Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Quantum entanglement (kuantum dolanıklık) gizemi nihayet laboratuvarda ispatlandı

Konu, 'Bahadır Gürel' kısmında Bahadır Gürel tarafından paylaşıldı.

  1. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.451
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Einstein bir konuda yanılıyordu: İki madde arasında, yerel nedensellik kurulamayacak mesafelerde, tuhaf ortak davranışlar sözkonusu olabiliyor.

    Aslında kuantum fiziği nedeniyle bu konu uzun yıllar önce öne sürülmüş, ancak teknolojik yetersizlikler nedeniyle yanlışlığı veya doğruluğu bir türlü ispatlanamamıştı.

    Kuantum dolanıklığı nedir derseniz önce onu hatırlatayım; iki parçacık (örneğin foton veya elektron) bir noktada eşlendikten sonra, bu iki parçacık evrenin neresine gönderilirse gönderilirsin, birisinin özelliğindeki bir değişim diğerinde de aynı anda gerçekleşecektir. Mesela eşlenmiş iki elektrondan birisinin spinini (açısal momentumunu) veya polarizasyonunu değiştirirsek, diğeri de değişecektir.

    Einstein'ın kuantum dolanıklığına itirazı şuydu: Evrendeki herşey nedenseldir. Bir sebep sonuç ilişkisine dayanır. Eşlenmiş bir parçacıkta bir özelliği değiştirirseniz, yerel nedensellikle, diğeri de bu değişikliği biliyor olmalıdır. Burada yerel nedensellik, bilginin ışık hızında gidebileceği öngörüsüyle, bir parçacıktaki değişiklik bilgisinin diğerine ışık hızında gidiyor olması, diğer parçacığın buna göre davranmasıdır. Yani Einstein'a göre, aslında aynı anda oluyor dediğimiz şey, aralarındaki mesafenin ışık hızına göre kısa olması ve ölçüm teknolojimizin yetersizliği nedeniyle, yerel bağlantıyı göremiyor olmamızdan kaynaklanır. Tabii bu deneyle birlikte Einstein'ın görüşünün hatalı olduğu da ispatlandı.

    National Institute of Standards and Technology (NIST) araştırmacıları yaptıkları bu deneyi Physical Review Letters'da yayınladılar. NIST araştırmacılarının başarısının altında yatan şey, ultrafast single-photon dedektörlerini geliştirmeleri oldu.

    Deney nasıl yapıldı?

    NIST laboratuvarında üç farklı noktaya foton kaynağı ve foton dedektörleri yerleştirildi. İki dedektör arasındaki mesafe 184 metre, iki dedektörün foton kaynağından uzaklığı sırasıyla 126 ve 132 metre uzaklıkta. Deney sırasında foton kaynağı, kristalin özel bir türü olan lazer ışını oluşturuyor (bu lazer ışını eşlenik foton çiftini içeriyor). Foton kaynağından gönderilen bu eşlenik fotonlar aynı yönde polarizedir. Polarizasyonu şöyle düşünebiliriz: Güneşten gelen yatay polarize fotonlar polarize güneş gözlükleriyle engellendiğinden, güneş gözlüğü kullanıyoruz.

    Foton çiftleri foton kaynağında birbirlerinden ayrıştırılarak fiber optik kabloyla dedektörlere gönderilirler. Fotonlar yoldayken, rastgele sayı üreten bir cihaz iki polarizasyondan birisini (yatay veya düşey polarizasyon) rastgele seçerek her iki dedektöre bildirir. Dedektör geçen sürenin %90'ından fazlasında foton yakalarsa, bu foton aynı polarize yöndedir. Deney sırasında 30 dakikada her iki dedektör aynı anda 6378 kez aynı yönde polarize foton keşfetti. Bunun aksine sadece bir dedektörün keşfettiği (diğerinin yakalayamadığı) foton sayısı 5749. Toplam foton sayısı 12127. Araştırmacılar yerel nedenselliğin bunun kaynağı olma ihtimalini hesapladıklarında oranın sadece 0.0000000059 olduğunu buldular. Bu kısaca 170 milyonda bir (1/170 milyon) olasılık demektir ki, yerel nedensellik yani bir fotondaki polarizasyon değişim bilgisinin ışık hızında diğerine ulaştırılması ihtimali devre dışı kalıyor.

    Kısaca evren gizemlerle dolu :) Tek çözüm araştırmak, kafamızı daima açık ve önyargısız tutmak.

    http://phys.org/news/2015-11-nist-t...content=ctgr-item&utm_campaign=daily-nwletter


    [​IMG]
     
    Kazuya, sabitkamera ve Özgür R bunu beğendi.