k14 çıkışına ve ordanda çevre yoluna bağlanırken ne olduysa oldu. Yolu bilen bilir upuzun bir virajdır bu k14. 60 tan hızlı değildim yani ... tin tin otobana kendi şeridimde bağlandım ..... ve
    1. saniye : Motor bir anda hızlanıverdi sol arkamdan bir şey motorumu ittirdi ... Motorun üzerinde havalandım ve selenin sağ tarafına iniş yaptım, kıçımın sol tarafı selede kaldı. Sağ ayağım motordan kurtulup öne gitti ve çat kaval kemiği kırıldı.

    2. saniye : Gazı kökledim hala yalpalıyorum kontrolü alabilirim tekrar yoksa altında kalıcam...

    3. saniye : arkamdaki araç ara ara bana dokunmaya devam ediyor... fren yap be adam.

    4. saniye : sağ yana devrildik; motordan kurtulan sağ ayağım motorun ayak koyma yerinin altında kaldı... Çat bilek topuk kırık. Yana devrilme sırasıyla tamamlanıyor sağ dirseğim kaburgalarımı eziyor bir çatırtıda ordan. Kafam asfalta çenemin sağ tarafından vurdu. sert bir caart sesi kasktan. ooh diyorum sağlam kaskmış. Vizör patladı yumdum gözlerimi...

    5. saniye : Çarpan araç ne hikmetse gazdan ayağını çekmiyor. Ve devrilmiş motorun topcase yerinden kopup sırtımın sağ tarafını eziyor.

    6. saniye : arabayla sırtım arasında sıkışan topcase aramızdan fırlayıp gidiyor ve araba belime okkalı bir darbe... hein gericke - gore tex cekette beyaz oto boyası duruyor hala...

