Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Oval ayna dişliler.

Konu, 'Vites - Çekiş Sistemi' kısmında Derya Keçeci tarafından paylaşıldı.

  1. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Teknoloji 20 yüzyılla birlikte büyük bir ivme kazanıp,21.yüzyılda uzayın derinliklerine kadar ilerleyince,herkes şu soruyu sormaya başladı:"Bu işin sonu nereye varacak"

    Gerçekten de,geldikleri nokta belli olsa da gidecekleri yer belli olmayan yüzlerce mecra var.Bisiklet ve bisiklet mekaniğinin bu gelişim pastasındaki oranı ise,sanıldığı kadar yüksek değil.Her ne kadar hafif ve sağlam mataryellere geçildiyse de 20.yüzyıl bisikleti ile 21.yüzyıl bisikleti arasında dağlar denizler yok.

    Bununla birlikte,büyük üreticiler,sponsorlar ve takımlar,daha yüksek performanslar için geceli gündüzlü çalışıyor.İşte elliptical cranksets'ler de bu tip bir çalışmanın ürünü.Biz buna oval aynakol diyebiliriz.Peki oval aynakol ne işe yarıyor?



    Yıllarca insanlar,termodinamiğin birinci kanununu aşmak için uğraş verdiler:Amaç daha az enerji ile,daha çok iş yapmaktı.Oldu mu? Elbette hayır.Yani,bir bisikletle ürettiğiniz 230 watt’lık bir enerji,onu üretmek için harcadığınızdan daha büyük olamaz.
    Bu noktada maximal noktaya yaklaşmak çok önemli.Aynakollarda odaklanmanın sebebi de bu.Dişlilerde hangi oranı yaparsanız yapın ihtiyacınız olan enerjiyi üretecek güç sadece kas gücüdür.Sağ ayağınızın iterken ,sol ayağınız da çekmektedir.(Bu aynı zamanda spd pedalların,diğer normal pedallardan daha verimli olmasının da sebebidir)

    Önce bir kaç örnek görelim.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Oval bir yapıda merkez, çemberdeki gibi 360 derecelik her noktaya aynı uzaklıkta değildir.Aynı dişli sayısına sahip biri oval diğeri dairesel iki aynakol’a eşit güç uygulandığında,oval aynanın,dairesel aynaya oranla (çekme) açısından bir avantaj sağladığı yazılıp çizildi.Hatta Caner Eler’de Fransa bisiklet turunda bu konudan bahsetti ancak bu avantaj,oval aynakolların yaygınlaşmasına yetmedi.

    Şu an oval aynakollar ne aşamada bilemiyorum.Teorik olarak mantıklı dursa da,yabancı kaynakları sürekli olarak takip eden biri olarak, bu anlamda tatmin edici bir sonuca rastlamadım.Yine de konuya vakıf olan bir arkadaşımız var ve paylaşırsa memnun olurum.
    Bildiğim tek şey,bu tip arayışların süreceği.Her takım,her sponsor,hatta her ülke,adından daha çok söz ettirme mücadelesi veriyor.Başarının kimi zaman saniyelerin binde biriyle ölçüldüğü bir yüzyılda,belli ki daha çok arayışa tanık olacağız.
     
  2. sonerveozer

    sonerveozer Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    19 Haziran 2007
    Mesajlar:
    780
    Beğeniler:
    187
    Şehir:
    MANİSA
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Derya bey, paylaşım için teşekkürler...

    Bisikletin nereye varacağını bende merak ediyorum...
     
  3. Raven_35

    Raven_35 Onursal Üye

    Kayıt:
    23 Kasım 2006
    Mesajlar:
    2.426
    Beğeniler:
    1.886
    Seviye:
    Oval aynakolların çok verimli olduğunu kullanmış biri olarak söyleyebilirim.En azından uzun mesafelerde farkı ciddi hissediliyor.Bacak kaslarınız eşit yorulduğu ve daha az ağrı yaptığını gördüm; en azından bendeki etkileri böyleydi.Ülkemizde bulunmadığından yurtdışından oval aynakol getireceğim.Tutulmamasının nedeni insanların önyargıları.Görünüş sadece.Performans isteyen kullanıcılar tarafından tercih ediliyor.Oval aynakollar yeni değildir 30 senedir kullanılan bir sistemdir.

