Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Sadık Öztürk'ten bir yazı daha

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Gürsel A. tarafından paylaşıldı.

  1. Gürsel A.

    Gürsel A. Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.403
    Beğeniler:
    2.248
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    yine anımsamadığım kadar yıllar önce,
    yine dağ bisikletleri ve shimano ekipmanlarla yeni tanıştığımız yıllardı.
    ceplerimizde bu kadar kredi kartının olmadığı ;
    olsa bile alacak, bugünkü kadar çeşidin olmadığı çağlardı.
    sanırım bayramların, hep bahar aylarına denk düştüğü günlerdi.
    delikanlıydık,
    bunun bizim için tek bir anlamı vardı.
    çiftekerli nesnelerimize atlayıp, basıp gitmek...

    öyle de yaptık..!
    değerli dostum ö. özdil ile birlikte
    üç günlük bayram tatilini fırsat bilip,
    topçulardan izniğe inmiştik.
    daha sonra ; iznik gölü' nün güney kıyılarını izleyerek gemliğe,
    oradan da marmara denizinin güney kıyılarını izleyerek
    bandırmaya varmıştık.
    oldukça yorucu, oldukça maceralı,
    bir o kadar da beklenmedik olaylarla dolu bir yolculuktan sonra
    bandırmaya ulaştığımızda ; ikimizin de dengesi bozulmuş,
    ikimiz de birbirimizden habersiz, böyle bir yolculuğa bir daha çıkmama kararı almış,
    neredeyse eğilip toprağı öpecek duruma gelmiştik...
    zaten iterim böyle aşkın ızdırabını diyerek,
    ilk bulduğum otobüse binerek, hemen istanbul' a dönmüştüm.
    arkadaşım ise başına güneş geçtiği için,
    bir gün bandırmada dinlenip, kendine geldikten sonra ancak dönebilmişti.



    o yıllar, çok fazla ingiliz ozanı
    özellikle, hughes, yeats, eliot, larkın okuduğum yıllardı...
    onların etkisinden mi,
    yoksa yolculuğun çok fazla etkisinden mi bilinmez,
    gezinin sonunda dört sayfalık uzun bir şiir yazmıştım.
    sonradan, doğum gününde hediye ettiğim şiiri, arkadaşım ö. özdil,
    aşağıdaki gibi kısaltarak yeniden düzenlemişti...
    geçenlerde, kütüphanemin tozlu köşelerinde bulunca
    oldukça sevindim ve o anları yeniden yaşadım.
    '' vay canına '' dedim,'' tarih kolay yazılmıyor...''



    Ç A Ğ R I


    İzliyorlardı karanlıklarda yiten bu ıssız,
    bilinmez yolu
    Herşey ölgün, sessiz ve kımıltısız...

    Uzun yollar gelmişlerdi, rahat evlerinden,
    günlerboyu
    Ve gece de sürüyordu çabaları.

    Sürekli yukarılara ; ayın solgun ışığını gizleyen tepelere,
    özenerek sarmaşıklara
    Tedirgin gecede devinen iki gövde.

    Kararlaştırılmamış bir uyum içinde dolaştılar
    Yüksek düzlüklerde yol süren yabanıl hayvanlar gibi...
    Derken denizden kopup gelen
    Hırçın bir rüzgar karşıladı ıslak bedenlerini
    Ve seslerini getiriverdi aydınlık kentin.

    İzliyorlardı karanlıklarda yiten bu ıssız, bilinmez yolu
    Alabildiğine özgür ve güvenli
    Çağrısına uydular
    Hiç düşünmeden, göz kırpan ışıkların
    Işıklar ki gemilerin ; hepsi tutsak, demirli...

    Sonra su ile buluşması gibi damlanın
    Usulca karıştılar kalabalığa
    Boşalan pedallarla, hiç çabasız...


    s.öztürk, 27 / 03 / 1993, kadıköy
    ( özgün dizelerle kısaltarak yeniden düzenleme ;
    ö. özdil 5 / 8 / 1994 )
     
    İslam Gölge bunu beğendi.