    7. saniye : motor kayıyor asfaltta bırakamıyorum ... bırakırsam ensemde ki arabanın altındayım... sonunda arabasına kıyıp bariyere vurmayı akıl ediyorda duruyoruz. 25 metre kadar sürüklenmişiz. 1 metre kadar arkamda kalıyor araba.
    Sağımdan solumdan vızır vızır araba geçmeye devam... Sanki hiç kaza olmadı korna çalan bile var. Hemen sağımı solumu kontrol ediyorum. Bir yeşil mercedes yüzümü yalayarak geçti solumdan. Ne yapıcas ? Nerden geldiğini anlamadığım bir alamet insan ve bir kurtarma klasiği başlamak üzere. Eyvah !
    "Abiyi kenara çekelim" diyen ağzında sigarasıyla "kurtarıcım" geliyor. Nasıl uzak tutucam bu herifleri kendimden ? "Abi çok sakat yerde düştün seni kenara alıcaz" dedi bana ve diğerleri de zombiler gibi üzerime doğru geliyor. Anam anam çekecekler kenara bittiğim nokta ... kazadan yırttık ama bu herifler kesin öldürecek.
    Tek silahım kaskım hemen çıkartıp çenesinden tuttum sol dirseğim üzerine kalktım, küreklerden aşağısı kıpırdamıyor. Gelene vuruyorum kaskı.
    Beyaz F650 siyle Turgay abi geldi, adını orada öğrendim. "Dokunmayın, kıpırdatmayın adamı" dedi ve "kurtarıcı"lar uzaklaşmaya başladı... Biri hariç
    Sağ paçamdan yakalayan "kurtarıcı" kırık kemiği yerinden çıkardı ve bacak sağa devrildi. yırtılan derinin içinden salağan ağzına burnuna kan fışkırınca bir de yere bıraktı ayağı. Son gücümle kaskı fırlatıp suratından vurdum ve kendimi acı içinde sırtımın üstüne bıraktım. Turgay abi uğraşıyor hala yanıma gelmesinler diye. Bir yandan birileri ambulans ve polis arıyor. Bana çarpana bakıyorum arabanın içinde hala istifini bozmamış. Kurtarıcı ve gönüllü polisler beni bıraktı şimdi adama sarıyorlar.
    Çarpan eleman ve üstelik nasıl becerdiyse benim şeridimde bana çarpan kabiliyet "ben çarpmadım ki motor boştu ben çarptığımda" diyor. Kalabalık "25 metre sürükledin adamı altına alıp nasıl sen çarpmadın" diye üstüne yürürken ambulans geliyor. Polis ortalarda yok. Çarpan arkadaş "hangi hastane" diyor ambulansa "haydarpaşa numune" cevabı geliyor ama nafile ... kaçmış... gecenin ilerleyen saatlerinde polis evinden alacak ama rahat olun
    Ambulanstayız. Bacak oluk oluk kanamaya devam. O anda aklıma gelen "ölüme terketmeyecek" dostları arıyorum cepten. Kemiği görebiliyorum bembeyaz bana bakıyor. Ve hastane. Asıl şenlik şimdi başlıyor.
    Sedyedeyim. Yatıyorum. Omurgada kırık riski taşıdığım için Kaşık dedikleri alüminyum taşıyıcıdan ayıramıyorlar ve sırtımın altında onunla sedyede yatıyorum. Sanki doktor yoktur mavi önlüklü temizlikçi hastabakıcı bişeyci bıyıklı dayılar bir oraya bir buraya ittirip duruyor beni. Belli uykusundan yeni uyanmış şirret nalet kadıncağız geliyor yanıma. Saçı bir tarafta başı bir tarafta uyurken salyası akmış ağzının kenarında kurumuş. Hareketlerinden tedirginim bu kadının belli ki delisi veya cahili hastanenin. Sağ elini kaldırıp sağ bacağıma doğru bir hareket yapıyor. Elinde ki dosyayı deriden fortlamış kemiğin üstüne bıraktı... Anam anam bayılacam acıdan "canım yapma bak orası kırık" diyiverdim. Bir anda parladı deli kadın ... "Bana doktor hanım veya bilmemkim hanım diye hitab edebilirsin öyle canım cicim yok burada" ... Bastım kalayı tabi ... çektir oldu gitti ... Teksas şerifi ya kuralları o koyuyor. Bacak tekrar kanamaya başlıyor.
    Saat 12 oldu birinci saat doldu. Hala kaşık dedikleri alüminyumun üzerinde yatıyorum. Kanka geldi buldu beni acilde.
    Hastanın notu: Tanıdık yüz görmek gerçekten önemli yanlız bırakmayın kimseyi.
