Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ramazan ayı ve beslenme

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında gokhancan tarafından paylaşıldı.

  1. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Ramazan ayının gelmesiyle beraber beyinlerde bir çok soru işareti oluşacaktır.

    Ramazan ayı diğer 11 aydan daha farklı bir şekilde oruç tutan bunyelerin beslenme alışkanlıklarını acayip şekilde değişmesine sebebiyet verir.

    Bazı insanlar oruc tutmanın sistemleri dinlendirdiğini söylesede aslında böyle birşey yoktur.

    Sindirim sistemi dinlenmek uzerine kurulmamıştır. Aksine insan vücut ve yapısı itibarı ile 3-4 saat aralıklarla yemek düzenine göre ayarlanmış olmalıdır.

    Tabi burada bahsettiğim spor ve sporcular ile ilgili konudur. Yalnız şunuda belirtmeden geçmek istemiyorum. Dini inançlar bedeni faaliyetlerin her zaman uzerindedir.

    O yüzden yazının sonu kesinlikle yanlış anlaşılmalara sebebiyet verilmemesi açısından simdiden belirtmekte fayda görüyorum. Buradaki amaç antremanlı bünyelerin minimum zarara uğramasını sağlamak, performanstan kaybetmelerini minimum oranda azaltmak ve yazıda görebileceğimiz gibi yapacağınız değişikliklerle hem ibadetinizi yerine getirerek hemde zarar göreceğiniz yerde bunu faydaya çevireceksiniz.

    Öncelikle ramazan ayı geldiğinde beslenme sisteminde acayip bir değiklik olur. Bir çok insanın bu ibadetin varlıklı olanın varlıklı olmayanın halinden anlaması oldugunu düşündüğü halde iftar sofraları adeta bir cennet sofrası şekline dönüşür.

    İşte bu bağlamda bu iftar sofrasınının adeta hemen hemen insana en buyuk zararları verecek yiyeceklerle donatılmasının sebebi tek kelime ile KAN ŞEKERİDİR. Normal zamanlarında canınızın istemeyeceği her şeyi büyük ihtimalle ramazan ayında istiyor olacaksınız.

    Burada ortaya çıkan Kan şekerinin ve İnsulin hormonunun sürekli çalışmasıdır.

    İnsan hayatında bu en önemli iki konudan bir taneside Kan şekeri ve İnsulin hormonudur.

    İnsan vücudunda kan şekeri ve insulin değerlerinin yüksekliği performans düşmesi ve yağlanmanın baş sorumlusudur.

    Uzun sureli aclık durumlarında ( öğün atlamakta buna dahil) 4 saati geçen hemen hemen her türlü açlık durumunda kan şekeriniz düşer, kan şekerinin düşmesi insanda bir açlık duygusuna sebebiyet verir. Eğer açlığınızı geciktirmeye devam ederseniz, bu durumda baş ağrıları vb şekilde durumlar oluşacaktır.

    Her anlamdada uzun zaman bu duruma karşı koyabilirsiniz ancak bir noktadan sonra baş ağrıları, bradikardi(kalp atışlarındaki düşme kan basıncının düşmesi)
    hareketlerde yavaşlama, aşırı sinirlilik ve yemeğe karşı aşırı derecede duyarlılık gelişecektir.

    İşte bu vücudun savunma mekanizmasıdır.

    Tabi iftar vakti ile beraber, olması gereken sofraların o çok güzel yiyeceklerle donatılmasının sebebide zaten budur. İnsan ister istemez en lezzetli yemekleri karşısında görmek ister ve bu durumda uzun zaman aç kalan vücudumuz adeta SOS vericektir.

    Evet orucunuzu açtığınız anda ilk lokmanın ağıza girmesi ile beraber arifi anlatılamaz bir şekilde daha fazla daha fazla yemek isteği oluşacak içinizde.

    Bu durumda insulin hormonu devreye giricek. Yediğiniz besinler korunma mekanizması sayesinde. Yağa çevrilmeye devam edicek Kan şekeriniz çok hızlı yükselip tekrar düşücek.

