Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Polonezköy Notları-Tolga Çeltekligil

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Gürsel A. tarafından paylaşıldı.

  1. Gürsel A.

    Gürsel A. Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.403
    Beğeniler:
    2.248
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Selam,
    Bir süredir Avrupa'da yaşayan, her tatilinde Kuzey Avrupa'yı, İskoçya'yı, İngiltere'yi, Avusturya'yı pedallayan arkadaşım Tolga Çeltekligil bir yazısını yollamış bana.. 2002 yılında yaptığımız bir Polonezköy Gece Sürüşü sonrası yazmış bunu..Fotonun yazıyla ilgisi yok ama Tolga'yla ilgisi var:)
    [​IMG]
    Edinburgh Kalesi, Tolga Çeltekligil-İskoçya Turu



    Pazar sabahlarından farklıydı; bu kez
    sıcak yatağımızdan içkili bir
    halde küfrederek kalkmıyorduk bisiklete binmek
    için. Şehrin ışıkları çoktan
    yanmıştı ve biz bu
    ışıklardan uzaklaşmaya
    hazırlanıyorduk. Yaklaşık 45
    dakika sonra şehrin ışıkları
    geride kalacak ve biz hayatımızı sadece
    pille çalışan farlar ile
    aydınlatacaktık. Koca güneşin bize gün
    boyu verdiği hayatı, birkaç pilden
    bekliyorduk.
    Ormana girdiğimizde o anda insanların neler
    yaptıklarını ve geceyi nasıl
    geçirdiklerini düşünmeye başladım.
    Galiba hayatı gerçekten yaşayan bizlerdik.
    En çok hoşuma giden anlardan birini
    yaşıyordum; gerektiğinde yalnız
    olabilmek, fakat asla terkedilmiş değil,
    sadece yalnız. İşte ormanda da kendimi
    böyle hissediyordum. Bisiklet üzerinde ve huzur içinde
    kendimleydim, fakat aslında etrafımda öyle
    insanlar vardı ki; onlar düştüğümde
    beni kaldıracaklardı, acıkınca
    mandalina vereceklerdi, lastik
    patladığında beni bekleyeceklerdi.
    Çakal uğultuları arasında güvendeydim,
    hayatta olmadığım kadar güvende.
    Orman yolu bittiğinde halen
    başlangıçtaki kadroyu koruyabilmiştik.
    Korna seslerinin yerini yaprak
    hışırtıları almış,
    biz ise dar bir toprak yoldan daha yukarılara
    tırmanıyorduk. Istanbul’u
    ayaklarımızın altına
    aldığımız bir noktaya
    gelmiştik. Her zaman altında
    ezildiğimiz koca şehre bu sefer biz
    yukarıdan bakıyorduk, onunla alay
    edercesine, içinde yaşayan diğer insanlara
    gülercesine; çüknü bunu hak ediyorduk,
    yukarlardaydık ve kazanan taraftık.Koca
    şehir ise kaybetmişti.
    Dönüş yoluna geçtiğimizde ise vücut tüm
    yorgunluğunu unutmuş, kendini yenilemiş
    ve ertesi güne hazır duruma gelmişti, koca
    şehrin bizi yeneceği başka bir güne;
    ama acımasız şehre yenilmeden son bir
    gol daha atıyorduk köy kahvesinde: Çay, gofret,
    mandalina ve muzzzzz. O gece hayata kaç gol
    attığımızı
    hatırlamıyorum ama farklı galiptik gece
    sonunda, hele uzatma dakikalarında
    fırından aldığımız
    sıcacık iki ekmeği de midemize
    indirince hakem maçı durdurmak zorunda
    kalıyordu, çünkü hayat karşımızda
    tutunamıyor ve eziliyordu. Meğerse ne kadar
    kolaymış hayatı yenmek................

    Tolga Çeltekligil
    Polenezköy, 02.12.02
     
  2. alicins

    alicins Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2006
    Mesajlar:
    175
    Beğeniler:
    158
    Şehir:
    İstanbul/Gündüz Yıldız Teknik Üniversitesi Gece Üs
    Seviye:
    Yukarıdaki fotografa bakıp Edinburgh kalesini çok büyük bişey zannetmeyin, anca Topkapı Sarayı'nın müştemilatı kadar, bide kalenin öteki tarafından keşke fotoğraf çekseydi :D :D

    gürsel bey aynen yaşadım turda bisikletçinin yaşadıklarını, paylaşım için teşekkürler....
     
    Gürsel A. bunu beğendi.