    ortopedi doktorumudur pratisyenimidir bilmiyorum. 2 genç arkadaş geldi beni aldı ve ameliyat etcez seni dedi. Dedim "oh kurtuluyorum" girdik bir odaya kemiği temizliyorlar. Acı fena çenem takırdıyor acıdan.
    1. doktor : bak şimdi topuğunun iki yanına çivi çakacağız ucuna da su şişesi asıp ayağını gerdireceğiz böylece kaval kemiğin içeri girecek tekrar ve ameliyata hazır hale gelecek.
    Nasıl yaa ? Ne çivisi nereye ne çakıon dur demeye kalmadan makita marka şarjlı bir matkap ortaya çıkıyor. Bildiğin yeşil pis matkap işte. "Olm durun lan bi uyuşturun bişii yapın"
    2. doktor : Beyin cerrahı görmeden uyuşturamayız
    "Beyinci gelsin o zaman "
    1. doktor : Gelicek ama yerinde bulamıyoruz....
    "Nasıl lan ? çatır çatır matkapla topuğa mı giricen ? "
    Vızzz fıçır fıçır ses ve topuğun iki yanına iki çivi ....
    1. doktor : bayılmadı lan
    2. doktor : iyi gidiyorsun bak şimdi kemiği yerine sokucaz.
    Tısss ... ses yok bende artık kabullendik durumu... kemiği sokurttular yırtığı diktiler. Çivilere iki tane 1.5 litrelik pet su bağladılar. Kırık uçlar birbirine değmesinmiş. Teknoloji o biçim. Makita matkap erikli pet su ağırlık.
    Tekrar koridordayız. Ama arkadaşlarım yanımda onun verdiği güç var. Neyi bekliyorum ? Kimse bilmiyor. Artık boynumdan aşağısını hissetmiyorum. Röntgene götürecekler ama altımda ki kaşıktan ayrılamadığım için röntgene gidemiyoruz. Arada bir doktor geldi belimin altına elini soktu ve omurgama bastırmaya başladı. Tam belim hizasında tarifsiz bir acı ... Yanındakine dönüp L3 mü dedi G3 mü dedi anlamadım .... Yüzlerini ekşitip gittiler.
    "Ulan nooluyoruz? Felç mi olduk ne olduk biri bişii desin"
    Saat oldu gece 3 ... elde sadece dikilmiş delik var bir tane. Arada gelip bel kemiğimi dürten ve yüzünü ekşiten doktorlar. Her saat gelip aynı şeyi yapıp gittiler. Yavaş yavaş sabır tükeniyor tabii ... Ölüceksekte evimizde temiz pak ölmek istiyoruz... Bu rezillik çekilmez. Bastım kalayı verdim velveleyi . Susmuyorum artık küfür gırla ... Kalay başlayınca çözülüyor tabii hastane heyeti... Bekleme sebebim çıkıyor ortaya.
    "Acilin olduğu binanın Tomografi cihazı bozuk .. Alt binadaki sağlam ama 112 ile olan anlaşmaları itibariyle hastane içinde nakil söz konusu değil"
    EEE ne yapıcaz ?
    "hasta getiren ambulanslardan birine rica edin kapıda" diye bir açıklama geliyor nursuz hemşireden. Bizimkiler kapıda bekliyor ambulans gelecekte ikna edeceklerde beni yan binaya götürüp getirecekler. Ölme eşşeğim ölme...
    bir ambulans geldi ama ... yan sedyede yatan kalp krizi geçirmiş dedeye sıramı verdim tabii ... benden sonra geldi dedecik ama kalp krizinden ... durumu onun daha bok... Siyami ersek kalp hastanesine bırakıp geleceğiz dedi ambulansçı abim. Tabii ki arayan olmaz iş çıkmaz ise ....
    Bekliyoruz artık ambulasçı abiyi...
    5 sularında geldi... Unutmamış beni sağolsun nöbet yerini terketmişler. Taşıdılar yan binaya... Ama altımda kaşıkla giremedim tomografi cihazına. Girsemde metal baskın çıkıyor ve hiç bir şey gözükmüyor. Kaşıktan ayıramıyorlar hala beyin cerrahı yok ortalıkta... Nafile geri dönüyoruz. Bizim çocuklar beyin cerrahını bulmaya karar veriyor ve 3 koldan oda oda arıyorlar abiyi ...
    Saat 6:40 gibi abiyi beyin servisinin polikliniklerinin oradaki doktor odasında uyur buluyorlar. Uyku sersemi "Sabaha kadar kusmazsa beyin kanaması yoktur" diyor.
    Çok sağol biz bunu bilmiyorduk ...
    Neyse 1 saat kadar sonra lütfedip geliyor. Belimdeki aynı noktayı dürtüp oda bir yüzünü buruşturuveriyor. Ben hala kıpırdayamıyorum. yorum gene ilginç.