    Ve canınız daha fazla yemek isteyecek. Bunun sonucunda vücudunuzda çok çeşitli değişimler oluşabilir. Yalnız bu her insan için geçerli olmayabilir ama ttoplumun yüzde 80 lik kısmında bu etkiler görülür.

    Yukarıdaki etkileri azaltmak icin neler yapılabilir?

    Kesinlikle ramazan ayı içerisinde şeker içeren ürünlerden uzak duralım.
    Glisemik endeks(yiyeceklerin kan şekerini yükseltme süresi) fazla olan yiyeceklerdende uzak duralım.

    Özellikle uzun süren açlık durumunda aşırı yüklenmelerden kaçınmak iftar yemeği anında yiyeceğimiz tüm yemeği sahur vakti anına kadar paylaştırmaya çalışalım.

    Genellikle tüketilmesi gereken besinler makarna, kepekli ekmek, çavdar ekmeği, elma ve mevsim meyvaları, coca cola yerine su ayran vb urunlerin icimini arttırmak, Cay ve kahve olabilir.

    Bu arada kesinlikle oruc tutan kardeşlerimizin aşırı yüklenmelerden kaçınması, gerekirse bir aylık dönemde iftar sonrası ağır sporlar yerine, Yürüyüş tarzı egzersizler yapması gerekir.

    Bu ayın en büyük özelliği yokluğun ne demek oldugunu anlamaksa şatafatlı ve gösterişli sofra yapısından uzak durup, basit bir beslenme anlayışının hakim olmasını sağmaktır.

    saygılar.
     
  2. tayfur

    tayfur Onursal Üye

    Kayıt:
    22 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.635
    Beğeniler:
    1.028
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Oruçluyken 4-5 kilometreden fazla bisiklete binmeyin. Hava büyük ihtimalle sıcak olacak. Çok rahatsız olursunuz, tecrübeyle sabittir.

    İftardan sonra bisikletin keyfi çok az şeyde var, dolu mideyle bile olsa kısa bir tur atın, ferahlarsınız, tecrübeyle sabittir. :)

    Yaşasın 9 günlük bayram tatili!
     
  3. Onur Kahraman

    Onur Kahraman Bisikletkolik

    Kayıt:
    19 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.448
    Beğeniler:
    987
    Şehir:
    EU
    Seviye:
    ramazan bayramı 9 gün tatilmi? yuppii:D bu demek olur bol bol bisiklet:D malesef bende migren var.aç kalınca 1 hafta kadar süren ağrılar oluyor.onun için ben hiç oruç tutmadım,tutmuyorum.aman dikkat tayfur abi haklı bayılan fln olur açlıktan:D
     
    Vural UZUN bunu beğendi.
  4. Barış Kılınç

    Barış Kılınç Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    22 Eylül 2007
    Mesajlar:
    735
    Beğeniler:
    1.208
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ayrıca bu ayda iftar saatlerine doğru bisiklete binenler şehir içinde trafiğe çoook dikkat etmeli. Araç sürücülerinin her seneki "son dakika eve yardırma modu" yaygın bir şekilde gözlemlenebilir. Işık, kavşak, debriyaj balatası tanımayanlarına bizzat rastlanılmıştır. :)
     
  5. lord

    lord Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    hocam peki musabakalara hazirlananlara bir alternatif verebilir misiniz?
     
  6. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Runnerlord bu konuda sana alternatif veremem. Doktora gitmen lazım baştan beri anlattığım şekilde.

    Doktor-Antrenör-Psikoterapist-Fizyoterapist hepsi bir arada olucak.

    Tamammı Ya runner Ay lord kısaca RUNNERLORD kardeşim :)
     
    nükleer kedi bunu beğendi.
  7. nuhcan

    nuhcan Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.185
    Beğeniler:
    814
    Şehir:
    istanbul / kadıköy
    Adı:
    nuh can
    Seviye:
    Yazdıklarınız için teşekkür ederim.

    Ancak bir konuya katılmıyorum.