    Yazınıza katılmadığım tarafı bisiklet teknolojisinin gelişimi büyük olmuştur.230 watt güç sağlayan bir bisikletçinin 60-120 kg ağırlığı taşıyarak bir kaç saniye fazladan zaman elde etmesi büyük bir başarıdır(Bisikletin hareket eden en verimli,bir iş için en az enerji harcayarak yapabilen cismi olduğunu düşünürsek).Bisiklet teknolojisiyle yakından ilgilenen ve makine mühendisi olarak düşüncelerim bunlar.
     
  4. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Bisiklet ve bisiklet mekaniğindeki gelişme elbette teknolojinin diğer alanı kadar hızlı ve belirgin olmamıştır.Bu konuda ısrar etmek zorundayım.Birinci fotoğrafta 1930 yılına ait bir yol-yarış bisikleti fotoğrafı var,inceleyin.Vites mekaniğinin nasıl işlediğine bir bakın.Arttırıcı,sadece 3-4 dişliden oluşan rublenin hemen altında.Aynanın altındaki bir çeşit" Rear Dreauller" gibi çalışıyor.Amaç,aynadaki zincir sarma oranını düşük tutarak güç kaybını önlemek.Kadro yapısı ve geometrisi de günümüze son derece yakın.Elbette çok daha hafif malzemeler kullanılıyor.1930'larda kullanılan mekanik ne kadar ürün varsa karşılaştırın nereden nereye geldiğini.Bir de bisiklete bakın,derim.Bir ara fırsat bulduğumda bu gelişme sürecini fofoğraflarla yazarım.

    Foto:1 1930'lardan bir yol yarış bisikleti fotoğrafı.
    [​IMG]

    Foto2:1930 Tour de france'dan bir fotoğraf.
    [​IMG]
     
  5. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Tour de France izlerken oval dişlilerden bahsettiler, ilgimi çekti. Birkaç gündür nette okuyorum. Www.rotorfrance.com adresinde satılıyor. Ama hangisini almalıyım diye sitenin yardım bölümü ile yazışıyorum. Aks aralığı 104/64 diye birşey var. Bana onu önerdi. Aks aralığı nedir anlamadım. Bileniniz var mı? Aynakolum Shimano Acera, 48/36/26.


    Aşağıda güzel bir anlatım var.

    http://www.youtube.com/watch?v=ofQIs40MUCM.
     
  6. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    104/64 nedir bulamadım ama benım aynakolun 104/64 olduğunu buldum. 3 tane dişli 195 euro tutuyor. Birde kargo eklemek lazım. Gümrüğe takılma ihtimali çok yüksek. Değer mi değmez mi bilmiyorum.
     
  7. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    104/64 nedir? 104 Ayna dislilerin Vidalandigi noktalardan gecen hayali cemberin capidir. 104 mm. 64 de vidalama noktalari arasindaki mesafelerdir. 64 mm.
    Ben oval ayna dislileri 25 sene önce kullandim. Benim sahsi izlenimim, bacaklar calisirken alisilagelmis dairesel hareketi engelleyen bir duygu vermesi. Insanin dogal hareketlerinde(yürüme, kosma, dogallara eklersek, yüzme futbol..) gelisen adelelerin daha güclü yapabildigi hareketlerde manivela kuvvetinin daha iyi kullanilmasini amacliyor. Yani itme cekme anlarinda kisa kaldirac, ölü noktalara dogru uzun kaldirac. Ama bisiklet sporunda bacaklar bir dönme hareketine alistiklari icin, bu ölü noktalar, egitimli bisikletci bacagi icin mevcut degil. Ben sahsen sadece cok düzenli binmeyenlere oval ayna dislileri tavsiye ederim. ( Benimkiler 25 senedir cekmecede duruyorlar. Zaten kullanacak bisiklette kalmadi. 7 vites) Netice itibariyle biraz aliskanlik meselesi oldugu acik. Teorik olarak matematiksel bir avantaji var gibi görünüyorlar. Bacaklar cok alisilirsa, daha sonra yeniden klasik ayna dislilerin kullanilmasi güclesebilir.
     