    "Kaşıktan kaldırılıp Tomografiye girmesi gerek tekrar. ama omurgada kırık varsa kıpırdatamayız."
    Nasıl olacak peki ?
    "Bilmem" cevaba gel...
    Bu arada hala motor ceketi sırtımda. Felç durumunu da kabullenmişim yavaş yavaş ellerim de kıpırdamaz oluyor. Olduk mu stephen hawking ...
    Saat 9 olmuş artık ... Sabahın hastaları geliyor nöbetler değişiyor. O geliyor bu gidiyor. Bir cevval hasta bakıcı geliyor yanıma. "Ben seni kurtaracaaam yeğenim"
    Artık umudu da kestirmişler... E yapsın bakalım ne yapacak görelim. Sağdan soldan adam toplayıp 3 kat çarşaf sokurtuyorlar altıma sağa salla soldan kaldır artık çarşafla taşınıcakmışım... Sırasıyla tekrar röntgen ve tomografi ... Gün aydınlandı kaldırımlardan atlata sedyeyi otoparktan geçe gidiyoruz tomografiye. Saat olmuş 12 öğle yemeğine gidecem diye tutturan doktoru ve çok sevgili annesini de hürmetle anıyorum burdan.
    Kafa temiz ... Canım kaskım nur içinde yat hakkını ödeyemem.
    Omurga temiz ... canım montum kurtarmış beni
    Leğen kemiği kırık .... Leğen kırığı, L3 mü G3 mü ona baskı yapıyor dediler.
    Omurga sağlamsa biri benim felcimi açıklayabilir mi ?
    "Klimanın altında buz gibi alüminyumun üstünde 13 saattir yatıyorsunuz tutulmuşsunuz. "
    Buna da şükür diyip acile dönüyoruz... Noolcak şimdi güle oynaya eve gidicem sanıyorsunuz değil mi ? Yok daha neler.... Önce ortopedi servisinde yer bulup yatmam lazım. Ama yer yok
    Acilin müşahede de bir kenara koyuyorlar beni diğer hastalarla yatıyorum. 2 gece 3 gün orada yattım yer olmadığı için. Acil müşahade dediklere yere yemek servisi olmadığı için tostla bizimkiler besledi beni ... Ayrıca oraya ortopedinin doktoru tek hasta için kontrole gelmezmiş. 3 gün bekledik öyle allaha emanet. Doktor görmeden.
    3. gün ortopedi 2 de yer boşaldı ve oraya taşıdılar. Yatak bozuk ve acı acı kokuyor. Napalım ameliyat günü bekliyoruz. Yatıcaz.
    Artık hızlı hızlı geçiyorum yazdıkça benim içim karardı ... Zaten curcunalı kısımda bitti.
    Ara ara doktorlar gelip bakıp gidiyorlar ... konuşmak yok sorulara cevap yok. Doktor House aksi derler ya ... adam melekmiş ... hepsinde havalar 1500 sanki bi kendisi okul okudu... Yüzüne bakıp üf püf yapıo gözlerini devirtio falan... Öyle poz artiz hepsi ... dedim ya doktor house melek bunların yanında. Forumda Haydarpaşa doktoru varsa ve savunma falan yapmaya kalkarsa ağır konuşurum. Sessiz kal efendiliğini koru. Ben yaşadım gördüm sen de içindesin alışmış ve kabullenmiş olabilirsin ama inan doğrusu bu olamaz
    6. gün bir ilginç haber ... "Biz seni ameliyat etmeyeceğiz"
    Allah allah ? neden ? Sosyal güvencem yok .... eee acilden girdik trafik kazasından geldik tutanaklı zabıtlı ? Nooldu anayasanın 2918. maddesine ?
    cevap güzel "bizi bağlamaz... kim ödücek platin çivileri?" Avukatıdır memurudur başlıyoruz anayasa maddesi kovalamaya ...
    7. gün pansumancılar aralarında iddiaya tutuşmuş. Biri diyor "bunun bileği de kırık" öteki diyor vuruk. Hızır idi yusuf idi bunlar iddialaşırken. Seyyar röntgen cihazıyla çekeriz görürüz diyor pansumancı abiler ...
    Anaaa bilek tuz buz .... Özürleri ne ? görememekte ki ? kaval uzun, filme sığmamış ayak, görememişler... Ulan herifin kemiği bürtlemiş eti yırtmış ayağın ayrıca rontgenini çekmek aklına gelmiyor mu ? Yok gelmiyor ...
    İnsanlık hali olur öyle hoş görülü ol az .. diyor bana kaderci hasta yakınları ... Böyle sinirlenirsem her işim ters gidermiş ... Allah razı olsunmuş bakıyolarmış bana ... Sanki otobanda yaralı köpek buldularda sevabına bakıyorlar. Siz adam olmazsınız... la havle diyip yatıyoruz gene ...