    "Bazı insanlar oruc tutmanın sistemleri dinlendirdiğini söylesede aslında böyle birşey yoktur. "

    Bu bilginin kaynağını rica edebilir miyim? Çünkü birçok uzman kişi, hem de bu konu üzerine (ideolojik değil de ön yargısız, bilimsel yaklaşan) uzmanlar bu cümlenizin tam tersini iddia ediyorlar...
     
  8. tayfur

    tayfur Onursal Üye

    Kayıt:
    22 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.635
    Beğeniler:
    1.028
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Oruç tutmanın vücuttaki istisnasız bütün sistemleri detoksifiye ettiği, dinlendirdiği, bir nevi yeniden başlattığı tarafsız bilim adamlarında defalarca kanıtlanmış bilimsel bir gerçektir.
     
  9. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Evet acıklamalara devam edelim madem öyle.

    Bir ibadet sekli olan oruc.

    Ancak bir ibadet sekli olmasinin otesinde, dini veya inanclari akla ve mantiga daha yatkin hale getirmek icin kimi bilimsel argumanlarin kullanilmasina veya carpitilmasina sebep de olmaktadir.

    yani evet bu bir ibadet yontemidir, kisiler bu sekilde ibadet etmek ve inanclarini istedikleri gibi yasamak hakkina sonuna kadar sahiplerdir. kimseye bir aciklama yapmak zorunluluklari da yoktur. ayrica nefse hakimiyet veya acin halinden anlamak gibi gerekceleri de anlayabiliyorum.Ancak boyle bir ibadet seklini bilimsel veriler ile "destekleyerek", daha dogrusu bilimsel gercekleri carpitarak akla daha yatkin hale getirmeye calismak ve oruc tutmak sagliklidir demek aldatmaca gibi oluyor.

    Oruc tutmak soz konusu oldugunda karsimiza cikan en buyuk yalan ise ic organlarin dinlenmesi gerektigi konusudur.

    Gercekten ic organlarin dinlenmesine gerek var mi peki?

    Bu soruyu diyetisyenler ve doktorlar da kendi aralarinda sormuslar. ulasilan ortak cevap ise vucudumuzun, daha dogrusu ic organlarimizin yapilari itibari ile dinlenmeye ihtiyaci olmadigi. hatta tam tersi olarak, vucudun saglikli bir sekilde isleyebilmesi icin gerekli besinlerin ve suyun duzenli olarak alinmasi gerekmektedir. (özellikle sporcular için)

    İc organlarimiz (kalp haric) beyaz kas olarak adlandirilan dokulardan olusmaktadirlar. vucudumuzu hareket ettirmek icin kullandigimiz kirmizi kaslardan farkli olarak istem disi calisirlar. Gene kirmizi kaslardan farkli olarak, kirmizi kaslarda yorgunluga sebep olan laktik asit birikimi beyaz kaslarda gorulmez.


    Ek bilgi: mesela yemek yedikten sonra denize girmeyin veya yuzmeyin derler. neden? cunku kramp girebilir. neden? cunku yemek yedikten sonra sindirimin gerceklesebilmesi icin kanin buyuk bir miktari ic organlara pompalanmaktadir. yani yuzmek gibi cok efor gerektiren bir is yaptiginizda kirmizi kaslara (yani kol ve bacaklara) gerekli miktarda kan -baska bir deyisle oksijen- gitmeyecektir. bir de vucudun isisini korumak icin daha fazla kan dolasimina ihtiyaci olacakatir. ama oncelik her zaman icin ic organlarda olacagindan, kirmizi kaslara yeterli kan ya da oksijen gitmedigi icin kolumuza veya bacagimiza kramp girmektedir.

    Evet beyaz kaslarin dinlenmeye ihtiyaci yoktur. hele hele yilda bir ay dinlendirmek fikri iyice sacmadir. Önemli olan sindirim sitemini gereginden fazla zorlamamak, yani haddinden fazla yememek ve yenilenlere dikkat etmektir. yoksa bir ay boyunca, gunun belli saatlerinde yemeyi durdurarak bir dinlenme saglanmasi mumkun degildir. Simdi gercek dinlenme isine gelelim.