    Raven_35 bunu beğendi.
  8. gok

    gok Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Nisan 2012
    Mesajlar:
    994
    Beğeniler:
    292
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    oval aynakol kullandim.yokuşlarda bayağ fark oluyor.gücü bir noktada degilde farklı kaslara dagitiyor.diz ve diz üstü bölgesine fazla güc uygulanmasını bir nebze azaltiyor .rotor q ringsler bayag favori.dikkatimi çeken aynakol kol uzunlugu normallerden bana biraz daha uzunca geldi.bu bana fizikte kaldiraçı anımsattı.daha az güç uygulayarak fazla güç kazanma gibi.özellikle yokuşlarda.uzun turlarda performans için kullananlar oluyormuş.mantiklida.neden fazla yaygın olmayısınıda arastirma imkanim olmadi.gercekten de özellikle güç tasarrufu olarak güzel buluş.çıkarma sebebim aynakol çark dişlilerin kadro çatalina çok yakın olması kadroya degiyordu.o yüzden orta göbegi bayag dışa dogru cıkartmak zorunda kaldim.saglam yaptim ama bana çok uyduruk oldu gibi geldi içime sinmedi.ya kadro çatalini içe dogru bükme gibi kadronun dengesini bozucu saçma bir işlem yapmam gerekecekti ya da ona uygun kadro bulmam lazimdi.o yuzden cıkarmak zorunda kaldim.
    Eğer düşünen varsa online siparis bilmeden almak kadroya uygunluk acısından riskli olabilr.görerek uygulamali almak daha yerinde olur.
     
  9. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Simdi aklima geldi. Shima bu oval ayna dislileri BIOPACE adi altinda piyasaya cikarmisti.
     
    Raven_35 bunu beğendi.
  10. gok

    gok Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Nisan 2012
    Mesajlar:
    994
    Beğeniler:
    292
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    alışması bana çok zor degil gibi geldi.fakat performans etkisi olarak alişkanlık yapabilir.uzun kollu aynakollar daha kolay cevirim.
     
  11. Kadir Altuntaş

    Kadir Altuntaş Forum Bağımlısı

    Yaş:
    55
    Kayıt:
    13 Kasım 2011
    Mesajlar:
    756
    Beğeniler:
    710
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    :) Derya Bey ve konuya katkı da bulunan Arkadaşlar,Teşekkürler.Daha bilmediğimiz neler çıkıyor...
     
  12. M.Burak KARADAĞ

    M.Burak KARADAĞ Onursal Üye

    Yaş:
    23
    Kayıt:
    22 Eylül 2010
    Mesajlar:
    2.701
    Beğeniler:
    2.030
    Şehir:
    İstanbul, tatil dönemlerinde Ankara
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Bir yardımda da ben bulunayım. :)
    Şuanda fransa Paris turu 19.etabı izliyorum.Wiginsin antreman bisikletinde de oval aynakol dişlileri mevcut :)
     
    Raven_35 bunu beğendi.
  13. şener incesu

    şener incesu Aktif Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    130
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    selamlar ya bu ürünler kargoda zarar görmüş olmasın :)))))
     
  14. şener incesu

    şener incesu Aktif Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    130
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    yada bu akım başlangıçta bu şekilde gelişmiştir :))
     
  15. Burçak Erbil

    Burçak Erbil Engineer | Framebuilder

    Kayıt:
    30 Eylül 2006
    Mesajlar:
    869
    Beğeniler:
    2.065
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    İlk eliptik dişliler üst ve alt ölü noktaları daha hızlı geçerek, maksimum tork elde edilen dik krank açıları etrafında daha fazla zaman geçirme prensibine dayalıydı. Bu dişliler geçen yüzyılın başlarında ortalıktaydı.. Ancak üst ve alt ölü noktaları normalden hızlı geçmesi diz üstünde ani yük değişimlerine sebep olduğundan ve dik krank açılarında aktarma oranının geçici olarak büyümesi dizler üzerinde düşük kadans/fazla yük etkisi yarattığından dizlere zararlı olduğu anlaşıldı ve terkedildi.
    80’lerde Shimano bunun tam tersi mantığa dayanan Biopace dişlileri çıkardı. Bunlar önceki teknolojinin TAM AKSİ şekilde üst ve alt ölü noktaları yavaş geçip, güç bölgesini hızlı ve düşük bir aktarma oranıyla geçerek, diz üzerindeki yükleri ve yük değişimlerini azaltmayı amaçlıyordu. Yani performansı değil, düzgün ergonomiyi hedef alıyordu. Bu dişliler nispeten daha başarılı oldu, yaygın olarak kullanıldı. Ancak yaygın olarak da tam tersi mantıkla üretilmiş önceki eliptik dişlilerle karıştırılırlar.