    10. gün bir mucize oluyor ve yanımda yatan hasta ameliyat olmak istemiyor. sırası benim oluyor tabii. döner sermaye avukatlar bilmemneler kabul ediyor ameliyatı yapmayı. Trafiğin garanti sigorta denen bir birimi karşılayacak ameliyatı. 2918. maddeye istinaden. Artık ameliyat sıramda var. vidalayın çivileyin naaparsanız yapın da evime gideyim artık. Ağustosun beyni, sıcak, klima yok bişey yok kıpırdamadan yatıyoruz.
    13 ağustos ve ameliyata giriyorum. Bir saat kadar ameliyat saatim geçti bir durum var bekletiliyorum. Sonradan öğreniyorum ki. Platin parasında avantası olan doktor arkadaşlar 1500 lira yatırılmazsa ameliyatı yapmayacaklarmış. O ara annem sağolsun kredi kartından çekip getirmişte ameliyata alınmışım. Yoksa yok çıkartıcaklar ameliyattan.
    Neyse ameliyat başarılı uyandık yatıyoruz koğuşta... Bir "LAVUK" geldi tam bir lavuk affedersiniz. Yarı sersem narkozudur bilmemnesidir...
    30 santim platini dizden bileğe sokurtmuşlar 3 çivi bilekte 2 çivi plakada .... diye anlatıyor "LAVUK"
    "ulan ben hastayım ne anlatıyorsun ?"
    Faturayı 1500 lira değil 1700 lira kesmişler farkını istiyormuş benden ... Neden ödüyorum peki bu farkı ? Açıklamaya dikkat.
    "Nasıl olsa devlet ödeyecek ben tekrar fatura kesmekle uğraşmak istemiyorum"
    Şaka değil bu dostlar 2 saat ayrılmadı oradan. Kavga çıkartmaya falan kalkıştı. Bana bağırıyor avazı çıktığı kadar. "döv birader rahatlıcaksan" dedim... sessizce "sakatsın işte" dedi... Canım benim sakata vurmuyor delikanlı çocuk.
    "paramı ödeyeceksin arkadaşım, devlet sana zaten ödeyecek, neyin çingeneliğini yapıyorsun bana ? " diye azarlamaya devam tabi.
    şakamı lan bu ? Neyse sese gürültüye dayımlar geldi kuzen geldi gönderdiler kaba kuvvet eşliğinde.
    2 gün sonra taburcu olduk. Eve geldik.
    Çarpan arkadaş sonuna kadar inkar etmeye devam bu arada ... Polis kapısına gittiğinde ben bugün arabayla hiç çıkmadım diye yeminler etmiş. bir geçmiş olsun falan yok. Davacımısın dedi polis davacıyız...
    2 ekim itibariyle mahkeme kağıdı geldi. 22 haziran 2011 tarihinde ilk duruşma ... O gün bugündür motor trafiğin otoparkında ... Parası cezası birikiyor. hadi bakalım ... Polisi aradım sordum "motorun tamir masrafını kim karşılayacak" diye .. mahkemelik olmuşsunuz kendiniz karşılayacaksınız ... haydaaaaaa... bir diğer memursa kendi sigortan ödeyecek karşı tarafın trafik sigortasından alacak diyor. Ama çabuk olmazsam vakti geçermiş ... Ulan yürüyemiyorum nereye çabuk olacam. Sanayiye motor nasıl gidecek ? Hadi hepsini geçtik ...
    16 ekim itibariyle benim durumuma gelince : Sırtımda bir bölge de his kaybı var ama doktor nedenini bilmiyor. Fizik tedaviye gitmem lazım ama hastanelerde sıra var. Menapoz durumundan giden bir sürü teyze olduğundan sıra çokmuş. Geçtiğimiz hafta başlamam gerekiyordu ama 22 Kasımdan önce yer yok devlet kurumlarında... özeldeyse tutturabildiğine gidiyor. L3 mü G3mü adını bir türlü öğrenemediğim kemikte sızı devam ama sağlam diyorlar. Leğen kemiği kaynamış. Ufak ufak seke seke yürüyorum koltuk değneği falan
    Niye bu kadar uzun uzadıya yazdım bende bilmiyorum. kasksız miğfersiz ceketsiz çıkmayın falan demiycem. Bir tek dizlik yoktu onun ceremesini de sağ bacak çekti. Olsa belki daha iyi olacaktı. Kusura bakmayın iç kararttım herkesin bildiği şeyleri tekrar yazdım belki ama 2011 yılı itibariyle hastanelerimiz kanunlarımız böyle ... memlekette gündemde neler olduğunu hepiniz biliyorsunuz.
    Saygılar sevgiler kazasız belasız sürüşler dilerim.
    Enver.