    Vucudun en verimli olarak dinlendigi anlar ise uyudugumuz zamanlardir. uykunun en verimli zamanlari ise rem (rapid eye movement) denilen evredir. genel olarak uykuya dalindiktan yaklasik 90 ila 120 dakika sonra bu evre baslar. baska bir deyisle derin uyku. ancak oruc tutmak ile birlikte gelen sahur gelenegi bu derin uykunun bolunmesine sebep olmaktadir. yani vucudun dinlendigi, kalp atislarinin iyice yavasladigi, nefes alip vermenin azaldigi bu evrede uykunun bolundugu yetmiyor, bir de bir gun sonra ac kalmamak adina bolca yemek yeniyor. evet belki yemek yedikten sonra tekrar yatiliyor ama verimli bir dinlenme soz konusu olmuyor. neden? en basta rem evresine -yani asil dinlenmenin yasandigi evreye- ulasmak icin yeterli zaman kalmiyor. sonra midemiz dolu oldugu icin sindirim sistemi son hiz ile calismaya basliyor. baska bir deyisle ic organlara daha fazla oksiyen goturmek icin kalp daha hizli atmaya, akcigerler de daha fazla calismaya basliyor. kisaca dinlenmenin yasanacagi anlarda, dinlenme olmadigi gibi, bir de yorulma oluyor.

    Sahura kalkmadan oruc tutmak ise ayri zararlari olan bir sey. yani ben uyudum, dinlendim demeyin yemezler! bu sekilde oruc tutuldugunda aclik suresi yaklasik 18 saate kadar ulasabilir.

    Simdi gelelim sabah kalkmak ile baslayan ve iftara kadar devam eden evreye.

    Ac kalmaya bagli olarak ilk 10 ila 12 saat icinde -ki oruc tutmak ile gelen aclik yaklasik 13-14 saat kadar surmektedir. yazin ise bu sure daha da uzamaktadir-Vucuttaki glikoz miktari yakasik %50 civarinda dusmektedir. bu noktadan sonra ise vucuda gerekli enerjiyi verebilmek icin proteinler -ki hucrelerin yapi taslaridir- parcalanmaya baslar. bu ise vucuda buyuk bir stres yuklenmesine sebep olmaktadir. yani hastaliklara veya fiziksel etkilere karsi daha dayaniksiz bir vucudumuz olacaktir...

    Ayrica gun icinde fiziksel ve zihinsel aktivitelerde yavaslamalar oldugu, insanlarin daha sinirli ve asabi bir hal aldigi da gercektir. bunun sebebi de vucuttaki glikoz miktarinin ani dususudur.

    Diger taraftan, ozellikle genc ve yasli kisilerde yani 20 yas alti ve 40 yaz ustu kisilerde oruc tutmak ya da ac kalmak daha da zararli olabilen bir aktivitedir. neden? aclik ile gelen glikoz kaybi disinda, gene 10-12 saatlik bir aclik sonrasi vucutta belirgin bir kalsiyum kaybi gorunmektedir. bu kalsiyum kaybi ise kemikler ve dokular hala gelisimlerini surdurdukleri icin ozellikle 20 yas altindakilerde gelisimi sekteye ugratmaktadir. 40 yas ustundekilerde ise kemikler yogunluklarini ve kutlelerini kaybetmeye basladiklari icin, ani kalsiyum dususleri bu evreyi hizlandirmaktadir.

    Bu gercekler disinda oruc tutmanin sebep oldugu baska olumsuzluklar da vardir. aclik sebebi ile iftarda daha cok yemek yenmesi, yani sindirim sisteminin haddinden fazla zorlanmasi en cok karsilasilan olumsuzluktur. ki cok yemek bir kenera, ozel iftar sofralari hazirlandigi icin daha agir, yagli ve sagliksiz beslenme ortaya cikmaktadir.

    Yani ac kalmak, ama buna ragmen vucudun saglikli bir sekilde calismasini beklemek ve hatta bunu iddia etmek, benzin deposu bos olan bir araba ile son hizda ilerleyebilmeyi ummak veya calisacagini iddia etmek ile aynidir.