    Denenmiş ve çöpe atılmış bir fikrin ürünü eliptik kranklar şimdi tekrar ortada.. Bu “bisiklet teknolojisi”nin nelere dayandığı konusunda iyi bir fikir veriyor. Evet, şu anda 100 sene öncenin başarısız bir ürünü, ısıtılıp iddialı laflarla bezenerek tekrar sunuluyor.. CNC’de işlenmiş, lazer etched yazılı, renk renk anodize, bir de 50-100 dolar etiketli olunca da “son teknoloji” oluyor! :rolleyes:
     
  16. Serkan.Ç.

    Serkan.Ç. Team Sky

    Kayıt:
    14 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    935
    Beğeniler:
    783
    Şehir:
    Cennet
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    antreman değil zamana karşı etaplarda yada yarışların hepsinde oval dişli kullanıyor wiggo
     
  17. İsmailÇağrı

    İsmailÇağrı Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    132
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    TR
    Seviye:
    Geçen yüzyılın ortasında bisikletlerin indirilebilen en düşük ağırlığı şimdikilerden ne kadar fazlaydı belki bu noktaya bakmak gerekir. Ne de olsa bisikletin ağırlığı bacaklarımıza binen bir ağırlıktır ve bu nisbi etkisinden dolayı bisikletlerdeki düşük hafifletmeler bile önemsenir. Keza dizlerdeki sıkıntı artık günümüzde karbon materyallerle 6 kg lerde gezen bisikletler üzerinde ihmal edilebilirlik derecelerine indiğinden 100 sene öncesinin başarısız ürünü bugün ısıtılınca dişimize dokunur bir hal alıyor olabilir. ( Bu sadece bir varsayım)
     
  18. Burçak Erbil

    Burçak Erbil Engineer | Framebuilder

    Kayıt:
    30 Eylül 2006
    Mesajlar:
    869
    Beğeniler:
    2.065
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:

    Yıl 1946. Çamurluklar, farlar, bagajlar, pompa dahil, sadece lastikler hariç 6.9küsür kg. Ve bu bisikletler taş, toprak demeden zorlu yollarda yarıştırılıyordu:

    "Alex Singer expanded his reputation for excellence by winning the 1946 Technical Trials with perhaps the lightest cyclotouring bike ever built, a machine that weighed just shy of 7 kg (15.4 lbs.) fully equipped with fenders, lights (including a battery-powered standlight), racks, even the pump, but weighed without tires (lightweight tires were difficult to find just after the war)."

    Kaynak: http://velo-orange.blogspot.com/2009/12/ernest-csuka-of-alex-singer-cycles-dies.html

    Sözettiğiniz etki önemsizdir.
     
    ihtiyar, İsmailÇağrı ve Raven_35 bunu beğendi.
  19. Raven_35

    Raven_35 Onursal Üye

    Kayıt:
    23 Kasım 2006
    Mesajlar:
    2.426
    Beğeniler:
    1.886
    Seviye:
    Randonneur bisikletler hafiflerdi tamam ama şu anki sert tempolara dayanabilecekleri "şüpheli".Şu anki teknolojiyle,Randonneur bisikletleri ile aynı dayanımda neredeyse 1/3 ağırlığında bisikletler yapabilirsiniz.Paris-Rubaix yarışında karbon bisiklet ve jantlarla,23 mm yüksek basınçlı lastiklerle(Darbeleri emen lastiklerin olmadığını düşünürseniz) 35+ km/s ortalamalar çıkarılıyor.

    Randonneur bisikletler toprak yollarda 15 km/s civarı ortalamalar için iyi ama daha yüksek hızlarda ve daha uzun mesafeli kullanımlarda(+10000 km) şu anki aynı ağırlıktaki bisikletlerin yanından geçemez,maalesef.O yıllara göre yapılan işçiliklere saygı duyuyorum orası ayrı bir konu.