    Not: Akrabamız olan motosiklet kazası
     
  2. ilker KISA

    ilker KISA Üye

    Kayıt:
    12 Ekim 2010
    Mesajlar:
    67
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    1
    Seviye:
    Öncelikle geçmiş olsun fakat şu satırlarda gülmekten kendimi alamadım

    "Abiyi kenara çekelim" diyen ağzında sigarasıyla "kurtarıcım" geliyor. :D
     
  3. Doğukan KARBAL

    Doğukan KARBAL Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Şubat 2011
    Mesajlar:
    776
    Beğeniler:
    399
    Şehir:
    İzmir/Bornova
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Çok geçmiş olsun. :)
     
  4. Muhammet Galata

    Muhammet Galata Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    26 Nisan 2008
    Mesajlar:
    536
    Beğeniler:
    170
    Şehir:
    SAMSUN
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    kask ceket ne kadar önemli olduğunu gördük allah korumuş, tüylerim diken diken oldu okuyunca, hel ki o doktorlara deli oldum çok çok geçmiş olsun
     
  5. Kürşat AKINCI

    Kürşat AKINCI Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Eylül 2010
    Mesajlar:
    789
    Beğeniler:
    735
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Çok çok geçmiş olsun Allah acil şifalar versin. Sisteminde taa .....
     
  6. serhat fırat

    serhat fırat Kıdemli Üye

    Kayıt:
    21 Aralık 2009
    Mesajlar:
    208
    Beğeniler:
    192
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Gecmis olsun verilmis sadakaniz varmis. Olay tum ayrintilariyla ortada yoruma gerek yok. Az sadaka buyuk bela def edermis ufak bir sadaka verin bence. Tekrar gecmis olsun.
     
  7. Bahadır Budak

    Bahadır Budak Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    142
    Beğeniler:
    67
    Şehir:
    Urla-İzmir
    Seviye:
    hırsımdan sinirimden gözlerim doldu okurken, geçmiş olsun öncelikle. ama bu duruma karşı birşeyler yapılmalı, ne yapılır pek bilgi sahibi değilim gerçi dava açılmış o kadar, onun dışında medyaya haber verip o hastanedeki dramı o para isteyen utanmazları televizyonda gözler önüne sermek iyi olurdu belki. en güzeli tutup götürüp ormana, öldüresiye dövmek o paragözleri, çünkü zor oyunu bozar kafa yapısı bozuk ahlaksızların onlar yüzünden böyle kötü olaylar yaşanıyor hala. neyse tekrar geçmiş olsun. acil şifalar dilerim.
     
  8. Atik Sezer

    Atik Sezer Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Aralık 2008
    Mesajlar:
    333
    Beğeniler:
    19
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Yazdıklarını okuyunca inan buz kestim, şaka gibi olay yaşamıssın, bu kadarmı kötü gider herşey..çok geçmiş olsun arkadaşım
     
  9. ibrahim m yaradilmis

    ibrahim m yaradilmis Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Haziran 2011
    Mesajlar:
    209
    Beğeniler:
    98
    Şehir:
    kastamonu
    Seviye:
    sefa kardeş çok geçmiş olsun ben kastamonu acil doktoruyum.bizde max 1 saat içinde tomosundan filmine herşey çekilmiş oluyor artı yarım saat içinde tüm uzmanları topluyoruz ve muayene tamamlanıyor.eldeki şartlarla müdahale mümkünse derhal o iş oluyor beklemeksizin.koskoca istanbul hastanesine yazıklar olsun ohaaa diyorum.seni Allah kurtarmış sefa kardeş Allah korusun iç kanaman olsaydı ne olurdu kim bilir.ohaaa diyorum haydarpaşa numuneye.lan travma hastasına böyle mi yaklaşılır ohaa ibnelerin acil uzmanları da vardır halbukisi biz pratisyen başımıza mucizeler çıkarıyoruz demekki.kardeş çook geçmiş olsun çook.dağları ben yarattımcı doktor tayfasının kemine sokayım herkesten af diliyorum ama bu muamele insanlık dışı
     
  10. behcetatinc

    behcetatinc Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.382
    Beğeniler:
    1.386
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Çok geçmiş olsun. Devlet kurumlarında, benim de dahil olduğum bir çok arkadaşımızın anlattıklarınıza benzer bir çok hikayesi var. Özveri ile görev yapan tüm memurları tenzi ederek, hikayenizdeki şekilde hareket eden, insan hayatını ve görev sorumluluklarını önemsemeyen tüm görevlilere, maaşlarına benim vergilerimden yansıyan tutarı asla helal etmiyorum.
     