    Oruc tutmak dini ibadet açısından sizin için önemliyse yukarıdaki etkileri zerre kadar dikkate bile almamanız gerekir.

    Kısaca oruç tutmak vücut sistemlerini dinlendirmez.

    Dini inancınızı yerinize getirmiş olursunuz ve yukarıdaki sorunların hiç birinide kafanıza takmanıza gerek yoktur bu konuda.

    saygılar.
     
  10. ahmetdogan

    ahmetdogan Forum Bağımlısı

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    28 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    655
    Beğeniler:
    460
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bisiklet:
    Marin
    Seviye:
    11 ayın sultanını huzurlu ve sorunsuz geçirmek adına verdiğin bilgiler için teşekkürler ama;

    can abimin sorusunu sormadan geçemiyorum ben de_?:
     
  11. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    20 aydır body building ile uğraşıyorum ve bu bilgileri azimim sayesinde ben kendim elde ettim. Tabi doktor ve beslenme uzmanı, body building hocası her zaman yanımdaydı.Eğer bodybuilding(vücut inşaatı) ile ilgilenmeye başlarsanız kısa zamanda beslenme uzmanı oluyorsunuz zaten.

    İstediğin herhangi bir beslenme uzmanı, diyetisyen ve doktora gidip sorularının cevabını alabilrsin.

    Sanırım biraz kabullenmesi zor ama, uzun süren açlık durumlarında hiçte iyi şeyler olmadığıda gerçektir.

    İbadet olarak dediğim gibi ucunda ölüm bile olsa yapacaksanız bunları dikkate almayın ama sporcuyum ben diyorsanız kaybettiğinizi geri kazanmak cok zamanınızı alıcaktır benim amacım bilgilendirmek sadece. Cunku yapılan yanlışları görünce üzülüyorum.

    En son şaşırdığım olay vücudunu naylonla sarmış bir hanımın hakatten koşarken yanından geçince farkettim hışırtı sesleri geliyor olmasıydı.

    saygılar.
     
    nükleer kedi bunu beğendi.
  12. ahmetdogan

    ahmetdogan Forum Bağımlısı

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    28 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    655
    Beğeniler:
    460
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bisiklet:
    Marin
    Seviye:

    aslında amaçlar aynı,yani insanlık adına insanımızın hatta sporcu kafilemizin huzurlu bir 30 gün geçirmesi adına...
    Evet bu kısmı doğru ve bende herkes gibi bu düşüncelere katıldığımı teşekkür ederek belli etmiştim..;)

    Ortadaki soru sadece bazı düşüncelerin söylendiği gibi olmadığının,bazı uzmanlar tarafından defalarca tekrar edilmesiydi,sadece bu kadar...:)

    Yoksa sizin bu konuda bilgi sahibi olmadığınız,yada araştırmalar yapıp uzman olmadığınız değil...
     
    nükleer kedi bunu beğendi.
  13. cemm

    cemm Aktif Üye

    Kayıt:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    138
    Beğeniler:
    117
    Şehir:
    Kocaeli-İstanbul/G.O.Paşa
    Seviye:
    Verdiğiniz bu derin bilgiler ve açıklamalar için teşekkürler...
     
  14. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Zaten düşününcede biraz olayları kavramamak zor değil. herşeyi bir kenara bırakalım 80 km hızla giden bir araba daha az benzinle yol alırken 160 km suratle giden bir araba nerdeyse bunun iki katı benzine ihtiyac duyar.

    80 km giden = Hafif hareketli bir yaşam süren insan

    160 km giden = sporcu ve spor yapan insanlardır.

    Benzinsiz arabaysa hiç hareket etmiyor :) insan bir nebze olsun yüzde90 enerjisini oksijenden aldıgından(yaşam enerjisi) her türlü faaliyetini gerçekleştirmek icin glikoza ve glikojene ihtiyacı olduğundan sorun yaşanır.
     