    Sizce bisiklet teknolojisi hiç mi gelişmemiş?Aynı mukavemeti sağlayacak daha hafif malzemelerin üretimi bile belli teknolojik yeniliklerle oldu.Malzeme teknolojisi gelişen fizik ve kimya bilgileri sayesinde daha ucuz ve daha dayanıklı malzemeler çıkarmadı mı?Hafifletmenin ne kadar zor bir şey olduğunu para verip malzeme almakla anlayamaz kimse.Bisiklet tasarımıyla uğraşıyorsanız dayanımı artırarak ağırlığı düşürmenin ne kadar zor olduğunu,bir kadronun 57 tane denklemle oluşturulduğunu,üretilecek malzemenin üretim hatasında hafif yapıların(güvenlik katsayısı sınırlara kadar düşürülmüş) ölümcül sonuçlara neden olabileceğini düşünmelisiniz.

    Dip not:Hiç bir aracın lastiği yol bisikletleri lastiği gibi karınca niyetine kullanılmıyor.Yol bisikleti lastiklerinin Dünya'da birim alanda en çok yük taşıyabilen lastikleri olduğunu da belirteyim.Bu kadar işkence çeken lastiğe bir de daha da hafif olmasını,dış etkenlere(patlama) dayanımı,çok iyi bir yol tutuşu(soğuk ortamda başarmasını ve yumuşak hamurun parçalanmamasını da istiyoruz tabii ki),düşük dönüş direnci ve uzun ömür sağlamak demek;bütün zıt şeyleri aynı anda istiyorum demek.Deve kuşunun kartal kadar iyi uçmasını sağlamak demek.

    Oval aynakollara kimse yeni teknoloji demiyor zaten.Şu anda Rotor firması bunu kişye göre değiştirilebilen tarzda yaptı o kadar.Performans isteyen kullanıcılara hitap ediyor.Zaten bir çok kullanıcı bisikletine oval aynakol takmaz estetik kaygılardan dolayı.
     
    ihtiyar ve Tolga Günsezer bunu beğendi.
  20. Burçak Erbil

    Burçak Erbil Engineer | Framebuilder

    Kayıt:
    30 Eylül 2006
    Mesajlar:
    869
    Beğeniler:
    2.065
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Metalurji/Malzeme mühendisi olmam sebebiyle malzeme teknolojisi hakkında bilgim var. Bence; mukavemet/ağırlık oranının birinci planda tutulması gereken alanlar havacılık vs olabilir, ama bisiklette birinci planda olmamalıdır. Ne var ki bisiklet yapı itibariyle gelişmeye açık bir makina olmadığından (en basiti en makbülü değil midir?) imalatçılar pazarlama için gerekli olan “gelişme” argümanını en başta bu öncü sektörlerden devşirdikleri malzeme teknolojileri ile desteklemektedirler. Ama son teknoloji malzemeler bisiklet için gerçekten bu kadar gerekli midir, bence değildir..

    Bisiklet için birinci öncelik ergonomidir. Mesela bir krank seçerken ağırlık, stiffness vs’den çok daha ön planda tutulması gereken Q-Factor’ün ne olduğunu ciddi bisikletçilerden bile bilmeyenler vardır. Teknoloji gelişedursun, bütün absürd şekil ve kalınlıktaki karbon chain-stay’leri ve 21.yy teknolojisi kallavi ön aktarıcıları kurtarma amacının ürünü, gittikçe artan q-factor’lü kranklar bizi ördek gibi pedal çevirmek zorunda bırakıyor. Ama çoğu bisikletçi hayatında düşük q-factor’lü bir krank kullanamamış olduğundan, böyle bir krankın nasıl hissettirdiği konusunda bir fikri bile yok.
    Aslında 150-190 arasında değişmesi gereken krank uzunlukları ise, 10 farklı uzunlukta krank yapmak ve stoklamak imalatçının işine gelmediğinden 170 diye bir rakama saplanıp kalmış durumda. (+/- 5mm bize psikolojik rahatlama sağlamaktadır, onda problem yok :))
    Karbon kadroların getirdiği ağırlık avantajına karşın kalıp maliyetleri sebebiyle kısıtlı boy seçenekleriyle üretilebilmeleri, yine ergonomiden feragat edilmesini gerektirmiş.

    Sonuçta bana göre bisiklette “teknolojik gelişme” olarak gösterilmek istenen noktalar, genele bakılınca (otomotiv, elektronik gibi alanların aksine) çok da “net” bir ilerleme değildir. Şu anki bisikletleri geçmiştekilerle karşılaştırınca aynı zamanda çok şeyden de feragat edildiğini düşünüyorum.