  11. serhat toy

    serhat toy Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    26 Nisan 2011
    Mesajlar:
    410
    Beğeniler:
    356
    Şehir:
    İzmir-Bandırma
    Seviye:
    Enver beye çok geçmiş olsun...
    Artık ben bu ülkeye bu ülkenin insanlarına söyleyecek söz bulamıyorum...

    Umarım bir daha böyle bir sorun kimse yaşamaz...(ama yaşayacak o kaçınılmaz)
     
  12. ömer köse

    ömer köse Yeni Üye

    Kayıt:
    3 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    15
    Beğeniler:
    6
    Şehir:
    MALATYA
    Seviye:
    geçmiş olsun.
     
  13. ilyasss

    ilyasss Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    7 Ekim 2007
    Mesajlar:
    965
    Beğeniler:
    218
    Şehir:
    BURSA
    Seviye:
    geçmiş olsun kardeşim Allah acil şifalar versin inş;)
     
  14. Sefa Ayrılmaz

    Sefa Ayrılmaz Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    125
    Beğeniler:
    76
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Sagolun arkadaşlar.sistem bu herkezın bu yazıyı okuyup herşey toz pembe degil hastanelerimizde
     
  15. Alper Onur ARSLAN

    Alper Onur ARSLAN Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Eylül 2010
    Mesajlar:
    253
    Beğeniler:
    85
    Şehir:
    34, Bomonti - T.R
    Seviye:
    Daha önce kazayı yaşayan kişi motorsporları forumunda yayınlamıştı ve ürpererek okumuştum. ALLAH bildiği gibi yapsın diyorum. Tekrardan Acil Şifalar.
     
  16. Raven_35

    Raven_35 Onursal Üye

    Kayıt:
    23 Kasım 2006
    Mesajlar:
    2.426
    Beğeniler:
    1.886
    Seviye:
    Öncelikle geçmiş olsun.

    Memurum herşeyi bilir zihniyeti bu işte.Bu ülke adam olmaz insan odaklı çalışma olmadığından.İnsanları eğiticen gardaş.Eğitm diyince bu ülkede öğretim geliyor akla daha eğitimin ne olduğunu bilmiyoruz.
     
  17. yunus arslan

    yunus arslan Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Mart 2010
    Mesajlar:
    153
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    Konya _ Manisa
    Seviye:
    Geçmiş olsun acil şifalar.
     
  18. Veysel KOYUNCU

    Veysel KOYUNCU Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    111
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    MUŞ
    Seviye:
    çok geçmiş olsun... memlekette insan canının 10 tl kadar kıymeti yok....
     
  19. Kamil BULUT

    Kamil BULUT Kıdemli Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2011
    Mesajlar:
    311
    Beğeniler:
    205
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    İşini sizin gibi yapanların sayısının artması dileğiyle Sefa kardeşimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
     
    ali alper uyar bunu beğendi.
  20. mesut emin yarıcı

    mesut emin yarıcı Kıdemli Üye

    Kayıt:
    10 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    323
    Beğeniler:
    117
    Şehir:
    Karabük
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    abi sövmekle en iyisini etmişsin ben olsam ağızlarına... elime ne geçerse fırlatırdım iyileşince de gider hastaneyi basardım açık konuşayım :D ne şerefsizler kansızlar var arkadaş memlekette bu ülkede insanın insan hayatının hiç mi değeri yok aslında cevabı biliyorum yok ama ben hala olumlu bir cevap arıyorum bulacağıma da emin değilim bu tip olaylar tekerrür ettikçe ve yaşandıkça