  15. ahmetdogan

    ahmetdogan Forum Bağımlısı

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    28 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    655
    Beğeniler:
    460
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bisiklet:
    Marin
    Seviye:

    Aslında gökhancan bey herşeyi bırakıp bu hafta sonu yarışa kimler geliyor_? diyince bi çok kişinin evet ordayız, geliyoruz demesi ve bazılarının da katılamayacağım için üzgünüm diyeceğini göz önünde bulundurursak,

    forumdaki ramazan ayında oruç tutacak ve bu yazılanları merak edicek kişilerin sayısını merak etmiyor da değilim... :cool:

    Kaldıki (bu yazdıklarımda lütfen yanlış anlaşılmasın) %98i müslüman görünen bi toplum olarak görüldüğümüz için yazdım,ortalığa yeni bir tartışma ve karıştırma yapmak için değil!!!:eek: :(

    Sizin bilgilendirmek istediğiniz ve bizimde aslında yane bu konuda sizinki ile az çok aynı düşünceleri taşıdığımız düşünülürse,bu kadar uzatmamızın bi anlamı yoq...;)

    Konu hakkında yorum yapan oturup konuşan kişi sayısına bakarsak.:in:
    Umarım yeni bir tartışamaya yol açmaz,sadece zaten oruç tutacak sporcularımız bunlara dikkat edecektir... yinede herşey için teşekkürler
     
  16. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Bakın burada içine düşülen bir hata şudur. Oruç bir arınmadır. Aşşağı yukarı bütün dinlerde oruç tutmak vardır. Hatta semavi olmayan dinlerdede vardır.

    İşin aslı şahsi dusuncemi buraya asla koymak niyetinde değilim. Sadece şunu soyliyim şu zamanda oruc tutmak insanların ruhsal yapılarını değiştiremiyor malesef.

    Cunku insanlığın beslenme sistemi eskisi gibi değil ve insanlar artık iftar yemeklerinde pahalı sofralarda yemek yiyor bunun sebebide tam olarak anlattığım kan şekeri ile ilgili.

    Eğer orucu bir gariban gibi yaşayarak geçirirseniz. O zaman tam anlamıyla amacına ulaşmış bir eylem olucak. Sofralar dolusu yemeklerle değil yani.

    Bir nevi orucun esas amacı 11 ayda azan insan bünyesini terbiye etmek gibi oluyor.

    saygılar.
     
  17. ahmetdogan

    ahmetdogan Forum Bağımlısı

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    28 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    655
    Beğeniler:
    460
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bisiklet:
    Marin
    Seviye:
    O konuda zaten söylediğimiz bişiy yoq...:)
    Anlatamadım galiba,hala daha bi kaç kişi ile yane 2-3 kişi yorum yazıyor, mesele anlaşılmıştır,
    teşekkürler gökcan:)
     
  18. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    olabilir neden olmasın :) o zaman şöyle yapsanız daha iyi olur.

    Sahur vaktinden 2.30 saat önce uyanın. 2 saatlik bir sürüş gerçekleştirin aç karnına. Hızlanmış bir metabolizma ile sağlam bir yemek yeyin ama uyumayın.

    Orucunuzu tutun. İftarda fazla yüklenmeyin. Dinlenin.

    2 gunde bir tekrarlamanız guzel olur :)
     
  19. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Özellikle bu konunun herkez tarafından incelenmesini tavsiye ediyorum.

    Özellikle oruc tutmanın inancımız ve uygun besinler kullanılırsa nefsimizi ve irademizi kuvvetlendireceğini ve bizleri arındıracağını unutmayalım.

    Ancak daha fazlasınıda beklemeden hareket edelim.

    Kısaca biraz metabolizma yavaşlığı biraz yağlanma ve biras kas kaybı, inancımızdan asla önemli değildir.

    Ben bunları oruç tutmamanız için anlatmıyorum, sadece tıpkı bedenine poşet saran hanımefendi gibi yanlışlara kapılmamak gerektiğini anlayalım.

    Oruc sadece biraz yağlanma ve kas kaybı sağlar.

    Bunuda ramazan sonrası atlatırsınız merak etmeyin.

    Saygılar.
     
  20. lord

    lord Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    maalesef istanbulda oyle bir sansimiz oldugunu dusunmuyorum.iti kopugu cok.allah muhafaza! sabahtan daha tehlikeli bana gore.?